My Twitter Feed

RT @Elif_Safak: An interview on Egoist Okur website where Turkey's bookworms meet... (in Turkish) http://t.co/2b66qacH

Süt, Kan ve Kelimelerin Kemikleri: “Bir Dersim Hikayesi”

murathan mungan bir dersim hikayesi egoistokur

“Onca uygarlığın kurulduğu, dağıldığı, el değiştirdiği; onca dilin, dinin, inancın, kültürün yaşadığı, çatıştığı, iç içe geçtiği zorlu bir coğrafya burası. Ve her geçen gün biraz daha öğreniyoruz bu topraklarda her inkârın ardında yakın ya da uzak tarihli bir toplu mezarın yattığını. Toprağa yalnızca ölülerin değil, hakikatlerin, dillerin, kültürlerin, kelimelerin gömüldüğünü…” 24 edebiyatçının öykülerinden oluşan yeni [...]

Yazının devamı

Orhan Pamuk’un Harikalar Odası’nda: Aşk, Atatürk heykeli gibi bir şey!

cabinet of curiosities

Çukurcuma’daki Masumiyet Müzesi nihayet açıldı. Bu hafta Orhan Pamuk’la müzeye dair bir röportaj yaptık. Pazar günü Habertürk gazetesinde yayınlanacak. Fakat daha önce onunla Masumiyet Müzesi romanı çıktığında yaptığımız ikinci röportajımızı yeniden yayınlamak bana uygun geldi. Hem çok güzel konuştuğu için, hem de bugün müzede sergilenen eşyaları çıplak ve gösterişsiz halleriyle üç yıl önce ilk kez [...]

Yazının devamı

Replikas, Kontrol Kulesi’nde: “Anadolu Pop, postmodern bir başkaldırıdır!”

replikas kontrol kulesi egoistokur

“Yeni bir şey yok belki, ama farklı bir durum var. Mesela Replikas’ın Biz Burada Yok İken adlı Anadolu Pop çalışması… Bir yanıyla vefa borcunu ödeyerek geçmişe saygı, bir yanıyla da “ben neyin devamıyım” sorusuna bir cevap… Bir de şöyle bakalım: Bellek haindir ve yeterince güvenli değildir; her şeyi unutmaya yatkındır. Ama şarkı söylemek çoğu zaman [...]

Yazının devamı

Elif Şafak, okurlarını anlattı: “En uzak olduğumuzda bile yeterince yakınız…”

elif safak sosyal medya roportaj

Elif Şafak’ın internette dolaşan bir videosu var. Katıldığı TED konferansında çekilmiş. Orada öğrendim ilk defterini “akıl sağlığından kuşkuya duyduğu bir gün” annesinin hediye ettiğini. Belki biraz kendi çocukluk hallerime benzettiğimden ona ilk önce bunu sordum: “Kendi kendine konuşan, içine kapanık ve yalnız bir çocuktum” diye cevap verdi. “İyi bir gözlemciydim ama daima kendi içime dönüyordum, [...]

Yazının devamı

Seray Şahiner: “Aşk zaten arabesktir”

seray sahiner efkar karmasi egoistokur

Yunus Nadi öykü ödülü sahibi bi tanecik Seray Şahiner’den bir Efkar Karması istedim, yaptı. Ve dedi ki: “Kelimenin tüm hüznüne rağmen, bir müstehzi gülüş beliriyor hep gözümün önünde, ‘efkâr’ dendiği zaman. ‘Kahır’ gibi değil mesela. Bu yüzden seçtiğim -beni bulan- efkâr şarkılarının içinde hüznü vurgulayan tuhaf bir alaycılık da var hep. Rest çekme, müdanasızlık, omuz [...]

Yazının devamı

Engin Günaydın: “Bu ülkede herkes neden bu kadar üzgün?”

engin gunaydin egoist okur roportaj

Susan Sontag, sinemanın gücünden bahsederken, “Kamera başkalarının gerçekliğine bir turist gibi bakmamızı sağlar, hemen peşinden de kendi gerçekliğimize” diyor. Yeraltı, bu tarife birebir uyan bir film. Çünkü Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanından -serbestçe- uyarlanan filmi seyrederken, önce Muharrem karakterini anlamak, çözmek istiyoruz, sonra onun hikayesinde kendi yerimizi görüyoruz… En azından bana öyle oldu. Bir süre sonra [...]

Yazının devamı

Ahmet Ümit’in yeni romanında Freud’dan Fatih Sultan Mehmed’e psikanaliz

sultani oldurmek egoistokur

Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in [...]

Yazının devamı

Handan Akdemir: “Aşk 1Q84 gezegeninin çekirdeğindeki ağırlık merkezi…”

haruki murakami handan akdemir egoistokur

Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki [...]

Yazının devamı

Replikas’tan Egoist Okur’a özel: Bugün yapayalnız!

billy

1960′larla 70′lerin Anadolu Pop’una adadıkları yeni albümleri Biz Burada Yok İken’i yayınlayan Replikas’la, daha doğrusu  grup üyelerinden Gökçe Akçelik, Selçuk Artut ve Orçun Baştürk’le Habertürk için bir röportaj yaptım, okursunuz. Anadolu Pop’un mistik, tekinsiz hatta korkutucu olabilen benzersiz ruhunu, bu geleneği takip etmenin onlar için ne anlama geldiğini anlattılar: “Kapalı ve tutucu bir gelenekselcilikten değil, [...]

Yazının devamı

“Öykü küratörü” Murathan Mungan’dan yeni koleksiyon

murathan mungan öykü küratörü

Murathan Mungan’ın yazarlığı, şairliğinin yanı sıra bir işi daha var: O, bir öykü küratörü. Ve şimdi yepyeni bir koleksiyonla geliyor. Kitap formatındaki yeni öykü sergisinin adı: Henüz belli değil. Mekan: Diyarbakır Kitap Fuarı ve sonrasında tüm kitapçılar. Okurla buluşma tarihi: 26 Mayıs. İşleri sergilenecek sanatçılar: İkisi romancı olmak üzere günümüzden 24 edebiyatçı.  Küratör kelimesi, Latince “curare”den geliyor. [...]

Yazının devamı

Esra Pekin’den Lilith: Farklılıklara karşı tahammülsüzlüğümüzün romanı

lillith_fullcolor_poster

İşte dünyanın en eski hikayesinden birkaç ayrıntı: Tanrı’nın Adem’e eş olarak yarattığı ilk kadın, yani Lilith hiç de yumuşak başlı bir kadın sayılmazmış. Adem’le eşit olduğunu göstermek için onunla kıran kırana bir rekabete girmekten çekinmemiş. Bunun üzerine Adem için dikbaşlı olmayan yeni bir eş yaratılmış. Cennet”ten kovulan Lilith’se sonsuz karanlıkta kaybolup gitmiş. Günün birinde yeniden, [...]

Yazının devamı

Hüseyin Can Erkin: “1Q84, paralel evrenlerin ve cevapsız soruların kitabı…”

haruki murakami egoistokur

1991′de Ankara Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’ndan mezun olan Hüseyin Can Erkin, 1992’de Japon Hükümeti’nin bursuyla Japonya’ya gitmiş. Ankara Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasının ardından toplam altı yıl Japonya’da yaşamış. Bu arada Haruki Murakami’den “Sahilde Kafka” ve “Haşlanmış Harikalar Diyarı romanlarını çevirmiş. Mangalar ve Japon edebiyatından başka birçok önemli yapıt da çevirdikleri arasında. Şimdi mezun [...]

Yazının devamı

Penguin’in en iyi 75 kapağı arasında bir Türk yazarın kitabı var

tomer hanuka mehmet murat somer egoistokur

Kanadalı Domatesler adlı sitenin gerçek adını bilmediğim sahibi, “Mehmet Murat Somer’in ‘Türk Lokumu başlıklı polisiyelerini’ bilmiyordum” diye anlatıyor. Şahsen ben de bilmiyordum, çünkü o seri Türkiye’de Hop Çiki Ya Ya adıyla çıkmıştı. (Kabul edin ki matrak ve davetkâr bir isim.) Domates, yani sitenin sahibi, Penguin Yayınevi’nin 75. kuruluş yıldönümünü kutlamak için yayınladığı Penguin 75 adlı [...]

Yazının devamı

Elif Şafak’tan her biri birkaç roman gücündeki şarkılar

elif safak efkar karmasi

Elif Şafak okurken bir yandan da müzik dinlersiniz. Hayır, yazının müzik gibi akıyor olması gibi soyut bir şeyden bahsetmiyorum, gerçekten müzik dinlersiniz. Şafak, hikayenin ruhuyla, karakteriyle, atmosferiyle paralel giden şarkıları birer yol gösterici olarak karşınıza çıkarır. Birçok romanında, özellikle Araf’ta böyledir. Yayın tarihimizin en güzel hadiselerinden biri olan ve bir+bir’e rağmen hâlâ çok özlediğim Roll [...]

Yazının devamı

Canavarla baş etme yolları

egoist okur cadi avi

Görünce paylaşmadan yapamadım. Will Schofield’in blogunda Erkin Koray’ın bir şarkısı eşliğinde 25 eski Türk kitap kapağı yer alıyor. Bazıları çok güzel, bazıları felaket… Aralarında Giovanni Scognamillo’nun “Uzaydan Geldiler”i de var. Bir de “Komünistlerin Söylediklerine İnanılabilir mi?” adlı nadide eser… Tepenize inmeye hazır gibi görünen kızıl bir elin parmaklıklarla engellenmesini gösteren kapak komik denecek kadar ürkütücü. Kitabın yazarı [...]

Yazının devamı

Fabisad’dan sonra artık edebiyatımızda hiçbir şey aynı kalmayacak

fabisad kemanci egoistokur

Haberini vermiştim birkaç hafta önce. Dün Kemancı’nın veda gecesiyle birleşen açılış partisi de gerçekleşti. Derin bir soluk alın: Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği Fabisad nihayet resmen kuruldu.  “Gerçekçi olmak, gerçeği olduğu gibi kabullenmek aynı zamanda gerçeğe boyun eğmek anlamına geliyor. Oysa hayal kurmaya başladığımız anda gerçeği biz şekillendirmeye başlarız. Toplum olarak bu potansiyele fazlasıyla sahibiz [...]

Yazının devamı

Seray Şahiner: Her kadın gizlice prenses olmaya hazırlanır

seray-sahiner23

“Seni üzmek istemiyorum, diyen erkekler uğraştırır insanı en çok. Mutlaka üzüyor onlar çünkü. Akıllı davranıp riski önceden söylüyorlar. Kırkıncı odanın kapısını açmak istemeyecek kadın var mı? Neticede, sen bile bile lades dediğinle kalıyorsun. Tersine bir Pamuk Prenses hikayesi gibi. Pamuk Prenses daha en başta aşık olur Avcı’ya. Avcı ise ‘Seni üzmek istemiyorum’  imasıyla bir ceylan kalbi [...]

Yazının devamı

16. yüzyıl minyatürlerinde hayatının tüm özel ayrıntılarıyla Mevlana

z rumi morgan library koleksiyonu

Mevlana Celaleddin Rumi’ye dair eldeki tek görsel kaynak, hatıralarının ve menkıbelerinin toplandığı Sevâkıb-ı Menâkıb adlı kitaptaki minyatürler… Kitabın iki orijinal kopyasından biri Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde, diğeriyse New York’taki Morgan Kütüphanesi’nde. Neyse ki Mevlana’nın görselleri artık o kadar da ulaşılmaz değil. Morgan Kütüphanesi, Sevâkıb-ı Menâkıb’daki 29 orijinal minyatürü internet üzerinden dünyaya açtı. Mevlana’yı ölümünden yüzlerce yıl [...]

Yazının devamı

Nuri Bilge Ceylan’ın yeni kitabı vesilesiyle: Üç Maymunlar Cehennemi

uc maymun nuri bilge ceylan egoistokur

Türk sinemasının 2000’li yıllarına damgasını vuran Nuri Bilge Ceylan’dan, Cannes Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen Ödülü”ne layık görülen “Üç Maymun” filmiyle ilgili tüm detayları içeren kitap çıktı. Kitapta filmin sinopsisi ve özgün senaryosunun yanı sıra, Cannes’daki serüvenine dair iç ve dış basında çıkan yorum ve haberler, söyleşiler ve Nuri Bilge Ceylan’ın güncesi yer alıyor. Ceylan’ın “görsel [...]

Yazının devamı

Bejan Matur’un şiddetle hissedilen zarif şiirleri üzerine

orhan pamuk john berger ruth christie egoistokur

“İbrahim’in Beni Terketmesi”ni Orhan Pamuk İngilizce çeviriye yazdığı arka kapak yazısında, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri…” diye tanıtıyor. Görme Biçimleri’nin keskin gözü John Berger’se şunları söylüyor: “Onun şiirini düzyazıyla anlatmak imkânsız. Fiillerinin kipi yok, edatları isme benziyor, kendi isimleri haykırışlar. Amacı, anlamsızı kuşatarak kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor. Bir zamanlar her şey [...]

Yazının devamı

Bir zamanlar Instagram: Albert Kahn’ın 100 yıl önce yarattığı insanlık kataloğu

bir zamanlar instagram egoistokur

Meğer Instagram tarzı fotoğrafçılığın babası, yani bütün o acayip güzel filtrelerin esas yaratıcısı, çok eskilerde, 20. yüzyılın başında yaşamış bir Fransız bankermiş. Ama devamı da var tabii… 1909 yılında milyoner Fransız banker ve sanat koleksiyoncusu Albert Kahn o dönemde yaşayanların çok tuhaf bulacağı bir maceraya atıldı. Lumiere Kardeşlerin 1907′de icat ettiği autochrome’u, yani renkli fotoğrafı [...]

Yazının devamı

Karsu Dönmez’in caz, blues, funk, reggea ve türkü etkili tuhaf ve güzel şarkıları

karsu donmez egoistokur

Bugünlerde Avrupa ve Amerika’da herkes Hollanda’da doğup büyüyen genç müzisyen Karsu Dönmez’i konuşuyor. Şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu kimilerine göre önümüzdeki 10 yılda adını en çok duyacağımız şarkıcı olacak. Hollanda doğumlu şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu Dönmez henüz 21 yaşında ama klasik müzik ve caz çevrelerinde şimdiden çok ünlü. Yakında [...]

Yazının devamı

Video: Kitaplardan oluşan bir dünya neye benzerdi?

this is where we live egoistokur

Görelim bakalım diyorsanız, seyredin. Pişman olmayacaksınız, çünkü This is Where We Live, harikulade bir film. Düşsel bir dünyayı anlatıyor. Ama var aynı zamanda öyle bir dünya. Benim için var en azından… Ve Egoist Okur’a sık sık uğradığınıza göre, sizin için de var. İnsanların, kuşların, ağaçların, sokakların, evlerin ve geri kalan her şeyin yazıdan ve kitaplardan [...]

Yazının devamı

Uzun Bir Şarkı: Ayten Alpman

ayten alpman egoistokur

Az önce Deniz Durukan’la konuştuk. Bugün yitirdiğimiz Ayten Alpman’dan bahsettik; onun muhteşem şarkıcılığından, siyah küt saçlarıyla yıllardır hayatımızda hep aynı kalabilmiş nadir güzel şeylerden biri oluşundan… Ve tabii ona dair diğer şeylerden… Yazarlığının, şairliğinin yanı sıra tanıdığım en iyi röportajcılardan biri de olan Deniz, Ayten Alpman’la 10 yıl önce yaptığı bir röportajı gönderdi sonra Egoist [...]

Yazının devamı

Alice’ten Pamuk Prenses’e ve Kırmızı Başlıklı Kız’a masal kahramanları

minimalist masallar egoistokur

Masalları severim. Çocuk kitaplarına olan düşkünlüğüm de meşhurdur. Hele rsimli olanları daha çok severim. (Bu konuda tamamen Lewis Carroll’un Alice’i gibi düşünüyorum.) Fakat doğrusunu isterseniz, çocuk masallarından yola çıkılarak yetişkinler için hazırlanan bu posterler kelimenin tam anlamıyla beni benden aldı.  Alice Harikalar Diyarında, Üç Küçük Domuz, Pinokyo, Rapunzel, Oz Büyücüsü, Rumpelstiltskin, Prenses ve Bezelye, Pamuk [...]

Yazının devamı

2666′nın çevirmeni anlatıyor: Bolaño-okuyucu ilişkisinde ilk görüşte aşk yoktur!

zaynep heyzen ates 2666 egoistokur

Roberto Bolaño’nun 2666 adlı dev romanını kusursuz bir şekilde çeviren Zeynep Heyzen Ateş’e bir çevirmen olarak en çok neden şikayet ettiğini soruyorum. Tabii Bolaño’dan yeterince bahsettiğimize kanaat getirdikten sonra… Halbuki fark ediyorum ki bu aslında bir çevirmene ilk sorulacak soru. Yaşadıkları bu kadar zorluğa rağmen inatla çeviri yapmayı sürdürmeleriyse hayranlık uyandırıcı. Şöyle cevap veriyor Ateş: [...]

Yazının devamı

“Zamansız”, 12 Eylül gibi mühürlenmiş bir zamanın kilitlerini açıyor…

filiz kansu egoistokur

Filiz Kansu’yla tanışmıyoruz. Hakkında bildiklerim de fazla değil. Ehlileştirilemeyen ruhlardan olduğunu, bir de saplantılı bir şekilde yazdığını biliyorum sadece. Kansu bu yazıda gazeteci, yazar arkadaşım Füsun’a “12 Eylül gibi mühürlenmiş bir zamanın kilitlerini açıyorsun, bir çilingir maharetiyle” diyor. İtiraf ediyorum, okurken gözlerim doldu. Romanı eline alıp bir gecede bitiren, sonra da sabaha karşı bu yazıyı [...]

Yazının devamı

“Ölümün oluşturduğu o büyük boşluğu doldurmaya imkan yok…”

meral okay yaman okay egoistokur

Yazar, yayıncı, senarist, oyuncu Meral Okay’ın ölümü son günlerde canımı en acıtan haberlerden biri oldu. Öğrenince öylece kalakaldım. Bu dünyadan güzel, cesur, zeki, yetenekli, iyi kalpli ve adaletli bir kadının gitmesiyle hissedeceğimiz o büyük boşluğu düşündüm sonra. Ve onu bir kez daha hatırlayalım istedim. Hep hatırlayalım… Muhteşem Yüzyıl’dan ve hastalığının ortaya çıkışından kısa süre öne [...]

Yazının devamı

Hakan Bıçakcı’dan Vokal Anestezi: Joy Division ekolünden acayip adamlar

vokal anestezi hakan bicakci egoistokur

“Son yılların en etkileyici erkek vokallerinden bazıları. Boğucu, gösterişsiz, çıkışsız… Bir nevi Joy Division ekolü… Bu adamlar işi sesi güzel olmanın, iyi şarkı söylemenin ötesine götürmüşler bence. O sesleri nerelerinden nasıl çıkarıyorlar aklım almıyor. ‘Onlardaki ses teliyse bendeki ne?’ diye de düşünmeden edemiyorum.” Romantik Korku, Rüya Günlüğü, Boş Zaman, Bir Yaz Gecesi Kâbusu, Apartman Boşluğu, [...]

Yazının devamı

Kesmeşeker Kontrol Kulesi’nde: “Dünyada âşıklardan çok acıkanlar var”

kesmeseker egoistokur

Anadolu’nun âşık geleneği 1990’larda büyük kentte de karşılığını buldu. Ve kent, kendi ozanlarını yaratmaya başladı. Kesmeşeker, yani Cenk Taner ve arkadaşları, 1991 tarihli ilk albümleri “Dipten ve Derinden”le tavırlarını net bir şekilde ortaya koydular. O günden bu yana da çizgilerinden zerrece ödün vermediler. Ne plak şirketlerinin stratejilerine aldırdılar, ne de pazar politikalarına… Böylece Kesmeşeker, önümüze [...]

Yazının devamı

Balyoz Davası’nın seyrini bir yazı fontu mu değiştirecek?

calibri egoistokur

Bugünlerde Calibri adını çok duyuyoruz. Calibri dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Bizim hayatımıza girme sebebiyse Balyoz Davası. İyi ama bir yazı fontu böylesine kapsamlı bir davanın seyrini değiştirebilir mi? “Nedir bu Calibri’nin aslı astarı” diye merak etmek bizim de hakkımız değil mi? Bugünlerde hayatımıza Calibri denen bir şey girdi. “Nedir?” diye sorabilirsiniz. Hemen söyleyeyim; [...]

Yazının devamı

Video: Rakamlarla Kırmızı Başlıklı Kız

tomas nilsson egoistokur

Linköping Üniversitesi’nde grafik bölümü öğrencisi olan İsveçli Tomas Nilsson’un okul ödevi olarak çektiği film, Kırmızı Başlıklı Kız masalının çok şeker bir versiyonu. Nilsson, bildiğimiz hikayeyi infografiklerle, yani rakamlar ve bilgilendirme grafikleriyle yorumlamış. İlham kaynağı Röyksopp’un Remind me şarkısına çektiği klip. Nilsson’un üç dakikalık Kırmızı Başlıklı Kız videosunda, sağlıklı beslenmeden aerodinamiğe kadar günlük hayatın bir parçası [...]

Yazının devamı

Bir zamanlar Tumblr: Herkesin bir “harikalar odası” olmalı

tumblr harikalar odasi egoistokur

Çok eskiden, Rönesans Avrupa’sında da insanların birer Tumblr’ları olurdu. Gördükleri ilginç nesneleri, tuhaf şeyleri, sanat eserlerini yahut ne kadar bilgili olduklarını, ne kadar gezip dolaştıklarını gösterecek birer Wunderkammer’leri. başka bir deyişle “harikalar odası”… Başlangıçta canları ne isterse ona göre karmakarışık bir şekilde bir odanın tuvarlarına, tavanına, içindeki dolaplara dizerlerdi bu objeleri. Denizkabuklarının yanında heykeller dururdu [...]

Yazının devamı

Bir zamanlar Facebook: 300 yıl önce açılan bağımsız haberleşme ağı

facebook republic of letters egoistokur

İnternet sitesi Metafilter‘a göre, Facebook’tan önce içeriği değilse bile işleyişi ona çok benzeyen The Republic of Letters vardı. 17. yüzyılda entelektüellerin oluşturduğu kalabalık ve karışık bir ağ olan The Republic of Letters, coğrafi sınırları ve dil farklılıklarını aşarak Aydınlanma’nın en önemli fikir adamlarını bir araya getirmişti. Kendini “resmi olmayan bir cumhuriyet” diye tanımlayan topluluğun bünyesinde Voltaire, [...]

Yazının devamı

Bir zamanlar Twitter: 100 yıl önce Paris’te yazılan üç satırlık tweetler

twitter paris egoistokur

Güneşin altında belki de gerçekten yeni bir şey yoktur! Bugün okuduğum bir haber, Twitter, Facebook, Quora, YouTube ve Tumblr gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni olmadığını, bazılarının kökeninin çok çok eskilere dayandığını bana hatırlattı. Mesela gündelik meşguliyetimiz olan tweetler tam 100 yıl önce Paris’te Rimbaud ve Joyce gibi edebiyat dahilerini keşfeden anarşist sanat [...]

Yazının devamı

Bir zamanlar YouTube: 19. yüzyılda çekilen yüzlerce komik video

youtube vedison egoistokur

Maru the Cat tarzı saçma ama çok eğlenceli videoları seyredebileceğiniz en şahane yer neresi? YouTube mu? Eh, sonuçta YouTube, zamanımızın sosyal medya fenomenlerinin neredeyse en önemlisi. Ama aslında o da yeni sayılmaz. Hatırlayacaksınız, size güneşin altında yeni bir şey olmadığını ve Twitter, Facebook, YouTube gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni sayılamayacağını geçen defa yazmıştım. [...]

Yazının devamı

Sade’dan ilhamla yaratılan giyim markası: Juliette et Justine

juliette et justine egoistokur

Juliette et Justine bir Japon kılık kıyafet markası. Fotoğraflara bakarsanız, markanın Japonya’da pek gözde olan Gothic Lolita akımı çizgisinde olduğu görülüyor. Tabii bu Lolita’nın Vladimir Nabokov’un romanıyla zerrece alakası olmadığı da ortada… Yaratıcılarının esas ilham kaynağı, isimden de belli olduğu üzere, Marquis de Sade’ın Justine ve Juliette adlı iki yapıtı. Marquis Justine’i 1789′da henüz hapishanedeyken [...]

Yazının devamı

Kürk Mantolu Madonna: Hâlâ en çok filme çekilmek istenen roman

Profile of Model Sipping a Martini

Sabahattin Ali’yi daha çok, popüler şarkılara dönüşen şiirlerinden ve filme çekilen eserlerinden tanıyoruz. Bir de en çok filme çekilmesi istenen romanın, Kürk Mantolu Madonna’nın yazarı olması vesilesiyle… Öldürülmesinin üstündeki sis perdesiyle siyasi tarihimiz açısından da önemli bir isim Sabahattin Ali. ve işte onu daha yakından tanımak için iki fırsat: Kızı Filiz Ali’nin yazdığı Filiz Hiç [...]

Yazının devamı

Güzel, entelektüel, âlicenap Türk prensesi Neslişah Sultan’a veda

neslisah 2

“Son Osmanlı Prensesi” Fatma Neslişah Sultan dün vefat etti. Kendisi, baba tarafından 32. Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz Han ve oğlu son halife Abdülmecid Efendi’nin, anne tarafındansa son padişah Sultan Vahideddin Han’ın torunuyuydu. Ben, 91 yaşında ölen Neslişah Sultan’ın hikayesini Murat Bardakçı’nın Everest Yayınları’ndan çıkan kitabından okumuş ve çok etkilenmiştim. Neslişah Sultan’ı uğurladığımız bu gün, Bardakçı’yla [...]

Yazının devamı

Yönetmen Spike Jonze, unutulmuş kitap kapaklarına hayat verdi

spike jonze olympia le tan egoistokur

Her şey, John Malkovich olmak ve Vahşi Şeyler filmlerinin yönetmeni Spike Jonze, kitap kapaklarından esinlenerek tasarladığı işlemeli el çantalarıyla şöhret olan Olympia Le-Tan’la tanışıp ondan duvarına asmak için bir Gönülçelen işlemesi hazırlamasını istediğinde başladı. Tasarımcının, J.D. Salinger’ın yapıtının kapağını işlemek karşılığında istediği tek bir şey vardı: Birlikte bir film yapmaları. Böylece Jonze ve Le-Tan yanlarına Fransız [...]

Yazının devamı