Egoist okur

Alsem Charles Roidi: “Ölmeyen için yarış bitmiş sayılmaz”

Alsem Charles Roidi’nin Egoist Okur’daki ilk röportajını burada okuyabilirsiniz. Bu onun ikinci röportajı. Ben çok sevdim, sizin de seveceğinizi umuyorum. Hele kitaplarla nasıl tanıştığını ve yazar olmaya nasıl karar verdiğini anlattığı kısımlar çok tatlı. Röportajımızın sebebi olan romanı Yegane’ye gelince; daha önce internet üzerinde tefrika edilmişti ama şimdi kitap olarak -Kaplumbaa Yayınevi etiketiyle- basıldı. Karakterler […]

Read More

Selahattin Yusuf: “Hayat, kalbimize saplanmış bir bıçak”

Cümlenin güzelliğine bakar mısınız? “Hayat; anlatamayıp kabzasını süslemeye çalıştığımız, kalbimize saplanmış ve ancak nadir anlarda güzel bulabildiğimiz bir bıçak.” Selahattin Yusuf röportajından. Yazarla, Profil Kitap etiketli ikinci romanı “Masumiyetin Son Günleri”ni konuştuk. Yanı sıra hızla kaybolmaya yüz tutan masumiyetimizi ve “kötü yola düşmüş” edebiyatımızın halini… Gülenay Börekçi Selahattin Yusuf: “Hayat, kalbimize saplanmış ve ancak nadir […]

Read More

Aşırı tutkulu okurlar, ŞEHRAZAT SENDROMU’na dikkat!

Maryanne Wolf imzalı “Proust ve Mürekkepbalığı”, “okuyan beynin” tarihini, yazının icadından başlayarak anlatıyor: İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıktı? Beyin okumayı nasıl öğrendi, öğrenmeseydi ne olurdu? Peki ya Şehrazat sendromunun konuyla ilgisi? Gülenay Börekçi “O iyi kalpli Bay Holmes’u mu öldüreceksin? Arthur, sakın buna cüret edeyim deme!!” Stephen King’in “Misery”sinin manyak karakteri […]

Read More

“Geceleri hikaye anlatan adamlar” bize neyi gösteriyor?

Size okuduğumda nefesimi kesen bir şey anlatacağım… Avusturyalı tarihçi, diplomat ve Doğu bilimleri uzmanı Baron von Hammer-Purgstall, bir metninde doğu masallarında geçen “confabulatores nocturne”, yani “geceleri hikâye anlatan adamlar”dan bahseder. Eski bir Pers elyazmasına göre, uykusuzluktan mustarip Büyük İskender, etrafına bu tür insanları toplarmış, geceleri sıkıntıdan patlamamak için… Okuduğumda nefesimin kesildiğini hissettim, birkaç yüzyıl sonrasında tarihlenen […]

Read More

“Herkesin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir ıssız ada vardır”

Yıllarca Atlas Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapan ve halihazırda Magma Dergisi’ni çıkaran Özcan Yüksek, Kayıp Deniz, Cinistan, Hakikatçi gibi kitaplara da imza attı. Son kitabı Şehrazad’ın Sırları’nda masalların bize aktardığı hakikatleri deşifre ediyor, arketiplerin, sembollerin gerçek anlamlarını analiz ediyor. Mesela masallarda okuduğumuz hazineler ve mücevherler aslında insanın erdem arayışını temsil ediyor, üstüne atlayıp bilinmeyen diyarlara uçtuğumuz […]

Read More

“Mutluluğun kanatları vardır; uçucu ve gezicidir”

“Yorgun kalkılan yataklar, hevessiz başlayan sabahlar; bitti de kurtulduk dedirten gün batımları… Oysa gökyüzü hep aynı yerde duruyor, dünyanın henüz yok etmeyi başaramadığımız kuşları, ağaçları, yıldızları dışarıda bir yerlerde bizi çağırıyor. Sarılmak için, avutmak için, hayatın güzel olduğunu hatırlatmak için.” Sedef Erken’in ilk kitabını okuyunca karar verdim; hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan ‘kedi gözler’e benim de soracak […]

Read More

Huzurlarınızda Safiye Aylâ ve J.R.R. Tolkien

İş Bankası Kültür Yayınları etiketli iki biyografi var elimde. Çıktığını öğrenince havalara uçmama sebep olan ilki, gazeteci Murat Bardakçı’nın imzasını taşıyor ve büyük şarkıcımız Safiye Aylâ’nın hüzünlü hayat hikayesini anlatıyor. İkinci biyografinin odağındaysa, “Yüzüklerin Efendisi” serisinin yaratıcısı J.R.R. Tolkien var. Gülenay Börekçi Safiye Aylâ: “isyankâr ve solcu” Murat Bardakçı, “Akdeniz Bölgesi’nden, 1930’lu senelerde dört güçlü kadın […]

Read More

Simenon’dan Dave Eggers’a 9 yazardan 9 roman

Savaşın silahları, hayatın mektupları… Mikail Şişkin imzalı “Mektupların Romanı”nı gördüğüm an çarpıldım. Kapağın çağrısına uyduğum için pişman değilim. Şu cümlenin de artık hayatımda bir yeri var: “Başından geçenlerin sözcüklerle anlatılabileceği fikrine kapılırsan, başından hiçbir şey geçmemiş demektir.” Buna ve aşağıda tanıttığım diğer romanlara da bir göz atmalısınız. Mektupların Romanı, Mikail Şişkin Çehov, Nabokov hatta James Joyce’la […]

Read More

En fiyakalı final ya da Doğu Ekspresi’nde şiirsel adalet

Film iyi ama ne yalan söyleyeyim, kitabıyla yarışamaz. “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, “Roger Ackroyd Cinayeti” kadar çığır açıcı bir roman sayılmasa da manyak bir hikayesi, müthiş bir finali var. En güzel yanı da, Poirot’nun çözüm anındaki şu ünlü konuşması. Gerçekten ama gerçekten bir polisiye finali olarak daha iyisini, daha adaletlisini, daha fiyakalısını hatırlamıyorum. “Şiirsel adalet” dedikleri […]

Read More

Leonardo ile Michelangelo’nun öldürücü rekabeti

Leonardo da Vinci ve Michelangelo… Mona Lisa tablosu ile Davut heykeli… İtalyan Rönesans’ına saplantılı bir ilgi duyan televizyon yapımcısı Stephanie Storey ilk romanı “Yağ ve Mermer”de dönemin iki büyük ustasını amansız bir rekabet savaşının ortasında karşı karşıya getiriyor. Sürükleyici ve çok eğlenceli. Gülenay Börekçi YAĞ VE MERMER: Leonardo ile Michelangelo’nun öldürücü rekabeti Stephanie Storey’nin romanı […]

Read More

Şebnem Burcuoğlu: “Şehirde ya da köyde fark etmez; aşk emek ister!”

“Kocan Kadar Konuş” serisi ve “Şekerfare” adlı romanla tanıdığımız Şebnem Burcuoğlu’nun son kitabını çok sevdim. O kadar sevdim ki bir akşamüstü başladım okumaya, gece yarısını biraz geçmişti ki bitirdim. Hatta insan bir roman kahramanını kıskanır mı diyeceksiniz, ben bu kitabın şaşkın kahramanını çok kıskandım. Öyle olunca da yazarını çektim karşıma konuştum… “Kimdir bu Kumru, neden […]

Read More

“Masal dinlerken hepimiz hafif bir transa giriyoruz…”

Judith Malika Liberman’ın adını eminim duydunuz. Hani şu şehrin şurasında burasında masal geceleri düzenleyen ve anlattığı masallar aracılığıyla zihnimizin en derininde gizlenenlerle yüzleşmemizi sağlayan güzel kadın… Arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun tavsiyesiyle, düzenlediği bu masal gecelerinden birine birkaç hafta önce ben de katıldım ve dışarı hafiflemiş olarak, adeta mutluluktan uçarak çıktım. Açıkçası, “Uyuyan Güzel” masalını daha önce hiç kimse […]

Read More

İrlanda, alkol ve edebiyat: Glenn Meade röportajı

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Sekizinci Gün”, “Romanov Komplosu”, “Sakara’nın Kumları” gibi soluk kesen gerilim romanlarının İrlandalı yazarı Glenn Meade, enteresan bir karakter. Pilotken gazeteci olmaya karar vermiş, Irish Times ve Irish Independent gibi gazetelerde uzun yıllar çalıştıktan sonra da tiyatroya geçerek yönetmenlik yapmaya başlamış. İçindeki yazma aşkına karşı koyamaz hale gelince de oturup ilk romanını […]

Read More