Egoist okur

“Haşarı çocuk” Türkiye için oyuncaklı İstanbul büyüsü

baba cafer turbesi egoist okur emine caykara

Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Baba Cafer’den söz ediyormuş. Sonraki yüzyıllarda anneler yaramaz çocukları için bir eşyalarını, mesela oyuncaklarından birini alıp buraya, Baba Cafer Türbesi’ne getirmeye başlamışlar. Çocukları durulsun, uslansın diye… Bu yazının yazarı etkileniyor bu güzel rivayetten ve Baba Cafer’e bir oyuncak verip sembolik İstanbul büyüsü yapmaya karar veriyor. Hâlâ çocuk olan ülkesinde sular durulsun, kulakları sağır […]

Read More

“Bir şeyden çok bahsediyorsak o bizim zırhımızdır”

kemal sayar gulenay borekci roportaj egoistokur

Kemal Sayar‘la Timaş Yayınları’ndan çıkan Beni Sessiz de Sevebilir misin? adlı yeni kitabını konuşmak için buluştuk. Röportajımızın merkezinde, bir türlü susamayan, kendini ve dünyayı “dinleyemeyen” ve hayatının merkezine politikayı koyan insan; yani  homo politicus vardı. Çünkü Sayar’a  göre bu günlerde aralıksız, adeta öyle yapmazsak ölecekmişiz gibi bir hararetle politika konuşuyoruz, dahası büyük bir gerilim içinde birbirimizle kapışmaya hazır yaşıyoruz. […]

Read More

“En güzel günlerini demek bensiz yaşadın” şarkıları

can gurses efkar karmasi egoistokur

Can Gürses‘i hatırlıyor musunuz? En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın adında iştah açan/iştah kapatan harikulâde bir romanı vardı. Kendi özgün dilini çoktan oluşturmuş parlak bir yazardı ve daha önce pek denenmemiş bir şeyi yaparak bütün hikayeyi cansız nesnelerin ağzından anlatıyordu. Can Egoist Okur’a yeni bir yazı dizisi hazırlayacak. Ayrıntıları yakında öğrenirsiniz… Ama o zamana dek ben, […]

Read More

Behiç Ak’tan Postayla Gelen Deniz Kabuğu

postayla gelen denizkabugu egoistokur gunisigi kitapligi

Pantomimci babasının ve avukat annesinin yoğun iş yaşamları, Sude’nin ailesiyle paylaştığı saatleri iyice azaltmıştır. Arkadaşının önerisiyle bir tablet bilgisayar edinen Sude, kısa bir süre içinde, sanal dünyanın parçası olup çıkar. Sıkılmadan oyalanıyor, üstelik her an ulaşılabiliyor diye, onun yeni ilgisini önce olumlu bulan ailesi, zamanla Sude’nin aşırı tutkusundan endişelenmeye başlar. Annesi kızını “kurtarma” operasyonuna girişir. […]

Read More

Tanpınar ve Pamuk’ta Türk modernizmi eleştirisi

tanpinar orpan pamuk egoistokur dogu bati

“Orhan Pamuk da, Doğu-Batı sorunuyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardandır. Hemen hemen tüm romanlarında ‘Doğu-Batı sorunu’ temasına rastlanan Pamuk; Öteki Renkler adlı kitabında, bu bağlamda en yakın hissettiği yazarın Ahmet Hamdi Tanpınar olduğunu söyler. Tanpınar da hep  Türk toplumunun karşılaştığı uygarlık sorununun yarattığı bölünme üzerine kafa yormuş […]

Read More

“Biz ilişkilerimizi tükettikçe, arketiplerimiz baş kaldırıyor”

handan ozturk mubadil egoistokur gulenay borekci

Yazar, yönetmen, belgeselci Handan Öztürk, “Tuhaf bir biçimde hep uzak aşklar yaşadım. Ayrı ayrı ülkelerde… Bir defasında İstanbul’da yaşayan bir sevgilim olmuştu ve kafam çok karışmıştı. Buluşma sıklığı ve kolay ulaşılabilirlik açısından… Ama bir süre sonra o da yurt dışında bir göreve çıkınca, kural değişmedi. Galiba bilinç dışım, her gün ayağımın altında dolanan bir adam istemiyor. […]

Read More

“Haykıran her Filistinli kadının çığlığında İra var”

mubadil artemis egoistokur gulenay borekci

“Buradan Yunanistan’a bir milyonu aşkın mübadil gitti, oradan buraya da dört yüz bin civarında geldi. Yani yaklaşık bir buçuk milyon insanın hayatı alt üst oldu. Yunanistan’da toprak az, yoksulluk fazla. Bu nedenle bataklıklarda bile çadır kentler kuruldu. Büyük opera binalarının localarına aileler yerleşti. O dönemin fotoğrafları var. Bu fotoğraflardan birini ilk kez on yıl önce gördüğümde gerçek hayatın […]

Read More

En taze rakıların en ıssız kuytularından tefrikalar

mahmut yesari egoistokur orcun ucer

Selim İleri‘ye kulak verelim önce: “Yakacık Mektupları küçük bir başyapıttır. Her türlü abartıdan uzak, içe işleyici, ‘hasta insan’ın ruh dünyasını yansıtmak açısından Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kadar derin… İşte sönüp gitmiş Yakacık Mektupları… Mahmut Yesari’nin dergilerde, gazetelerde kalmış sayısız güzel yazısı var. Kim okuyacak, kim okur kaygısıyla günümüz yayıncılarının hiç yüz vermeyeceği yazılar. Fakat yazık ediliyor. Benden söylemesi, […]

Read More

Gökçe Gökçeer’den çevreci ateş ejderhası KOKOSNUSS

kokosnuss gokce gokceer egoistokur

“Kokosnuss, mini minnacık bir ateş ejderhası. Daha önce bu kadar sevimli bir ejderhayla tanıştığınızı sanmam. Üstüne üstlük bir de iyi kalpli, arkadaş delisi ve sağlığına çok düşkün. Öyle her bulduğunu yemiyor; yulaf ezmesine hayır demiyor, hindistancevizli kurabiyeye bayılıyor ve çevreci. En yakın arkadaşı Oskar da, bir obur ejderha olduğu halde et yemiyor.” “Bir vejetaryen olarak, […]

Read More

Ahmet Sami: “Aşk insanın en hoş çaresizliğidir…”

masturi kabare ahmet sami egoistokur gulenay borekci

İz adlı oyunuyla Avrupa’nın en iyi genç oyun yazarı seçilen ve ardından Afife Jale Ödülü kazanan Ahmet Sami şimdi ilk romanıyla karşımızda. Masturi Kabare, okuru alıp İstanbul’un bilinmeyen yüzüyle, daha doğrusu yüzleriyle tanıştırıyor. Yoksulların İstanbul’u, crème de la crème tabakanın İstanbul’u, gece hayatının efendisi veya kölesi olanların İstanbul’u… Bunlar Artemis Yayınları’ndan çıkan Masturi Kabare’de müthiş […]

Read More

Elif Köksal: “Himalayalar’da her an, her şey olabilir…”

elif koksal nepay egoistokur gulenay borekci

Katmandu’da duyguları açığa vurmak ayıp, kızgınlık göstermekse karakter zayıflığı. Başkasını üzecekse doğruyu söylemek terbiyesizlik, teselli edici yalanlar bulmak lazım… Bunları 1997-2008 arasında Nepal’in başkenti Katmandu’da yaşayan ve Katmandu’da Ev Hali adlı kitapla okur karşısına çıkan Elif Köksal anlatıyor. Rivayete göre, 100 yıl önce Nepal’in dağlarında kaybolan bir Amerikalı seyyah varmış. Yıllar sonra geri döndüğünde sonsuz gençlik […]

Read More

UTANÇ

istiklal caddesi boncuk egoistokur emine caykara

“Boncuk artık o handan bozma apartmanın girişinde ya da otelde kalıyor, gün doğunca dolaşıyor, ganyancıdan çıkıp döviz bürosunda turluyor, gişelerdeki memurlarla selamlaşıyor, dövmecide serinliyordu. Yemek ikramınız karşısında gözleriyle konuşur, sohbetin bölünmesine izin vermez, siz uzaklaştığınızda sessizce elini sürer ve yerine çekilirdi. Sokaktaki kedi dışında herkesin sevgilisiydi. Arada onu sevenlere göz süzüp arsızlık yapmasa ona da aldıracağı […]

Read More

Hey, Alfred, Agatha, Edgar ve Allan; orada neler oluyor?

alfred hitchcock agatha christie egoistokur gokcegy

En sevdiğim polisiye yazarı Agatha Christie’yle en sevdiğim ürperten filmlerin yönetmeni Alfred Hitchcock bir arada. Kader onları bir biçimde buluşturmuş. Uslu durmuyor, çeşit çeşit maceralar yaşıyor, bu arada da etraflarındaki sır perdelerini ortadan kaldırıyorlar. Üstelik bunu sinemayla, edebiyatla, korkuyla ve polisiyle zerrece alakaları yokken, henüz ikisi de minicik birer çocukken yapıyorlar. Bütün bunlar İspanyol yazar Ana […]

Read More