Egoist okur

Dostoyevski şarkıları: “Tanrı yoksa, ben Tanrı’yım!”

dostoyevski sarkilari egoistokur gulenay borekci

“Hayat acıdır, hayat korkudur ve insan mutsuzdur. Hayat acı ve korkudan ibarettir. İnsan hayatı sever çünkü acıyı ve korkuyu sever. İşler bu şekilde yürür. Acı ve korku karşılığında ona bir hayat verilmiştir, düzen böyledir.” “Fakat anlıyor musun, insanın ona bahşedilen mutlulukla eşit oranda ve tam olarak aynı şekilde yaşayabileceği bir mutsuzluğa da ihtiyacı olduğunu anlıyor musun? “Tanrı […]

Read More

ECİNNİLER: Dostoyevski’nin dev romanı

dostoyevski ecinniler egoistokur timas yayinlari

Elimde Timaş Yayınları’nın güzel kapaklı klasikler serisinden çıkan Ecinniler var. Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin kalın ve epeyce göz kokutan romanı. Devrimcilerin yükselişe geçtiği ve ideolojilerin teker teker çöktüğü bir dönemde geçen roman, 19’uncu yüzyıl sonu Rusya’sından yazınsal bir tanıklık… Dostoyevski, hem muhafazakarları, hem de ideolojik temellerini “demonik” olarak tarif ettiği devrimcileri eleştiriyor. Hikaye farklı ideolojileri temsil eden […]

Read More

Büyük yönetmenlerin gizli yaşamları

buyuk yonetmenler domingo yayinlari egoistokur

“Yumurtalardan korkuyorum… O hiçbir deliği olmayan, yuvarlak beyaz şeyler…” diyordu filmleriyle tüm dünyayı korkutan Alfred Hitchcock. Robert Schnakenberger Domingo Yayınları’ndan çıkan kitabı “Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları”nda buna benzer birçok sırrı ifşa ediyor, sinemanın Stanley Kubrick, Francis Ford Coppola, Federico Fellini, Jean Luc Godard, Brian de Palma, David Lynch, Pedro Almodovar, Steven Spielberg, François Truffaut, Quentin […]

Read More

İstanbul Musevilerinin dini hayatı sergi oldu

zaman ve mekan icinde musevilik egoistokur gulenay borekci

Aynı zamanda fotoğraf tarihçisi de olan arkadaşım Alberto Modiano zor bir işe girişerek bu topraklarda binlerce yıldır tüm zorluklara rağmen ayakta kalmış bir toplumun, Musevilerin dini ritüellerini fotoğrafladı. 3,5 yıl süren çalışmanın sonunda ortaya “Zaman ve Mekan İçinde Musevilik” adlı sergi ve kitabı çıktı. Bir ilk olarak kabul edilen bu çalışma günümüzde gittikçe hızlanan bir […]

Read More

Emine Çaykara’dan başka türlü bir İstanbul hikâyesi

emine caykara gozluk egoistokur

“Yazın son demlerini yaşadığı bir akşamüstünde sıcağın gitmeye hiç niyeti olmadığı bir havada yürüyorum. Ağırlığı itmek isterken üzerine geliyor insanın. “Otobüse binmek en uygunu” diyorum içimden durağı görünce; zaten fazla kalabalık da değil; iki genç, emekli bir adam, elinde torbalarla bir kadın. Sonra, yanında iki çocuğuyla bir anne; biri kız, biri erkek. İkisinin de ellerinde […]

Read More

Poirot’nun muhteşem dönüşü ve Pera Palas’taki hayalet

gulenay börekci agatha christie hercules poirot

Birkaç gün önce Egoist Okur‘da görmüş olmalısınız; Agatha Christie‘nin en sevdiğim dedektifi Hercule Poirot, aradan onca yıl geçmemiş gibi maceralarına devam ediyor. Şaka değil, gerçek… Sophie Hannah adlı bir yazar, Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla Monogram Cinayetleri adlı bir roman yazmış ve ünlü Belçikalı dedektifi canlandırmış. Bir fan fiction örneği olan bu roman o kadar güzelmiş ki Agatha’nın torunu Matthew Pickard bile hayranlığını gizleyememiş. Şahsen yukarıdaki […]

Read More

Samimiyetçilik oyununa dönen samimiyet buhranımız

oguz atay egoistokur dogan sahin oyun ve samimiyet

Emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş, Napoleon piyesleri yazmaya çalışırken, komşusu oyuncu Saffet ondan Vodvil türünde oyunlar yazmasını istiyor. Tiyatro patronu Servet ise Antik Yunan dönemi oyunları sipariş ediyor. Öte yandan dertlerini içerek unutmayı deneyen Coşkun Bey’in evinde başka oyunlar sahneleniyor: Bunamış kayınvalidesi Saadet Nine onu ziyarete geleceğini hayal ettiği Cemil Paşa’yı bekliyor… Oğlu Ümit, derslerden […]

Read More

Edebiyat dünyasından cevap beklemediğimiz 10 soru

tolga meriç egoistokur hakkinda bildigim her sey

Egoist Okur’un doğumunun konuşulduğu masayı dün gibi hatırlıyorum. Gülenay’la birlikte Moda’daki Oyun Atölyesi’nin bahçesindeydik. Heyecanlı ve umutluyduk. Ben de sürekli yazanlardan biri olacaktım. Fakat sonra araya yıllar ve işler girdi. Savrulmalar, düşüp kalkmalar, kapı önlerinde kalmalar, bilinen ne varsa hepsini birden unutmalar, aşklarla ayrılıklar, soğumalar ve yeniden başlamalar, hiçbir şey yapamamalar… İşte bu sonuncusu, hiçbir […]

Read More

Sırlar, çekememezlikler, kavgalar ve faşizmin gölgesi

orcun ucer hasan izzettin dinamo egoistokur

Hasan İzzettin Dinamo‘yu, Millî Mücadele’yi anlattığı on beş ciltlik “Kutsal İsyan” ve “Kutsal Barış” adlı kitaplarından tanırız; fakat bu şair ve romancının, o dönemde alanlarının zirvesinde olan, bugünse klasiklerimiz arasına giren; Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Sait Faik, Âsaf Hâlet, Orhan Veli gibi şair ve yazarlarla zenginleşmiş “İkinci Dünya Savaşı’ndan Edebiyat Anıları” kitabını bilmeyiz. […]

Read More

Endişeli bir kedinin varoluşsal sayıklamaları…

henri le chat noir egoistokur

Henri dünyanın en ünlü kara beyaz kedisi. Hayatı film oldu, kitap oldu, onunla röportajlar yapıldı. Şanslı sayılır bence, çünkü ödül törenlerine katılması gerektiğinde smokin falan giymesi gerekmiyor, çünkü renklerinden ötürü doğuştan smokinli. Motto’sunu Jean Paul Sartre’dan alan (“Başkaları cehennemdir”) kedi Henri karton kutulardan çıkmadan bol bol düşünüyor. Düşünüyor ve bunalıyor, tam bir elitist. Maço ayrıca. Güzel dişi […]

Read More

Charles Baudelaire: “Seni öldürmekten korkuyorum…”

alican yüksel baudelaire mektup egoistokur

“Kötülük Çiçekleri”, “Yapma Cennetler” gibi kitapların yaratıcısı büyük Fransız şair Charles Baudelaire’in mektubunu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümü lisans programı öğrencisi Alican Yüksel gönderdi. Şairlerin, yazarların, aktörlerin mektuplarının yer aldığı Des lettres’den çevirmiş. Okuyunca aklıma “Her edebiyatseverin bir Baudelaire macerası vardır” diyerek kendininkini anlatan Selim İleri geldi. İleri, yeniyetmelik yıllarında cebinde taşıdığı Baudelaire kitaplarından bahsediyordu […]

Read More

Istvan Orosz’un kafa karıştıran muhteşem işleri

istvan orosz egoistokur gulenay borekci 3

Macar Sanatçı Istvan Orosz’u tanıyor musunuz? Bence tanımalı, onun gravür, yağlıboya ve üç boyutlu ahşap çalışmalarının yanı sıra baskı, animasyon filmleri ve karakalem işlerinin yer aldığı sergisini vakit kaybetmeden görmelisiniz. Sergiyi, 13 Eylül-12 Ekim 2014 arasında İstanbul Balassi Enstitüsü’nde gezebilirsiniz. (İstiklal Cad. No:213) Neden bu kadar hararetle tavsiye ettiğimi soracak olursanız, Orosz’un karmakarışık dünyasını büyüleyici bulduğumu […]

Read More

Timur Vermes: “Canavar diye bir şey yok, biz varız!”

timur vermes o geri dondu pegasus yayinlari

Bir süre önce NTV Yayınları’ndan çıkan Hatasız Düşünme Sanatı‘nda nesnelere yüklediğimiz anlamlarla ilgili enteresan bir anekdot anlatılıyordu: 1990’larda toplumsal psikolojinin önemli isimlerinden Paul Rozin, rastgele seçilmiş bir grup deneğe mecbur kalsalar bir zamanlar Hitler’e ait olduğu bilinen bir kazağı giyip giymeyeceklerini sormuş. Denekler, defalarca yıkanıp temizlenmiş de olsa böyle bir şeyi katiyen giymeyeceklerini söylemiş, dolayısıyla […]

Read More