Egoist okur

100. baskıyı yapan matematik maceraları ve KEÇİ EDEBİYAT

Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Kraliçeyi Kurtarmak” geçen hafta 100. baskısını, “Haritada Kaybolmak” ise 90. baskısını yaptı. Bizim ülkemiz için çok şaşırtıcı bu rakamların şerefine de iki kitap ciltli olarak yeniden yayınlandı. Üstelik bu kez Sadi Güran’ın illüstrasyonlarıyla… Haberi alınca, Rus yazar Vladimir Tumanov’a ulaşıp birkaç soru sormak şarttı. Röportajımızı aşağıda okuyacaksınız…

Gülenay Börekçi

vladimir tumanov egoistokur gunisigi kitapligi 2

Ama röportaj için yardımlarını esirgemeyen Müren Beykan ve Halil Türkden’e teşekkür ederek bir haber daha vereyim istiyorum.

Çocuk yayıncılığının bir dergisi var biliyorsunuz ve işte editörlüğünü Halil’in yaptığı Keçi‘nin kış sayısı da nihayet çıktı. Keçi bu sayısında yayıncılık sektörünü beşinci kez bir araya getiren 5. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nün tüm içeriğini yayımlıyor. Günışığı Kitaplığı‘nın etkinliğinde buluşan Latife Tekin, Kutlukhan Kutlu, Feyza Hepçilingirler, Karin Karakaşlı’nın konuşmalarının ardından yeni bir dilin evrenini kuşatan, dünyayı öykülerle ve öykünün sevgi diliyle değiştirmeye hevesli gençleri bir araya getiren Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın 2015 sonuçlarını proje başkanı Müren Beykan’ın kaleminden okuyoruz. Yarışmanın 2016 ayağında gençleri “adalet” temasında yazmaya davet ediyor Müren Beykan. Konuk yazarlarsa Müge İplikçi ve Elif Doğan… İnternet üzerinden veya PDF formatında indirip okuyabilirsiniz ya da yukarıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

vladimir tumanov egoistokur gunisigi kitapligi

Haritada kaybolduk, kraliçeyi kurtardık

Çocuklar kitaplarınızı neden bu kadar çok seviyor?

Sanırım çocukların kitaplarımı sevmesinin sebebi, hepsinde maceranın ön planda olması, bir de dijital ortamlarda deneyimledikleri rekabet duygusunu bilmeceler aracılığıyla yeniden tadabilmeleri. Ayrıca matematik ve coğrafya gibi eğitim bileşenlerinin kullanıldığı için kitaplarım, çocukların yanı sıra öğretmenlerin de ilgisini çekti.

“Kraliçeyi Kurtarmak” adlı kitabı oğlunuz Alex matematik dersinde yaşadığı zorlukları aşabilsin diye yazdığınızı söylemiştiniz…

İnsanoğlu son derece sosyal bir varlık. Deneysel araştırma verileri soyut problemlerin sosyal etkileşim diline çevrilince daha kolay çözümlenebildiğini gösteriyor. Aynısı matematik için de geçerli. Okul matematiği fazlasıyla kuru. Ama öyküleri hepimiz seviyoruz. Yani yaptığım şey, temelde matematiği sosyalleştirerek insani hale getirmekti. İşe yaradı da. Oğlum şu anda ileri düzeyde cebir problemlerini kolayca çözüp kuantum kimyası üzerine konuşabiliyor, dahası kimya ve programlama alanında üniversite öğrenimini tamamlıyor. Kızım Vanessa ise liseyi matematik dalında altın madalyayla bitirdi. İkisi de kitabımın karakterleri oldukları için çok mutlu.

“Haritada Kaybolmak”ı ise ders kitaplarındaki coğrafya bilgisinin kuruluğunu telafi etmek için yazmışsınız. Kahramanlar hikayenin bir yerinde ansızın yaşlanıyor. Çocukların yetişkinlere karşı empati geliştirmesini sağlamak gibi bir amacınız var mıydı?

97’sine kadar yaşayan dedemi yad etmek istedim bu kitapla. Onun yaşlanıp güçten düşmesini izlemiştim ama yaşlanmanın zorluklarını kavrayabilmem oldukça uzun zamanımı almıştı. Gençlerin sorunu, yaşlılığı hiç başlarına gelmeyecek saymaları. Ama öyle değil. Bu yüzden yaşlılara şefkat duygularını geliştirseler iyi olur. Hızlı yaşlanma fikri çocukluğumda okuduğum kitaplarda en ilgimi çeken konulardan biriydi.

Çocuk, genç ve yetişkin dünyanın bugün kullandığı dil için ne düşünüyorsunuz? Özellikle de sosyal medyadaki dili düşünerek cevaplar mısınız?

Dil asla durağan değildir. Sosyal, tarihsel ve teknolojik etkiler altında sürekli değişir. Örneğin 19. yüzyıl ve erken 20. yüzyıl Alman ve İngiliz romanlarında cümleler, daha uzun ve karmaşıktı. Bugünse edebiyatta cümleleri kısaltma eğilimi var, artık kimse Thomas Mann kadar uzun cümle kurmuyor. Bunda kısmen internetin etkisi var elbette. Ama bence bu, ille kötü bir şey olmak zorunda değil. İletişim formatları daima zamanın gereksinimlerine cevap verir, yani iyi ya da kötü dil yapısı diye bir şey yoktur. Dile ilişkin her yeni buluş, iletişimi zenginleştirir. Ne şekilde zenginleştirdiği o an değil, çok daha sonradan anlaşılsa bile… İşin ilginç yanı yetişkinler her konuda tutucu olduğundan, dile ilişkin yenilikler hep gençlerden gelir. Gençler bizim için canlandırıcı güç, onların nasıl iletişim kurduklarına dikkat etmeliyiz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
5 Responses to “100. baskıyı yapan matematik maceraları ve KEÇİ EDEBİYAT”
  1. What wonderful pictures! I haven’t received my copies yet, but I am very excited! :)

  2. Özgür says:

    Her şey çocukken bu kitabı okumamla başladı. Seyahat etmeyi, gezi yazıları ve rehberi hazırlamayı onun sayesinde sevdim.

Leave A Comment