Egoist okur

9 bin ver en havalı kitapları kap, 30 bin ver alim ol!

“Kişisel kütüphaneler biraz sahibine benzer, biraz da sahibinin olmak istediği kişiye. Bazı kütüphaneler ise sahibine hiç benzemiyor! Zira, onlar 10 binlerce lira döküp kendilerine kütüphane dizdirenlere ait.”

Habertürk Ekler’in dünya tatlısı hiperaktif Ece Ulusum’u HT Pazar için yazdı bu yazıyı ve öyle güzel yazdı ki zor beğenirliğiyle tanınan Murat Bardakçı bile geçen hafta köşesinin bir gününü ona ayırdı. Eh bu durumda ben de hadi bakalım dedim Ece’ye, bu yazıyı bir de Egoist Okur’lar okusun, anlasınlar bir kütüphanenin merakla, aşkla, tutkuyla değil, parayla kurulması nasıl bir şeydir… Okuyunuz, faydalanınız…

Gülenay Börekçi

ece ulusum egoistokur kutuphane

Kütüphane sahibini anlatır… mı acaba?

Beyoğlu’nda bir mekânda oturmuş güneşin tadını çıkarırken sosyetenin tanınan isimlerinden biri geldi, tam arkama oturdu. Malum masalar dip dibe olunca aynı masada otururmuş gibi olunuyor. Sosyetik güzel, oturma odasına yaptırdığı yeni kütüphanesini, kütüphaneyle birlikte aldığı onlarca sanat kitabını ve Fransız edebiyatı koleksiyonunu anlatıyordu arkadaşına. Elindeki dosyada da kitapların özeti, nereden alındığı, yazarı gibi bilmesi gerekenler vardı. Böylece dersine çalışıp misafirlerine kitaplarını uzun uzun anlatabilirmiş. Kişisel kütüphaneler de artık parayla alınabilir olmuş meğer. Tek yapmak gereken ne kadar entelektüel görünmek istediğinizi bilmek, kütüphanenizin ölçülerini vermek ve parasnı ödemek!

İki haftada hazır

Beyoğlu’nda duyduklarımdan sonra araştırmaya koyuldum. Evet; oteller, şirketler ve hatta sinema bekleme odaları için dekor amaçlı kitaplık yapan firmalar var. Ama kimi özel firmalar ve yayınevleri kişisel kütüphane oluşturma hizmeti de veriyor. Müşterilerinin göz zevkine, nasıl bir kimlik kazanmak istediğine ve kitaplığının ebatlarına göre bir fiyat çıkarıyor. Sadece iki haftada teslim ediyor. Tabii bu hizmet hiç de ucuz değil.

9000’e de var 30.000’e de

Görenlerin bakmaya doyamadığı ve “birikiminize” imrendiği bir kütüphaneniz olsun istiyorsanız, ortalama 9 bin lirayı gözden çıkarmanız gerek. Ben de bu yüzden bir parça bilgi edindikten sonra İstanbul’un lüks semtlerinden birindeki bir “yayınevine” gidip konu hakkında gazeteci kimliğimle bilgi almak istedim ama hiç oralı olmadılar. Ben de daha sonra telefonla arayıp müşteri gibi konuştum. Yıllardır hayalini kurduğum kütüphaneyi anlattım, telefondaki hanım not aldı; “Bu kitaplığın yeni evime çok yakışacağını düşünüyorum. İletişim bilimlerinin öncü isimlerinin kitapları, ayrıca küçük bir de özel koleksiyon istiyorum. Deri kaplama olmalı ama. Raflarım 20’ye 30 santim ölçülerinde, tamamı dolsun” dedim. Birkaç arama yaptı, koleksiyon konusunda kesin bir yanıt vermese de yaklaşık 8000-8500 liraya mâl olacağını söyledi. Kurulduğu zamandan beri bu hizmeti veriyormuş yayınevi, yurtdışında da bu hizmet yaygınmış. İçeriğe göre bu kütüphane hizmetinin bedeli 30.000 lirayı buluyormuş!

Kapak rengine göre dizgi

Kütüphane servisi veren öyle firmalar var ki kitaplığınızın raf ölçülerini, evinizin duvar rengini ve sahip olmayı hayal ettiğiniz kitapların içeriğini söylüyorsunuz, onlar da size bir kitap listesi hazırlıyor. “Bu kitaplar tam bana göre” dediğiniz andan sadece 48 saat sonra kapınızın önüne koca bir kamyon geliyor. Nasıl servis elemanları beyaz eşya kuruyorsa onlar da kütüphane kuruyor! İşlerinde ehiller… Siz nasıl istiyorsanız ona göre bir kütüphane oluyor: Alfabetik ama dağınık, kitap kapaklarının renk tonlarına göre ama derli toplu…

Fizik profesörüne edebiyat kütüphanesi

Kütüphane hizmeti veren firmalardan biri de Hayat Bilgisi. Firmanın kurucularından yazar, yayıncı Cem Akaş, “Biz iki şey yapıyoruz temel olarak: Oluşturulması istenen kütüphanede hangi kitapların olacağını saptamak ve ardından bu kitapları temin etmek. Aslında müşterimiz için iyi bir başlangıç oluyor. Aradığı kitapları bulamadığı için ya da zamanı olmadığı için destek alanlar da var, kitaba dekoratif bir unsur olarak yaklaşanlar da” diyor. Gerekirse müzayedelere katılarak özel koleksiyon oluşturan Hayat Bilgisi’nin bugüne kadar oluşturduğu kütüphaneler arasında bir çelik mutfak eşya üreticisi için 600 kitaplık sinema tarihi kütüphanesi, bir finans kurumu için 200 kitaplık bir para tarihi kütüphanesi, bir tekstil şirketi yöneticisi için 200 kitaplık bir mutfak kütüphanesi ve bir fizik profesörü için 1000 kitaplık çağdaş Avrupa ve Amerikan edebiyatı kütüphanesi var. Hizmet verdikleri tanınmış isimleri elbette paylaşmıyorlar…

‘Kütüphane sahibini anlatır’

Aslında kitaplıklara dizilen, sadece okunan kitaplar değil, anılar ve yıllardır. Kişisel kütüphanelere bu yüzden hazine gözüyle bakılır. Yıllar geçtikçe imzalı, özel basım veya ilk basım kitaplar derken gerçekten de maddi, manevi değer kazanırlar. Bir eve misafir gittiğinizde göz ucuyla ev sahibinin kütüphanesini yoklamamız boşuna değil. Umberto Eco, “İlgi alanlarınızı sürekli olarak değiştiriyorsanız, kitaplığınız size kendiniz hakkında sürekli olarak farklı bir şey söyleyecektir. Bu da kütüphane sahibini anlamanıza yardımcı olur” der. Ama Eco’nun bu dediği her kütüphane için geçerli olmuyor ne yazık ki…

Kitap okumak 235’inci ihtiyaç

TÜİK’in geçen yılki verilerine göre bir kişinin kitap için yılda sadece 6.5 lira harcadığı Türkiye’de yılda 6 saat, yani günde ortalama 1 dakika kitap okumaya vakit harcanıyor. Dünyada en fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranla İngiltere ve Fransa yer alırken, bu ülkeleri sırasıyla Japonya yüzde 14, ABD yüzde 12 ve İspanya yüzde 9 ile takip ediyor. Ne yazık ki Türkiye, yüzde 0.1 okuma oranı ile listenin son sıralarında yer buluyor. TÜİK’in bir diğer ilginç verisi de ülkemizin kitapların ihtiyaç listesinde 235. sırada olması. Ama kitapları dekor ve kendisine kimlik kazandırmak için kullananlar bu verileri değiştirebilir.

Ece Ulusum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment