Egoist okur

Kürtçe edebiyatın SARI kitapları

Ayrıntı Yayınları, Sarı Kitaplar adlı yeni bir diziye başladı. Kürt yazarların dünyanın çeşitli dillerinde yazdıkları eserleri hem Kürtçe hem Türkçe olarak ayrı ayrı yayınlıyorlar. Dizinin, “Bir coğrafyanın ruhunu, insanını en iyi sanatı ve edebiyatı anlatır” diyen editörü Yavuz Ekinci’ye Sarı Kitaplar’ın hangi ihtiyaçtan doğduğunu soruyorum. ” Okur bu kitaplarda yüzyıllardır devam eden bir meselenin edebiyat alanındaki değişik izdüşümlerini görecek, bu sebeple hepsi çoktan çevrilmesi gereken kitaplardı” diye cevaplıyor. İşte anlattıkları…

Gülenay Börekçi

ayrinti yayinlari sari kitaplar yavuz ekinci egoistokur

Yavuz Ekinci Ayrıntı Yayınları’nın Sarı Kitaplar’ını anlatıyor

Kürt edebiyatını ne derece tanıyoruz? Bu ülkede yok sayılmış, yok edilmeye çalışılmış bir dil Kürtçe ve bu durum edebiyatını da etkilemiş olmalı…

Kürt edebiyatını neredeyse hiç tanımıyoruz. Öte yandan Kürtçe bu ülkede yıllarca yok sayıldı, yasaklı kaldı ama edebiyatı kesintisiz devam etti. Bilhassa Güney Kürdistan’da, Rojava’da ve Kafkas Kürtleri arasında…

Peki nasıl bir edebiyat bu ve önemli metinleri hangileridir?

Kürtçe edebiyatın da klasikleri ve çok önemli modern metinleri var, o da diğer edebiyatlar gibi çeşitli aşamalardan geçti. Klasikleri soracak olursanız, Ehmedê Xanî, Feqiyê Teyran, Mela Ahmedê Cizîrî ve Cegerxwin gibi şairleri sayabilirim. Modern edebiyata gelince; aklıma önce Baxtiyar Eli’nin êvara Perwaneyê, Ferhad Pîrbal’ın Hotel Evropa, Jan Dost’un Martînê Bextewer, Şener Özmen’in Rojnivîska Spînoza, Mehmet Şarman’ın Kêmber, Eta Nahayî’nin Gulên Şoran, Helim Yusîv’ın Sobarto, Fırat Cewerî’nin Lehi gibi eserleri geliyor.

Sarı Kitaplar dizisini nasıl anlatırsın?

Kürt olup çeşitli sebeplerle dünyanın birçok yerine dağılmış, yaşadığı ülkenin dilinde başarılı eserler vermiş Kürt yazarların eserlerini Kürtçe ve Türkçe çevirileriyle yayınlıyoruz. Böyle bir şey bizde daha önce sanıyorum yapılmadı.

Yayınlayacağınız kitapları seçerken neleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Çıkış noktamız dilinden sürgün edilen Kürt yazarların eserlerini yayınlamak olsa da en önemli kriterimiz yayınlayacağımız kitabın bir iyi edebiyat ürünü olması. Açıkçası kitabın kalitesi ve başarısı bizim için her şeyin üstünde. Türkçe çevirmen bulmakta zorlanmıyoruz fakat Kürtçe çevirmen bulmakta epeyce zorlanıyoruz. Buradan duyurmuş olalım, bizimle çalışmak isteyen arkadaşların katkısını bekliyoruz.

İlk olarak Rojavalı Selîm Berekat’ı yayınladınız… Yapıtlarını hangi dilde yazıyor ve nelerden bahsediyor

Selîm Berekat Arapça yazıyor. O da birçok yazar ve aydın gibi sürgün görmüş biri. Mahmud Derviş’le çok yakın arkadaşlar, Beyrut’a birlikte gazete çıkarmışlar. Şiirleri, romanları, öyküleriyle çok verimli bir yazar olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca ressam. Romanlarında Rojava’daki insanların ruh hallerini, parçalanmışlığını, devletsiz olmalarını işliyor. Kürt edebiyatı için çok önemli bir yer olan Rojava’daki Kürtlerin çoğu buradan kaçıp oraya yerleşmiş. Bir de çok önemli bir yazar olan Sherko Fatah’ın Im Grenzland (Sınırlar Ülkesinde) adlı Almanca’dan çevrildi ve yeni yayınlandı.

Önümüzdeki dönemde yayınlanacaklar

“Fransızca, Almanca, Ermenice, İngilizce, Farsça, Rusça, Yunanca ve daha başka birçok dilden çeviriler yapmayı hedefliyoruz. Mallarmé Şiir Ödülü dahil çok sayıda ödül kazanmış olan Şeyhmus Dağtekin’in ‘A la Source, la Nuit’ adlı romanı halihazırda Fransızcadan Kürtçeye çevriliyor. Cemil Turan’ın Yunanca yazdığı ‘Kurdun Gözü’ romanın çevirisi yeni bitti, şimdi Kürtçe çevriyi bekliyoruz.”

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment