Egoist okur

Burak Turna: “Bir dedektif gibi suçun peşine düştüm”

“Metal Fırtına”nın yazarlarından Burak Turna, “Osmanlı’nın Gizlenen İşgali 1909” adlı kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyanın büyük ülkelerinin askerleri ve donanmaları tarafından, terör örgütleriyle ortaklık içinde işgal edildiğini ve bu işgalin askeri şifreler yoluyla tarihten tamamen gizlendiğini anlatıyor. Bunu yaparken de belgelerden; dönemin gazete kupürlerinden, makalalelerinden yararlanıyor.

Bir süredir duruyordu aşağıda okuyacağınız sorular ve cevaplar ama bir şekilde yayınlayamadım. Konunun anlayanı olmayışıma verin. Ama o dönemde neler olup bittiğini merak ediyor muyum, evet. Üzerinde düşünmeye değer. Arkadaşım Burak’ın Twitter hesabından son zamanlarda sürekli yaptığı uyarılar ve hatırlatmalar da öyle.

Gülenay Börekçi

1909 burak turna egoistokur

Birkaç soru

♠ Osmanlı’nın 1909 yılındaki işgali, varlığını gizli sürdüren Roma İmparatorluğu’nun iradesiyle mi gerçekleşti?
♠ 1. Dünya Savaşı, Osmanlı’nın 1909’da gerçekleşen işgalini gizlemek için düzenlenen bir kurgu muydu?
♠ Çanakkale Savaşları aslında 1912 yılında İtalya’nın Çanakkale’deki Osmanlı siperlerini bombalamasıyla mı başladı?;
♠ 1909 işgalinde Amerikan askerlerinin Gatling silahı kullanarak Osmanlı askerlerini imhası nasıl askeri şifreyle Amerika’ya bildirildi?
♠ 1909 İşgali’nin tamamlanmayan kısmı için aynı güçler tekrar harekete geçti mi?

Osmanlı’nın gizlenen işgali

“Nedir bu 1909 meselesi?”

Özetlemek gerekirse, 1909 yılında bugün kimsenin bilmediği dev bir Osmanlı’yı işgal harekatı başlamış, İstanbul dünyanın büyük güçleri tarafından ele geçirilmiş. Bu büyük olayı saklamak için de tarih tamamen çarpıtılmış ve uydurulmuş.

Kitabında sen hiçbir şey söylemiyor, sözü dönemin gazete kupürlerine, belgelere bırakıyorsun, bunlardan bahseder misin?

Yanlış anlaşılmasın; ben dönemin gazete kupürlerinden bir tarih oluşturmuyorum. Dönemin gazete kupürlerinde yer alan ipuçlarından yola çıkarak, bir detektif gibi gizlenen bir suçu ortaya çıkarıyorum. Bu haberlerin içinde meta-data dediğimiz yalan yazılamayacak bölümler var, onları kullanıyorum. Mesela bir devlet adımının başka bir ülkenin başkanıyla görüşmei haberine yazılan yorumları değil, doğrudan o görüşmenin haberini kullanıyorum.

Guiseppe Garibaldi’nin bir konuşmasını gösteren gazete kupürü var kitabın ilk sayfalarında. Kimlere sesleniyordu ve ne diyordu tam olarak?

Balkan halklarını ayaklanmaya çağıran bir mektuptu o. İçeriği çok geniş ve detaylı, kitapta bu konu inceleniyor. O sesleniş sadece bir başlangıçtı. Balkanlarda çok uzun süren ciddi bir terörizm dalgası üretildi. Büyük güçler bu dalgayı lehlerine kullanarak işgali gerçekleştirdi.

Konu Osmanlı olduğunda başta İtalya olmak üzere G8’in nasıl birlik olduğu hikayesi de anlatılıyor…

1909 işgaline Roosevelt’in, emrindeki askeri birlikle katıldığına dair çok önemli deliller var. Bu arada Roma vatandaşlığı kavramının hâlâ devam ettiği bilgisini ortaya çıkaran kitabım “1909” oldu. Bu bilginin varlığı bile başlı başına bir tarihsel devrim ama ne yazık ki durumu bu seviyede kavrayan kimse çıkmadı henüz. Büyük güçlerin birbiriyle ilişkisini anlamak için biraz oyun teorisi bilmek lazım. Kitabımdaki delilleri ve akıl yürütmeyi okuyan herkes bunu çözebilir. Bir hayli basitleştirdim meseleyi. Tabii çok uzun bir zaman aldı bunu yapmak.

“Gerçeği bulanıklaştırmak adına iki ayrı Türk kavramının ortaya çıkarıldığı” gibisinden bir bilgi var, bu ne demek?

Osmanlı halkının tamamına Batıda Türk denilirdi. Yani Batılı için Yahudi olsun Hristiyan olsun, Sırp olsun, Arnavut olsun herkesin ortak adı Türk’tü. Sonra Balkan Hristiyanlarına Avrupa Türkü, Anadolulu Müslüman Türklere de Anadolu Türkü demeye başladılar. Osmanlı’yı yıkıp yerine geçen de Avrupa Türkü dedikleri Balkan Hristiyanları oldu. Basit anlattığıma bakmayın, bunlar hep gizlenmiş bilgiler.

Bu kitapta bir taraf olarak bulunmadığını belirtiyorsun…

Doğrunun tarafındayım. Yani bir düşmanlık gütmüyorum ya da gizli bir gündemim yok. Tek istediğim gerçek ortaya çıksın, gerisi beni çok ilgilendirmiyor.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
One Response to “Burak Turna: “Bir dedektif gibi suçun peşine düştüm””
  1. Alperen Monarşist says:

    1909’dan zerre kadar bir şey anlamamış. anlattıkları tamamen
    efsaneden ibaret. Hiç bir yazdığı ve söylediğinin gerçekle alakası yok.
    tamamen kurgu romanlardan ibaret. kendisi bizzar şöhret peşine
    düşmüş bir yazar. Roman olarak okursanız kelime haznenizin
    gelişmesine yol açmaktan başka bir işe yaramaz.
    1909 HAKİKAT şeklinde piyasaya giriş yapanların bir amacı
    yoktur. Madem gerçekleri insanlara anlatmayı seçmiş.
    Neden parayla satıyor. Gerçekler parayla satılmaz.

Leave A Comment