Egoist okur

“Buraya küçük mutlu güneşler koysak hepimiz için…”

Uzun uzun anlatmayacağım, sevgili Müren Beykan’ı zaten iyi tanıyorsunuz, kendisi Günışığı Kitaplığı Yayın Yönetmeni, ayrıca bir süredir Habertürk Kitap Eki’nin yazarlarından. “Çocuklar yazın ne okusun?” sorusunu  ona sormayacaktım da ne yapacaktım. Müren Hanım’dan Günışığı Kitaplığı’nın yayınladıkları arasından bir seçme yapmasını istemiştim aslında ama o bununla yetinmedi ve çok güzel bir liste hazırladı. Hatta “Pıtırcık” serisi gibi eskilere bile daldı…

Gülenay Börekçi

Ejderha tehlikesi nasıl savuşturulur?

“Ejderhanı Nasıl Eğitirsin”in yazarı Cressida Cowell: “En büyük hayalim bir ejderhanın sırtında uçmaktı”

gunisigi kitapligi muren beykan egoistokur

Günışığı Kitaplığı ve Müren Beykan’dan çocuklara tavsiyeler

“Önyargılara, ayrımcılığa karşı duran, samimi bir duyarlılık taşıyan öyküler…”

“Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın…” Birhan Keskin’in dizeleri zihnimizde dönenip duruyor. “Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun…” Çoluk çocuk uzanıp dokunmak istiyoruz, hem de nasıl.

Ülkenin gündemi, çocuklarımızı güçlendirmek, donatmak gerekliliğini zorunlu kılıyor. “Herkes savaştan nefret ediyorsa, neden her yerde savaş var? Ne zaman bitecek? Kendini savununca da savaşmış olmuyor muyuz?” Çocukların bu sorularını geçiştiremeyiz. En iyisi, oturup mesela Fransız yazar Brigitte Labbé’nin ünlü “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisindeki “Savaş ve Barış” adlı kitabı onlarla birlikte okumak, sonra da, “Barışın doğal bir durum olmadığını, onu her gün, her gün yeniden kurmak ve korumak gerektiğini” birlikte kavramaya çalışmak.

Müge İplikçi’nin sunduğu mucizelerden biri, “Kömür Karası Çocuk”. Babasına ulaşmak için çıktığı yolculukta Malili küçük Salif’in yolu, İstanbul’da bir sığınmacı evine düşüyor. Salif, ülkesinin müziğini bu yabancı kentte duymayı, arkadaşlar edinmeyi başardığında, yaşamın büyülü gücü onu sıcacık sarmalayacaktır. İngiliz yazar Laura S. Matthews da “Balık” adlı kitabında, bilinmeyen bir coğrafyada yardım gönüllüsü anne babasıyla yaşayan bir çocuğun öyküsünü yazmış. Savaşın yaklaşması üzerine, yaşadıkları “yabancı” köyden ayrılmak zorunda kalan aile, yollara düşüyor. Çamur birikintisindeki küçük bir balığı da yanına alıyor çocuk ve o küçücük balık için titreyen yüreği, savaş karşısında tüm canlıların çaresizliğini, perişanlığını duyumsatıyor, barışın kırılganlığını hatırlatıyor.

Önyargılara, ayrımcılığa karşı duran, samimi bir duyarlılık taşıyan öyküler, çocukların yüreğinde her tür savaşa karşı direnç filizlendirebiliyor. Kitaplar biz fark etmeden zihnimizi sağaltır, düşüncelerimizi berraklaştırır. Çocuklara yazılan eğlenceli kitaplar da buna dahil; onlar da hiç mi hiç küçümsenmemeli.

İki çocuk dizisini yaz ayları için hatırlatalım.

Türkçe’ye “Pıtırcık” adıyla çevrilen efsane dizi, zeki ve haşarı Nicholas’nın maceralarını anlatır. (çev. Vivet Kanetti, Can Çocuk.) Asteriks’in yaratıcısı Fransız Goscinny’nin yazdığı, ünlü Fransız çizer Sempé’nin desenleriyle ölümsüzleşen bu dizinin hangi kitabını bulursanız, herkese harika armağan olur. “Pıtırcık Tatilde” ve “Pıtırcık Futbolcu”

Bir önerim de “Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık” dizisi. İngiliz yazar ve illüstratör Cressida Cowell’ın yarattığı bir Viking şaheseri. Akıl yürüterek güç durumlardan kurtulmayı başaran, zayıf bedenli, şef oğlu Hıçkıdık’ın maceraları biliyorsunuz sinemaya da aktarıldı. Okumaya, “Nasıl Korsan Olursun” ya da “Ejderha Laneti Nasıl Bozulur” adlı kitaplarla başlanabilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment