Egoist okur

İzzet Yasar: Şehit Çocuklar Cumhuriyeti

Eksikliğini en çok hissettiğim kişi şair, hikayeci İzzet Yasar. Çünkü bu sıralar onu tweetlerini okuyamıyorum. Nedenini açıkladı aslında ama yine de merak eden, “Neler oluyor?” diye soran çok. İzzet Bey, bu sabah aldığım e-mailinde, sosyal medyadan ayrılma kararının sebeplerini anlatıyor. Ama tabii yazısı bundan ibaret değil; içinde birkaç çok önemli mesaj var, o yüzden -iznini […]

Read More

“Tanburu elinde, ölüme yürüyen Cemil Bey’in hayali…”

“Dikkat! Bu yazı kâğıt üzerinden işitilmeyecek kadar çok ses içerir. Tek başına okunmaz. Bilgisayarınıza yakın bir yere oturunuz. Arama motorunuz açık olsun. Ne de olsa her şarkıyı tavında dinlemek gerek!” Ölümünün 100. yılında Tanburi Cemil Bey hakkındaki bu yazı, Tuba Dere’nin imzasını taşıyor. Üretilen her müzik türünün, ondan zevk alacak insan tipini de oluşturduğunu söyleyen […]

Read More

Alp Buğdaycı: SESLER YALAN SÖYLEMEZ

Vedalaşmayı beceremeyenlerdenim. Bugün kaybettiğim çok sevgili arkadaşım Alp Buğdaycı’yı ben bu yazısıyla hatırlayalım istiyorum. “Sesin Ruhu” ve “Sesin Aklı” iki belgesel çekmişti Alp. Hele son zamanlarda evinde profesyonel bir stüdyo kurmuştu ve sesle yatıp sesle kalkıyordu. Ses dedikleri şey de ona göre teknikten, montajdan ibaret değildi; kendine ait bir ruhu, aklı ve felsefesi vardı… Lütfen […]

Read More

SON BAKIŞTA AŞK: “Her şey yalnızlıktan…”

Elis Şimşon’un yayın yönetmeni olduğum Picus için Teoman’ın şarkı sözlerinden yola çıkarak yazdığı yazı, harikulâdeydi. Elis daha sonra yazıyı gözden geçirdi ve Ot’ta yayınladı; Teoman da “İnsallık Halleri” kitabına aldı. Kitabın önümüzdeki günlerde çıkacağını öğrenince, Teoman’la bir röportaj yaptım, biliyorsunuz. Eh, bu durumda Elis’in yazısını yayınlamasam olmazdı… Gülenay Börekçi Fotoğraflar: Ece Oğultürk Bu O’nun hikayesi; […]

Read More

İsmail Yaprak yazdı: Hani var kitap ama yok. Böyle bir vaka!

İsmail Yaprak’tan yeni yazı… Görünüşe göre neredeyse hemen her şeyin çevrildiği günümüz Türkiye’sinin bazı anlaşılmaz çeviri sorunları üzerine… “Bu yazının, ‘Neden bazı büyük klasikler hâlâ çevrilmiyor’ ve ‘Neden zaten çevrilmiş birçok önemli kitap yeniden basılmıyor’ gibi belli başlı sorularının özellikle yayınevi editörleri, eleştirmenler, okurlar tarafından okunması, tartışılması en büyük isteğim” diyor İsmail. Okuyalım, konuşalım, tartışalım… […]

Read More

Stephen King’in rotasından John Steinbeck’le çıkmak

“Acaba bir şeyleri sevmek, sadece bizzat o şeyin kendisinden kaynaklanan bir öz yüzünden mi? Tamamen bizden, doğadan, dünyadan kopuk bir ‘şey’ var mı gerçekten? Bir kitabı, bir kadını, bir yeri; sırf onlar gerçekten güzel oldukları için mi seviyoruz?” diyen İsmail Yaprak, şahsi öyküsünden yola çıkarak yazdığı bu yazıda, hayatta sadece Stephen King romanları okumuş bir […]

Read More

Aşk, tabiat ve dünya algısı bağlamında FAKİR KENE

“Birhan Keskin‘in iyi bir ‘parrhesia’ örneği olan ‘Fakir Kene’si memleketin kirli ve dağınık atmosferine dair toplumsal bir manifesto gibi şiirin dokularına dağılır. Bu anlamda geminin su aldığı yerden konuşmayı huy edinir. Aydınlanmanın mümkün olmadığı bir vakte çakılı kalışımızı işaret eder. Çukurda oluşumuzun hikâyesini okutur bize: hiçbir zaman iyileşmeyeceğiz.” Veysi Erdoğan’ın yazısı, şair Birhan Keskin’in Metis’ten […]

Read More

Orson Welles’den katledilen Siyulara: ROSEBUD

Derya Yanık, Twitter’dan arkadaşım. Hukukçu. Ve tanımadan sevdiğim, varlığıyla bana kendimi iyi ve güvende hissettiren bir kadın. Derya’nın kitaplara ve kelimelere olan aşkını blogundan takip ediyordum. Ama her sahnesine ayrı hayran olarak saplantılı bir sıklıkla seyrettiğim filmlerden birinin, “Yurttaş Kane”in esrarengiz finalinden yola çıkarak kaleme aldığı bu yazıyı okuyunca Egoist Okur’a almayı çok istedim. Kuşaktan […]

Read More

Hayao Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda bize neyi anlatıyor?

Alfa Yayınları’nın gri kapaklı sinema kitapları serisinde son yayınlananlardan biri Hayao Miyazaki’nin en güzel filmlerinden “Ruhların Kaçışı”nı konu ediyor. “Rüzgârlı Vadi”, “Gökteki Kale”, “Küçük Cadı Kiki” ve “Howl’un Yürüyen Şatosu” başta olmak üzere birçok önemli animasyona imza atan Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda, Japon mitolojisini hem kendi ülkesinin gençlerine hem de dünyanın diğer taraflarında yaşayanlara son derece […]

Read More

Etyen Mahçupyan’dan yeni yazı: OLAY NE?

“Son yaşananlar dikkate alındığında kaçınılmaz bir soru var karşımızda: Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı? Buna kişisel bir soru daha ekleyebiliriz: Niçin ben de bu seviyeyi kabul etmeyi ima eden bir yazı kaleme aldım?” Gazeteci-yazar Etyen Mahçupyan’ın […]

Read More

ETYEN MAHÇUPYAN: Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi?

Etyen Mahçupyan’ın Akşam’da yayınlanan son makalesi bu oldu. Gelin görün ki 31 Ocak 2016 tarihinde gazetenin internet sitesine eklenmesine rağmen, pek az kişi okuyabildi, çünkü nasıl olduysa, birkaç dakika içinde yayından kaldırıldı. Bu yazı şimdi, Mahçupyan’ın da izniyle, ilk kez Egoist Okur’da… Etyen Mahçupyan’ın Akşam’da yayınlanmayan son yazısı Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi? Bu, […]

Read More

Sinan Sülün’den kalbinizi kanatlandıracak bir iyilikler kitabı

Sinan Sülün’ün politik bir arkaplanda gelişen ilk romanı “Kırlangıç Dönümü” son zamanlarda en severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Sebebi de öncelikle Ali ile Verda’nın güzel aşk hikayesinin Sülün’ün kaleminde müthiş bir canlılık ve coşkuyla hayat bulmasıydı. Ama ben esas olarak Ali’yi sevdim galiba. Tuhaf ama büyüleyici biri Ali. Üniversitede böcekbilim okumuş, zaten anlıyor böceklerin dilinden, […]

Read More

Hepimiz Alper Kamu’yuz!

“Cumartesi, her zamanki yağmurlu cumartesilerden biriydi. Geç bir kahvaltının ardından babam bulmaca üzerine bulmaca çözmeye, annem de çamaşıra girişmişti. Bütün orta sınıf çalışanları gibi iş günlerini hafta sonunu bekleyerek, hafta sonunu da iş günlerini özleyerek geçiriyorlardı. Ömürlerinin son dakikasının nasıl geldiğini anlayamayacaklardı bile. Sistemin zaferi.” Beş yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkabilecek cümleler mi bunlar! Evet, […]

Read More

PARFÜMÜN DANSI: Tom Robbins’ten arzunun felsefesi

Ünlü romanı “Parfümün Dansı”nda Tom Robbins, hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel  bir yolculuğa çağırıyor okuru. Ölümsüzlüğün peşinde Batı’dan Doğu’ya, oradan Amerika’ya uzanan ve yüzyıllar süren bir yolculuğa… Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan; yani Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, […]

Read More

Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi…

“Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi. 3 buçuk yaşında kızı olan gencecik bir kadının hayatını sonlandıran adamın ‘tutku derecesinde aşırı sevgiden’ öldürdüğüne kanaat etti.” “Bu ülke gencecik kadınları toprağa koymaya doymadı, doyamıyor. Hepimiz ölsek, öyle hemencecik de değil, ölmeden önce şöyle 15-20 kez bıçaklansak, sürüklensek, tecavüze uğrasak anca rahata erecek bütün memleket sanki. […]

Read More