Egoist okur

Stephen King’in rotasından John Steinbeck’le çıkmak

“Acaba bir şeyleri sevmek, sadece bizzat o şeyin kendisinden kaynaklanan bir öz yüzünden mi? Tamamen bizden, doğadan, dünyadan kopuk bir ‘şey’ var mı gerçekten? Bir kitabı, bir kadını, bir yeri; sırf onlar gerçekten güzel oldukları için mi seviyoruz?” diyen İsmail Yaprak, şahsi öyküsünden yola çıkarak yazdığı bu yazıda, hayatta sadece Stephen King romanları okumuş bir […]

Read More

Aşk, tabiat ve dünya algısı bağlamında FAKİR KENE

“Birhan Keskin‘in iyi bir ‘parrhesia’ örneği olan ‘Fakir Kene’si memleketin kirli ve dağınık atmosferine dair toplumsal bir manifesto gibi şiirin dokularına dağılır. Bu anlamda geminin su aldığı yerden konuşmayı huy edinir. Aydınlanmanın mümkün olmadığı bir vakte çakılı kalışımızı işaret eder. Çukurda oluşumuzun hikâyesini okutur bize: hiçbir zaman iyileşmeyeceğiz.” Veysi Erdoğan’ın yazısı, şair Birhan Keskin’in Metis’ten […]

Read More

Orson Welles’den katledilen Siyulara: ROSEBUD

Derya Yanık, Twitter’dan arkadaşım. Hukukçu. Ve tanımadan sevdiğim, varlığıyla bana kendimi iyi ve güvende hissettiren bir kadın. Derya’nın kitaplara ve kelimelere olan aşkını blogundan takip ediyordum. Ama her sahnesine ayrı hayran olarak saplantılı bir sıklıkla seyrettiğim filmlerden birinin, “Yurttaş Kane”in esrarengiz finalinden yola çıkarak kaleme aldığı bu yazıyı okuyunca Egoist Okur’a almayı çok istedim. Kuşaktan […]

Read More

Hayao Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda bize neyi anlatıyor?

Alfa Yayınları’nın gri kapaklı sinema kitapları serisinde son yayınlananlardan biri Hayao Miyazaki’nin en güzel filmlerinden “Ruhların Kaçışı”nı konu ediyor. “Rüzgârlı Vadi”, “Gökteki Kale”, “Küçük Cadı Kiki” ve “Howl’un Yürüyen Şatosu” başta olmak üzere birçok önemli animasyona imza atan Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda, Japon mitolojisini hem kendi ülkesinin gençlerine hem de dünyanın diğer taraflarında yaşayanlara son derece […]

Read More

Etyen Mahçupyan’dan yeni yazı: OLAY NE?

“Son yaşananlar dikkate alındığında kaçınılmaz bir soru var karşımızda: Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı? Buna kişisel bir soru daha ekleyebiliriz: Niçin ben de bu seviyeyi kabul etmeyi ima eden bir yazı kaleme aldım?” Gazeteci-yazar Etyen Mahçupyan’ın […]

Read More

ETYEN MAHÇUPYAN: Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi?

Etyen Mahçupyan’ın Akşam’da yayınlanan son makalesi bu oldu. Gelin görün ki 31 Ocak 2016 tarihinde gazetenin internet sitesine eklenmesine rağmen, pek az kişi okuyabildi, çünkü nasıl olduysa, birkaç dakika içinde yayından kaldırıldı. Bu yazı şimdi, Mahçupyan’ın da izniyle, ilk kez Egoist Okur’da… Etyen Mahçupyan’ın Akşam’da yayınlanmayan son yazısı Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi? Bu, […]

Read More

Sinan Sülün’den kalbinizi kanatlandıracak bir iyilikler kitabı

Sinan Sülün’ün politik bir arkaplanda gelişen ilk romanı “Kırlangıç Dönümü” son zamanlarda en severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Sebebi de öncelikle Ali ile Verda’nın güzel aşk hikayesinin Sülün’ün kaleminde müthiş bir canlılık ve coşkuyla hayat bulmasıydı. Ama ben esas olarak Ali’yi sevdim galiba. Tuhaf ama büyüleyici biri Ali. Üniversitede böcekbilim okumuş, zaten anlıyor böceklerin dilinden, […]

Read More

Hepimiz Alper Kamu’yuz!

“Cumartesi, her zamanki yağmurlu cumartesilerden biriydi. Geç bir kahvaltının ardından babam bulmaca üzerine bulmaca çözmeye, annem de çamaşıra girişmişti. Bütün orta sınıf çalışanları gibi iş günlerini hafta sonunu bekleyerek, hafta sonunu da iş günlerini özleyerek geçiriyorlardı. Ömürlerinin son dakikasının nasıl geldiğini anlayamayacaklardı bile. Sistemin zaferi.” Beş yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkabilecek cümleler mi bunlar! Evet, […]

Read More

PARFÜMÜN DANSI: Tom Robbins’ten arzunun felsefesi

Ünlü romanı “Parfümün Dansı”nda Tom Robbins, hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel  bir yolculuğa çağırıyor okuru. Ölümsüzlüğün peşinde Batı’dan Doğu’ya, oradan Amerika’ya uzanan ve yüzyıllar süren bir yolculuğa… Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan; yani Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, […]

Read More

Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi…

“Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi. 3 buçuk yaşında kızı olan gencecik bir kadının hayatını sonlandıran adamın ‘tutku derecesinde aşırı sevgiden’ öldürdüğüne kanaat etti.” “Bu ülke gencecik kadınları toprağa koymaya doymadı, doyamıyor. Hepimiz ölsek, öyle hemencecik de değil, ölmeden önce şöyle 15-20 kez bıçaklansak, sürüklensek, tecavüze uğrasak anca rahata erecek bütün memleket sanki. […]

Read More

FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…”

Arkadaşım Sibel Ateş Yengin gönderdi bu röportajı. Füruzan’la konuştukları arasında yazar adaylarını ilgilendirebilecek şeyler varmış. O da Egoist Okur’un Yazma Dersleri bölümüne gayet uygun olur diye göndermiş. Sizinle paylaşmak istedim. Füruzan ne söylese, ne yazsa okunur çünkü… Gülenay Börekçi Füruzan: “Aşksız hayat boşa yaşanmıştır” Yazarlığa adım atmanızı sağlayan dürtü ne olmuştu? Okumayı sürgit çok sevdim. […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

Ece Dorsay yazdı: HAVUZDA

“Elinde kılıcı atının üzerinde ilerleyen Don Kişot gibiyim” demişti yıllar önce. Kimseye benzemeyen müziği, karakteri ve seçimleriyle bence hâlâ öyle. Eh, neticede “Şablonlara uymamak, zor yoldan gitmek ve kendi gibi olmayı seçmek de politik bir duruş” demişti yine o yıllar önceki röportajda. Bana sorarsanız Ece, güzel insan, akıllı kadın, iyi müzisyen. Ve güvenilir bir arkadaş… […]

Read More

“Kırılan bütün kalplerin hesabını soracağız!”

“Dün akşam saatlerinde Emrah Serbes’in twitter hesabında paylaştığı bir fotoğraf ve girdiği gönderi kısa sürede sosyal medyada olay yarattı. Behzat Ç’nin yaratıcısı olarak bilinen yazar, twitter hesabından, ‘Yazarlığı bıraktım. Her gün çocukların öldürüldüğü bu ülkede ne yazabilirim. İki sene sadece boksla ilgileneceğim’ yazarak, bu haberi okurlarıyla paylaştı. Paylaşılan bu tweet bir saat içinde TT listesinde […]

Read More

VERTIGO… Anımsayan benlik = Masalcı benlik

“Anımsayan benlik bir masalcıdır. Anılarımıza karşılık gelen tepkilerle ve aniden başlar. Bu yüzden sadece hikâye anlatıyor olmak için hikâye anlatmayız. Anılarımız bize hikâye anlattırır. Deneyimlerimizden arta kalan tek şey aslında hikâyelerdir. Ve hikâyenin en kritik noktası da nasıl bittiğidir. Sonlar çok ama çok önemlidir. Ve aşağıda okuyacağınız örnekte son, tüm hikâyeye hâkim olmaktadır.” Biricik “Vertigo’savarımız” […]

Read More