Egoist okur

AYLİN BALBOA + Belki Bir Gün Uçarız: Bu kadın arıza!

“Bu kadın bizden biri, dilinin enerjisi kalbinden geliyor. İçten, dobra dobra, kavgaya girer gibi giriyor bu kadın meseleye, kalemiyle adamın karnını deşip, çiçekli kenar süsleri yaparak kendini affettirecek kadar sevimli bir tip üstelik. Çok arabesk bir cümle kuracağım ama “hayatın tokadını yemiş” kimseler edebiyata ağız burun kırmak için dalıyor gibi geliyor bana. Balboa’nın kalemi ölümü […]

Read More

Yok sana hikaye mikaye!

“Sen iblis nedir bilir misin abicim? Hiç gördün mü? Ben gördüm. Kimileri hayatta bir kez ölündüğünü sanarak yaşlanır, ben onlardan değilim. Cehennemi de gördüm, iblisi de. Öldüm de dirildim de. Bir tek cenneti merak ediyorum. Ulan bu hayatta ucundan koklatmayan, ölünce cennetinin kapısını açar mı ki bana, bak onu hiç bilemiyorum. Sen cenneti gördün mü […]

Read More

Doğan Şahin yazdı: Samimiyetçilik oyununa dönen samimiyet buhranımız

Emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş, Napoleon piyesleri yazmaya çalışırken, komşusu oyuncu Saffet ondan Vodvil türünde oyunlar yazmasını istiyor. Tiyatro patronu Servet ise Antik Yunan dönemi oyunları sipariş ediyor. Öte yandan dertlerini içerek unutmayı deneyen Coşkun Bey’in evinde başka oyunlar sahneleniyor: Bunamış kayınvalidesi Saadet Nine onu ziyarete geleceğini hayal ettiği Cemil Paşa’yı bekliyor… Oğlu Ümit, derslerden […]

Read More

Sırlar, çekememezlikler, kavgalar ve faşizmin gölgesi

Hasan İzzettin Dinamo‘yu, Millî Mücadele’yi anlattığı on beş ciltlik “Kutsal İsyan” ve “Kutsal Barış” adlı kitaplarından tanırız; fakat bu şair ve romancının, o dönemde alanlarının zirvesinde olan, bugünse klasiklerimiz arasına giren; Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Sait Faik, Âsaf Hâlet, Orhan Veli gibi şair ve yazarlarla zenginleşmiş “İkinci Dünya Savaşı’ndan Edebiyat Anıları” kitabını bilmeyiz. […]

Read More

Yamuk bakmak, tersten görmek, aynayla okumak

Leonardo da Vinci‘nin “Müjde” adlı bir tablosu var. Melek Cebrail’in İsa’nın mucizevi varoluşunu Hz. Meryem’e bildirmesini anlatıyor. Daha doğrusu Hz. Meryem’in (Hz. İsa’ya) hamile olduğunu öğrenme anını. Da Vinci’nin ayna kullanarak yazılarında ve tablolarında şifreli mesajlar ilettiği bilgisinden yola çıkan birileri bu tabloyu ayna tutarak incelemiş. Onlara göre, sol tarafa bir aynayı dik tutarak baktığınızda, tam ortada ürkütücü, insana […]

Read More

Can Gürses’ten cennet ve cehennem öyküleri…

Can Gürses genç kuşağın en iyi yazarlarından biri. Bir+Bir dergisindeki Edebiyat Gardrobu yazıları, Kitap-lık’daki şahane röportajları derken “En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın” adlı ilk romanıyla gelmişti. Kitabı tanıtırken, “Yakında onun adını çok sık duyacaksınız…” demiştim; haklı çıktım… Can’la son konuştuğumuzda harika bir fikirden bahsetti. Heybesinde adı “Cennet de Cehennem de Bu Ellerde” olan bir öykü […]

Read More

Bir tatil macerası: Zevkli rezilliğe dönüş!

Şifâhen Masallar’ın kurucusu masal âşığı yazar Beyza Akyüz‘ü biliyorsunuz. Ayda bir kez İstanbul’un başka bir semtinde masal geceleri düzenliyor. Dileyen herkes bu gecelere katılarak daha önce hiç görmediği, tanımadığı insanlara anılarını, deneyimlerini, hikayelerini; bildiği veya yarattığı masalları anlatıyor. Aralarda da yanlarında getirdikleri yiyecekleri, içecekleri paylaşıyorlar. (Şifâhen Masallar’ın Facebook sayfasını ziyaret ederseniz ayrıntıları öğrenebilirsiniz. Umarım kışın da devam eder) Beyza komik yazılar da […]

Read More

Tanpınar ve Pamuk’ta Türk modernizmi eleştirisi

“Orhan Pamuk da, Doğu-Batı sorunuyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardandır. Hemen hemen tüm romanlarında ‘Doğu-Batı sorunu’ temasına rastlanan Pamuk; Öteki Renkler adlı kitabında, bu bağlamda en yakın hissettiği yazarın Ahmet Hamdi Tanpınar olduğunu söyler. Tanpınar da hep  Türk toplumunun karşılaştığı uygarlık sorununun yarattığı bölünme üzerine kafa yormuş […]

Read More

En taze rakıların en ıssız kuytularından tefrikalar

Selim İleri‘ye kulak verelim önce: “Yakacık Mektupları küçük bir başyapıttır. Her türlü abartıdan uzak, içe işleyici, ‘hasta insan’ın ruh dünyasını yansıtmak açısından Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kadar derin… İşte sönüp gitmiş Yakacık Mektupları… Mahmut Yesari’nin dergilerde, gazetelerde kalmış sayısız güzel yazısı var. Kim okuyacak, kim okur kaygısıyla günümüz yayıncılarının hiç yüz vermeyeceği yazılar. Fakat yazık ediliyor. Benden söylemesi, […]

Read More

“İlk yaradır en sağlamı, kalbe paslı çiviyle çakılanı…”

“Yirmi beşinde, otuz beşinde, kırk beşinde ve elli beşinde, hep bu merdivenlerdeki haline benzeyeceksin. İlk yaradır çünkü en sağlamı, kalbe paslı çiviyle çakılanı. İlk yarandır seni büyüten. İnsan nasıl benzerse ellerinde büyüdüğü annesine, sen de yarana benzeyecek; ne zaman kalbin kırılsa, bu merdivenlere geri döneceksin.” Unutma Beni Apartmanı, Rüyalar Anlatılmaz ve Saklı Bahçeler Haritası adlı romanların yazarı Nermin […]

Read More

Bu kitabı okumamamış olmak cinayet: “Ağlama Duvarı”

Nâzım Hikmet, gazeteci yazar Reşad Enis’in “Afrodit Buhurdanında Bir Kadın” romanı için “Türk edebiyatının temel taşı” demiş. Halide Edib, “Toprak Kokusu” için “Steinbeck’in Gazap Üzümleri’nden daha güçlü bir eser”; “Despot” (1957) romanı için de “Dünya çapındadır” yorumuyla övgülerini dilegetirmiş. Attila İlhan, iki uzun hikaye yazabilmiş bir züppeye “büyük romancı” derken Reşad Enis okumamış olmanın adeta […]

Read More

Dünyayı istiyorsan… Okuyan bir kızla çık!

“Okuyan bir kız bul. Bunu çantasında her zaman okuduğu bir kitabı olmasından anlayabilirsin. Kitapçıda, sevgiyle raflara bakan ve aradığı kitabı bulduğunda sessizce çığlık atandır o. Sahafta, eski bir kitabın sayfalarını koklayan fıstığı gördün mü? İşte o okurdur. Hele sayfalar sararmışsa kesinlikle dayanamazlar. (…) Ona bir kahve ısmarla. Murakami hakkında ne düşündüğünü söyle. Alice’i seviyor mu yoksa Alice […]

Read More

Ateşin etrafında toplanıp masallar anlatalım…

“Ateş” ne yazık ki gerçek değil ama sanki hep orada… Şifâhen Masallar’ın kurucusu masal âşığı yazar Beyza Akyüz. Ayda bir kez İstanbul’un başka bir semtinde masal geceleri düzenliyor. Geçen hafta Çengelköy Açıkhava Sineması’nı kapattılar mesela… Dileyen herkes bu gecelere katılarak daha önce hiç görmediği, tanımadığı insanlara anılarını, deneyimlerini, hikayelerini; bildiği veya yarattığı masalları anlatıyor. Tıpkı […]

Read More

Dünya Ağrısı: “İnsan bir uçurumdur!”

Solda bir fotoğrafını gördüğünüz sevgili arkadaşım Sibel Yılmaz bir süredir Egoist Okur’da duyarlı, incelikli kitap yazıları kaleme alıyor, biliyorsunuz. Tutkulu bir kitap okuru olan Sibel Seferihisar’daki ilk tanışmamızdan sonra ilgiyle takip ettiğim ve Egoist’e daha çok yazsın istediğim biri. Her seferinde merakla beklediğim e-maillerinden bu defa büyük yazar Ayfer Tunç‘un romanı Dünya Ağrısı‘na dair bir yazı çıktı. Okuyunca […]

Read More

Seçil Epik araştırıyor: Okuru aldatmak ne demektir?

Epik ne okuyor, biliyor musunuz? Bunun için Seçil Epik’in şahane bloguna göz atmanız gerekir. Hayatla ve kitaplarla maceralarını anlattığı blogunun adı da bu zaten: Epik Ne Okuyor? Kendini tanıttığı bölüme tek cümle yazmış: “Memleketi terk edip Nouvelle Zelanda adasına gidecektik.” E, gidelim, tutan mı var? Şahsen çağrıya uymayan için üzülürüm, Seçil gibi zeki, derin ve matrak biriyle her yere gidilir yani… […]

Read More