Egoist okur

Ece Dorsay: “Kalbim nefes aldı, mevsim değişti…”

“Fazla düşünmenin insanı yaşça öldürdüğü gerçeğine uyanabilmek ile ilk adım atılmış oluyordu, sevdanın her türlüsünün insan için oluğunu kabul ederek. Yürekteki sesler kafadakilerden daha baskındır diyenler içindi şiirler, şarkılar ve en önemlisi aşk… Devrimlere, evrimlere açık olanların sabrı, inancı, sevgisi kurtaracaktı dünyayı belki de…” En sevdiklerimden Ece Dorsay öyle bir yazı yazmış ki bu defa, hikaye […]

Read More

Hannah Arendt ve “insan hakları” sorusu

“14 yaşındaydım, İsrail’deki Holokost müzesi Yad Vashem’i ziyaret ediyorduk. Gördüklerime ve duyduklarıma inanamıyordum, henüz masumiyetini koruyan zihnimse bu olayın gerçekliğini kabullenemiyordu… Avrupa’nın tam ortasında yaşanan bu felakete tüm dünya neden sessiz kalmıştı? Kampların yerini tespit etmek, insanları oradan kurtarmak bu kadar mı imkansızdı? Safça şu soruyu sorduğumu hatırlıyorum İsrailli rehberimize, ‘Peki ya insan hakları?’ O […]

Read More

“Hepimiz kendi masallarımızın kurbanlarıyız…”

“Benim hep Rapunzel gibi bir kulem oldu. Kapısız, yüksek duvarlı. Ve mutluydum orada. Sonra bir gün, biri girdi içeri. Rapunzel masalını dinleyerek büyüdüğüm için ‘O’ sandım, beni kurtaracak sandım. Meğer zorla yükledim ona bu görevi, o hiç istemezken. Ama sanırım zamanla o da sevdi bu oyunu. Beraberce yıktık kulemi, her seferinde daha güçlü darbelerle. Kuledeki […]

Read More

Türk yayıncılığında SEKS ve diğer derin mevzular

Aman yarabbim! Cumhuriyet kurulduğundan beri İstanbul matbaalarında neler basılmış neler. Kâh tamamen bir kişisel gelişim başlığı olarak, kâh inceden bir edebî kisveyle süslenerek, kimi zaman da tamamen sağlık ve tıp yayınına dönüşerek… Bugün kitapçı raflarında görmeyi hayal bile edemeyeceğimiz nice kapaklar, başlıklar, konular geçmiş okurun önünden. Hepsi, hepsi burada… Başar Başarır bu kez yayın dünyamızın en […]

Read More

Milan Kundera + Tony Montana + Yalan + Gerçek

Brian de Palma’nın Scarface filminde Tony Montana “Ben yalan söylerken bile doğruyu söylerim” diyordu. Belki de asıl mesele doğruyu söylerken bile yalan söylemektir! Çünkü hem daha kârlı hem daha eğlenceli… Kim söylüyor bunu? Omelas’a Yamuk Bakamayanlar yazısıyla hatırlayacağınız İsmail Yaprak… Peki Milan Kundera‘yla ne ilgisi olabilir bütün bunların? Eh, İsmail’in yazısını okuduktan sonra kendiniz karar verin. […]

Read More

Fantastik başyapıtları: Kim korkar ejderhalardan?

Fantastik edebiyat olmasaydı eğer; mitler, masallar, efsaneler… Özgür, gerçekten özgür bir edebiyattan da söz edemezdik… Çünkü hayal kurmak ne kadar özgürleştiriyorsa benliğimizi, fantezi de o ölçüde özgürlüğün peşindedir. Hayal kurmak ne denli uzaklaştırıyorsa bizi gerçeklerden ve hayattan, işte fantezi de ancak o denli kaçış edebiyatı yapıyor demektir. Egoist Okur‘un kızkardeşi Bahçeyazı’da yayınlanmıştı bu yazı. Fantastik […]

Read More

PALA HAYRİYE: Bir kadının varlık arayışı

Genç bir kadın evden kaçıyor, kalın fitilli kadifesi kirden üzerine yapışmış, kaşı-bıyığı gür Pala Hayriye bu… Figen Şakacı, doksanlı yıllarda üniversiteye başlayan Hayriye’nin kırklı yaşlara kadar yaşadıklarını anlatıyor. Pala Hayriye, neşeli, meydan okuyan, direnen bir kadının hikâyesi… Ve Figen Şakacı, Bitirgen adını taşıyan ilk romanıyla başladığı büyüme hikâyesine Pala Hayriye’yle devam ediyor. “İstanbul’un göbeğinde bir […]

Read More

50 “gerçek” kahraman ve tuhaf alışkanlıkları

Bir kitap. İsmi çok güzel: Ressamlar, Yazarlar, Düşünürler, Hayalciler: 50 Ünlü Kahramanımız ve  Tuhaf Alışkanlıkları. Yazarının ismi enteresan: James Gulliver Hancock. Ayrıntılarsa, aşağıda…Gönderen arkadaşım Dilara Mavili’ye teşekkür ederim :) Gülenay Börekçi New York ve Sydney’de yaşayan illüstratör James Gulliver Hancock, Artists, Writers, Thinkers, Dreamers: Portraits of 50 Famous Folks & All Their Weird Stuff diye bir kitap yazmış ve Leonardo […]

Read More

GOLEM VE CİN: Aynı yarayla bağlananların hikâyesi

Helene Wecker‘in romanı Golem ve Cin‘i arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu yazdı. Hem de nasıl bir hararetle… Golem Yahudi kültüründen alınma kilden yapılma bir varlıktı, Cin ise Arap kültüründen gelen ve ateşten oluşmuş bir mahluk… Biri kadındı, öteki erkek… Kaderleri 1899 New York’unda Küçük Suriye Mahallesi’nde kesişiyordu. Sonrası soluk kesen, sarsıcı bir fantastik maceraydı; içinde tarih, […]

Read More

Ursula K. Le Guin + Omelas’ı Bırakıp Gidenler

Ursula K. Le Guin’in Omelas’ı Bırakıp Gidenler öyküsünde bir kasaba var. Kasabalının mutluluğu ve refahı, kurban olarak seçilen küçük bir kızın sonsuza dek zindanda tutulmasına bağlı. Anlaşma açık: Kız eğer özgürlüğüne kavuşursa, kasaba halkı mutluluğundan olacak… Le Guin bize bu durumu güzel güzel anlattıktan sonra, Omelas’ı bırakıp gidenlerle bitiriyor öyküsünü. Yani kızı kurtaramayan ama onun acı […]

Read More

ECE’NİN TARİFİ: Hayalleri kısık ateşte pişirme sanatı

“Sorularla beynini yemekten vazgeçmişti. Hayatın pırıltılı taraflarına tutunuyordu, karanlığın sinsice kol gezdiği şehirde… Kırmızıyı düşündü: Tutkunun, kaosun, ihtişamın rengini… Böyle bir renkte huzur aramak yersizdi belki. Tam tersi de mümkündü, huzurun olduğu yerde gelişen bir bağ da olabilirdi. En azından, kalbi güzel olan her şeye açıktı. Kıymet bilmeyi hayat görgüsü ve yaşadığı acılar fazlasıyla öğretmişti […]

Read More

Masal’ın babası, İstanbul’un âşığı

Mario Levi’yle geçen hafta Galata Kulesi’nin altında buluştuk. Şahane manzarada çay, aşkın anlamı, Ladino dili, pırasalı köfte, gül reçeli kokusu derken, bugünkü turu önceden test ettik. Levi, Antonina Turizm’in Yazarlarla Edebiyat Turları’nın konuğu, daha doğrusu rehberi! Daha önce de kitap izinde şehir turları yapılmış ama yazarları ender katılmış. Portekiz’de tez konusu olmuş bir proje bu. […]

Read More

Kemalettin Tuğcu: İçindeki yaşama sıkıntısına iyi gelen tek şey hiç durmadan yazmaktı!

20. yüzyıl Türk yayın dünyasının en üretken kalemlerinden biriydi. 94 yıllık hayatı boyunca üç yüzün üzerinde roman yayınladı, tercümeler yaptı, dergiler çıkardı. Onu daima 70’li yıllarda yayımladığı iç burkan çocuk romanlarıyla hatırlarız. Oysa Tuğcu yaşamı boyunca yazının her türlüsüne bulaşmış, çok farklı alanlarda kalem oynatmıştı. Bütün bunları da çoğu kez bilinçli bir tercihle değil, daha çok […]

Read More

Çocuğunuz bir androide âşık olsa ne yaparsınız?

Bir makine düşünür mü, aslında hesap mı yapıyordur? Yoksa ikisinin yolu da muhakemeye çıkıyorsa bir fark var mıdır arada? Binlerce bileşen ve milyonlarca kombinasyonla yaratılan hisler, sadece birer taklit midir? Bir “şey”in hissetmediğini nereden anlayabiliriz? Peki ya kendimizin bazen bir hissi taklit edip etmediğimizi anlayabilir miyiz? Veya karşımızdaki her kimse onun? Ve şu: Çocuğunuz bir androide âşık […]

Read More

GÜLTEN AKIN: “Bir bile değildim, hiç oldum”

Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Gülten Akın 1950’lerden bu yana şiir yazıyor. Üstelik üretkenliği son hızla devam ediyor. En son geçtiğimiz aylarda çıkardığı Beni Sorarsan kitabıyla okuyucusunu bir kez daha taçlandıran Gülten Akın’ın ilk dönem şiirleri kısmen İkinci Yeni izleri taşısa da, şair 70’lerden itibaren toplumsal duyarlığa sahip şiirler kaleme alır. Şiirine bugün […]

Read More