Egoist okur

Perdeleri sıkıca kapattınız mı?

Bn şu birkaç ayda şunu öğrendim: Burcu Yıldızer olmazsa, Egoist Okur’un neşesi kaçar, yazma ve okuma şevki kırılır. O yüzden ondan minicik bir yorum geldiğinde bile kendimi mutlu hissediyorum. E-postaları günümü aydınlatıyor. Hele Egoist Okur logosuyla yaptığı t-shirt’ün fotoğrafını çekip gönderdiğinde kendimi nasıl mutlu hissettim anlatamam. Burcu yine Egoist Okur için yazdı. Uykuyla uyanıklık arasındaki […]

Read More

Aykırı bir aydının anısına: Walter Benjamin

Gazeteci arkadaşım Figen Yanık bu kez Walter Benjamin’i yazdı.  Hem Benjamin’i ölümünün 71. yılında anmak, hem de yazarın Pasajlar ve Tek Yön gibi kitaplarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları’nın dikkatini çekmek için. Böylece belki bu kitapların ilk sayfasında, yani Benjamin’i tanıtan bölümde, “26 Eylül 1940’ta Port-Bou (Fransa) yakınlarında öldü” cümlesi düzeltilebilir. Son istasyonu Portbou’ydu Nazi zulmünün […]

Read More

Nü çekmek ve yalansızlık

En soyunmuş halimizin bazen en güvenilir, en sağlam ve en kendine dönmüş halimiz olduğunu düşünüyor musunuz hiç? Füsun Saka düşünüyor, düşünmekle kalmayıp çektiği fotoğraflarla ve tabii yazılarıyla bunu dile getiriyor. Bunu yaparken de yüzlerce yıldır genlerimize işlemiş olan o ağır “giydirilmişlik duygusu”yla mücadele ediyor. Giyindikçe saklanan insanı serbest bırakmaya, onun özünü görmeyi ve göstermeyi deniyor, […]

Read More

Çocukluktan kalma bir yara izi: TEOMAN

Bu sabah Kontrol Kulesi’nde buluşup Teoman’ı, müziği bırakma kararını konuştuk sevgili arkadaşım Deniz Durukan’la. Onun böyle bir karar alacağını birkaç yıldır zaten hissettiğimizi, ama bir türlü konduramadığımızı… Teoman adına sevindiğimizi ama kendi adımıza çok üzüldüğümüzü… Gerçi bu pek karanlık, pek karmaşık zamanlarda belki herkesin biraz köşesine çekilmesi gerektiğini, mağaranın kimi zaman en emniyetli yer olduğunu… […]

Read More

Nostaljik bir üçlü aşk hikayesi: “Ben, pikabım ve plaklarım”

Alberto Modiano’yu siz fotoğrafçı olarak tanırsınız. Bazılarınız için o Türkiye’nin en önemli fotoğraf tarihçilerinden biridir, bazılarınız içinse tutkulu bir koleksiyoncu… Kaybettiğimiz şeylerin ruhunu korumaya adamıştır kendini, bunun için hikayeler yazar, fotoğraf ve dergiler toplar, yazılar kaleme alır… Benim içinse bütün bunların yanı sıra Alberto çok sevilen, kıymetli bir arkadaş, güvenilir bir dosttur. Epeydir istiyordum, nihayet […]

Read More

O, yalnızlık değildi…

Bazı yazılar tek başına yazılır, tek başına okunur. Bu yazıyı Burcu Yıldızer yazdı, ben okudum. Sonra bir kez daha okudum ve bir Enchanted Doll masalı eşliğinde Egoist Okur takipçilerine yolladım. Bu kadar. Devamı size ait. Yazarla aranıza girmeyeceğim… Saklanmış. Kimseciklerin bulmasını istemiyormuş. Önce yatağının yanındaki parkelerin bir kaçını sökmüş. Sonra biraz derinleştirmiş küçük bir kürekle. […]

Read More

Tufandan sonra…

Füsun’la bugünlerde aynı şeyleri hissediyoruz. Parçalarımız dağılmış gibi, nasıl toplayacağımızı bilemez gibi, nasıl desem durduğumuz odalar bize dar gelir gibi… Hayatımızın bir kısmı için geçerli bu sıkıntılı hal. Kuşlar gibi kanatlanmak, uçmak, kaçmak istiyoruz. Sonra bir şey bizi tutuyor, zira neyse ki sıkıntılı olanın haricindeki esas hayatlarımız sapasağlam, yekpare, güneşli bir şekilde orada öylece duruyor… […]

Read More

Kar kokusu

Epeydir okuduğunuz Zamansız Hikayeler’in yazarı Füsun Saka bu kez başka türlü bir hikaye yazdı Egoist Okur takipçileri için. Gelecekte ondan okuyacaklarınıza dair ipuçları taşıyan tuhaf ve güzel bir hikaye… Sitenin yenilenme çalışmaları benim olanca avareliğime rağmen tüm hızıyla sürerken, hayatımızda bazı şeylerin neyse ki hiç değişmeyeceğine, aynı kalacağına dair huzur veren bir vaat bu aynı […]

Read More

Deniz Durukan Kontrol Kulesi’nden bildiriyor: Sistemdeki virüs

“Çatlak sistem, patlak sistem, kör olası hain sistem, fakir sistem, ezik sistem, kahrolası adi sistem…” İlk albümleri Kendin Coş’tan ve şahsi favorim olan Korkma adlı şarkılarından beri çok severiz biz Deja-vu’yu. İkinci albümleri Sinir Ötesi Operasyon’la da bizi hayal kırıklığına uğratmadıkları için sevinçliyiz.  Bir de tabii çok başarılı son videoları Sistem var ki inanılmaz. İyi şair […]

Read More

Yağmur damlalarını izliyordu

Bir zamanlar Cat Stevens mı söylemişti, ilk yaranın aynı zamanda en derin yara olduğunu? Füsun Saka da öyle bir yarayı anlatıyor yazısında, asırlar önce açılan, gene de üzerini kaplayan kalın kabuğa rağmen bir türlü kurumayan, içten içe acıyan ve acıtan… Daha doğrusu Füsun değil de, onun hikayesine misafir olan yağmur damlası anlatıyor. O yağmur damlası az […]

Read More

File çoraplı kırmızı başlıklı kız

“Masallar Diyarı tehlikelidir” diyordu Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R. Tolkien. “Orada ihtiyatsızlar için tuzaklar, küstahlar için zindanlar vardır. O diyarda dolanan bir gezginin fazla soru sorması da tehlikelidir, yoksa kapılar kapanır, anahtarlar kaybolur.” Oysa en acımasız masal bile bizim dünyamıza kıyasla masum. Kötülük arayanların ilk bakacağı yer artık masallar değil… İnsanlarla karşılaştırılınca cadılar iyi kalpli, ejderhalar […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More

Başıboş her şey sonunda

Burcu Yıldızer’i mutlaka tanıyorsunuzdur. Bu sitenin en inatçı takipçilerinden biri. Yorumlarını merakla beklediğimiz, sesini duyduğumuzda sevindiğimiz yetenekli, güzel kız… Burcu geçenlerde bir yazı yazmıştı Egoist’e. O kadar güzeldi ki, bir an önce yenilerini yazsın istedim. Umarım daha çok yazılar yazacak blogu Kalabalık Odalarda ve Egoist Okur için… Hem kendisi de Laurence Sterne’ün Tristram Shandy’e söylettiği […]

Read More

Yine bir görüş günü ve annem gelmiş…

Egoist Okur için “Zamansız Hikayeler” yazan Füsun Saka aynı zamanda müthiş iyi gören bir fotoğrafçıdır. Başkalarının önünden öylece geçip gideceği, önemsemeyeceği küçük ayrıntılar onun gözünde büyür, genişler, güzelleşir… Tesadüfen çektiği bu fotoğrafı bana ilk gösterdiğinde çok sevmiştim. Masalsı bir havası vardı… Ciddiye alınacak bir oyun gibiydi. Sınırlarını tahayyül bile edemediğimiz sonsuz evrenimizde ne kadar küçük, […]

Read More

Kokular da raflarda unutulur

Gazeteci, yazar, fotoğrafçı Füsun Saka Zamansız Hikayeler’de anlatıyor: “Küçükken her kar yağışında müthiş bir sevinç duyup sokağa koşar ve avuçlarıma sığdırabildiğim kadar kar toplardım. Sonra onları soğuk bir cam parçasının üzerine koyup büyüteçle seyreder, hayallere dalardım…” Peki ya şimdi? Şimdi büyüteci kamerası, elindeki cam parçası zihninin labirentleri, kar taneleri ise anılar… Gülenay Börekçi Kokular da […]

Read More