Egoist okur

Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği: ANNE!

Birkaç kitaba dalmışken keşfettiklerim… Flâneur’ler ve flâneuse’ler… Yürüme, kaybolma ve kendini bulma hikayeleri… Ve sonunda keşfedilen, “Anne!” Darren Aronofsky’ye teşekkür borçlu olabiliriz. Geçen hafta gösterime giren “Anne!”, feminist edebiyatın güçlü temsilcisi, “Kaybolma Kılavuzu”, “Yürümenin Tarihi”, “Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar” gibi kitapların yazarı Rebecca Solnit’i sinema seyircisiyle ilk kez buluşturuyor. Hem de olabilecek en altüst edici […]

Read More

STEPHEN KING/O: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

Murakami + Owen Davey: Uzayın derinliğinde kaybolanlar

Haruki Murakami’nin son romanı “Sputnik Sevgilim”, bir üçlü aşk hikayesi ekseninde, K’nın uzak bir Yunan adasında kayboluşunu ve kendini buluşunu anlatıyor. Astronot Köpek Laika ise, insanın amansız dünyayı değiştirme hırsını konu alan bir kitap. Gülenay Börekçi “Ona Laika’yı, o talihsiz köpeğin uydunun minik penceresinden dışarı bakan kara, nemli gözlerini hatırlattım. Laika nereye bakıyor olabilirdi?” Haruki […]

Read More

Recep İvedik ve adab-ı muaşeret

Egoist Okur’un en sevdiğim yanları, yeri geldiğinde bana aylarca mağarama sığınma özgürlüğü tanıması ve istediğim yazıyı istediğim zaman yayınlamama izin vermesi… Bu yazı, 2008’den geldi. Severek yazmıştım, umarım siz de severek okursunuz. Nereden geldi aklına diye soracak olursanız, Beylerbeyi’ndeki Çıtır köpeğin ölümünü ve oradaki vicdansızlığı okuyunca hatırlayıp çıkardım arşivden. Zaten tam o sırada arkadaşım Derya, […]

Read More

Saki’nin yarattığı alternatif alemde dolaşıyoruz

Kurt çocuklar, konuşan kediler, hain susamurları, aksi geyikler, zavallı kaplancıklar, hınzır çocuklar, zeki genç kadınlar ve sivri dilli delikanlılar Saki’nin öykülerinde status quo’nun temsilcisi olarak karşımıza çıkan eskiye sıkı sıkıya bağlı aristokratlara ve sonradan görme zenginlere dünyayı dar ediyor. Gülenay Börekçi Tanıştırayım; Saki en sağda duran, suratı asık adam. Saki’nin yarattığı alternatif aleme hoş geldiniz! […]

Read More

Leonard Cohen: “Çirkiniz ama müziğimiz var!”

Şefkatten öfkeye, kederden pişmanlığa, sadakatten ihanete aşkın her türlü yüzünü anlattı Leonard Cohen. Sırf bu değil; derin meseleler de yer buldu dizelerinde. Toplama kamplarında kurulan ve ölüme rağmen hayatı kutsayan küçük orkestralar, savaştan, işkenceden, kıyımdan kaçıp başka memleketlerde var olma mücadelesi veren mülteciler… II. Dünya Savaşı’nın dünyayı değiştiren kötülüğünden de bahsetti, Suriyeli savaş kurbanlarının acısından […]

Read More

Tarifler ve anekdotlarla Jane Austen’ın çay sofrasındayız

Arkanıza yaslanıp Jane Austen ile bir fincan çay içmeye hazırlanın. Yazar Kim Wilson, geçen yıl Jane Austen Evi’nin davetlisi olarak İngiltere’ye gitti, birkaç ay yaşadıktan sonra da biri bahçecilik, biri ev hayatı, diğeri de çay üzerine 3 kitap yazdı. Edebiyatı lezzetle, dönem tarihini biyografiyle harmanlayan “Jane Austen’la Çay Saati” bunların ilki… Gülenay Börekçi Jane Austen […]

Read More

Gerçek “görünmez” kentler, haritada olmayan ülkeler

“Yıktığımız bu yer köy sayılmaz, sonuçta hiçbir haritada yok” diyen mi istersiniz, “4 kişilik krallık da krallıktır sonuçta” yargısına varan mı? Feng-shui’ye uygun tasarlanmış bir şehircilik felaketi mi, 1000 yıl sonrasına kadar “sanki dün gibi” kalacak şehir mi? Lanetli beldeler, cehenneme benzeyen cennetler ve daha neler neler… Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap olan “Harita […]

Read More

BOB DYLAN: Son troubadour

Nobel’iyle ilgili eleştirileri Mehmet Hakan Kekeç’in yazısında okumuştuk, sıra methiyelerde… Bob Dylan’ın bir vakitler “şair” olarak Allan Ginsberg, Jack Kerouac, Kenzoburo Oe hatta Samuel Beckett gibi edebiyatçıların hayranlığını kazanmış olduğunu şahsen yeni öğrendim. Şeytanla sözleşme ve troubadourluk meselesine gelince; ayrıntıları aşağıda… Bob Dylan önümüzdeki ay İsveç’te düzenlenecek Nobel ödül törenine katılmayacakmış. Katılacağını düşünmemiştim zaten. Yine […]

Read More

“Demokrasi hiç beklemediğimiz yerden gelecek”

Şair, romancı, müzisyen. Demokrasi âşığı güzel ve iyi bir adam. Leonard Cohen ya da Budist olduktan sonra seçtiği “sessizlik” anlamındaki yeni adıyla Jikan, dün öldü.Tam da birkaç ay önce kaybettiği eski sevgilisi Marianne Ihlen’e veda mektubunda söz verdiği gibi… Varsa günahı, kabahati şöyle dursun, bugün onu ‘iyi’ hatırlama zamanı… Elveda Jikan! Gülenay Börekçi Leonard Cohen […]

Read More

Yaşlılık üzerine bir çift söz ve kedili deli kadın klişesi

“Kedili deli kadın” bize özgü bir yavşak terim sanıyordum, meğer öyle değilmiş. Ayrıca yeni de değilmiş. Anladığım kadarıyla Avrupa’da kedi seven ve bir biçimde yalnız yaşayan kadınların bu şekilde aşağılanmasının mazisi çok eskilere dayanıyor. O kadar ki çocuk kitaplarına bile girmiş bu klişe. “Trot Hanım ile kedisi”, “Hubbard Ana ile Köpeği” gibi kitapları çocuklara niye […]

Read More

Eski iyi kalpli dünyayı göğsüne yaslamış küçük kız

Yatılı okul Hailsham’ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez, Hailsham’dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları hiç yoktur. Spora ve sanata büyük önem veren gözetmenleri onlara sürekli ‘özel’ olduklarını hatırlatarak bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini söyler. Peki ama neden? Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo İshiguro, “Beni Asla […]

Read More

Dünyanın 1658 tarihli ilk çocuk kitabı, Egoist Okur’da

Haberi Open Culture’dan aldım; dünyanın ilk çocuk kitabını artık internetten okumak mümkünmüş. Hatta başka yere gitmeye gerek yok, doğrudan Egoist Okur’da bile okuyabilirsiniz. Biraz aşağıya inin, kitabınızı göreceksiniz… Gülenay Börekçi Not: archive.org’a giriş yasağı sürüyor. Yine de yazıyı ve linki silmedim. Bulunsun. 1658 tarihli ilk çocuk kitabı, üstelik bir megahit Brittannica Ansiklopedisi’ne göre “ilk çocuk […]

Read More

Güzel Yaramazlık: Görünmeyen manzaraya hazırlanırken

“Yitirdiğimiz zamanlar ve insanlar niçin peşimizi bırakmaz? Niçin hayatımız zenginleştikçe geçmiş bize garip bir şekilde daha çekici gelmeye başlar? Hayal gücünü sahip olduklarımız mı ateşler, hiçlik mi? Yeni bir defter aldığımızda neden ona yazmaya kıyamayıp boş sayfaları çeviririz? Yüzümüzdeki yaşanmışlık izlerinden niçin kurtulmaya çalışırız? Orson Welles’in her şeye sahip kahramanı Kane’in son sözleri niçin ‘rosebud’dı?” […]

Read More

GENÇ KIZLAR ve bir “sözde çeviri” hadisesi

“Birçok yazarın, yabancı yazarlardan ‘esinlendiği’ malzemeleri yapıtlarında kendilerininmiş gibi gösteregeldikleri bir ülkede, genç bir yazarın kendi özgün ürününü bir yabancıya mal etme gereği duymasının ardındaki ilginç öyküyü anlatmaya karar verdim” diyen Nihal Yeğinobalı’yı herkes tanıyor. Ama ben bir de benden dinleyin istedim. Çünkü kendisi şahane bir sözde çeviri (pseudo translation) vakasının kahramanı. Yani kendi yazdığı […]

Read More