Egoist okur

Hayalet yaz

Henüz ilkokulda bile değildim, annemle anneannemlere gitmiştik. O ilk güzel yazın tek bir ayrıntısını bile unutmadım. Toprağından buz gibi sular fışkıran, evlerin bahçelerini birbirinden sadece böğürtlen çalılarının ayırdığı, geceleri gökyüzünde sihirli ışıkların gezindiği, oymalı tahta dolapların banyo işlevi gördüğü çok güzel bir yerdi. Otları, ağaçları orada tanıdım; hayvanlardan korkmamayı, vahşi kuşlara güvenmeyi, akreplerden uzak durmanın […]

Read More

David Foster Wallace’a göre hayat

2008’de intihar eden yazar David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler adlı kitabı bir süre önce çıktı. Kapakta, kafasına koskoca bir kesekağıdı geçirdiği için ne derece iğrenç olduğunu kestiremediğimiz bir adam var. Bu adamın ve diğerlerinin iğrençlik seviyesini anlamak için Wallace’ın öykülerini okumanız gerekiyor. Gülenay Börekçi Okuduysanız bilirsiniz, David Foster Wallace’ın romanlarını ve öykülerini özetlemek […]

Read More

Lanetli bir edebi sır: Ünlü yazar B. TRAVEN gerçekte kimdi?

İlkokulu bitirdikten hemen sonra babamın arkadaşlarından biri hediye etmişti romanlarını. Okudum, hatta hatırlıyorum, sevdim de… Ama sonra unuttum gitti. Meğer Altına Hücum ve Köprü gibi romanların yazarı B. Traven, henüz çözülememiş karmakarışık bir edebi sırrın da kahramanıymış. Bunun üzerine biraz araştırdım. Ve öğrendim ki, B. Traven hakkında bilinen pek az şey var. Yazmak ve yaşamak […]

Read More

Trapez ve Beyaz Tavşan

Hayatta ilk olan hiçbir şey unutulmuyor; ilk yolculuk, ilk başkaldırı, ilk büyük keşif, ilk aşk, ilk günah, ilk kalp kırıklığı… İnsan bir bunları unutmuyor, bir de ilk kitaplarını. Lewis Carroll’ın şahane kitabı ‘Alice Harikalar Diyarında’ benim ilk kitabım değildi ama ona rastlayışım kesinlikle aşka yakın bir şeydi. Okumaya başladım ve bir daha hiçbir şey aynı […]

Read More

Yazıyla müzik yapan adam: Teoman

Teoman’ı şarkılarıyla, sevgilileriyle, serserilikleriyle hatta skandallarıyla ele almalarına alıştık. Ama o aslında matruşka bebek gibi, açtıkça içinden başka ve her biri bir öncekinden daha renkli Teoman’lar çıkan biri. Bu yazıda, son albümü Aşk ve Gurur’un da kanıtladığı gibi, onun edebiyatla, yazıyla ilişkisini okuyacaksınız… Hayır, Aşk ve Gurur, Jane Austen’ın en iyi romanının, edebiyatseverlerin göz bebeğinin […]

Read More

KARAR ANI: Çanlar kimin için çalıyor?

Bertolt Brecht son oyunu Galileo Galilei için Danimarka’da atom fizikçisi Niels Bohr’dan bilgi alır. Militan yazar Jorge Semprún, henüz 15 yaşındadır. İnsan ruhunun karanlık köşelerini keşfetmeye kararlı olan Yahudi kökenli Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, ülkesini işgal eden Nazilerden gelen ölüm tehditleri yüzünden, 82 yaşında ülkesini terk ederek Londra’ya yerleşir. Nobel ödüllü büyük romancı Thomas Mann […]

Read More

Neil Gaiman, Tom Robbins ve Joseph Campbell rüyalarda buluşuyor

Coraline’ı okuduğum günden beri, yani neredeyse bir sekiz on yıldır Neil Gaiman’a hastayım. Görkemli Sandman külliyatına rağmen en sevdiğim kitabı hâlâ o. Ama Stardust’a, öykülere ve masallara da itirazım yok. Zevkle okuyorum. Hatta Gaiman’ın Rudyard Kipling’in The Jungle Book adlı romanından ilham alarak yazdığı The Graveyard Book’u bile sevdim. Amerikan Tanrıları’nı birkaç yıl önce kötü […]

Read More

OĞUZ ATAY dövmeli adam

Hakan Günday’ın masalsı karakterler aracılığıyla şiddetin gizli açık her halini sergileyen romanı Az, alışılmadık bir dünyaya davet ediyor bizi. Gene de şiddetin değil, yazının gücünü taşıyor bu roman. Öyle ya; başrollerde, alfabenin birinci harfiyle başlayan “Acı” ve yirmi dokuzuncu harfiyle başlayan “Zevk” var. İlk ve son. Sırayla sahne alıyor, sonsuz bir alışveriş içinde büyürken, “az”dan “çok”a […]

Read More

Biçki-dikiş ve Amerikan gotiği

Oyuncak ayılarla yaşayan bir küçük kız. Adı, Lonely Doll, yani Yalnız Bebek… Yaratıcısı ise fotomodel, fotoğrafçı, yazar, terzi Dare Wright… İnce, zarif, kırılgan bir ebedi çocuk… Sosyetik ailesinin göz bebeği olarak büyüyor, kimbilir ruhundaki hangi fırtınaların sonucunda adeta patlarcasına ortaya çıkan kitaplarının çocuklar için zararlı bulunarak yasaklandığını öğrenerek ölüyor. Arada olanlar da işte bu yazıda… […]

Read More

ALACAKARANLIK’tan önce, Kerime Nadir’in DEHŞET GECESİ vardı

Vampirlerin gizemli cazibesini, karşı konulmazlığını ve güzelliğini Alacakaranlık serisiyle tüm dünyaya yeniden hatırlatan Stephenie Meyer’den çok önce Kerime Nadir vardı. Pek bilinmez ama genelde Hıçkırık, Samanyolu gibi kitaplarıyla gündeme gelen romans kraliçesi Kerime Nadir, kahramanlarından biri vampir olan bir aşk hikayesinin de yaratıcısıydı. Yazar, Dehşet gecesi adlı romanında bir dişi vampirin şatosuna, yani Kızıl Puhu Malikanesi’ne […]

Read More

MIDDLESEX: Ne kadın ne erkek olmak

Jeffrey Eugenides’in romanı Middlesex’i, yazarın hazırladığı bir öykü antolojisini elime alınca hatırladım. Kitabın, Solmaz Kamuran’ın nefis çevirisine rağmen bizde pek az okunmasının sebebini inanın bilmiyorum. Belki gerçekten zihinlerimizdeki maço şeytanlarla baş edemediğimiz için, belki de melezliğin hoşgörüsüzlük karşısında insana bahşedilmiş en büyük lütuflardan olduğunu anlamadığımızdan… Ama siz öyle yapmayın, kendini keşfetme sürecinde olağanüstü maceralar yaşayan […]

Read More

Hamdi Koç, Henry James ve YAZARLIK CEHENNEMİ

19. yüzyılın en önemli edebiyatçılarından Henry James refah içinde yaşanan ideal bir yazarlık hayatı mı sürdü, yoksa kıskançlığı ve para hırsıyla kendi cehennemini mi inşa etti? Bir roman bunun cevabını elbette veremez, ama üzerine düşünmenizi sağlayabilir… Henry James’in hayatındaki üç dönemin, masumiyet, olgunluk ve refah çağının fotoğrafları eşliğinde okuyun… Gülenay Börekçi Epey zaman önce, bir […]

Read More

George Lucas’tan Yıldız Savaşları + Halide Edib belgeseli

Halide Edib’in feminist hareketin başlatıcılarından biri olarak şöhreti yurtdışında bizdekinden daha büyük. Ayrıca popüler kültürde de önemli bir yeri var. Mesela Yıldız Savaşları ve Indiana Jones gibi efsane filmlerin yaratıcısı George Lucas’ın bir Halide Edib belgeseli çektiğini biliyor muydunuz? Gülenay Börekçi İpek Çalışlar, “Latife”den birkaç yıl sonra kaleme aldığı ve şimdiden epey gürültü koparan ikinci […]

Read More

Datça’da sudanlı bir mülteci, Konya’da bir caz davulcusu

Çok sevdiğim caz davulcusu ve romancı (ve gönüllü sufi) Rafi Zabor, Pen/Faulkner ödülüne layık bulunan ilk kitabı Ayı Eve Dönüyor’u Konya’da yazmıştı. (Şimdi yeni romanı yolda ve o da İstanbul’da geçiyor.) Pulitzer adayı Dave Eggers, Sudanlı mülteci Valentino Achak Deng’in hayat hikayesi Ne Nedir‘i  Datça’da kaleme almıştı. Tarihçi Jason Goodwin bir kitabını altı ay İstanbul’u yürüyerek gezerken tasarlamıştı. (Osmanlı döneminde geçen Yeniçeri […]

Read More

FLASH FICTION: Altı kelimeyle öykü yazılır mı?

Hayatımızın her alanına hakim olmaya başlayan internetin icadıyla edebiyat da değişmeye, farklılaşmaya başladı. Dijital yayıncılıktan söz etmiyorum, üsluba ait değişimlerden söz ediyorum. Yeni edebiyat türlerinin en yaygın olanıysa “flash fiction”… Çok kısa öykü anlamına geliyor. Anlaşılan ne kimsenin uzun uzun yazmaya zamanı var, ne de uzun uzun okumaya… Gülenay Börekçi Edebiyat mı, oyun mu? Tam […]

Read More