Egoist okur

İki yetenekli genç yazar: Tahereh Mafi + Ransom Riggs

Tahereh Mafi ve Ransom Riggs ikilisinden epeydir söz etmek istiyordum. Ünlü yönetmen Tim Burton’ın, Riggs’in romanından uyarladığı “Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları”nın fragmanlarının dönmeye başlaması vesile oldu. Tabii serinin İthaki etiketli devam kitaplarının yayınlanması da… Gülenay Börekçi Acayip fotoğraflar ve tuhaf çocukların yazarı Ransom Riggs‘le röportaj Ransom Riggs + Tahereh Mafi: Fantastik edebiyatın iki süperstarı Fantastik […]

Read More

Hayatını “roman” yapan adam: Karl Ove Knausgaard

Yayın dünyasının birkaç yıldır yeni bir fenomeni var: Norveçli Karl Ove Knausgaard… Yazarın, 4000 sayfalık “Kavgam” adlı romanının ikinci cildi “Âşık Bir Adam” çıktı. Peki ama Knausgaard neden bu kadar büyük ün kazandı. Doğrudan kendi hayatından yola çıkarak yazan ilk yazar o muydu, yoksa bunu daha önce başkaları da yapmış mıydı? Gülenay Börekçi Knausgaard röportajı: […]

Read More

Aşk gerçekleşmeyecek ideal, evlilikse acı hakikat…

William Goldman’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmi “Princess Bride”, Westley adlı bir genç adamın, büyük aşkı Prenses Buttercup’ı bulma macerasını anlatıyor. Westley, prensesini ararken bin türlü belayı atlatıyor, defalarca vuruluyor, yaralanıyor hatta bir keresinde ölüyor ve “sihir yardımıyla” diriltiliyor. Masal bu ya; sonunda da aşkına kavuşuyor. Gelin görün ki o zorlu yolculuktan geriye birkaç küçük […]

Read More

Felsefe Muhabbetleri: “Iyy!” dediğimde gerçekte ne derim?

“Biliyoruz ki aşırı düşünmek zevki azaltır ve sürekli mutluluğu kovalamak insanı pekala mutsuz edebilir. Tıpkı bunun gibi, tadı güzel mi, değil mi diye gereğinden uzun düşünürsek, şaraptan aldığımız zevk de başka bir şeye dönüşmez mi?” Açıkçası, sırf bu sorudan ötürü, ben şarabın da felsefesi olduğuna ikna oldum. Başlığa bakıp “Iyy!”, üstteki alıntıya bakıp şarap… Hayır, […]

Read More

Belki başka bir hayatta: Bir kitap, bir film + bir sahaf dükkanı

Susan Sontag’ın bir sahafta bulduğu unutulmuş bir başyapıt. Büyük keşif gerçekten; bir mücevher. Ve neredeyse aynı tarihlerde aynı kitapçıda geçen ama yarım kalmaya mukadder bir başka aşk. Bulabilir misiniz bilmiyorum ama Leonid Tsıpkin’in YKY’den çıkmış “Baden Baden’de Yaz” romanını bir an önce edinin ve Dostoyevski’nin “Mutluluğu başkalarının acıları üzerine; tek bir yaşamın, mahvolmuş bir yaşamın, […]

Read More

1001 Gece Masalları, TV dizileri ve Şehrazat sendromu

Tahminen 9. yüzyılda yazılan “Binbir Gece Masalları”, bir kadının, bencil, sevgisiz ve zalim bir hükümranın iki dudağı arasındaki hayatını kurtarmak için masalların gücünden yararlanmasını anlatıyor. Bu kadının, yani Şehrazat’ın hikâyesi, sözün, yazının, sanatın ölüme bile meydan okumamızı sağlayacak kadar etkili olabildiğini kanıtladığı için de çok güzel. Ama Alfa Yayınları’nın nihayet orijinal dili olan Arapçadan çevirttiği […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskının gölgesi hep var

Umberto Eco’nun Doğan Kitap’tan çıkan kitabı “Efsanevi Yerlerin Tarihi” vesilesiyle, bu dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile toplum mühendisliğinin, baskıcı bir gücün gölgesi hep mevcut. Bu kitaplarda birilerinin ideali ötekilerin yıkımı, birilerinin aydınlığı her zaman ötekilerin karanlığı oluyor. Kolektif Kitap’tan çıkan […]

Read More

Eğlenceli bir alternatif tarih kitabı: BİR NEFESTE CİNSELLİK

Tarihin savaşlardan, devrimlerden ve büyük ihanet ve kahramanlık hikâyelerinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, size Karen Dolby’nin “Bir Nefeste Cinsellik Tarihi” adlı kitabını tavsiye ederim. Gülenay Börekçi Geçmişin çeşitliliği ve yaratıcılığı hayret verici Kelli felli mizah yazarı Mark Twain’in “1601” adında erotizm sınırlarını aşan bir roman yazdığını biliyor muydunuz? Kraliçe II. Elizabeth’in nedimelerinden birinin ağzından günlük formunda […]

Read More

Godard ve Moravia’yı buluşturan roman: KÜÇÜMSEME

“Küçümseme”yi bana Destek Yayınları’nın primadonnası Yelda Cumalıoğlu tavsiye etti. Karlı bir sabah vakti kahvaltı için buluştuğumuzda o canlandırıcı enerjisiyle “Bu kitabı seneler önce okumuş ve bir daha unutamamıştım. Godard’ın uyarlamasını da sevmiştim. Türkçe haklarını aldığım gün ofiste resmen havalara zıpladım. Sen de oku, fikrini merak ediyorum” diyerek konuştu da konuştu. “Küçümseme”, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından […]

Read More

Kırmızı Saçlı Kadın: Birbirini tamamlayan zıtlıkların romanı

Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Kırmızı Saçlı Kadın” romanı üzerine yazdığım yazıyı da buraya iliştireyim. Tabii kitap üzerine düşündüklerimi röportajda dile getirdiğim için, yazıya pek az malzeme kaldı elimde. Yine de okuyun. Gülenay Börekçi Orhan Pamuk: “Biz şimdi kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?” İllüstrasyon bu adresten alındı. Kuyular kazılıyor, medeniyetin üzerindeki cilalar kazınıyor, […]

Read More

Tatlı bir aşk hikayesi: 2 DAKİKADA 20 SENE

“The Future” ve “Me and You and Everyone We Know” gibi bizzat yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı filmlerden tanıdığımız Miranda July, aynı zamanda iyi bir edebiyatçı. Hatta öykü kitaplarının ardından bir de roman yazdı. “The First Bad Man” adlı bu kitap şimdi Everest Yayınları etiketiyle Türkçe yayınlandı. Anlayacağınız, şimdilerde ben, “Birinci Kötü Adam”ı okuyorum. Siz […]

Read More

21. yüzyılın ilk önemli sanatsal hamlesi: İSTEME SANATI

Yapımcıların manasız isteklerine uymak yerine dinleyicilerini yapımcısı haline getirmeye karar veren şarkıcı Amanda Palmer hayranlarından 100 bin dolar istedi, kısa bir sürede tam 1 milyon 200 bin dolar geldi. Kimilerinin 21. yüzyılın ilk önemli sanatsal girişimcisi saydığı, kimilerininse ikiyüzlülükle suçladığı Palmer sonradan bu macerayı kitaplaştırdı. “The Art of Asking” (İsteme Sanatı) almanın ve vermenin önemine […]

Read More

“Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum!

Belki de okumadıklarımızdan değil, bazı okuduklarımızdan utanmamız gerekiyordur, kim bilir… Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eserinin aklıma getirdikleri üzerine… Yazıda birkaç itiraf da var. Gülenay Börekçi Parisli Fransız edebiyatı profesörü Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eseri, görür görmez kaptığım kitaplardan oldu. Joyce’un “Ulysses”ini okumadığımı söylerken artık yüzüm daha az […]

Read More

Asil Türkan, hafifmeşrep Müjde, elmasları seven Ajda

Bu ülkede yayıncıların nedense pek ilgi göstermediği biriciğim Erica Jong’un kitaplarına yeniden daldığım şu günlerde aklıma geldi bu konu. Jong romanlarına gerçek hayattan tanıdığı kişileri; yazarları, şairleri, aktrisleri, yönetmenleri konuk ediyor sık sık ve onların kırılabileceklerine, incinebileceklerine aldırmadan yazıyor. Bazılarını gerçek adlarıyla, bazılarını takma isimlerle anlatıyor. Çok da tepki alıyor bunu yaptığı için. Daha doğrusu […]

Read More

Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ

Tabii okurken gördüklerimiz kadar görmediklerimizi de hesaba katmalıyız. “Yazarlar deneyim küratörleridir. Dünyanın gürültüsünü filtreden geçirir ve bu gürültüden en saf sembolü bulup çıkarırlar. Tek fark, bunu kitap formunda yapmalarıdır” diyen bir dahi tasarımcıdan okurken gördüklerimiz üzerine harikulade bir kitap… Huzurlarınızda Peter Mendelsund ve Metis Yayınları’ndan çıkan şahane kitabı “Okurken Ne Görürüz”… Gülenay Börekçi Ben yaptım. […]

Read More