Egoist okur

Seks ve Ceza: UNUTMAMALI!

Time dergisi birkaç hafta önce “Eşcinsel Evlilik çoktan kazandı” başlıklı bir kapak, daha doğrusu iki eşcinsel çiftin öpüşmelerini gösteren iki kapak yaptı. Çiftlerden biri kadın, diğeri erkek… ABD Başkanı Barack Obama’nın eşcinsel evliliklere destek verdiğini de hatırlayınca bunun önemli bir gelişme olduğu açık. Oysa eşcinseller için hatta aslında cinselliği özgürce yaşamak isteyenler için hayat hiç […]

Read More

MALEFİZ: Özgür ruh

Bu hafta Batman Returns filminin şahanesi Selina Kyle ile Lanetli romanının iyi ama kötü cadısı Elphaba’yı bana hatırlatan şey elbette Malefiz oldu… (Gerçi Selina en sevdiğim film karakterlerinden olduğu için onu zaten pek unutmam ya, ayrı.) Ve Fatih Özgüven’in Malefiz, Mon Amour yazısı o kadar lezizdi ki bir bölümünü almaya karar verdim. Bir yanda iktidar […]

Read More

Goethe şeytan çıkarıyor: GENÇ WERTHER’İN ACILARI

Johann Wolfgang von Goethe için Genç Werther’in Acıları bir iç savaşı, doğrudan kendi içindeki iyilik-kötülük mücadelesini simgeliyordu. Genç, hararetli, huzursuz yıllarına bir veda niteliği taşıyan bu romanda dile getirdiği şey aslında kendi arınma arzusuydu. O da tıpkı kahramanı gibi Charlotte adlı evli bir genç kadına umutsuzca âşık olmuş, reddedilmişti. Kısmen utanç, kısmen suçluluk hissediyordu. Bu yüzden kahramanının hikayesini […]

Read More

Hiçbir ressam can sıkıntısından ölmedi, kesin bilgi!

Elizabeth Lunday’in Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları adlı kitabını okuduktan sonra resim sanatına farklı gözle bakmaya başlayacaksınız. Hatta hiçbir müze gezisi sizin için durağan ve sıkıcı olmayacak. Lunday’e göre hiçbir dahi ressam can sıkıntısından ölmedi. Zira hepsi de büyük sanatın  doğduğu yerde, kaosun tam kıyısında yaşamıştı… Gülenay Börekçi Önce birkaç küçük ipucu… ♠ Biraz yağlıboya yer […]

Read More

Kayıp “espri” defterlerim ve Woody Allen’ın hayalindeki Mensa fahişeleri

Mensa fahişelerini duydunuz mu? Rivayet bu ya; kendileri karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapmış bir hanımın genelevinde çalışan güzel ve pek entelektüel birkaç kızmış. Müşterilerin entelektüel şehvetlerini doyuruyorlarmış. Mesela adamlar orada, “kafası çalışan” bir fahişeyle Dostoyevski yahut Proust tartışabiliyorlarmış. Fazladan 200 dolara kıyarlarsa, Chomsky’nin dil kuramını çürütecek kızlarla bile sevişebiliyorlarmış. Kime göre? Öykülerini filmlerinden bile daha çok sevdiğim […]

Read More

Yazarlar hakkında ne dedikodular, ne sırlar, hikayeler…

Shakespeare hakkında çok şey biliyordum ama onun döneminde tiyatroların önünde çürük domates satıldığından, oyunları beğenmeyenlerin hislerini sahneye domates fırlatarak ifade etmesinin olağan sayıldığından habersizdim. Neyse ki Shakespeare’in hiçbir oyununda sahneye çürük domates atılmamış. Tek bir tane bile… Eh, onun bugün bile süren hipnotize edici etkisini bundan iyi ne anlatabilir! Edgar Allan Poe’nun ilk ünlü şiiri […]

Read More

ANGELOPOLIS: Naziler insan değil miydi?

Son yılların gözde canavarları Alacakaranlık dizisi dolayısıyla vampirlerdi. (Sadece canavarları değil tabii aynı zamanda arzu ve cazibe odakları da.) Danielle Trussoni‘nin Asi Melekler (Angelology) adlı tozu dumana katan romanıysa bizi yarı insan-yarı melek bir ırkla, yani nefillerle tanıştırmıştı. Fakat bu “yanrı insan-yarı melek” meselesine pek kanmayın derim; zira Trussoni’nin nefilleri Sevgililer Günü kartlarında görmeye alıştığınız pembe beyaz tenli, tombul […]

Read More

DÂHİYANE TAVSİYE: Kendi kusursuz eşini kendin yarat!

Ama ya eline yüzüne bulaştırırsan? Eh, o da ihtimal dahilinde tabii. Şöyle ki… Wendy Moore’un kitabının adı bile beni paralize etmeye yetmişti: “İyi Bir Zevce Yaratmanın Yolları: Britanya’nın En İstenmeyen Bekarı ve İdeal Eşini Eğitmenin Peşindeki Mücadelesi”. İçinde de insanın nutkunun tutulmasına sebep olan şeyler vardı. Mesela hikayesini anlattığı 18. yüzyıl İngiliz enteli Thomas Day’e […]

Read More

GÖNÜL ÇELMENİN TARİHİ: Kızlı erkekli bir tarih kitabı

Flörtün, birilerini tavlamanın, onları türlü çeşit oyunla baştan çıkarmanın da bir tarihi olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Eh, siz düşünmediniz ama bunu düşünen hatta kitabını yazanlar bile var. Mesela yeni keşfettiğim Gönül Çelmenin Tarihi adlı kitap bu açıdan tam bir hazine. Bilhassa da Özel Hayatın Tarihi, Güzelliğin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi, Bedenin Tarihi gibi resmi olmayan tarih […]

Read More

Anti-flört kulübü, Isaac Asimov ve başka acayip işler

Gönül çelme, yani flört üzerine bir kitap okurken tesadüfen de olsa Anti-flört Kulübü’nün varlığını öğrenmek benim için şaşırtıcıydı. Üşenmeyip araştırdım. Ve neler buldum neler… 1923’te Amerika’da birkaç genç kızın kurduğu Anti Flört Kulübü’nün amacı, sokakta yürürken sözle tacize uğrayan kadınları korumakmış. Kuruluş haberi 28 Şubat tarihli Washington Post’ta, “10 genç kız, sokakta kadınlara laf atanlara […]

Read More

Bir bardak suyun kelebek etkisi

Tarkovski’nin Stalker filminden bir mesel geliyor aklıma: Kederli bir adam, içeri girenin en büyük arzusunun gerçekleştiği rivayet edilen odada, ölen kardeşinin “canlanmasını” diler. Döndüğünde evinin ağzına kadar elmaslar, zümrütler, yakutlarla dolu olduğunu görür ve intihar eder… Öyle ya! Minicik bir aralıktan en korunaklı mekanlara bile “hırsız” girebilir. Sırça fanus içinde özenle saklanan ruhlar bile kötülüğe […]

Read More

Gramer Nazisi: “Hey dostum, kusursuz gramer seksidir!”

Kendilerini Gramer Nazisi diye adlandıranları duymuş muydunuz? Ben çok sevgili Ayşe Karasu’nun HT Pazar’daki “Gramer Nazisi aranıyor!” başlıklı yazısından öğrendim ve fark ettim ki Nazi’nin gramer ırkçılığı yapanı karşısında boynum kıldan incedir, ona her durumda uslu uslu boyun eğebilirim… Neden biliyor musunuz, çünkü kusursuz gramer seksidir ve düzenli olarak yapılan gramer hatası kadar insanın seksapelini zayıflatan, […]

Read More

Noel Baba’nın ağzından mektup yazan adam: J.R.R. TOLKIEN

Dünyaca ünlü İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in, en önemli eserlerinden Hobbit için, üstelik kitap daha taslak halindeyken çizdiği resimler, “J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri” adlı kitapta okurla buluşuyor. Hobbit’in 75. yılını kutlamak üzere hazırlanan ve içinde Orta Dünya’ya dair 100’den fazla resim, eskiz, harita ve plan ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. İthaki Yayınları’nın sınırlı sayıda […]

Read More

Leyla Erbil: PERİLİ EV’imiz…

“Leyla Erbil benim için bir perili ev gibidir. Orada durur yıllardır, tekinsiz ve artık dokunulmaz.” “Bazısı tedirgin olur bu evden, önünden geçerken, etrafından dolaşırken başını eğip koşar adım yürümeye başlar. Nasıl olmuşsa vakt-i zamanında bir gün tesadüfen girmiştir içeri, lakin girmesiyle çıkması bir olmuştur.” “Bir de benim gibiler vardır, ilk görüşte bu güzel ama tehlikeli […]

Read More

Paul Auster’dan şahane bir yeni yıl hikayesi

2011’e veda ederken Egoist Okur’un mesajı kısa: 2012’de hepinize sağlık, mutluluk, huzur ve aşk diliyorum. Yeni yıl sıkıntısız geçsin, bir de güzel kitaplarımız olsun, yeter… Tabii aranızda daha uzun, daha dolu dolu bir yeni yıl mesajı isteyenler olabileceğini de düşünmüyor değilim. Onlara  da harikulade bir yeni yıl hikayesi yazan Paul Auster’a kulak vermelerini tavsiye ediyorum. […]

Read More