Egoist okur

“Islıkla çalınan bir melodi gibi, dalgacı ve hüzünlü…”

Melida Tüzünoğlu, ilk kitabı Ambulansla Dünya Turu’nu yazmaktan çok yayınlatmaya vakit harcamış ve yayınevi bulmakta epey zorlanmış. “Avangard metinlere inanmayan, cesarete ve tutkuya yüz vermeyen, risk almayan yayınevlerinin aksine” sonunda romanı basmayı April Yayınları kabul etmiş. Büyük bir heyecanla… Üstelik hiçbir zaman bir “çok satan” olamayacağını bile bile… Bana gelince; ben romanı okumakta bir parça […]

Read More

Elizabeth Taylor: Lezzetli, sulu, olgun bir meyve

İçimizdeki en ilkel güdüleri, çoktan medenileştirdiğimizi, öldürdüğümüzü sandığımız karanlık ve vahşi yanımızı edebiyat ve sinema sayesinde hâlâ uyanık tuttuğumuzu dile getirdiği Sexual Personae adlı kitabıyla adeta bir devrim yaratmıştı Camille Paglia. Kitabı bir solukta okumuş ve “bugüne dek niçin kimse bunları dile getirmedi?” diye düşünmüştüm. Anlattıkları o kadar yeni ve farklı, bir yanıyla da o […]

Read More

Shakespeare’in Juliet’ine mektup yazmak ister miydiniz?

Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i birbirlerine kavuşamadan göçüp gitti bu dünyadan. Lakin aşk dendi mi hâlâ akla onlar geliyor… Haklarında kitaplar yazılıyor, filmleri çekiliyor, üzerlerine kuramlar geliştiriliyor; hayal dünyasından geldikleri halde gerçekmiş kadar canlı bir biçimde aramızda varlıklarını sürdürüyorlar. Hatta dünyanın dört bir yanından bazı aşıklar, Juliet’in doğup büyüdüğü rivayet edilen küçük İtalyan şehri Verona’ya yer yıl […]

Read More

Kavak Yelleri bizi nasıl mahvetti?

Tanıdığım en şahane kadınlardan biri olan Dilek, aynı zamanda benim şu hayattaki ilk arkadaşımdır. Dostluğumuz o kadar eskiye, yani ikimizin de çocukluktan henüz çıkmadığı yıllara dayanır… Kendisi bugün iki önemli başarıya imza atmış bulunuyor. Birincisi, Egoist Okur için ilk yazısını yazdı. İkincisi, allem etti, kallem etti, tüm ısrarlarına rağmen seyretmemekte direttiğim Kavak Yelleri dizisini bana […]

Read More

Yazarlar ve ufak tefek rahatsızlıkları

Çevirisindeki ciddi sorunlara rağmen Javier Marias’ın kitabına bayılmıştım. Güzel tarafı, haklarında her şeyi bildiğimizi sandığımız bazı büyük yazarlara dair çok çekici bilgiler içermesiydi. Finalde yer alan Kusursuz Sanatçılar bölümü ve yazar fotoğrafları üzerine bir de yazı yazmayı planlamıştım; araya bir sürü başka şey girdiği için, kaldı. O yüzden Arzu Erol’dan bu yazının gelmesi şahane oldu. […]

Read More

Orhan Pamuk romanı KAR’ın film hali: “Şiir bana gelmiyor…”

Bu sitede görmeyi çok sevdiğimiz şeylerden biri de edebiyatla ilgili kısa filmler. Mesela “So there are no poems coming to me”. Finlandiyalı Hannaleena Hauru’nun Orhan Pamuk’un Kar’ından esinlenerek çektiği film kayıp bir aşkın hatırlanışını anlatıyor. Ben Vimeo’da rastladım ama daha önce bizde “Sonuçta aklıma hiç şiir gelmiyor” adıyla 13. Gezici Festival’de gösterilmiş. Siz de seyredin diye […]

Read More

Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa

“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Gülenay Börekçi Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş doğrusu. Görüyorsunuz ya; birileri […]

Read More

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. Dudaklarınız sonsuz bir mühürle kilitli. Bir […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Salman Rushdie’nin Kerem Işık’ın çevirisiyle yayımlanan “Ayaklarının Altındaki […]

Read More

Tennessee Williams’ın ölümü

Yönetmen Özüm Özgülgen’den The Death of Tennessee Williams. T.W. rolünde Barış Çakmak. Birlikte bir trajediyi yeniden yaratmışlar. “For all the beauty, struggle and pain he went through in the latter part of his life… with an imaginative perspective.”

Read More

Egoist okur, popüler bakar’a karşı

Arkadaşınız çok sevdiğiniz bir kitabı siz daha son sayfaya gelmemişken istese, verir misiniz? Ben vermem. Hem konu okumanın hazzı olunca, egoist olduğumu itiraf etmekten de hiç utanmam. Bu sitenin adı, başka sebeplerin yanı sıra, biraz da bu yüzden Egoist Okur. Kendi de bir “egoist okur” olan Toros Öztürk leziz yazısında okur egoizmini anlatıyor… Gülenay Börekçi […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More