Egoist okur

Hepimiz Alper Kamu’yuz!

“Cumartesi, her zamanki yağmurlu cumartesilerden biriydi. Geç bir kahvaltının ardından babam bulmaca üzerine bulmaca çözmeye, annem de çamaşıra girişmişti. Bütün orta sınıf çalışanları gibi iş günlerini hafta sonunu bekleyerek, hafta sonunu da iş günlerini özleyerek geçiriyorlardı. Ömürlerinin son dakikasının nasıl geldiğini anlayamayacaklardı bile. Sistemin zaferi.” Beş yaşındaki bir çocuğun ağzından çıkabilecek cümleler mi bunlar! Evet, […]

Read More

HORRORSTÖR: Perili ev değil, perili mağaza

Geçen hafta HT Ekler’den üç arkadaşımla (Ece, Sema ve Mehmet Emin) Yerebatan Sarnıcı’nda bir gece geçirdik, hatırlarsınız. (Okumadıysanız, buradan bakabilirsiniz.) Kimbilir ne sırlar saklanıyor bu mekanın nemli koridorlarında, karanlık sularında diye de düşündük. Bu tarihi mekanın bize korkutucu gelmesi normaldi. Peki, kaldığımız yer modern bir bina, mesela devasa bir mobilya mağazası olsaydı? Grady Hendrix’in gözalıcı […]

Read More

PARFÜMÜN DANSI: Tom Robbins’ten arzunun felsefesi

Ünlü romanı “Parfümün Dansı”nda Tom Robbins, hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel  bir yolculuğa çağırıyor okuru. Ölümsüzlüğün peşinde Batı’dan Doğu’ya, oradan Amerika’ya uzanan ve yüzyıllar süren bir yolculuğa… Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan; yani Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, […]

Read More

50 Mimarlık Fikri: Mimariden kaçamazsınız!

En büyük tutkusu mimarlık olan İngiliz yönetmen Peter Greenaway’le 1990’ların sonunda bir röportaj yapmıştım. Sanırım “The Belly of an Architect” filmini gecikmeli bir şekilde seyrettiğim zamanlardı. Mimarinin niçin en üstün sanat dalı olduğunu şöyle anlatmıştı: “Sizi rahatsız eden bir müziğe katlanmak zorunda değilsiniz. Ya o müziğin işitildiği mekândan çıkıp gidersiniz ya da sesini kısarsınız. Aynısı […]

Read More

Drakula’nın şatosunda aşk ve ölüm: Yalancılar ve Sevgililer

Gülşah Elikbank’ın Kırmızı Kedi’den çıkan “Yalancılar ve Sevgililer” romanının mekânı Transilvanya… Kitabın bir bölümü günümüzde geçen ve içinde aşk da olan bir polisiye macera, bir bölümüyse yüzyıllar önce kendini olağanüstü bir yalnızlığa mahkûm ederek bir zulüm makinesine dönüşen Kont Drakula’nın hikâyesi… Gülenay Börekçi “Fantastik kurgu, görünmeyenleri ifşa etme sanatıdır” “Bazı kurbanlar değişir, iyileşir, onun ruhundaki […]

Read More

Picasso’nun boğaları + kadınları

20’inci yüzyıl sanatının en büyük temsilcisi ressam, heykeltıraş, taşbaskı ve seramik ustası Pablo Picasso’nun eserleri, şehrin yeni simgelerinden biri olmaya şimdiden aday gösterilen Antalya Kültür Sanat’ta sergilenmeye başladı. Picasso Vakfı ile Picasso Evi Müzesi Koleksiyonu’ndan derlenen gravür ve seramiklerden eserlerden oluşan “Picasso: Kadın ve Boğa” sergisini 28 Şubat’a kadar gezebilirsiniz… Gülenay Börekçi Picasso Antalya Kültür […]

Read More

GÜÇOBURLAR: 15 distopya

Aslı Tohumcu ve Kutlukhan Kutlu’nun hazırladığı “Güçoburlar” adlı antoloji Doğan Kitap’tan çıktı. Kitapta 15 yazar, farklı açılardan güce doymayanları ve onları pençesine alan baş dönmesini anlatıyor. Sırf siyasette değil tabii, gücün varolduğu, varolmaya çalıştığı her yerde. Ailede, arkadaşlıkta, aşk ilişkisinde, iş hayatında; evde, apartmanda, mahallede, ofiste… Gülenay Börekçi İllüstrasyonlar bu adresten alındı. 15 yazardan 15 […]

Read More

Santana’nın vokalistiydi, aşk romanları kraliçesi oldu

Stanford Üniversitesi İktisat bölümü mezunu Bella Andre, bir çırpıda, nasıl derler “cırt diye” okunan hafif ve epeyce erotik aşk romanları yazıyor. Her seferinde de çok satan kitap listelerine girmeyi başarıyor. Ev kadını görünümüne rağmen Bella Andre enteresan bir kadın. Çok gençken yıllarca Crosby Stills, Nash & Young gibi grupların, Santana ve Jewel gibi müzisyenlerin vokalistliğini yapmış. […]

Read More

Marie Force: “Fısıltı gazetesiyle ünlü oldum”

“Aşka Düşünce”… “Bir Aşk Çarpıntısı”… “Sonrası Şiir Gibi”… “Bir Kıvılcım Yeter”… “Uzun Yağmurlardan Sonra”… “Grinin 50 Tonu” kadar olmasa da epeyce erotik denebilecek yeni jenerasyon birkaç aşk romanı. Yazarları Marie Force ve Bella Andre adlı iki kadın. En önemli özellikleri girişimci ruha sahip olmaları ve kitaplarını kendileri yayınlamaları. Marie Force ve Bella Andre, geleneksel yayınevleriyle […]

Read More

Philip Kerr’den dönem filmi havasında 11 polisiye

Philip Kerr’in polisiye serisi Bernie Günther, 11 kitaptan oluşuyor. Bunlardan sekiz tanesi Alfa Yayınları tarafından yayınlandı. Moda deyimle “zamanın ruhu”nu başarıyla yansıtan bu kitaplarda karakterlerin anlatılmasından mekânların tasvirine her şey adeta bir dönem filmi gibi. Serideki favorimse “Mart Menekşeleri”… Arzu Akgün Yıl 1936, sahne Berlin… Kahramanımız Bernie Gunther, eski sekreteri Dagmar’ın düğününe gidiyor. 16 yıl […]

Read More

BİR SORU: Birbirimizi iyiliğe nasıl ikna edeceğiz?

İyilik nedir? İçten içe tehlikeli bulup uzak durmayı tercih ettiğimiz bir şey mi, yoksa bulaşıcı bir eylem mi? Victor Hugo’dan Adam Phillips’e, Philip Zimbardo’dan Tunç Kılınç’a iyilik üzerine fikirler, öneriler… Gülenay Börekçi Yaşasın iyilik! Yakın arkadaşlarımdan biriyle konuşuyoruz. Daha doğrusu o içini döküyor, ben dinliyorum. Bana göre derdi dert değil, onun içinse mesele büyük… “Etrafımdakilerin […]

Read More

Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si ve ilk romanı SIFIR

Sosyal medyanın takip edilen sitelerinden Fikir Atölyesi’nin ve Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin kurucusu, hayranları tarafından “Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si” diye anılan Tunç Kılınç’ın “Sıfır”ı, sıra dışı bir yolculuğun hikayesi, herkesin yolculuğunun bittiği yerden, yani ölümden başlıyor ve geriye doğru ilerliyor… Hayata yeniden başlama isteği uyandıran, sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin güzelliğini hatırlatan bu tuhaf […]

Read More

Semih Gümüş röportajı: ELEŞTİRMEN roman yazarsa…

Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]

Read More

Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi…

“Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi. 3 buçuk yaşında kızı olan gencecik bir kadının hayatını sonlandıran adamın ‘tutku derecesinde aşırı sevgiden’ öldürdüğüne kanaat etti.” “Bu ülke gencecik kadınları toprağa koymaya doymadı, doyamıyor. Hepimiz ölsek, öyle hemencecik de değil, ölmeden önce şöyle 15-20 kez bıçaklansak, sürüklensek, tecavüze uğrasak anca rahata erecek bütün memleket sanki. […]

Read More

“Deli saçması kitaplar ama hazırlarken çok eğlendim”

Ağaçkakan, çok yeni bir yayınevi. “Hazır Bilgi Serisi” diye bir şey yayınlıyorlar, hakikaten enfes. Metin Solmaz’ın hazırladığı “100 Büyük Yanılgı” ve Ahmet Büke’nin imzasını taşıyan “100 Tuhaf Kitap”, her kitapseverin kütüphanesinde olmayı hak ediyor. Ben bu hafta ikincisini ele aldım ve Ahmet Büke’ye Ağaçkakan Yayınları için hazırladığı “100 tuhaf Kitap”la ilgili birkaç soru sordum. Gülenay […]

Read More