Egoist okur

“Karnım bir daha eskisi gibi düz olur mu? Hiç sanmam…”

Oya Baydar‘ın kitabıyla ilgili yazıda, kadın yazarlara olumlu veya olumsuz fiziksel takıntılarını, bedenlerini, beğenmedikleri ya da tam tersi, onlara gurur veren fiziksel özelliklerini sorduğumu söylemiştim. Beni kırmayarak açık yüreklilikle cevap verenlerden biri de annelik ve yazarlığı şahane bir şekilde barıştıran Aslı E. Perker’di. Gülenay Börekçi Aslı Perker: “Karnım bir daha eskisi gibi düz olur mu? Hiç sanmam…” “17 yaşındaydım, […]

Read More

Fırat Demir yazdı: Sezer Duru’dan HOŞ HİKAYELER

Açgözlüler, varyemezler, hüsnü kuruntular, çabuk heyecanlanıp zor gözyaşı dökenler. Sezer Duru sanki büyük bir müzikale karakter seçiyor. Sahne, sürekli yeni insanlarla doluyor. Bir karakteri, hemen, öteki takip ediyor. Herkes nefes nefese kalırken, Duru konumundan zerre sarsılmıyor. Duru edebiyatının özeti bu, daralan anlara sığdırılan öz ve herkesin gelip geçiciliğinde kendi kalabilmek. “Hoş Hikayeler”, bu bağlamda yazarın […]

Read More

“Dikkafalı, sevecen ve uzlaşabilir. Uzlaşmayabilir de!”

Oya Baydar‘ın kitabıyla ilgili yazıda, kadın yazarlara olumlu veya olumsuz fiziksel takıntılarını, bedenlerini, beğenmedikleri ya da tam tersi, onlara gurur veren fiziksel özelliklerini sorduğumu söylemiştim. Beni kırmayarak açık yüreklilikle cevap verenlerden biri de Müge İplikçi’ydi. Okuyacaksınız nasılsa ama baştan söylemezsem içim rahat etmez: Müge’ye İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda okurken tanışmıştık; arkadaşlarımız da, dertlerimiz de, sevdiğimiz kitaplar da aynıydı. Yollarımız […]

Read More

Kate Atkinson’un bol ödüllü romanı: HAYAT SİL BAŞTAN

İngiliz yazar Kate Atkinson’un yazdığı bol ödüllü “Hayat, Sil Baştan” çılgın, trajik, komik ve şaşırtıcı derecede dokunaklı bir roman. Dikkatimi çekmesinin sebebi, “Gone Girl” romanının yazarı Gillian Flynn’in övgü dolu sözleri oldu ilkin. “Yaşadığımız yüzyılda okuduğum en iyi romanlardan biri. Bu zekice yazılmış kitabı tarif edebilmek için sıfatlar yetersiz kalıyor: Etkileyici, büyüleyici, keyifli, hüzünlü, göz kamaştırıcı, baş […]

Read More

Aşkı “GÜL”den daha güzel ne simgeleyebilir ki?

Aşkın simgesi sayılan gül, çiçeklerin kraliçesi. Ve artık tam da hak ettiği güzellikte bir kitabı var. Sanat tarihçisi ve yazar Gül İrepoğlu‘nun hazırladığı ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Gül” kitabı, herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser. Biricik Gül İrepoğlu, ismini aldığı çiçeğe adadığı kitabı “Gül”de insanlığın somut ve soyut gül bahçelerinde dolaşıyor. Okurlara en renkli […]

Read More

Kişisel arşivlerde İstanbul belleği

İstanbul Şehir Üniversitesi, “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi çerçevesinde ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve vakanüvis Taha Toros‘un uzun yıllar boyunca biriktirdiği ve özenle koruduğu arşivini kütüphanesine kazandırdı. Gülenay Börekçi “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi Ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve “vakanüvis” Taha Toros, 1910’da Adana’nın Tarsus ilçesinde doğdu. 2012’de öldüğünde ise ardında 37 kitap ve çok büyük […]

Read More

SİVRİSİNEK ŞEHİRDE: “Ay sıradan 1 sokak lambası değil”

Erlom Ahvlediani’nin Dedalus Kitap’tan çıkan Sivrisinek Şehirde romanını çevirmeni Fahrettin Çiloğlu anlatıyor. Çiloğlu, Gürcüce’den Türkçeye edebiyat çevirisi yapan az sayıdaki çevirmenden biri. Evrenin dengesini sağlama misyonunu üstlenmiş olan bir sivrisinek “Beş dakikalık kum saatini ters çevirdim ve mavi gözlü sivrisineğin, kayıp Cimşer’in, dokuzuncu sınıf öğrencisi Lia’nın, grafoman yazarın, Lia’nın erkek kardeşi Gia’nın, Manana’nın, esintinin, sıtmanın, […]

Read More

Güle güle…

Dilimizin büyük ustası Yaşar Kemal’i kaybettik. Yazarların en yakışıklısına güle güle derken onu önce “Demirciler Çarşısı Cinayeti” romanından bir bölümle, sonra da kısa biyografisiyle anıyoruz… “O iyi insanlar o güzel atlara bindiler çekip gittiler…” Dünyayı dolaşan genç adam güzel bir şehre geldi. Gözleri Emir Sultanın gözlerine benzerdi. Kaşları çatık, rengi yanık sarı, kalın dudakları soluk. İnce, uzun boylu. […]

Read More

Edebiyatçılara sorduk: “Yaşar Kemal’i niçin seviyoruz?”

Yaşar Kemal öldü, çok üzgünüz. O yüzden bir ay kadar önce, 18 Ocak’ta yayınladığım bu yazıyı yeniden okumanın tam vakti… Türk edebiyatının yaşayan en büyük ismi Yaşar Kemal‘in hastaneye kaldırıldığı haberini duyalı çok olmadı. O yüzden onu çok sevdiğini bildiğim bazı yazarlara ve şairlere gidip Yaşar Kemal’i anlattırdım. Hem usta iyileştiğinde okursa eğer biraz neşelensin ve gücünü daha […]

Read More

“Başrol yazmanındır artık; nefes almak gibi, tiryakilik gibi”

İlk “Canım“ demek istediğinde ar etmiş dedem. “Hanım” dese “malım” demiş gibi olacağını düşünerek korkmuş, “Vesile“ dese çok resmi, soğuk… Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. “Baksana“ dese olmaz, “ Bak hele…” demiş, devamını getirebilecekmiş gibi. Sezgin Kaymaz, son kitabıyla, yaşama, sokaktaki insana […]

Read More

Burçe Bahadır: “İçin yanmazsa insan değilsin…”

“Özgecan’a hep birlikte, elbirliğiyle üzülmek ne kadar kolay. Masumiyeti göz bebeklerinden akan bir küçücük kız olduğu ne çok belli. Okuldan çıkmış, avm’ye gitmiş, annesi sütünü harçlığını vermiş, eve gitmek için akşam 8’de dolmuşa binmiş bir kız çocuğuna üzülmezsen, acımazsan zaten hayvansın, barbarsın, sapıksın demektir. Ya diğer ölü kadınlara? Onlara da kaşını şüpheyle kaldırmadan, bu kadar içten […]

Read More

BAKELE: En basit şeyleri bile niye kimse anlamıyor?

Öykülerden oluşan ve April Yayıncılık’tan çıkan kitabı “Bakele”yle okurlarını bir kez daha selamlayan Sezgin Kaymaz müthiş bir adam. Yakında bu sayfalarda onunla yapılmış yepyeni bir röportajı okuyacaksınız. Ama önce kitabı okuyup bitirdikten sonra “tam da şurasında” kalan sızıyı bizlerle paylaşan sevgili Merve Açıkgöz’ün yazısı… Gülenay Börekçi Sezgin Kaymaz röportajı: Bir gölgesinden korkanlar ordusu nasıl yaratılır? Sezgin Kaymaz: […]

Read More

Nermin Yıldırım: O ateşi siz yaktınız!

Nermin Yıldırım‘ın 4,5 yaşında ölen Diyarbakırlı küçük kız için birkaç ay önce yazdığı ve OT Dergi‘de yayınlanan bu yazıyı uzun uzadıya giriş falan eklemeden yayınlıyorum. Özgecan Aslan‘ın feci şekilde öldürülmesinin üzerinden zaman geçmedi; üzgünüm, öfkeliyim, çaresizim, hepiniz gibi… Dergiye düştüğü küçük notta “Çocukların erkenden yaşlandığı bu âlemde, neşe bizim neyimize!” diyen Nermin  gibi hissediyorum. Okuyun […]

Read More

Andrew Miller’dan SAF: Ölülere yetmeyen bir mezarlık…

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Saf”, son zamanlarda gördüğüm en güzel kitap kapağı olarak çarptı beni önce. Kitabın Costa dahil birçok önemli ödüle layık bulunduğunu öğrendikten sonra tarihle edebiyatı kusursuz şekilde buluşturabildiği için “Yeni Hilary Mantel” olarak selamlanan Andrew Miller‘la -romanı vasıtasıyla- tanışmaya karar verdim. Saf çok iyi bir roman. Üstelik bize gayet aşina temalardan söz ediyor. Onunla […]

Read More

Özlem Ertan: “Hayal gücü ve fantazya zihni özgürleştirir”

Arkeoloji mezunu Özlem Ertan‘ın ilk romanı “Âşık Kadınlar Denizhanesi”, Müptela Yayınlarından çıktı. Özlem aslen gazeteci. Edebiyatın yanı sıra opera ve tiyatroyla da ilgileniyor. Gürcistanlı oyuncu ve rejisör Varlam Lali Nikoladze’nin yönettiği “Damdaki Kemancı”da rol almış bir dönem. Ardından Curzio Malaparte’nin “Kadınlar da Savaşı Yitirdi” oyununda başrolü üstlenmiş. Hem de Demet Evgar’la birlikte. Fakat J.R.R. Tolkien, Ursula K. Le Guin […]

Read More