Egoist okur

“Sevdiğimiz şeylerin ormanına adım atalım istedik…”

Alakarga çok genç bir yayınevi ama kısa öyküyü kalpten sevmesiyle, yayımladığı unutulmuş ya da hakkı yenmiş yerli yabancı kitaplarla, enteresan kapak tercihleriyle farklılığını hep hissettirdi. Ben de yayınevinin kurucularından olan Suat Duman’a gidip bu hikayeyi bir de Egoist Okur’lar için anlatmasını istedim. (Kendisi aynı zamanda müthiş bir yazar ama bu röportajda işin bu kısmını konuşmadık.) Her neyse, Suat […]

Read More

Zivkoviç’ten Egoist Okur’lara öykü armağanı: TELEFON

Zoran Zivkoviç okudunuz mu hiç? Alacakaranlık kuşağında geçen tuhaf, yaşanması olanaksız ama kışkırtıcı öyküler yazıyor. “İmkansız Karşılaşmalar” adlı kitabını hatırlayalım. Tadına doyulmaz bir kitap, yazarla Egoist Okur için kısa bir sohbet gerçekleştiren Ayşe Kilimci’ye göre Zivkoviç’in dilimizde yayınlanan en esaslı yapıtı. Öldüğünün farkında olmayan birine hayata dönüş fırsatı sunulursa tepkisi ne olur sizce, nasıl tercihler […]

Read More

Bir fantastik kurgu üstadıyla kısa sohbetler

Zoran Zivkoviç, bizde en çok “Başka Zaman Kütüphaneleri”, “İmkansız Karşılaşmalar”  ve “Gizli Kamera” adlı kitaplarıyla -tanınıyor. Fakat bu, onun yeni kitaplarıyla karşılaşmayacağımız anlamına elbette gelmiyor. Dilimize ilk Cumhur Orancı’nın çevirdiği ünlü Sırp yazarın önemli eserleri Sola Yayınları etiketiyle teker teker dilimize aktarılıyor. Sanıyorum editör de Orancı. Zivkoviç’le çok sevgili yazar arkadaşım Ayşe Kilimci, kısa bir sohbet […]

Read More

Güle Güle Ursula. İyi ki yazdın, iyi ki okudum seni…

Son röportajlarından biriyle “Güle güle” diyorum Ursula’ya. İyi ki yazdın, iyi ki okudum seni. Kütüphanesine gizlice süzüldüğümüz bir diğer yazar ise “Mülksüzler”, “Yerdeniz Büyücüsü”, “Aya Tırmanmak”, “Lavinia” ve “Dünyaya Orman Denir” adlı kitapların yaratıcısı Ursula K. Le Guin… Neil Gaiman gibi okuma gözlüğü kullanıp kullanmadığını bilemiyorum ama aşağıdaki röportajıyla kitap kulüplerine karşı önyargılarımı yerle bir […]

Read More

Zeynep Tuğçe Karadağ ve parçalanmış bir dünya haritası

Şair Zeynep Tuğçe Karadağ‘ın adını Acile Tek Giden çıktığında duydum ilk kez. Oysa tanıyan zaten tanıyor, şiirden anlayanlar ondan epeydir övgüyle söz ediyormuş. Benim bir şeylere, bir yerlere hep geç kaldığım günlerdi. Derken kitabını okudum. Yetmedi, başka ne yazmış merakıyla internete daldım. Bazı dizeleri günlerce dilimden düşmedi. Ve epey sonra, yani geçen hafta ona bir e-posta […]

Read More

Küçük Prens, Lolita, Dönüşüm, Moby Dick minyatürleri

Murat Palta’yı hatırlarsınız, birkaç yıl önce Hollywood filmlerinin afişlerini minyatür stiliyle hazırlamıştı. Yeni işi daha da güzel. Bu kez edebiyat dünyasından, daha doğrusu Batı edebiyatından seçtiği başyapıtlara kapaklar hazırlamış; tabii gene minyatür stiliyle… Fahrenheit 451’den 1984’e, Dönüşüm’den Moby Dick’e, Don Quijote’den The Hobbit’e, Harry Potter ve Felsefe Taşı’na, Lolita’ya, Koku’ya, Küçük Prens’e ve diğerlerine kadar 12 muhteşem […]

Read More

Mehmet Açar: “Demokrasiler ayakta durdukça çok karamsar olamam”

Arkadaşım Mehmet Açar, en sevdiğim sinema eleştirmenlerinden. Ayrıca “Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları” ve “Siyah Hatıralar Denizi” gibi romanların yazarı. Yeni kitabı “Kayıp Hasta”ya gelince; bence büyük bir şey. Kahramanı Ali Z. adında biri. Olaylar bir hastanede geçiyor ve bunun dışında her şey müphem. Ali Z.’nin sırt çantası kayıp zaten, kimliği ve […]

Read More

Romanlarıyla okura şeytani düzenekler kuran Gombrowicz

Filozof, dahi, kültürel şeytan avcısı Witold Gombrowicz’in külliyatı ilk kez toplu olarak yayınlanıyor. Everest’ten çıkan ilk kitap, otobiyografik roman “Trans-Atlantik” ve ardından gelen “Kosmos”. Sırada Gombrowicz’in 1952-69 arasında bir dergide yayımladığı “Günlükler” var. Sürgündeki bir edebiyatçının tıpkı günümüz bloggerları gibi hayatının en mahrem ayrıntılarını okurlarıyla paylaşması heyecan verici. Gülenay Börekçi “İstiyorsanız, kesin gırtlağımı. Ama böyle […]

Read More

Galeano: “Yazarlar dürüst olmalı, politik olmaları gerekmez”

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan bir hikâye anlatılıyor. Kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler… Daldan dala atlıyor Galeano ve değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Okudukça […]

Read More

Tanpınar’ın bir sinema tutkunu olarak portresi

Sinema dergisi Rabarba’nın Ekim sayısı okurları büyük romancımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yayınlanmamış senaryolarıyla buluşturuyor. Dergiyi edinmenizi hararetle tavsiye ederim ama öncesinde Tanpınar’ın araştırmacı yazar Handan İnci ve ekibi tarafından gün ışığına çıkarılan senaryolarına, film eleştirilerine kısaca bir göz atmaya ne dersiniz? Gülenay Börekçi Bu sayısıyla arşivinizde bulunması gereken Rabarba Dergisi’ne teşekkürler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın film eleştirilerinden […]

Read More

Knausgaard’la konuştum: “Önemsiz bir insanın önemsiz hayatını yazdım”

Norveçli Karl Ove Knausgaard, hayatını en mahrem anları bile atlamadan yazdı ve böylece bir fenomene dönüştü. 6 ciltlik romanında, çocukluğundan itibaren babasıyla fırtınalı ilişkisi de var, evliliğinin niçin yürümediğinin ayrıntıları da… Karısının okuyunca bir an bile beklemeden boşanma isteğiyle mahkemeye başvurmasının sebebi de bu zaten. Aşağıda suçlamalardan, vicdan azaplarından, itiraflardan, acıdan ve öfkeden oluşan bu […]

Read More

İnce alayın büyük ustası Saki’nin yarattığı alternatif alemler

Kurt çocuklar, konuşan kediler, hain susamurları, aksi geyikler, zavallı kaplancıklar, hınzır çocuklar, zeki genç kadınlar ve sivri dilli delikanlılar Saki’nin öykülerinde status quo’nun temsilcisi olarak karşımıza çıkan eskiye sıkı sıkıya bağlı aristokratlara ve sonradan görme zenginlere dünyayı dar ediyor. Gülenay Börekçi Tanıştırayım; Saki en sağda duran, suratı asık adam. Saki’nin yarattığı alternatif aleme hoş geldiniz! […]

Read More

Gerçek “görünmez” kentler, haritada olmayan ülkeler

“Yıktığımız bu yer köy sayılmaz, sonuçta hiçbir haritada yok” diyen mi istersiniz, “4 kişilik krallık da krallıktır sonuçta” yargısına varan mı? Feng-shui’ye uygun tasarlanmış bir şehircilik felaketi mi, 1000 yıl sonrasına kadar “sanki dün gibi” kalacak şehir mi? Lanetli beldeler, cehenneme benzeyen cennetler ve daha neler neler… Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap olan “Harita […]

Read More

Nabokov, Calvino, Brautigan, hepsi bilimkurgu yazdı…

Düzelteyim; “Bu yazarların hepsi bilimkurgu da yazdı” demeliydim. Bu kez başka dünyaların ve başka hayat biçimlerinin mümkün olduğu fikrinden hareketle yaratılan bu türe ve onun önemli edebiyatçılar tarafından nasıl yorumlandığına bakıyoruz. Ve görüyoruz ki “Bilimkurgudan edebiyat çıkmaz” diyen tutucular fena halde yanılıyor… Üstelik bu türün Batı kökenli olduğu konusunda da yanılıyor olabiliriz. Bakalım… Gülenay Börekçi […]

Read More

Kazuo İshiguro ruhu: O eski iyi kalpli dünyayı göğsüne yaslamış küçük kız

Yatılı okul Hailsham’ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez, Hailsham’dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları hiç yoktur. Spora ve sanata büyük önem veren gözetmenleri onlara sürekli ‘özel’ olduklarını hatırlatarak bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini söyler. Peki ama neden? Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo İshiguro, “Beni Asla […]

Read More