Egoist okur

Rowling’den esirgenen övgüler Galbraith’e gitti

Robert Galbraith’in The Cuckoo’s Calling adlı polisiyesi başta sadece 449 adet satmıştı. Yazarın aslında J.K. Rowling olduğu, kendini özgür hissetmek için takma isimle yazdığı ortaya çıkınca kitap, Amazon’da bir numaraya fırladı. Çarpıcı yeni kapağı, ciltli versiyonu ve Rowling’in “devam kitabı yolda” müjdesiyse işin içinde bir PR numarası olduğunu düşündürüyor… Gülenay Börekçi Altan’dan Son Oyun, Rowling’den […]

Read More

Murat Menteş’le kibirli ve mıymıntı bir edebiyatın zararlı etkilerine dair

Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]

Read More

KATİLİN ŞAHİDİ: İki kelimeyle çok şahane…

Sevin Okyay, “Okumuş muydunuz? Hiç okumadınız mı? Pes!” diyor Algan Sezgintüredi’den bahsederken. Murat Menteş ise yazarın dördüncü romanı Katilin Şahidi’ni “Tek kelimeyle şahane, iki kelimeyle çok şahane” diye tarif ediyor. Zevkine bu kadar güvendiğim iki kişi tavsiye eder de ben durur muyum? Bir koşu gidip Sezgintüredi’nin şahane kapaklı yeni romanını aldım, okumaya başladım. Gerilimin yüksek […]

Read More

Celil Oker yazdı: ATEŞ ETME İSTANBUL!

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 7: ESAS KARAKTER

Umarım başladığımız ilk bölümden bugüne, polisiye roman yazmak için seçilmiş insan falan olmak gerekmediğini, işin yönetimi bilir ve onun üzerine çalışırsa herkesin polisiye yazabileceğini artık öğrenmişsinizdir. SİZ DE yazabilirsiniz! Bugün son ve bence en önemli dersimizi görecek, esas karakterimizi yaratmayı öğrenecğiz. Esas karakteri yaratmak Esas karakteri olmayan ve yine de başarılı olmuş pek az polisiye yazar […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 6: ARAŞTIRMA

Evet bir polisiye roman yazmak için gereken birçok unsuru hızlıca gözden geçirdik. Ama tabii kimse her şeyi bilemez. İşte burada devreye araştırmanın önemi giriyor. Bilmediğiniz konularda araştırma yapmalı, işi şansa bırakmamalı, hikayenizin gidişatını kumar oynar gibi yazı tura atarak belirlememelisiniz. Araştırma Almanız gereken ilk önemli ders şu aslında: Kitabınızda anlattığınız her şeyin doğru olması gerekmiyor. Ama inandırıcı […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 5: ÇEVRE

Bir önceki diyalog ödevi zordu, öyle değil mi? Ama eminim eğlenceli de buldunuz. Sizden istediğim şeyleri, mesela kalabalık yerlerde başkalarının konuşmalarını dinleme işini ben hâlâ zevkle yapıyor hatta sonradan o konuşmaları küçük değişikliklerle yeniden yaratıyorum. Kitaplarımdaki bazı diyaloglar açıkçası bu küçük egzersizlerden sonra ortaya çıktı. Polisiye romanda önemlli bir diğer unsur da çevredir. Hatta bana göre […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 4: DİYALOG

Evet, havadan yani bir hiçten karaktere benzer bir şey elde ettiniz. Yeni bir arkadaş edinmek gibi, öyle değil mi? Fakat romanlarda, hele polisiye romanlarda ilgi çekici karakterler yaratmak romanı zevkle okutmaya yetmez. Bütün o karakterlerin konuşmaları, birbirleriyle diyaloga girmeleri de gerekir.  Bu, üzerinde ciddiyetle çalışmanız gereken bir konudur. yeterince zaman ve enerji harcarsanız, emin olun polisiye roman […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 3: KARAKTER

Olay örgüsünü, entrikayı, suç unsurunu konuştuk. Bütün bunlar iyi, güzel ama eğer enteresan ve inandırıcı karakterler yaratamazsanız, romanınız bir şeye benzemez. İşin güzel yanı, polisiye roman yazmanın en eğlenceli yönlerinden bir tanesi de karakter yaratmaktır. Bu da kendi zihninizde yarattığınız bir dünyayı çeşitli ruhlar ve bedenlerle zenginleştireceksiniz demek oluyor.  Onları yeterince eğlenceli ve ikna edici […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 2: İSKELET

Umarım artık polisiye romanın temel olay örgüsünü kurmanın hiç de sandığınız kadar karmaşık bir iş olmadığını görmüşsünüzdür. Hikayeyi zenginleştirmek için eklediğiniz ayrıntıları çıkaracak olursanız, her şey aslında bir katil, bir sebep ve bir -veya iki- “modus operandi” yani uygulamadan ibaret sayılabilir.  Şimdi bu iskeleti alıp üzerine biraz et ve kan ekleyelim. Ve elbette buna en […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 1: GENEL KURALLAR

Buz Prenses’in yazarı Camilla Läckberg’le röportaj yapmak için gittiğim Stockholm’de, onun aynı zamanda bir yaratıcı yazarlık hocası olduğunu öğrendim. Hatta Camilla yıllar önce bu sebeple İstanbul’a bile gelmiş. Şöyle ki; İsveç’teki bir yazarlık kursu öğrencilerini zaman zaman başka ülkelere de götürüyormuş. Farklı yerler görüp farklı insanlar tanısınlar, ufukları açılsın diye… Kursun öğretmenlerinden olan Camilla da […]

Read More

Camilla Läckberg: “Herkesin hayalleri vardır ama pek az kişi bunları gerçekleştirmeye çalışır”

Eskiden ekonomist olan Camilla Läckberg, İsveç’in en çok satan yazarı. Buz Prenses adlı romanı bizde de yayınlandı. Her biri rekor kıran öteki kitapları da bu kış sırayla yayınlanacak. Onunla Stockholm’de buluştuğumuzda, yazar olmaya nasıl karar verdiğini anlattı. Söyledikleri içinde en çok aklımda kalansa şu cesaret veren cümlesi oldu: “Bir hayalin peşinden giderek bütün hayatımı değiştirebilmiş […]

Read More

Freud’un divanında Fatih Sultan Mehmed’e psikanaliz

Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in […]

Read More

Sevil Atasoy bizi insan ruhunun karanlığında dolaştırıyor

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü öğretim üyesi Sevil Atasoy’un kitaplarını herkese tavsiye ederim. Atasoy, Labirent, Bu Ayak İzi Senin Dr. Watson!, Karanlığa Yolculuk ve Her Çikolata Yenmez adlı kitaplarında soluk kesen, çok acayip hikayeler anlatıyor. Şu farkla ki, hepsi gerçek! Bazıları çok ürkütücü aslında, ama bilmemek kesinlikle bilmekten daha fena. Gülenay Börekçi Gayet uydu Dexter bu konuya, öyle değil […]

Read More

Behzat Ç. Unplugged: “Bir kez yaralanmışsan, bir daha iyileşmezsin!”

“Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm”, gösterimde. Yaratıcı ekip Van Depremi sonrasındaki hadiselerden ötürü epey puan kaybetmiş olsa da, Behzat Ç.’nin bu işte hiçbir kabahati olmadığı aşikar. O yüzden bu röportajı okumanızda da hiç sakınca yok. İşte, üç yaratıcısının, yani aktör Erdal Beşikçioğlu, yönetmen Serdar Akar ve yazar Emrah Serbes’in gözünden Behzat Ç. Gülenay Börekçi Emrah […]

Read More