Egoist okur

Yeni bir ülkeye, yeni bir dile ve yeni kitaplara alışmak

ON8’den çıkan Çıplaklar‘ın yazarı Iva Procházková‘nın bir röportajından parçalar. Bir bölümde, zamanında siyasi sebeplerle ülkesini terk ettiğinde kitaplarından da ayrılmak zorunda kalışını ve bunun sonradan ona nasıl bir özgürlük alanı açtığını anlatıyor. Kitaplarından ayrılamayacağını düşünen benim için bunu okumak bir parça ürkütücü ama yine de enteresan bir deneyim oldu, size de tavsiye ederim. Gülenay Börekçi “Ah, […]

Read More

Seray Şahiner: “Antabus’ta bir küfür kadar içten olmak istedim”

Seray Şahiner, Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine adlı öykü kitapları, tiyatro oyunları hatta Yıldırım Türker ve bir edebiyatçılar grubuyla birlikte oluşturulan ve şimdiden unutulmazlar arasına giren Kayıp Şehir gibi TV dizisi senaryoları derken kadına yönelik şiddeti ve bu şiddetin genel olarak hepimize yaptıklarını ele aldığı ilk romanı Antabus‘la okur karşısında… Enteresan bir geçmişi var Seray’ın, bugüne dek yapmadığı […]

Read More

Oylum Yılmaz: “Fantastiğin sansürü yoktur!”

Şunu okur musunuz lütfen: “Fantastiğin edebiyatın kötü çocuğu olması boşuna değil. Burada bir yanıyla tatlı, bir yanıyla da çok tehlikeli bir oyun vardır. Basit bir peri masalı gibi görünen bir metin, insan ruhunun erginlenme sürecine ışık tutar mesela. Ya da korkunç bir kan emici hayallerinizi süsleyen bir kahramana dönüşür. Sistemin bize gerçek, doğru, dürüst, iyi […]

Read More

Elif Şafak: “Sakin, öfkesiz 1 siyasi dili kadınlar yaratabilir”

Günümüz Türk edebiyatının popüler ismi Elif Şafak‘la çok uzun bir aradan sonra yeniden buluşuyoruz. Son söyleşimiz geliyor aklıma, ister istemez… Ustam ve Ben‘in yayınlanmasından hatta Gezi olaylarından bile çok daha önceydi… Hayatlarımızın ne kadar sakin olduğunun farkına varsaydık tadını çıkarır, uzun uzun bundan bahsederdik diye geçiriyorum aklımdan. Meğer şimdikilerin yanında dert bile olmayan dertlerimizi konuşuyormuşuz aslında… […]

Read More

Tutunduğun anlamlar uğruna neyini verirdin?

“Kızmaya değer şeyler olacaksa, sevinmeye değer şeyler de olacaktır. Sevinmeye değer şeyler olacaksa, demek ki o şeylerin de bir anlamı olacaktır. Ama öyle şeyler yok bu dünyada!” Sesini bir ton daha yükseltip “Birkaç yıl sonra hepiniz ölecek, unutulacak ve hiçbir şey olacaksınız; onun için, kendinizi buna bir an önce alıştırmaya bakın!” dedi. İşte o an, […]

Read More

Murat Bardakçı ile İttihadçı’nın Sandığı’ndan çıkan 220 belge üzerine

Gazeteci-tarihçi Murat Bardakçı, İttihad ve Terakki liderlerinin özel arşivlerindeki belgeleri yayınlamaya devam ediyor. 2008 tarihli Talât Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi‘nin ardından üçlemenin ikinci cildi olan İttihadçı’nın Sandığı da İş Bankası Kültür Yayınları‘ndan çıktı. Bu kez konu, Atatürk ve İnönü dönemlerinde Ermeni gayrımenkulleri konusunda alınmış bazı kararlar… Ben de geçen hafta HT PAZAR için Murat Bardakçı’yla 1915 tehcir olaylarının […]

Read More

Korhan Atay, 1 Mayıs 1977 katliamını anlattı

Bir Gabriel Garcia Marquez ve Kırmızı Pazartesi örneği daha… Araştırmacı yazar Korhan Atay Metis Yayınevi’nden çıkan 1 Mayıs 1977 adlı kitabı için olaylara bizzat tanık olmuş 13 kişiyle röportaj yaptı. Atay, 1 Mayıs 1977 Katliamı’nı Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanında anlattığı hikayaye benzetiyor. Herkesin korktuğu, bildiği ama bir yandan da neredeyse beklediği bir felaket… Kırmızı […]

Read More

Helene Wecker: “İnsanların da dertleri hep aynı, doğaüstü mahlukların da”

Golem, Kabala’ya göre insan tarafından büyüyle, simyayla yaratılmış bir mahluk. Tabiatı gereği yaratıcısına koşulsuz itaat etmesi şart. Cin ise 1001 Gece Masalları’ndan da bildiğimiz üzere, nereden gelip nereye geldiği bilinmeyen, ele avuca sığmayan ateşten bir ruh. Dilekleri gerçekleştirmek gibi bir işlevi var ama civarda onun dileklerini, ihtiyaçlarını bilen yok… Kurgu bu ya; Yahudi miti Golem […]

Read More

DÖVÜŞ GECESİ: Başrol seyircinin!

Hayır yanlış söyledim aslında, seyirci bu oyunun sadece metin yazarı ve yönetmeni. Başrolde olan, star payesi taşıyan, çoğunluk. Seyircinin çoğunluğu. Ama tabii bunu anlamak için oyunun bitmesi ve Rage Against the Machine‘i dinlemeye başlamanız gerekiyor. Yok, spoiler vermeyi kesmeliyim, yoksa ipin ucunu kaçıracağım. Onun yerine daha makul bilgiler vereyim. Dövüş Gecesi bana elbette geçen haftaki  yerel seçimleri […]

Read More

Emrah Güler: “Yeni süperlerle tanışmaya hazır mısınız?”

Süper kahraman olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız? Sizi bilmem ama Emrah Güler’in “Sudan Gelen” adlı romanının kahramanı Nehir Nadir, “Süper kahraman olduğunu öğrenmeye kimsenin hazır olduğunu sanmıyorum” diyor. “Bense çizgi roman okumayı, süper kahraman filmlerine gitmeyi hayatından özenle uzak tutan birisi olarak daha da hazırlıksız yakalandım. Hâlâ ara sıra kendime bir süper kahraman olduğumu, dahası süper […]

Read More

CAN GÜRSES: “Yalnız öleceksek bari birlikte yaşayalım!”

Adını ilk olarak unutulmaz televizyon dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman ki”nin senaryo yazarlarından biri olarak duyduğumuz Can Gürses, ilk romanıyla okur karşısında. Size daha önce burada bahsetmiştim, romanının adı, “En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın”. Genç romancı daha önce pek denenmemiş bir şeyi yapıyor ve bütün hikayeyi cansız nesnelerin ağzından anlatıyor… Bu kadar da değil; […]

Read More

Jean-Christophe Grangé: “Kötülük, benim romanlarımın çekirdeği”

Jean-Christophe Grangé denince aklınıza ne geliyor? Kurtlar İmparatorluğu, Taş Meclisi, Kaiken, Kızıl Nehirler, Ölü Ruhlar Ormanı, Şeytan Yemini, Siyah Kan, Zener’in Laneti… Benim aklıma gelen bunlar. Hemen peşinden de içimi derin bir ürperti kaplıyor. Kitap adlarına baksanıza; hiçbirinin çiçekten, böcekten, iç rahatlatıcı sevimli şeylerden bahsetmediği kesin. Grangé, her biri çıktığı dakika listelere yerleşen ve satış rekorları […]

Read More

Lidia Yuknavitch: “Cinsiyet ve cinsellik yeni imkanlar demektir”

“1986’da kızım, daha doğduğu gün öldü. Ve bu beni bir yazar yaptı” diyen Amerikalı yazar Lidia Yuknavitch’in “Freud’a Kafa Tutan Kız: Dora” adlı kitabı April Yayınları’ndan çıktı. Önsözünü Chuck Palahniuk’un yazdığı romanda yazar sarsıcı bir cinsel taciz hikayesi anlatıyor. Romanın iyi adamı da kötü adamı da aynı: Dr. Sigmund Freud. “Freud’a Kafa Tutan Kız: Dora”, […]

Read More

Nüket Esen’le ilk popüler yazarımız AHMET MİTHAT EFENDİ üzerine

İlk Türk romancısı o. İlk köy hikayesini o yazmış, ilk polisiye romanı o kaleme almış, kadın sorununa ilk o değinmiş… Çok yazan, çok okunan bir yazar olmuş epey bir süre… Gerçi gençliğinde muzır neşriyattan sürgüne gönderilen bu ilginç edebiyatçı hayatının son yıllarında başka türlü bir gözden düşüşü de yaşamış ve siyasi görüşleri yüzünden dışlanmış. En enteresan […]

Read More

Mario Levi: Masal’ın babası, İstanbul’un âşığı

Mario Levi’yle geçen hafta Galata Kulesi’nin altında buluştuk. Şahane manzarada çay, aşkın anlamı, Ladino dili, pırasalı köfte, gül reçeli kokusu derken, bugünkü turu önceden test ettik. Levi, Antonina Turizm’in Yazarlarla Edebiyat Turları’nın konuğu, daha doğrusu rehberi! Daha önce de kitap izinde şehir turları yapılmış ama yazarları ender katılmış. Portekiz’de tez konusu olmuş bir proje bu. […]

Read More