Egoist okur

Burhan Doğançay: “Diktatörlükle yönetilen memleketlerde duvarlar tertemizdir”

Türkiye’nin en pahalı ressamı olarak anılan Burhan Doğançay’ın 1980’lerde yaptığı Ribbons 58 tuhaf ve güzel bir eser. Üzerinde yırtılmış kağıdın keskin hatları ve rengarenk kurdele parçalarının yumuşak kıvrımları görünüyor, kurdelelerin zemine vuran gölgesi ise Arap kaligrafisini andıran bir şekil, daha doğrusu bir yazı oluşturuyor. Anlatmasını istediğimde fazla konuşmuyor ve şu sözlerle yetiniyor: “Resim, ışık ve […]

Read More

Nazan Bekiroğlu: “Aşk hem mükemmel hem kusurlu… Hem ödül hem ceza.”

Havanın savaş ve göç koktuğu yıllar… Balkan Savaşı başlamak üzere. Güneşin koyulaştığı bu zamanlarda Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü-İstanbul hattında geçen Tebrizli delifişek halı tüccarı Setterhan’la Trabzonlu Zehra’nın kavuşma hikayesini anlatan ve içinde üç aşkın geçtiği müthiş bir roman Nar Ağacı. Daha çok röportaj yapmasını istediğim sevgili arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu, Nazan Bekiroğlu’yla otobiyografik özellikler taşıyan romanını, bir şehzade […]

Read More

OYA BAYDAR: “Hikaye beni yaz diye dayatıyordu, ben de yazdım”

Oya Baydar’ın yeni romanı O Muhteşem Hayatınız dünyaca ünlü bir primadonna ile tutkulu hayranı arasındaki ilişkiyle başlıyor ama bireylerin trajedilerinin yaşadığımız toprakların örselenmişliğini simgelediği bir anlatıya dönüşüyor. Gülenay Börekçi Toplum olarak da bireyler olarak da bazen başkalarının bizim için yarattığı hikâyelere, bazen de kendi uydurduğumuz hikâyelere inanarak sürdürüyoruz hayatlarımızı. Uydurulan hikâyeler hakikatin yerini aldığında bizi […]

Read More

Robert Redford: “Ne biliyorsunuz, belki de hiçbir zaman gerçekten güzel olmadım!”

Geçen hafta benim için karmakarışık bir haftaydı. Bumerang Ödülleri’ndeki konuşmam, başka koşturmalı işlerim, her şey üst üste gelmişti ve ben kendimi acayip gergin, endişeli hissediyordum. Sonra beklenmedik bir röportaj fırsatı çıktı. Hem de Robert Redford’la… Yani Hollywood’un en yakışıklı adamlarından biriyle… Sakın kimse bana “Adam 76 yaşında, yakışıklılıkla alakası kalmamış” demesin. Hiç öyle değil çünkü. […]

Read More

“Bir kadının kahramanı olmak isterdim…”

Ceylan Ertem güzel bir kadın. Hem ruhu güzel, hem sesi, hem de kendisi. İkinci solo albümü Ütopyalar Güzeldir ile müzikal kariyerinin uzun soluklu olacağını ispatlıyor. Albüm; farklı bir söylemi; deneysel çalışmaları da içinde barındırıyor. 80’lerde doğan, 2000’li yıllarda farklı bir müzikal tavrı sürdüren isimlerden biri olan Ceylan Ertem, “Tüm fikirlerin birbirine karıştığı” bir dönemden yolun […]

Read More

Jonathan Safran Foer: “Vejetaryen olmak kolay, zor olan sürdürmek!”

Ünlü romancı Jonathan Safran Foer’ın, et yemenin sakıncalarından bahsettiği Hayvan Yemek adlı kitabın yayınlanmasıyla birlikte, ortalık kelimenin tam anlamıyla karıştı. Et yiyenler, Foer’ın vejetaryenliği dayattığını söyledi. Vejetaryenler onu yeterince tavırlı davranmamakla suçladı. Üretici firmalarsa, yazarın aslında pek de yolunda gitmeyen ekonomiye bir çeşit saldırı girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Ben bile Egoist Okur’daki Hayvan Yemek yazısı […]

Read More

HAYDAR KARATAŞ: “Bizde edebiyat sorunlu büyüdü; cüssesi var ama zihni, ruhu eksik…”

Haydar Karataş son yıllarda üzerine en çok yazılan, çizilen edebiyatçılardan. Murathan Mungan onun için “canavarcasına bir yazar damarı var” diyor. Murat Uyurkulak, Behçet Çelik, Kaan Arslanoğlu gibi başka edebiyatçılar da Karataş’ın romanlarında yarattığı dille ilgili hayranlık ve övgü yazıları kaleme alıyorlar. Yazarın iki kitabı var. İkisi de Dersim’le, 1938’de yaşananlarla alakalı… Gece Kelebeği’nde her şeyi […]

Read More

Ekmek, çay, sempati: MURAKAMİ’nin Türkiye seyahatnamesi

Dünyanın en popüler yazarı sayılan Japon romancı Haruki Murakami‘nin 1980’lerin sonunda Türkiye’de uzun bir seyahate çıktığını, sonra da gözlemlerini kitap haline getirdiğini biliyor muydunuz? Bizde henüz yayınlanmamış olan bu kitapta Murakami genel olarak Türkiye’ye hayranlığını dile getiriyor ama eleştirel gözlemlerini aktarmayı da ihmal etmiyor… “Coğrafi ve tarihi açıdan bakınca, Türkiye nadir rastlanan türden yapayalnız bir […]

Read More

Rüyada Terakki: 24. yüzyılın İstanbul’unda hayat neye benzeyecek?

Aslında kim olduğunu bilemediğimiz Mustafa Nazım Erzurumî’nin 1913’te yazdığı Rüyada Terakki adlı eseri yeniden, bu kez yayın listesi nice keşfedilmemiş hazinelerle dolu olan Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlandı… 24. yüzyılın İstanbul’unu anlatan kitap, bizde örneğine pek rastlamadığımız türden bir ütopya örneği. İdeal bir toplum tasarlayan yazarının “Elden geldiğince her ilimden, her fenden bahseden, eğlenceli, faydalı […]

Read More

Ayfer Tunç: “Ruhum daima bu memleketi geziyor…”

Bazı yazarlar vardır, ne yazsalar çıkar çıkmaz alır okurum. Ayfer Tunç onlardan. Mağara Arkadaşları, Aziz Bey Hadisesi, Taş, Kağıt, Makas, Evvelotel, Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi ve Yeşil Peri Gecesi gibi muhteşem öykü ve romanların yazarı Tunç’un zaman zaman günlük hayatımıza, insan öykülerine, yakın tarihimizin ayrıntılarına baktığı kitapları da var. Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek […]

Read More

Lucia Puenzo: Cemal Süreya’yı seven Arjantinli yazar

Arjantin filmi Resmi Tarih’i küçükken seyretmiştim. Kendisi de tarihçi olan ve resmi tarihin bize dayattığı bilgileri sorgulamamız gerektiğini düşünen, bu yolda büyük çabalar harcayan babamın zorlamasıyla… Normalde bir filme gitmem ya da gitmemem için beni zorlayan biri değildi babam ama bunu seyretmemi özellikle çok istemişti. Peki dedim, gittik. Tabii pek bir şey anlamadım. Önemini, aslında […]

Read More

Orhan Pamuk: “Ruhum ikiye bölünmüştü, şimdi birleşti”

Her zaman kolay olduğunu söyleyemem ama benim için Orhan Pamuk, röportaj yapması en zevkli insanlardan biri olmuştur. Fakat bu röportajımız daha öncekilerin aksine sükunetle başladı, sükunetle bitti. Sebep, Masumiyet Müzesi’nin onun ve benim üzerimdeki etkisiydi muhtemelen. Pamuk’un 15 yıl sonra müzesini nihayet tamamlamaktan ötürü duyduğu mutluluğu aşağıda okuyacaksınız. Bana gelince; birkaç yıl önceki şüpheciliğimi hatırlayarak […]

Read More

Bejan Matur: “Eski bir kaplan, tarihten bana ve tüm insanlığa bakıyor…”

Orhan Pamuk, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri’nden bahsediyor. John Berger, “Onun amacı, anlamsızı kuşatarak, kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor” diyor. Moris Fahri, Matur’un insanlık hali üzerine bir yolculuğa girişirken tutkulu bir feryatla, yanıtlanamaz görünen sorular sorduğuna değiniyor. Bense her şeyden önce, Bejan Matur’un kısa süre önce İngilizce cevirisi yayınlanan İbrahim’in Beni Terketmesi adlı […]

Read More

Replikas: “Anadolu Pop, postmodern bir başkaldırıdır!”

“Yeni bir şey yok belki, ama farklı bir durum var. Mesela Replikas’ın Biz Burada Yok İken adlı Anadolu Pop çalışması… Bir yanıyla vefa borcunu ödeyerek geçmişe saygı, bir yanıyla da “ben neyin devamıyım” sorusuna bir cevap… Bir de şöyle bakalım: Bellek haindir ve yeterince güvenli değildir; her şeyi unutmaya yatkındır. Ama şarkı söylemek çoğu zaman […]

Read More

“1Q84, paralel evrenlerin ve cevapsız soruların kitabı…”

1991’de Ankara Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’ndan mezun olan Hüseyin Can Erkin, 1992’de Japon Hükümeti’nin bursuyla Japonya’ya gitmiş. Ankara Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasının ardından toplam altı yıl Japonya’da yaşamış. Bu arada Haruki Murakami’den “Sahilde Kafka” ve “Haşlanmış Harikalar Diyarı” romanlarını çevirmiş. Mangalar ve Japon edebiyatından başka birçok önemli yapıt da çevirdikleri arasında. Şimdi mezun […]

Read More