Egoist okur

Erdem Yener: “İnsan hep evet demeli; her şey ‘evet’le başlıyor…”

Şair, müzik yazarı, ve eleştirmen Deniz Durukan, birkaç hafta önce Egoist Okur’a bir Erdem Yener röportajı yapmak istediğini söyledi. “Kim o?” diye sordum önce. “Çok sıkı bir müzisyen” dedi. Hmmm! Peki ama kim yani? “Oyuncu aynı zamanda.” Allah Allah… Nerede seyretmiş olabilirim ki? “Birçok yerde seyretmişsindir. Hani Avea reklamlarında oynayan komik adam var ya, o!” […]

Read More

Çizgi Roman: 50 milyon $ harcamadan film çekmenin kestirme yolu

Pullara basılan, filmleri çekilen, televizyon dizisi olan, Fransa’da Kebir adıyla yayınlanan kült çizgi roman serisi Karaoğlan bu ay 50 yaşına basıyor. Emperyalist ideolojiye karşı olduğu için bazı konular ele almayı reddeden Suat Yalaz’la hem kahramanını, hem de çekilmesi planlanan yeni Karaoğlan filmini konuştuk.  Bir dönem sadece çocukların, gençlerin değil, devlet adamlarının, bakanların, gazetecilerin, Mesela Münir […]

Read More

Karmaşanın, öfkenin, sevginin, sevişmenin, cümbüşün öyküleri

Bir de Baktım Yoksun adlı kitabıyla birkaç ödül alan Yekta Kopan’ın Kediler Güzel Uyanır adlı kitabı çıktı. Onu bir popüler kültür şahsiyeti olarak tanıyanlar var ama Yekta Kopan her şeyden önce iyi bir edebiyatçı, dahası çok önemli bir öykücüdür. Kopan, röportajımızda, bir edebiyatçı olarak yapmak istediklerini şöyle anlattı: “Uzun sürmesini istediğim bir yazın yolculuğunda, haritasını […]

Read More

Ahmet Büke’den ekmek, zeytin ve “iyi palavra atma yeteneği” üzerine

Ahmet Büke’nin yeni kitabı “Ekmek ve Zeytin” çıktı. Kendine has bir dili, dünyası olan bir yazar Ahmet Büke. “Ruhlu” derim ben bazı kitaplara, onunkiler öyle. Hikayelerini özetle deseniz özetleyemem; onlarda küçük ayrıntılar büyür, zaman durur, dil güzelleşir… Bir de ne anlatsa, sanki ben kendime anlatmışım onu daha önce de şimdi kendimden dinliyormuşum duygusu olur. Açıkçası […]

Read More

Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların çatışması

Behçet Çelik’in yazdığı Diken Ucu, Türk edebiyatının hikaye birikimini duyurup zenginleştiren kitaplardandı. Behçet Çelik anlatmayarak anlatıyor, boşlukların kıymetini biliyor ve hikayelerini suskunluklarda zenginleştiriyordu. Onunla yaptığımız söyleşide yazıyla macerasını anlattı, bu maceranın ne zaman macera olmaktan çıktığını anlattı… Ve tabii her kitapla yeniden çıktığı yolu, ruh göçünü… Gülenay Börekçi Yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?  Öykü yazmaya […]

Read More

BİR DE BAKTIM YOKSUN: “O öldü! Senin artık bir baban yok…”

Yekta Kopan hazırlayıp sunduğu televizyon programlarıyla popüler kültürde de yeri olan isimlerden. Fakat televizyonculukla yazarlığını birbirine karıştırmamaya özen gösteriyor. “Ben yazan bir insanım. Ama hayatımı yazarak kazanamam” diyor. “Bunun için başka bir iş daha yapmak zorundayım. Para kazanmak için yaptığım işi giyip çıkarabiliyorum. Yazmak meselesi ise değişik, onu giyip çıkaramıyorum. Çünkü zaten en çıplak halim […]

Read More

“Edebiyat çok narin bir silah, öldürmek için yaratılmadı”

Edebiyatta 43 yılı geride bırakan Selim İleri, uzun süre ara verdiği öyküyle çıktı karşımıza. “Yağmur Akşamları” yazarın edebiyat dünyasıyla ilgili anılarının kırgınlık ve mutluluklarının tuhaf bir toplamı. Kurmacayla hakikat arasında bir alacakaranlık kuşağı… Çok sevdiğim, saydığım, edebiyatımızın can damarlarından biri olduğuna inandığım Selim İleri’yle son kitabını Habertürk Gazetesi’nde edebiyat söyleşileri gerçekleştiren Ümran Avcı konuştu. Gülenay […]

Read More

Taylan Biraderler: “Ölümden uzak olan kişi hayattan da uzaktır”

“Bence ‘Bir şey olacak’ duygusu ‘Bir şey oldu’ duygusundan daha güçlü, o yüzden büyük kıyamet bir yanıyla daha az korkulacak bir şey. Bize gelince; şahsi olarak büyük kıyamete inanmıyoruz ama küçük kıyamet var. Oluyor. Ölünüyor. Arkadaşlarımız ölüyor. Sevdiğimiz insanlar ölüyor. Tanıdığımız biri bile olması gerekmiyor ölenin, uzaktan sevdiğimiz ve bir şekilde ruhsal ilişki kurduğumuz insanlar […]

Read More

Erkekliğin imkansız iktidarını konuşmanın tam zamanı

Erkek egemen toplumda hangi erkekler egemendir? Bütün erkekler bu erkek egemen düzenden memnun mudur? Reddeden, başarısız olan, diğerlerinden farklı olan erkekler ne yapar? Erkekleri değiştiren, “bozan” durumlar nelerdir? Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar “Erkeklik: İmkansız İktidar” adlı araştırmasında bu sorulara cevap arıyor. Bu […]

Read More

Murat Gülsoy’la BÜYÜBOZUMU: “Yazı asla ihanet etmez!”

Murat Gülsoy, yazı üzerine en çok düşünen ve bu düşüncelerini gerek kitaplarıyla gerekse yönettiği yaratıcı yazarlık kurslarıyla cömertçe paylaşan yazarlarımızdan. Peki yazı onu niye çağırmıştı? İlk metinlerine baktığında hangi acılarını görmüştü? Şimdi neler görüyor? Tolga Meriç, yaratıcı yazarlık üzerine “Büyübozumu” adlı bir kitabı da olan Gülsoy’un portresini, onun en çok düşündüğü konu olan yazı üzerinden […]

Read More

Okşan Svastics’in kitabı: Yahudiler’in İstanbul’u

“Bakkallık yapan halası babası evi terk etmiş olan 12 yaşındaki eczacı çırağı dayıma öğlenleri parayla ekmek arası kavurma satarken, Aşkenaz komşuları üst kata tencere tencere yemek taşıyormuş, bunu öğrenince dostluğun akrabalıktan daha mühim bir şey olduğunu da öğrenmiş oldum. Sonra, Osmanbey’de otururken komşum Sara Kazes’ten vişne likörü yapmasını, yaşlanınca güzel kolyeler takıp evde bile rujsuz […]

Read More

Alain de Botton: “Radikal dincilerden değil, radikal ateistlerden korkuyorum”

Alain de Botton yeryüzünde herhangi bir tanrıya inanmadan yepyeni bir din öneren ilk insan olabilir mi? Bu röportajda, “İnançsızlığınızı bu kadar açıkça ifade ettiğiniz için radikal dindarların öfkesini çekebileceğinizi düşünmüyor musunuz?” diye sordum ona önce. “Tam tersi, radikal ateistlerin ‘Hey, adama bak, resmen dine methiyeler düzüyor’ demelerinden korkuyorum” cevabını verdi. İşte röportajımızın geri kalan kısmında […]

Read More

Alp Buğdaycı: “Doğurmaya çalıştığım bebeği boğdular!”

“Kan Sıcak Akacak”, 1996’da yayımlandığında büyük gürültü kopardı. Ve Adalet Ağaoğlu’dan esinlenerek söylersek; “alt tarafı bilmem kaç litre kanla bilmem kaç metre bağırsaktan ibaret” şu bildiğimiz insanoğlu romanı sadece 6 gün yaşattı. Yazarıysa o günlerden bugüne, tam 15 yıl boyunca sustu. Bu, 15 yıl sürmüş aktif bir suskunluğun bütün iktidar odaklarını kapsayan yaralayıcı hikâyesi… Ve […]

Read More

“Hakkımdaki dedikodularla uğraşacağıma kitap okurum”

Elif Şafak, yeni romanının kapağında bir erkek, yani anne katili İskender olarak çıkıyor karşımıza. Onunla Sirkeci Gari’nda yaptığımız söyleşide, kitabını, gazeteci Eyüp Can’la evliliğini, çocukları Emir Zahir ile Şehrazat Zelda’yı, aşkın karmaşık hallerini, niçin yazmaktan hiç vazgeçemeyeceğini, ailesi hakkında çıkan dedikodulara tepkisini, zihin ve kalp detoksu yapmanın önemini, Juliet’e serenat yaparmışçasına yazan erkek yazarları  konuştuk… […]

Read More

“Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir”

Birlikteyken çok güldüğümüzde, gülerken gözlerimizden yaşlar geldiğinde, o zamanlar en yakın arkadaşım olan anneannem “Oh” derdi, “Ne güzel yedik!” Anneanneme göre, bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldi. Ama işte zaman değişti. Gülse Birsel, estetik operasyonlardan bihaber olan anneanneme pek katılmıyor ve diyor ki: “Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir.” Bana gelince, benim her […]

Read More