Egoist okur

Hakan Akdoğan: “Masum masalları kara öykülere dönüştürdüm”

Hakan Akdoğan, Aylak Adam Yayınları’ndan çıkan Varlık ve Piçlik‘te, geçmiş ve gelecek arasında sıkışmış, arafta yaşayan Derman adlı karakterin hikayesini anlatıyor. Kitabın ilgi çekici yanlarından biri de Kurşun Asker, Rapunzel, Pollyanna, Hansel ve Gretel, Pinokyo gibi masalları da bir biçimde romanının içine serpiştirmesi. “Masum görünen bu masalları kara öykülere dönüştürmek istedim, çünkü biz de kara bir dünyada yaşıyoruz” diyor yazar. […]

Read More

Murat Yalçın: “Hayatın tam göbeğindekini öküzün boynuzuna saklama çabası sürüyor”

Orhan Gencebay. Arabesk müziğin en ünlü ismi hatta belki  yaratıcısı… Halen hayatta. Oğuz Atay. Modern romanın dev yazarlarından ama çoktan öldü. Anlayacağınız ikisinin bir araya gelmesi her bakımdan imkansız gibi görünüyor. Öte yandan öykücü, romancı ve editör Murat Yalçın, başka türlü düşünüyor. Yalçın “İçimde Oğuz Atay ile Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor” adlı yeni kitabını bugüne […]

Read More

“Ah seni ilk ben tanısaydım, buralara düşürür müydüm?”

Berna… Kadın olmanın zorluğunu, aybaşı olduğu gün kızlığını kaybettiğini sanan cahil annesinin onu evire çevire dövmesiyle anladı ilk. Bir kere aşık oldu, o da aynı zamanda halasının oğlu olan kızının babasına değil, “Bu bir defa yaşanacak hayatta herkes kendine aittir sevgilim” diyerek onu müşteriye uğurlayan Cemal’e… Yakın arkadaşım olan Arzu Arınel’in de dediği gibi, biz […]

Read More

Uygar Şirin: “Konuşmak, çilek reçeline benzer”

“Konuşmak, pazar sabahı altı buçukta uyandıktan sonra, o günü pazartesi sandığınız için kalkıp okula gitmeye hazırlanırken, tatil olduğunu fark edip tekrar uyumaya benzer. Konuşmak, yolda giderken bir köpeğin sizi çok sevip peşinize takılmasına benzer. Konuşmak, çayınız çok sıcak diye annenizin birazını döküp üstüne soğuk su eklemesine benzer. Konuşmak, çok sevdiğiniz bir şeyi, tokanızı ya da […]

Read More

Yekta Kopan: Masaldaki cadı + romandaki vampir

Yekta Kopan’ın Aile Çay Bahçesi’ni okuduktan sonra onunla bu röportajı yaptım. Aklımda ne varsa sordum. Hatta Yekta’nın müzikle alakasını bildiğim için ve daha önce Kediler Güzel Uyanır için hazırladığı listenin tadı damağımızda kaldığından ondan bu romanın şarkılarını hazırlamasını istedim. “Yağma yok, olmaz” dedi. Yani tam olarak öyle demedi ama buna benzer şeyler söyledi. sonuçta anlaşıldı, […]

Read More

Altay Öktem: “İnsan vücudu yazıldıkça var oluyor”

Yeraltında hangi hazineler gizlidir ve neden fanzinler önemlidir, hatırlayalım… Gülenay Börekçi “İnsan bünyesi hala karanlık…” Yazarsınız, şairsiniz ama hekimsiniz aynı zamanda. Bu ikisini bir arada nasıl yürütebildiğinizi soracağım size. Hekim olarak kusursuz işleyen bir makinenin, yani insan vücudunun tanığısınız. Edebiyatçı olarak ise o makinenin daha kusurlu yönlerini, daha karanlık taraflarını da ele alıyorsunuz… Aslında birbirinden […]

Read More

UMAY UMAY: “Tanrı’yla kavga etmesem kiminle edeceğim?”

“Çok güzel seviştim. Her şeyle seviştim. Hayatla, müzikle, her şeyle. O seks yaptıklarını sananların ulaşmak istedikleri yerde o kadar çok vakit harcadım ki. Bazı insanların tenine bak Deniz. Doyup doymadıklarını tenine bakarak anlarsın. Bu ekmek ve suyla açıklanacak bir şey değil. Meslekle açıklanacak bir şey de değil. Şöyle tenine bakarsın ve aşık olunduğunu görürsün. Ben […]

Read More

Mehmet Eroğlu: “Serüven seven kendi denizini içinde taşır”

Mehmet Eroğlu, 2009’dan bu yana yayınladığı üç romanında Türkiye’nin son 30 yılını ele almak gibi zor bir işe girdi. “Mehmet”, “Emine” ve yeni çıkan “Rojin”, “Fay Kırığı” adı altında toplanan bir üçlemeyi oluşturuyorlar. Eroğlu’na yakın tarihimizin derin fay kırıklarını anlatmaya nasıl karar verdiğini sorarak başladım. Şöyle cevap verdi: “Türkiye’nin 1990 sonrasını yazmayı ilk kez 93’te, […]

Read More

Selim İleri: “Masum geçinenlerin kötülüğü iktidardakilerden az değil”

Arzu Akgün ve Selim İleri bu röportajda edebiyattan konuşup tarihe daldılar. Edinilmiş romantizmden, öğrenilmiş tebessümden, insandaki ölümsüzlük arzusundan, rüyalardan, telepatiden, ispirtizmadan, acının gerekliliğinden, merhametten, çöp evlerin güzelliğinden bahsettiler. Okudukça daha da çok sevdim ikisini de; Selim İleri’yi hayranlığım arttı. Sonra canımın, hafızamın, ruhumun acısı geçsin diye kendimi Mel’un’a teslim ettim. Siz de öyle yapın. Mel’un havalı civalı […]

Read More

“Kabul edelim ki bir erkek toplumunda yaşıyoruz”

Doğan Satmış Habertürk gazetesinin genel yayın yönetmen yardımcısı. Uzun süredir birlikte çalışıyoruz ama açıkçası bir roman yazdığını bilmiyordum; Alfa Yayınları’ndan çıkan “Gaye”yi görünce öğrendim. Gaye’nin hüzünlü, insanın içine dokunan bir kapağı vardı, üzerinde “Gizem, Arshalus, Yasemin, Elsa: Dört genç kız ve gerçek hikayeleri” yazıyordu. Sayfaları merakla çevirmeye başladım… Bu dört kadın kimdi acaba? Gizem 17 […]

Read More

Hamdi Koç: ‘Kimseye hayalet demek yok, zaten onlar da aslında hayalet değil’

Biliyorsunuz; Hamdi Koç’un yeni romanı Çıplak ve Yalnız çıktı. Romanı daha sonra ayrıca yazacağım ama önce Hamdi’yle yaptığımız röportajı okuyun istiyorum. Yeniden okumak ve düşünmek, sonra da yazmak için vaktim çok. Hem Çıplak ve Yalnız aceleye gelecek gibi değil, çünkü büyük bir roman, nasıl derler, “beklediğim” roman. Çıplak ve Yalnız, 1950’lerin sonunda başlıyor; yazarının deyişiyle […]

Read More

Ferhat Özkan’dan LOGOSOLOJİ

“Minik bir sorunun mükemmele tamamlanması için bulunulan ilk teşebbüsün ardından, her bir karakterin yuvarlandığı bir uçurum barındıran öyküler: Çarpmak üzere, masal denemeyecek kadar makul ama gerçek olamayacak kadar hayalî, kabus olmaya yakın kayalar barındıran uçurumlar. O hiç uyamadığınız günlük ve haftalık programlarınıza uyunca nasıl olacağını görmek için, o hiç tamamıyla kontrol edemediğiniz durumlar tamamen kontrol […]

Read More

Alper Canıgüz: “Cehennem aynada başlar”

Alper Canıgüz, şu hayatta en sevdiğim insanlardan biridir. Kızmışlığım, küsmüşlüğüm de olmuştur ona ama hayatımda yeri ayrıdır, çok severim. Müzik zevki bana uyan kişilerdendir bir kere. Didiklemeyi, olmayacak yerde alelacayip hazineler bulmayı sever, sayesinde çok şarkı keşfettim o yüzden. Ortak saplantılarımız var sonra, say say bitmez. Peter Sellers mesela, o muhteşem Pembe Panter’ler ve diğerleri… […]

Read More

Latife Tekin anlattı: Rüyada siyasetçi görmek neye işarettir?

Latife Tekin, “Rüyalar ve Uyanışlar Defteri” adlı kitabında ilk insanların dünya karşısındaki saf algısına erişiyor. Başkaldırıdan yoksulluk ve doğa sevgisine, birçok bileşeni var bu algının. Ama en çok, rüyalarını yazarlığının ışığından geçirip edebiyatla kaynaştırarak ulaşıyor o saf algıya. Ve böylece, birçok metni taşa toprağa karışıyor; ya su olup akıyor ya da susuzluktan kuruyup çatlıyor… Gülenay […]

Read More

Engin Günaydın: “Arzu kabuk gibi sırtına yapışır, gerçekleşmediğinde”

Demin de söyledim aslında, Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması sadace bundan, başka sebebi yok. Baştan söyleyeyim, siz öyle okuyun istedim… Sizin haberiniz yok tabii, şu sıralar Galip Derviş’te izlediğimiz Engin Günaydın’ın Efkar Karması’nı yayınlayacağım ya, benim için de geçmiş zaman hortladı bir bakıma ve bu yetenekli […]

Read More