Egoist okur

Şermin Çarkacı: “Herkes mutsuz, herkes mutluluk peşinde”

“Oyuncu Anne” olarak da tanıdığımız Şermin Çarkacı, blogunda yazdıklarının ardından önce “Ev Yapımı Sihirli Değnek”le çıktı okur karşısına, şimdi de “Dedemin Bakkalı” adlı çok çok güzel bir romanla… Çarkacı’nın çocuklar ile büyükler arasında köprü kurmak amacıyla yazdığı kitap, aynı zamanda kendi çocukluğunun hikayesi. Gülenay Börekçi Şermin Çarkacı ‘Büyümek uğruna her şeyden vazgeçip ‘Vay ben mutsuzum’ […]

Read More

Stephen King: “Popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı”

Şu sıralar eskiden kısaltılmış olan romanları yeniden ve bu kez orijinale sadık kalınarak çevrilen ve Altın Kitaplar tarafından yeniden basılan Stephen King, bir vakitler Paris Review dergisine onlarca sayfalık bir röpoortaj vermişti. İşte oradan küçük bir bölüm… Gülenay Börekçi “Çocuktum; popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı ve ne bulursam okuyordum” Yazmaya başladığınızda kaç yaşındaydınız? İster […]

Read More

Neslihan Acu: “100 bin takipçi seni gerçek bir arkadaş kadar anlayamaz”

Genç yetişkinler için yazılan ve ON8 etiketiyle yayınlanan “Z Yalnızlığı” adlı kitabın yaratıcısı Neslihan Acu ile günümüz gençlerinin sorunlarını, sırtlarında taşıdıkları kendilerinden ağır yükleri ve bu yetmiyormuş gibi kalp sızlatan bir biçimde yalnız bırakılışlarını konuştuk, suçluları bulup masaya yatırdık. Acu’ya göre eğitim sisteminin olumsuzluğu söz konusuysa, gelmiş geçmiş tüm iktidarlar suçlu. Ama aydınımız, “entelimiz” de […]

Read More

K. Aycan Aşkım Saroğlu’ndan gölgesine bakıp güneşi sevenlerin romanı: KÖTÜLÜKÇÜ

Arkadaşım olmasının yanı sıra yayın dünyamızın en uzun isimli şahsiyeti… Gazeteci, yazar, editör Kevser Aycan Aşkım Saroğlu’ndan bahsediyorum; tam 33 yıldır en yakın arkadaşlarımdan biri olan kişiden. (Ben bize söylemediği bir adı daha olduğundan şüpheleniyorum.) Geçmişte Egoist Okur’a yazdığı yazılardan tanıyorsunuz ama biraz anlatayım yine de… Biraz tatlı biraz tuzludur Aycan; hem hırçın hem kuzu, […]

Read More

Kevin Dutton: “İnsan sahip olamadığı şeyi kaybedemez ki!”

Okuyacağınız röportaj aslında bambaşka bir şeyi anlatıyor ama ben içinde en çok bu cümleyi sevdim, o yüzden başlığa aldım. Buradan devam edelim… Kevin Dutton, Oxford Üniversitesi’ne bağlı Magdalen Ko­leji ile Calleva Evrim ve İnsan Bilimleri Araştırma Merkezi’nde araştırmacı psikolog olarak çalışıyor. Kraliyet Tıp Derneği ve Psikopati Bilimsel Araştırma Cemiyeti’nin de üyesi. Yazıları ve araştırmaları, Scientific […]

Read More

Ransom Riggs: “Tuhaf Çocuklar’ı yazarken, elimden 100 bini aşkın fotoğraf geçti”

Bugünlerde çoğu kişi gibi siz de başka yerlere ve zamanlara hatta belki başka dünyalara kaçabilmeyi hayal ediyorsanız, Tim Burton’un nihayet gösterime giren yeni filmi “Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları”, tam size uygun bir seçim olabilir. Hem zaten Ransom Riggs’in bizde İthaki Yayınları etiketiyle çıkan üç kitaplık ünlü serisini okuduysanız, siz de filmi aylardır sabırsızlıkla beklenlerden olmalısınız. […]

Read More

Neil Gaiman: “Okuduğum hiçbir kitaptan boşanmadım”

Bu hafta tavsiyeleri ben vermiyorum ve sözü, Neil Gaiman ile Ursula K. Le Guin’e bırakıyorum… “Amerikan Tanrıları”, “Yokyer”, “Coraline”, “Sandman” ve son olarak “Kırılgan Şeyler”le tanıdığımız Neil Gaiman, yaşlandığı için eskisi kadar kitap okuyamadığından yakınıyor hatta anladığım kadarıyla bu konuda epey dertli. Daha doğrusu dertliymiş. Fakat bir arkadaş tavsiyesi üzerine derhal okuma gözlüğü edinmiş, böylece […]

Read More

Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir şey beni utandıramaz”

Kütüphanesine gizlice süzüldüğümüz bir diğer yazar ise “Mülksüzler”, “Yerdeniz Büyücüsü”, “Aya Tırmanmak”, “Lavinia” ve “Dünyaya Orman Denir” adlı kitapların yaratıcısı Ursula K. Le Guin… Neil Gaiman gibi okuma gözlüğü kullanıp kullanmadığını bilemiyorum ama aşağıdaki röportajıyla kitap kulüplerine karşı önyargılarımı yerle bir ettiğine şüphe yok. Meğer Ursula da amatör bir kitap kulübüne üyeymiş ve her hafta […]

Read More

Jason Goodwin: ‘Halil İnalcık, Osmanlı tarihçiliğinin Muhteşem Süleyman’ıydı’

1830’ların İstanbul’unda geçen bir polisiye, “Yeniçeri Ağacı”… Kahramanı, Sultan II. Mahmut tarafından iki cinayeti çözmekle görevlendirilen haremağası Yaşim. Tarihin ilk “hadım” dedektifi Fransız edebiyatına düşkün ve mükemmel bir aşçı. Onu, yaratıcısı anlattı. Sizi İngiliz tarihçi Jason Goodwin’le tanıştırıyorum… Gülenay Börekçi Jason Goodwin ‘Türkiye’ye ilk görüşte, 1990’da âşık olmuştum’ Osmanlı İmparatorluğu. Yıl 1836. Sultan II. Mahmut, […]

Read More

Ahmet Sami: “Evler, içinde yaşamış olanların ruhlarını saklar”

Tarlabaşı’ndaki metruk bir binada geçen bir hikâye anlatıyor “İz”. Önce bir tiyatro oyunu olarak yazılmış ve ödüller kazanmıştı. Ahmet Sami Özbudak, 1850’lerde, 80’lerde ve 2000’lerde bu binada yaşayan üç çiftin hikâyesini birbirine paralel anlatıyor. Böylece bize Türkiye’nin yakın tarihini hatırlatıyor. Gülenay Börekçi Ahmet Sami: “Masumiyet yattığınız insan sayısıyla elden gidecek bir şey değil!” Efsunlu metin: […]

Read More

Andrew Solomon röportajı: Çocuğunuzun hangi kusurunu değiştirmek isterdiniz?

Andrew Solomon, ağırlıklı olarak siyaset üzerine yazan bir psikolog. Önceki yıllarda dünyanın depresyon atlasını çıkarmıştı. Şimdi YKY’den çıkan “Armut Dibine Düşmeyince” adlı hacimli eseri duruyor önümde. Daha ilk sayfalardan âşık olduğum kitabı anlatacak söz bulamıyorum. Aldığı sayısız önemli ödül bir yana, Time’ın “En iyi 100 kitap” listesine şimdiden girmesi de gösteriyor ki bu kitabı çok […]

Read More

Gülcan Özer: “Madem iletişimle zehirlendik o vakit dibini bulacağız”

Psikiyatr Dr. Gülcan Özer, “Gücünüz yeterse kendi ruhunuzla tanışın, onunla ahbaplığın zevkine varın, kendinize karşı samimi davranmanın hafifliğini yaşayın” diyor, “Herkes Kendi Hayatının Kahramanı” adlı kitabında. Anlattıklarının kalbinde, ikili ilişkiler var… Aşkın ve evliliğin hangi kritik noktalarda tökezlediğinden, hepimizi bir biçimde esir eden yaşlanma korkusu ve gençlik kültünden, hem şifa hem zehir olabilecek iletişimin gücünden […]

Read More

Saffet Murat Tura: “Bilimde sadakat yoktur”

“Öznellik problemine ayırdığımız bu uzun tartışmanın sonunda nöro-biyolojik (nöro-bilimsel), nörolojik ve psikiyatrik olgu durumlarına dayanarak şunu söylemiş oluyoruz: naif gerçekçi tutumumuzda diş ağrımızı, şu masanın üstündeki kırmızı domatesi, bilincimizi, bedenimizi, uzayı, uzak yıldızları, başka insanları, ağaçları ‘ben’ duygumuzu ve daha pek çok şeyi içeren bu dünya, beyinde onu kuran nöral faaliyetlerle ontolojik olarak özdeş fenomenal […]

Read More

Kemal Selçuk: “Aşkta ideal olan kurguladığımız insandır”

Bizi avcunun içine alan şehirler, yaşayışımızı ve seçimlerimizi belirleyen, yer yer kafa tuttuğumuz ama illâ birlikte büyüdüğümüz yol arkadaşlarımızdır aslında. Yaşadığımız kentle birlikte gelişiriz ya da olduğumuz yerde kalırız. Duygu değişikliklerimiz kentin çehresindeki değişikliklerle paralel ilerler. Kâh şehre aşığızdır kâh şehrin karşımıza çıkardığı bir yüze. Kent bizi, biz kenti bir yerlere sürükleriz. Aşkı da peşi […]

Read More

Kürşat Başar: ‘O gün söz verdim, ben kimseye entelektüel zulüm uygulamayacakt

Yazar ve müzisyen Kürsat Başar’la, yeni kitabı “Aslında Hayal”i konuşmak için buluşuyoruz. Kitapta, İstanbul, Ankara, Kıbrıs ve Doğubayazıt’ta geçen çocukluk ve gençlik yıllarını, edebiyatla, müzikle tanışmasını, sanat dünyamızın birbirinden ilginç, sıra dışı şahsiyetleriyle karşılaşmalarını anlatıyor. Arka planda 1950’ler ve 60’ların siyasi atmosferi var…En güzel bölümlerden birinde farkında olmadan Audrey Hepburn’ün Ritz’de kaldığı odaya “sızması”nın hikayesini […]

Read More