Egoist okur

Osmanlı’da nevi şahsına münhasır bir dedektif

1830’ların İstanbul’unda geçen bir polisiye, “Yeniçeri Ağacı”… Kahramanı, Sultan II. Mahmut tarafından iki cinayeti çözmekle görevlendirilen haremağası Yaşim. Tarihin ilk “hadım” dedektifi Fransız edebiyatına düşkün ve mükemmel bir aşçı. Onu, yaratıcısı anlattı. Sizi İngiliz tarihçi Jason Goodwin’le tanıştırıyorum… Gülenay Börekçi Jason Goodwin ‘Türkiye’ye ilk görüşte, 1990’da âşık olmuştum’ Osmanlı İmparatorluğu. Yıl 1836. Sultan II. Mahmut, […]

Read More

“Evler, içinde yaşamış olanların ruhlarını saklar”

Tarlabaşı’ndaki metruk bir binada geçen bir hikâye anlatıyor “İz”. Önce bir tiyatro oyunu olarak yazılmış ve ödüller kazanmıştı. Ahmet Sami Özbudak, 1850’lerde, 80’lerde ve 2000’lerde bu binada yaşayan üç çiftin hikâyesini birbirine paralel anlatıyor. Böylece bize Türkiye’nin yakın tarihini hatırlatıyor. Gülenay Börekçi Ahmet Sami: “Masumiyet yattığınız insan sayısıyla elden gidecek bir şey değil!” Efsunlu metin: […]

Read More

Çocuğunuzun hangi kusurunu değiştirmek isterdiniz?

Andrew Solomon, ağırlıklı olarak siyaset üzerine yazan bir psikolog. Önceki yıllarda dünyanın depresyon atlasını çıkarmıştı. Şimdi YKY’den çıkan “Armut Dibine Düşmeyince” adlı hacimli eseri duruyor önümde. Daha ilk sayfalardan âşık olduğum kitabı anlatacak söz bulamıyorum. Aldığı sayısız önemli ödül bir yana, Time’ın “En iyi 100 kitap” listesine şimdiden girmesi de gösteriyor ki bu kitabı çok […]

Read More

Saffet Murat Tura diyor ki: “Bilimde sadakat yoktur”

“Öznellik problemine ayırdığımız bu uzun tartışmanın sonunda nöro-biyolojik (nöro-bilimsel), nörolojik ve psikiyatrik olgu durumlarına dayanarak şunu söylemiş oluyoruz: naif gerçekçi tutumumuzda diş ağrımızı, şu masanın üstündeki kırmızı domatesi, bilincimizi, bedenimizi, uzayı, uzak yıldızları, başka insanları, ağaçları ‘ben’ duygumuzu ve daha pek çok şeyi içeren bu dünya, beyinde onu kuran nöral faaliyetlerle ontolojik olarak özdeş fenomenal […]

Read More

“Popüler işler hep vardı ama onlara ‘büyük roman’ denmezdi”

Yazar ve müzisyen Kürsat Başar’la, yeni kitabı “Aslında Hayal”i konuşmak için buluşuyoruz. Kitapta, İstanbul, Ankara, Kıbrıs ve Doğubayazıt’ta geçen çocukluk ve gençlik yıllarını, edebiyatla, müzikle tanışmasını, sanat dünyamızın birbirinden ilginç, sıra dışı şahsiyetleriyle karşılaşmalarını anlatıyor. Arka planda 1950’ler ve 60’ların siyasi atmosferi var…En güzel bölümlerden birinde farkında olmadan Audrey Hepburn’ün Ritz’de kaldığı odaya “sızması”nın hikayesini […]

Read More

Neslihan Acu: “Severek okuduğum her kitabı ciddiye aldım”

Gazetecilik, köşe yazarlığı, televizyonculuk falan tamam da, Neslihan Acu esas olarak romancı. Hem de yanına başka bir sıfat istemeyecek kadar iyi romancı. Hatırlatmak için, “Meltem K’yı Kim Öldürdü”, “Kadından Donkişot Olmaz”, “Ne Güzel Bir Hiçlikti Aşk”, “Kuzgunun Şarkısı”, “Artık Ayrılsak Diyorum” ve “İyi Tanrının Çocukları”nı sayabilirim. (Yakında müthiş bir sürprizle geliyor, onu da söyleyeyim.) Neslihan’ın […]

Read More

Ali Nesin röportajı: Matematik Köyü’nün Delisi’ne sordum

Matematikçi Ali Nesin alışılmış türden biri değil, filmlerdeki adamlara benziyor daha çok. Dünyanın neresinde olursa olsun kafasına estiği gibi davranan ve kendini hep değişik hikâyelerin ortasında bulan, sonunda da mutlaka güzel işler çıkaran bir hayalperest o. Ama rüyalarını gerçeğe dönüştürme yolunda inatçı ve kararlı bir hayalperest. Şirince’deki Matematik Köyü’nü hatırlayın, yeter. “Şirince’nin evrene açılan kapısı” […]

Read More

Selda Bağcan: “İhtiras tramvayına binin ve hiç inmeyin!”

Röportajlarıyla da tanıdığımız fotoğrafçı Uygar Taylan, Selda Bağcan ile Radiohead’in aynı festivalde sahneye çıkacağını öğrenince atlayıp Barcelona’ya, Primavera Sound’a gitti ve Selda Bağcan’la bir röportaj yaptı, ona hikâyesini anlattırdı. Çok güzel bir röportaj olmasının yanı sıra içimi ferahlatan bir yan var bunda. Selda Bağcan’ın ve Anadolu rock’ın dünyada keşfedildiğinin haberini 2008’de yapmıştım ve bu haber […]

Read More

Hakkı Devrim: “Eski kitaplar o kadar çabuk bulunmaz oluyor ki”

Hakkı Devrim vedalaşamadan kaybedilenlerden. Aslında onunla daha ben çocukken bile tanışıyormuşuz ama açıkçası o kısmı çok iyi hatırlamıyorum. Babam anlatmıştı, aynı iş yerinde çalıştıklarında olup bitenleri, bana hediye ettiği masal kitaplarını… Yıllar sonra edebiyat dergisi Picus’u yönetmeye başladığımda onunla bir kütüphane röportajı da yapmıştık. Tanışıklığımız bundan ibaret. Ama severdim, kimi zaman gaddar bulsam da Cihannüma’yı […]

Read More

Nam-ı diğer Kara Melek: “İlham kaynağım Stephen King”

Tek kanallı dönemin ünlü spikeri Nuran Devres sonradan büyük ilgi gören fenomen dizilerin senaristi olarak karşımıza çıktı. “Kara Melek” dersem, hatırlarsınız. “Entrikanın kraliçesi” şimdi de bir roman yazdı: “Melek-i Tavus”. Onunla yaptığım röportajda, “Kendimi bildim bileli roman yazmak istedim” diye anlattı. Kolej yıllarında yazdığı öyküler edebiyat dergilerinde yayımlanıyormuş. Sonra tiyatroya merak sarmış ve yüzlerce radyo […]

Read More

Teoman: “Hiçbir plan hatasız yürümüyor ve bu çok güzel”

Teoman’ın şarkılarını, sözler onu anlatıyormuş gibi dinleme eğilimindeyim; hep bir itiraf tınısı alıyorum. Hayatında olup biten ne varsa bir biçimde yansıtıyor; gizlemeden, saklamadan… Bana öyle geliyor ki duygularını, deneyimlerini, zihnini kurcalayan soruları, hepsinden önemlisi nüfuz edilemeyen yalnızlığını açık sözlülükle, korunmaya çalışmadan dile getiren Teoman, şarkılarında kendini sanki çok yüksek bir yerden boşluğa bırakıyor. Aşağıda bir […]

Read More

Necati Tosuner: “Beni seven kamburuma katlanacak…”

Türk edebiyatına 50 yılı aşkın zamandır birbirinden değerli eserler kazandıran Necati Tosuner, otobiyografik özellikler de taşıyan yeni romanı “Çırpınışlar”; zihinden kopan bir çığlık. Kitabını konuşmak için buluştuğumuzda söz romanın adına gelince Tosuner, “Okur, romanın adını görünce ‘Bu adam galiba yine kamburunu anlatıyor ‘ gibi algıya da varacak. Öyle bir risk var ama beni seven kamburuma […]

Read More

Elena Ferrante röportajı: “Çarpışa çarpışa parçalanıyoruz”

Time’ın “En Etkili 100 Kişi” listesine giren Man Booker adayı Elena Ferrante’nin “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım”, “Yeni Soyadının Hikâyesi”, “Terk Edenler ve Kalanlar”, “Kayıp Kızın Hikayesi” gibi romanlarını mutlaka okumalısınız. Ferrante ser verip sır vermeyen bir yazar; hakkında hiçbir şey öğrenmeyelim diye elinden geleni yapıyor. 1991’den, yani ilk kitabını yazdığı seneden bu yana ne fotograf […]

Read More

İsmail Pelit, GÜZEL’in yazarı Selçuk Orhan’la konuştu

“Kansızlık”, “40 Hadis”, “Taş Kayık”, “Acemi Şansı”, “Aranmayan Özellikler”, son olarak da “Güzel”in yazarı Selçuk Orhan’la bu röportaj, bir başka edebiyatçıdan, İsmail Pelit’ten geldi ve ben de onun kendine has dilini, mesela hiçbir surette büyük harf kullanmama takıntısını hiç değiştirmeden yayınlamaya karar verdim. Egoist Okur’da pek rastlayamayacağınız türden, değişik bir iş oldu. Eh, ben de […]

Read More

21. yüzyılın Jules Verne’i Michio Kaku’dan hayaller, gerçekler

Japon fizikçi ve fütürist Michio Kaku’yla yaptığımız röportajda ona ilkin İstanbul’a dair izlenimlerini sordum. “Geldiğim için çok mutluyum” dedi olanca Japon zarafetiyle. Ve devam etti: “Birincisi, buraya adım atar atmaz yüzümde tarihin nefesini hissettim ve bu şehrin üç büyük imparatorluğun merkezi olduğunu hatırladım. İkincisi, ülkenizi geleceğe taşıyacak genç ve çok enerjik bir nüfusun yaşadığını fark […]

Read More