Egoist okur

“İnsan âşık olmayagörsün, hayatı bir dakikada değişiyor”

Sizi çok tatlı bir yazarla tanıştıracağım bu hafta. Meriç Mekik, nam-ı diğer “Mericit Jones”un Dex Kitap etiketiyle çıkan romanı “Ahh Kalbim”in kahramanı Aylin, evli, mutlu, üstelik “top gibi” hamileyken kocası tarafından terk ediliyor. Ve kızını, ona hâlâ 13 yaşındaymış gibi davranan anne-babasının yanında büyütmeye başlıyor. Hayatı hiç kolay değil; pazarlamacı olarak çalıştığı işyerinde bir türlü […]

Read More

Erich von Daniken’den öğrendik: “GELİYORLAR!”

Çocukken Erich von Daniken adı bizim için maceralı bir şeylere işaret ediyordu. İsviçreli bir yazardı. Kafayı uzaylılara takmıştı ve dünyanın dört bir yanını dolaşarak uzaylıların varlığına kanıt arıyordu. Bu kanıtları ne demeye dünyamızda aradığını sorabilirsiniz. Şundan: Daniken’e göre bizden çok daha ileri bir teknolojiye sahip olan uzaylılar çeşitli zamanlarda dünyayı ziyaret etmişti hatta atalarımız onları […]

Read More

Al Pacino bizi çağırıyor: “Hey, uçuyoruz değil mi?”

Zodyak Kitap’tan çıkan “Al Pacino”, Hollywood’un bu yaşayan efsanesini kendi ağzından okumamıza fırsat veriyor. Kitabın, ünlü gazeteci yazar Lawrence Grobel’in 30 yıllık bir zaman dilimine yayarak yaptığı dev bir röportajdan oluştuğu olduğu söylenebilir. İçinde yazarın sinemaya, tiyatroya daha doğrusu genel olarak oyunculuğa bakışı da var, hayatının en mahrem anlarına dair hikâyeler de… Gülenay Börekçi “İşsizdim, […]

Read More

“İşsizdim, seks hayatım bomboştu. Bir plan yaptım…”

Al Pacino’nun ne kadar maço bir adam olduğunu, feminizme falan zerre aldırmadığını öğrenince ondan soğudum mu? Galiba hayır! Hâlâ onun sahneye ve perdeye en fazla yakışan aktörlerden biri olduğunu düşünüyorum. Gerçek hayatta neye benzediğini görmezden gelebilirim. Neticede evlenmeyeceğiz, öyle değil mi? Ve işte bu yüzden önceki yazıda sözünü ettiğim “Al Pacino” adlı kitabın en hararetli […]

Read More

Ahmet Büke: “Öyküyü takıntılı biçimde seven bir kuşak geliyor, mutluyum…”

Çağdaş edebiyatımızın sevilen öykü anlatıcılarından olan Ahmet Büke, ON8 Blog’daki “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi”nde bir yıl boyunca her hafta öykü yazdı. Sonunda da 12 yeni bölüm ve bir de final ekleyerek bu öyküleri “İnsan Kendine de İyi Gelir” adlı bir romana dönüştürdü. İlham kaynağı, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’in bir zamanlar günlük gazetelerde yayınladığı tefrikalardı. Bu […]

Read More

ARZUM UZUN: “Mutlu sonlarda hep ağlarım”

Arzum Uzun’u yıllardır takip ediyorum. “Aşkın Sekiz Kusuru” adlı öykü kitabını değil ama “Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi”, “Nerdesin Aşkım” ve “Bitli Pileyboy” adlı romanlarını okudum. Bu romanların hepsinin kahramanı sarışın, süper zeki ve başını belaya sokmadan duramayan Bilun Yılmaz’dı ve ben Bilun’un komik, eğlenceli, bir yandan da hüzün hareleri taşıyan kılçıklı sesini […]

Read More

Stefan Ihrig röportajı: NAZİLER VE ATATÜRK

Tarihçi Stefan Ihrig’le Harvard Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan “Atatürk in the Nazi Imagination” (Nazi Muhayyilesinde Atatürk) adlı kitabıyla ilgili röportajı şubat ayında yapmış ve yayınlamıştım. Bu çok önemli kitap Türkiye’de Everest Yayınları etiketiyle yeni çıktı. Ben de röportajı yeniden yayınlamaya karar verdim. Önce kısa bir hatırlatma… Ihrig kitabında Alman Nazi lideri Adolf Hitler’in çağdaş Türkiye’nin kurucusu […]

Read More

GURMENİN SON YEMEĞİ: Hazza ve tutkuya dair bir roman

“Kirpinin Zarafeti” adlı romanıyla keşfettiğimiz Fransız edebiyatçı Muriel Barbery, Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Gurmenin Son Yemeği” adlı romanında Marcel Proust’un adımlarını takip ederek yiyeceklerin peşinde hazza dair bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta hem dünyanın kendi çevresinde döndüğünü sanan bir yemek eleştirmeninin ehlileşme sürecini anlatıyor hem de ekmekten dondurmaya birçok lezzetin hayatımızdaki yerini araştırıyor. Bu lezzetlerden […]

Read More

Jehan Barbur sordu, Neslihan Önderoğlu anlattı…

Dünya güzeli iki kadın. Biri canım arkadaşım Neslihan Önderoğlu, diğeri çok sevdiğim Jehan Barbur. Neslihan son yıllarda çıkan en yetkin öykü yazarlarından biri. “İçeri Girmez miydiniz?” ve “Mevsim Normalleri” adlı kitapları müthiş… “Bana Sesini Bırak” diye çocuklar için yazdığı bir de romanı var. (Benden duymuş olmayın ama önümüzdeki ay yeni kitabını okuyacağız.) Jehan Barbur ise […]

Read More

Pardon, siz hâlâ astrolojiye inanıyor musunuz?

Önce itiraflar: Geçmişte astroloji yazarlığı yapmış, hatta bir de astroloji dergisi çıkarmışlığım var. Şöyle ki… Gazetecilikte ilk işim Vizyon dergisindeydi. Galiba 1989’da, stajyer olarak girmiştim. Benden iki şey bekleniyordu; yayın yönetmeninin röportaj kasetlerini deşifre edecek, bir de astroloji sayfasını canımın istediği gibi dolduracaktım. “Nasıl olur, hık mık” diyecek oldum, dinlemediler. Her stajyerin bildiği gibi dergilerde […]

Read More

Kutlukhan Perker: “UFO yaklaştı, yaklaştı ve tam tepemizde durdu…”

Kutlukhan Perker haftalık mizah dergisi Penguen’de çıkmış çizgi öykülerini “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adıyla kitap olarak bir araya getirdi. Perker’in çizgi romanlarından, uzun soluklu işlerinden farklı olarak bu çok kısa öykülerde onun hayatından anlar, kişiler, olaylar var… Kiminde çocukluğunu, ailesiyle, arkadaşlarıyla arasında geçen matrak olayları okuyoruz, kiminde de “Çorbacıda Bitsin Bütün Sabahlar” serisinde olduğu […]

Read More

“Wattpad yazarları başlı başına bir gezegen”

Şu sıralar hayatımızda Wattpat diye bir fenomen var, bir bağımsız yayıncılık platformu. Facebook’un bağımsız yazarlar ve okurları için olan versiyonu diye tarif edebilirim. Çoğu 16’in altında olan çok genç insanların romanları yayınlanıyor. Daha doğrusu kendi yazdıklarını kendileri yayınlıyorlar. Üstelik kapaklarını bile kendileri hazırladıkları bu romanlarla zevkleri ve okuma tercihleri bakımından tam da kendilerine benzeyen gencecik […]

Read More

“Zihnimiz, bir aşk romanları bombardımanı altında”

“Çocukluğumdan beri okumayı sever, öykü, roman, tarih, elime ne geçerse okurdum” diye anlatıyor Mahsa Mohebali. 16 yaşındayken Reza Baraheni’nin yaratıcı yazarlık atölyesine gitmiş ve önce ilk öyküsünü, sonra da ilk romanının taslaklarını yazmış. Üniversitede müzik okumaya başlayınca, yazmaya ara vermiş. Ta ki bir gün “Mutlu insan, hobisini işe dönüştürebilen insandır” sözünü işitene kadar. Müzik eğitimini […]

Read More

“Dünyayı çocuk kitapları değiştirecek, bu kadar netiz”

Savaştan kaçıp memlekete sığınan Suriye vatandaşlarından bahsedilince kimilerinin zihninde beliren imge genellikle yoksul, hırpani insanlar oluyor. Kısmen önyargılarımızı tetikleyen bir gerçek bu belki ama gerçeğin tamamı değil. İstanbul’daki Suriyeliler arasında çok sayıda sanatçı ve entelelektüel de var. Onlar, Ali Safar, Fatmeh Yassin, Abdullah Alqaseer, Firas Fayyad, Maisa Alhafez, Alisar Hasan gibi yazar, şair, ressam, yönetmen, […]

Read More

FOUCAULT’YU SAYIKLAMAK: Bir “queer” deneyim…

İngiliz yazar Patricia Duncker’ın bol ödüllü romanı “Foucault’yu Sayıklamak”; bir yazarla okuru arasındaki, diğer her türlü ilişkiden daha kuvvetli o tuhaf zihinsel ilişki üzerine çok etkileyici bir kitap. Romanın ilham kaynağı ise Fransız sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog ve sosyolog Michel Foucault. Çok sevdiğim ve dilimize çevrildiği için mutlu olduğum bu kitapla ilgili olarak […]

Read More