Egoist okur

“Hayatta aşka düşmek de mümkün, aşkla yükselmek de”

Tuna Kiremitçi’nin Destek Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Kendi Seven Ağlamaz” okuru sert içki gibi çarpan, yani trajediyle komediyi ya da yakınla uzağı aynı potada eriten bir roman. “Alkolik eski çocuk yıldız” Sitare’nin, aşkı “düşüşteki yükseliş”te keşfedişinin kendini soluk soluğa okutan serüveni… Tolga Meriç Gerçek aşk peşinde koşarken ruhunu ve bedenini savurganca açan Sitare’nin romanı Charlie […]

Read More

Nurdan Gürbilek: “Şölen sofrasından dışlananlar için”

“Eğer yazılanlar melodramdan, romantik bir acı kutsamasından ya da hamasetten ibaret kalsın istemiyorsak, güçlü edebiyatçıların önümüzde açtığı ufku, örneğin Dostoyevski’nin hem gerçekçi hem çoksesli hem de trajik ufkunu önemsememiz gerekir. Yani mağdurun karanlığına bakabilmemiz, başkalarının iktidarıyla olduğu kadar kendi iktidarsızlığımızla da yüzleşebilmemiz gerekir.” Tolga Meriç’in Nurdan Gürbilek’le yaptığı “Mağdurun Dili” röportajını yeniden okuyunca, siz de […]

Read More

Edgar Hilsenrath: ‘Kapılarını açmayan cennetin canı cehenneme!’

Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan ve “F*ck America”, “Gece”, “Son Düşüncenin Masalı”, “Nazi ve Berber” adlı romanları bizde de yayımlanan Edgar Hilsenrath’la yapılmış bu röportaj dün geldi. Yazarla, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “F*ck America”nın çevirmeni Feza Şişman konuşmuştu; soluğum kesilerek okudum. Nazi Almanyası’nı terk edip Amerika’ya yerleşen ve ülkesine ancak yıllar sonra dönebilen […]

Read More

Burak Turna: “Bir dedektif gibi suçun peşine düştüm”

“Metal Fırtına”nın yazarlarından Burak Turna, “Osmanlı’nın Gizlenen İşgali 1909” adlı kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyanın büyük ülkelerinin askerleri ve donanmaları tarafından, terör örgütleriyle ortaklık içinde işgal edildiğini ve bu işgalin askeri şifreler yoluyla tarihten tamamen gizlendiğini anlatıyor. Bunu yaparken de belgelerden; dönemin gazete kupürlerinden, makalalelerinden yararlanıyor. Bir süredir duruyordu aşağıda okuyacağınız sorular ve cevaplar ama bir […]

Read More

Eleştirmen zaafları

Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]

Read More

Orhan Pamuk: “Şimdi biz kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?”

Mülakatı gazetede okumuş olabilirsiniz. Fakat orada okuduğunuz, Orhan Pamuk’la sohbetimizin sadece bir bölümüydü. Geri kalanları da ekledim ve içim rahat etti. Şimdi artık tamamını okuyabilirsiniz… Ernest Hemingway’in “İhtiyar Adam ve Deniz”inden, “babası” Kemal Tahir’den, İkinci Yeni şairlerinin arkadaşlığına benzer bir yakınlık kurabildiği romancı arkadaşlarının olmamasına ne kadar üzüldüğünden, zihnimizin oyunlarına kanıp rüyalarımızda yanlış filmler çekip […]

Read More

BORGES: “O kazayı geçirmesem, asla öykü yazamazdım”

Jorge Luis Borges’le bir zamanlar Paris Review için yapılmış söyleşiden notlar okuyacaksınız aşağıda. Daldan dala atlayan şakacı yazarımız röportajda ailesindeki asker geleneğini, eski gansgterlerin hikayelerinin onu niçin duygulandırdığını, kovboy filmlerini hangi sebeplerden ötürü sevdiğini ve “sanat filmlerine” tercih ettiğini anlatıyor. Biz de geçirdiği ölümcül kazanın onu nasıl öykücü yaptığını öğreniyor, öykülerinde tekrar tekrar beliren sayıları […]

Read More

Tahsin Yücel’e sormuştuk: HAYRİSTAN neresi biz neredeyiz?

Bu sabah çok kötü bir haber geldi, üniversitede iki yıl eleştiri derslerine devam ettiğim Tahsin Yücel ölmüş. Gözümün önüne zarafeti, akıllı, terbiyeli insanlara özgü o güzel çekingenliği, hınzır tebessümü geliyor. Sevgili hocamın öykü ve romanlarındaki keskin mizahını, alaycı dilini, incelikli üslubunu özleyeceğim. Batı edebiyatı ve düşüncesinin birçok önemli eserini onun çevirileriyle keşfettiğimi de unutmayacağım. Ama […]

Read More

Lugat365’in yaratıcıları: “Kelimeleri yeniden meşhur etmeye karar verdik”

Grafik tasarımcı Banu Ertuğrul ve dijital iletişim uzmanı Onur Ertuğrul, 1 Ocak 2015’te bir proje başlattılar ve “Lûgat365” adlı sosyal medya hesabı üzerinden her gün takipçilerine bir kelimeyi, anlamı, etimolojik kökeni ve kullanıldığı bir edebi alıntıyla sundular. Sloganları etkileyiciydi: “Bazı kelimeler çok güzel.” O kadar büyük ilgi gördü ki kısa sürede bir sosyal medya fenomeni […]

Read More

Mehmet Zararsızoğlu: “Hiçbir ilişki iki kişiden ibaret değildir; ilişkiler kalabalıktır”

Türkiye Sistem Dizinleri Enstitüsü’nün kurucusu terapist Mehmet Zararsızoğlu’na Sistem Dizim Terapisi adını verdiği yöntemini konuşmak için gittim. Amacım terapinin ne işe yaradığını öğrenmekti. Çok güzel anlattı: “Diyelim ki geçmişte size acı veren bir olay yaşadınız. Bu acı boynunuzda bir taş gibi asılı kalır. İşte biz size boynunuzdaki taşları gösteriyor, sonra da onları alıp bir kenara […]

Read More

İnci Aral röportajı: “Kan Günleri ve Nar Ağrısı”

İnci Aral yeni kitabı “Kan Günleri ve Nar Ağrısı”ndaki yazılarıyla bir ülkenin haritasını çıkarıyor ve önümüze vicdan, adalet, sanat-edebiyat, doğa ve insan resimleri bırakıyor. İnci Aral’la Tolga Meriç konuştu… Gülenay Börekçi İnci Aral’dan “Nar Ağrısı” sorusu: AŞK ÖLÜYOR MU? Tolga Meriç’ten İnci Aral röportajı “Bir dönemin acısını, ağrısını hatırlamak ve nelerden geçtiğimizi görmek için…” Roman, […]

Read More

Nejat İşler röportajı: BEDEN İBLİSLERİ

Arkadaşım Tolga Meriç’le Picus döneminde ne kadar şahane işler yaptığımızı, ne müthiş röportajlarla okur karşısına çıkabildiğimizi konuştuk. Kendini beğenmek değildi söz konusu olan, üzüntü diyebileceğim bir duyguydu daha çok. O tarz röportajların yapılabildiği, yayınlanabildiği bir dönemde değiliz artık. Her neyse, Picus’ta yayınlanmış sevdiğim işleri ara sıra burada yeniden yayınlıyorum, biliyorsunuz. Nejat İşler röportajı da onlardan […]

Read More

Lila Azam Zanganeh: “Mutluluğu Nabokov’dan öğrendim”

Okumaktan korkan ve ona delice âşık biri Lila Azam Zanganeh. İranlı genç yazar, “Büyücü” adlı kitabında “Lolita”nın yaratıcısı Vladimir Nabokov’la hayali diyaloglarını yazmış. Konuştukları konu, mutluluk… Zanganeh’e göre mutluluk üzerine en sağlam tavsiyeler, kişisel gelişim yazarlarından değil, muhteşem Nabokov’dan geliyor. Gülenay Börekçi Edebiyatçıların yeni gözbebeğinden Nabokov’lu rüyalar L.A. Zanganeh’in kitabındaki fotoğraflardan biri onu doğrudan Vladimir […]

Read More

Rafik Schami: “Söz özgür olmazsa yitip gideriz”

Rafik Schami Suriye’den çıkan en ünlü yazar, ayrıca günümüz Alman edebiyatının en parlak, en üretken isimlerinden biri. Hikayesi şöyle: Yıllar önce, 1970’te, siyasi baskılardan dolayı ülkesini terk ederek Almanya’ya yerleşiyor. Kimya ve matematik öğrenimi görmesine rağmen yolunu edebiyat olarak belirliyor ve yazdığı kitaplar 30’a yakın dile çevriliyor. (Bizde Kabalcı, Evrensel ve Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkmış.) […]

Read More

André Rieu: “Güneşe bak, sonra başını hafifçe arkaya çevir ve güneş ışınlarının yarattığı gölgeni gör…”

André Léon Marie Nicolas Rieu ya da kısaca tanınan adıyla André Rieu, Hollandalı bir besteci ve kemancı. Aynı zamanda Johann Strauss Orchestrası’nın kurucusu ve şefi. Son 100 yılın en önemli müzisyenlerinden biri kabul ediliyor. Mart ayında İstanbul’da vereceği konsere giderseniz, sakın sıradan bir klasik konser izleyeceğinizi sanmayın. New York Times tarafından “Klasik müziğin Madonna’sı” olarak […]

Read More