Egoist okur

Uğur Batı: “Hayal kuran Doğu’dur, fantastiğin üzerine yatan ise Batı”

“Türk-İslam sentezinden faydalanan bir Osmanlı fantazyası, bir Osmanlı korku romanından, bir Osmanlı gizem romanından söz ediyoruz. Korku, ahlak öğretisi ve fantazya iç içe bu kitapta. Ütopik olarak karanlık bir dünyanın kapısını açıyor kitap. Osmanlının katledilen şehzadeleri de var, Deccal da var, Piri Reis’in katli gibi tarihin karanlık başlıkları da var, vampirler de var, Şeyh Süca […]

Read More

Emelie Schepp’e göre kişisel yayıncılığın altın kuralları

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali (İTEF) sebebiyle geçen hafta İstanbul’a gelen polisiye yazarı Emelie Schepp, eşi ve iki çocuğuyla İsveç’in küçük Motala kasabasında yaşıyor. Bizde Zodyak Kitap’tan çıkan ilk romanı “Silinmeyen”i eşi dahil hiç kimseye söylemeden yazmış ve bizzat kendi yayımlamış. Toplumsal problemlere cesurca eğilen ve eleştirmenlerin “okuyucuya şefkat göstermeyen kalpsiz bir yazar” dediği Schepp bugün […]

Read More

Mechthild Glaser: “Hikâyeye karışamazsınız!”

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali başladı. 11 Mayıs’a kadar sürecek olan İTEF’in konuklarından Mechthild Glaser’la da bir söyleşi yaptım. Glaser, Altın Kitaplar’dan çıkan “Kitap Gezgini”nin yaratıcısı. Size şahane bir teklif sunuyor: Kitabını okuduktan sonra, “Harikalar Diyarı”na kaçıp Alice’le 5 çayı içebilir, “Orman Kitabı”nda Mowgli’yle maceradan maceraya koşabilirsiniz. Tabii bazı kurallara uymak koşuluyla… Gülenay Börekçi Mechthild Glaser’a […]

Read More

2 KİTAP: “Osmanlı Cadısı” ve “Cadıbostanı Cinayeti”

Haftanın kelimesi olabilir: Cadılar… Barış Müstecaplıoğlu’nun polisiye, tarih, fantastik, distopik bilimkurgu türlerini harmanladığı yeni romanı “Osmanlı Cadısı” elimdeki kitaplardan ilki. İkincisiyse Esra Türkekul’un Mylos Kitap’tan çıkan romanı Cadıbostanı Cinayeti… Ortak noktaları, cadılar, yani tehlikeli görülerek ötekileştirilenler… Aşağıda sırasıyla Müstecaplıoğlu ve Türkekul ile röportajlarımızı okuyacaksınız… Gülenay Börekçi Barış Müstecaplıoğlu “Romandaki gelecek tasviri, teknolojik olarak gayet mümkün […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskıcı bir gücün gölgesi hep var

Umberto Eco’nun Doğan Kitap’tan çıkan kitabı “Efsanevi Yerlerin Tarihi” vesilesiyle, bu dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile toplum mühendisliğinin, baskıcı bir gücün gölgesi hep mevcut. Bu kitaplarda birilerinin ideali ötekilerin yıkımı, birilerinin aydınlığı her zaman ötekilerin karanlığı oluyor. Kolektif Kitap’tan çıkan […]

Read More

Peter Straub Stephen King’i anlatıyor

Stephen King’i severim, şefkatle karışık bir biçimde… Özellikle şimdilerde biraz küçümsediği ilk romanlarını kıyıp da kimselere veremem mesela. Peter Straub’a ise ise ne yazarsa yazsın hayranım. Gölgeler Diyarı, Koko, Hayalet Hikayesi, Gece Odasında günümüz korku romanının müthiş örnekleridir. Daha çok okunsun, keşfedilsin isterim. İki yazarın ortak özelliğiyse birlikte iki muazzam korku romanı kaleme almış olmalarıdır: […]

Read More

Neil Gaiman’dan rüyalarımız kadar KIRILGAN ŞEYLER

Neil Gaiman’ın “Kırılgan Şeyler” derlemesi, Zeynep Heyzen Ateş çevirisiyle, İthaki Yayınları’ndan çıktı. Gaiman’ın hem kadim mitlere ve masallara hem de Lovecraft, A.C. Doyle, C.S. Lewis gibi yazarların eserlerine selam gönderdiği kitabında, toplam 32 öykü ve şiir yer alıyor. “Kırılgan Şeyler”i Burcu Uluçay yazıyor… Neil Gaiman’dan yazar adayına mektup: “DUVAR ÖR!” Kulağımızda iblisin sesi: “Burada Zaman […]

Read More

Grady Hendrix: “En korkutucu şey, yoldan çıkıp kaybolmak”

Geçen hafta HT Ekler’den üç arkadaşımla (Ece, Sema ve Mehmet Emin) Yerebatan Sarnıcı’nda bir gece geçirdik, hatırlarsınız. (Okumadıysanız, buradan bakabilirsiniz.) Kimbilir ne sırlar saklanıyor bu mekanın nemli koridorlarında, karanlık sularında diye de düşündük. Bu tarihi mekanın bize korkutucu gelmesi normaldi. Peki, kaldığımız yer modern bir bina, mesela devasa bir mobilya mağazası olsaydı? Grady Hendrix’in gözalıcı […]

Read More

Abarat: Sevgi neydi? Sevgi her şeyi üç kere kontrol etmekti…

“Hatasız kul olmaz” diyen Arzu Akgün, başına gelen en talihsiz olaylardan birini anlatıyor. Hikaye gibi ama karakterler gerçek. Yazar, çevirmen, editör, dizgici… Her şey çok karışık. Eh ama n’apalım ki “İnsan ölümlüdür. Yine de bütün çabası bunu inkâr olduğu için kalıcı bir şeyler bırakmak ister. Kalıcı işin kalıcı hataları oluyor işte. Hem sevgi neydi? Sevgi […]

Read More

Drakula’nın şatosunda aşk ve ölüm: Yalancılar ve Sevgililer

Gülşah Elikbank’ın Kırmızı Kedi’den çıkan “Yalancılar ve Sevgililer” romanının mekânı Transilvanya… Kitabın bir bölümü günümüzde geçen ve içinde aşk da olan bir polisiye macera, bir bölümüyse yüzyıllar önce kendini olağanüstü bir yalnızlığa mahkûm ederek bir zulüm makinesine dönüşen Kont Drakula’nın hikâyesi… Gülenay Börekçi “Fantastik kurgu, görünmeyenleri ifşa etme sanatıdır” “Bazı kurbanlar değişir, iyileşir, onun ruhundaki […]

Read More

Philip Kerr’den dönem filmi havasında 11 polisiye

Philip Kerr’in polisiye serisi Bernie Günther, 11 kitaptan oluşuyor. Bunlardan sekiz tanesi Alfa Yayınları tarafından yayınlandı. Moda deyimle “zamanın ruhu”nu başarıyla yansıtan bu kitaplarda karakterlerin anlatılmasından mekânların tasvirine her şey adeta bir dönem filmi gibi. Serideki favorimse “Mart Menekşeleri”… Arzu Akgün Yıl 1936, sahne Berlin… Kahramanımız Bernie Gunther, eski sekreteri Dagmar’ın düğününe gidiyor. 16 yıl […]

Read More

ASLI E. PERKER: “İddialı konuşuyorsam, bir bildiğim var…”

“Sufle”, “Cellat Mezarlığı”, “Başkalarının Kokusu” gibi kitapların yazarı Aslı E. Perker’in yeni romanı çıktı. Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan “Bana Yardım Et”, yazarın önceki romanlarından epey farklı. Bir kere karakteri, Aslı adında bir yazar. Ek olarak vampir olduğundan şüphe edilen 130 yaşında kadın ve ilk bakışta âşık olunan kötürüm bir erkek var. Ha bir […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

MYTHPUNK: Öfke, keder, hır gür, karmaşa, isyan…

İslam mitolojisini dijital kültürle buluşturan Elif. Kadim Rus efsanelerini 21’inci yüzyıla taşıyan Ölümsüz. Mythpunk türünde ürün veren yeni kuşak fantastikçilerden bazıları… İki roman da Monokl Yayınları’ndan çıktı. Gülenay Börekçi MYTHPUNK’a küçük bir giriş Monokl, Alain Badiou, Emmanuel Levinas, Jean-Luc Nancy, Michel Henry, Jacques Derrida, Jacques Lacan, Pierre Bourdieu, Felix Guattari, Maurice Blanchot, Georges Bataille ve […]

Read More

“Küçük gri hücreler”, Sophie Hannah’ya teslim

İyi haberi birkaç hafta önce vermiştim. Poirot döndü! Sophie Hannah adlı bir polisiye roman yazarı “Monogram Cinayetleri” aracılığıyla onu geri döndürdü. Hem de Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla… Tabii benim kafamdaki esas soru şuydu: Sophie Hannah’nın Poirot’sunu da Agatha Christie’nin Poirot’su kadar sevebilecek miydim? Gülenay Börekçi Hercule Poirot ve “küçük gri hücreleri”, Sophie Hannah’ya teslim Bir Agatha Christie […]

Read More