Egoist okur

Yerli edebiyatın korkuyla aşılmaz mesafesi

Ben korku edebiyatını önemseyenlerdenim. Arkadaşım Tolga Meriç de öyle… Bu yüzden yaklaşık beş yıl önce, korku edebiyatının okura çıkardığı ateşten ihlal davetiyelerini kurcalamaya karar vermiştik. Korkunun din, cinsellik ve ölümle ilişkisini sorgulayacaktık. Bir de Türkçe edebiyatın korku türüyle aşılmaz görünen “mesafesi”ni… Bu yüzden türle öyle veya böyle alakalı olduğunu düşündüğümüz yazarlara birkaç soru sormuştuk. (Sorular […]

Read More

Alper Canıgüz: “Cehennem aynada başlar”

Alper Canıgüz, şu hayatta en sevdiğim insanlardan biridir. Kızmışlığım, küsmüşlüğüm de olmuştur ona ama hayatımda yeri ayrıdır, çok severim. Müzik zevki bana uyan kişilerdendir bir kere. Didiklemeyi, olmayacak yerde alelacayip hazineler bulmayı sever, sayesinde çok şarkı keşfettim o yüzden. Ortak saplantılarımız var sonra, say say bitmez. Peter Sellers mesela, o muhteşem Pembe Panter’ler ve diğerleri… […]

Read More

J.K. Rowling’den esirgenen övgüler Robert Galbraith’e gitti

Robert Galbraith’in The Cuckoo’s Calling adlı polisiyesi başta sadece 449 adet satmıştı. Yazarın aslında J.K. Rowling olduğu, kendini özgür hissetmek için takma isimle yazdığı ortaya çıkınca kitap, Amazon’da bir numaraya fırladı. Çarpıcı yeni kapağı, ciltli versiyonu ve Rowling’in “devam kitabı yolda” müjdesiyse işin içinde bir PR numarası olduğunu düşündürüyor… Gülenay Börekçi Altan’dan Son Oyun, Rowling’den […]

Read More

Murat Menteş’le kibirli ve mıymıntı bir edebiyatın zararlı etkilerine dair

Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]

Read More

Algan Sezgintüredi: “Polisiye de felsefe yapmanın bir yolu”

Sevin Okyay, “Okumuş muydunuz? Hiç okumadınız mı? Pes!” diyor Algan Sezgintüredi’den bahsederken. Murat Menteş ise yazarın dördüncü romanı Katilin Şahidi’ni “Tek kelimeyle şahane, iki kelimeyle çok şahane” diye tarif ediyor. Zevkine bu kadar güvendiğim iki kişi tavsiye eder de ben durur muyum? Bir koşu gidip Sezgintüredi’nin şahane kapaklı yeni romanını aldım, okumaya başladım. Gerilimin yüksek […]

Read More

Celil Oker: “Hayatın içindeki yeni icatları şahane buluyorum”

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Murathan Mungan: “Sol hülyaları olan bir yazarın ütopyasını yazdım”

“Hayatınızdan şiiri söküp attıysanız, ondan vaçgeçtiyseniz, sadece arızalı zamanlarınızda yardım almak için başvurduğunuz bir yalancı ilaç haline gelir şiir. Aşıksınızdır, ana baba hasreti çekiyorsunuzdur, gurbette kaybolmuşsunuzdur… Acınızı kışkırtmak yahut yatıştırmak için şiire başvurabilirsiniz o zaman, diğer zamanlarda unutmak üzere… Böyle olunca da, gündelik hayatta şiire duyduğunuz ihtiyacı görmezden gelirsiniz. Şairin romanı, sadece edebi bir tür […]

Read More

Mehmet Mümtaz Tütüncü’den bana kalan soru: Osmanlı’da steampunk var mıydı?

Mehmet Mümtaz Tütüncü’nün yazdığı Küheyli Buharlan’a göre evet. Roman, IV. Fırat devrinde geçiyor. Zamanın mühim hezarfenlerinden Arif Çelebi gün geliyor “çok  büyük, çok erişilmez bir hayal”in, “gelmiş geçmiş cümle mucitlerin gönlünde yatan büyük tasavvur”un peşine düşüyor. Ve insan gibi düşünebilen, insan gibi davranabilen, görene, duyana, konuşana insanmış hissi veren, hatta belki de bir çeşit insan […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 7: ESAS KARAKTER

Umarım başladığımız ilk bölümden bugüne, polisiye roman yazmak için seçilmiş insan falan olmak gerekmediğini, işin yönetimi bilir ve onun üzerine çalışırsa herkesin polisiye yazabileceğini artık öğrenmişsinizdir. SİZ DE yazabilirsiniz! Bugün son ve bence en önemli dersimizi görecek, esas karakterimizi yaratmayı öğrenecğiz. Esas karakteri yaratmak Esas karakteri olmayan ve yine de başarılı olmuş pek az polisiye yazar […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 6: ARAŞTIRMA

Evet bir polisiye roman yazmak için gereken birçok unsuru hızlıca gözden geçirdik. Ama tabii kimse her şeyi bilemez. İşte burada devreye araştırmanın önemi giriyor. Bilmediğiniz konularda araştırma yapmalı, işi şansa bırakmamalı, hikayenizin gidişatını kumar oynar gibi yazı tura atarak belirlememelisiniz. Araştırma Almanız gereken ilk önemli ders şu aslında: Kitabınızda anlattığınız her şeyin doğru olması gerekmiyor. Ama inandırıcı […]

Read More

Camilla Lackberg’den Polisiye Okulu 5: ÇEVRE

Bir önceki diyalog ödevi zordu, öyle değil mi? Ama eminim eğlenceli de buldunuz. Sizden istediğim şeyleri, mesela kalabalık yerlerde başkalarının konuşmalarını dinleme işini ben hâlâ zevkle yapıyor hatta sonradan o konuşmaları küçük değişikliklerle yeniden yaratıyorum. Kitaplarımdaki bazı diyaloglar açıkçası bu küçük egzersizlerden sonra ortaya çıktı. Polisiye romanda önemlli bir diğer unsur da çevredir. Hatta bana göre […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 4: DİYALOG

Evet, havadan yani bir hiçten karaktere benzer bir şey elde ettiniz. Yeni bir arkadaş edinmek gibi, öyle değil mi? Fakat romanlarda, hele polisiye romanlarda ilgi çekici karakterler yaratmak romanı zevkle okutmaya yetmez. Bütün o karakterlerin konuşmaları, birbirleriyle diyaloga girmeleri de gerekir.  Bu, üzerinde ciddiyetle çalışmanız gereken bir konudur. yeterince zaman ve enerji harcarsanız, emin olun polisiye roman […]

Read More

Deborah Harkness: “Tarih dedikleri dedektiflik, romansa simya”

Daha önce yazmıştım, hatta keşke çevrilse demiştim. Öğrendim ki İngiliz tarihçi ve şarap aşığı Deborah Harkness’ın bayıldığı aşk romanı üçlemesinin ilki “Cadıların Keşfi” bizde de yayınlanmış. “Gecenin Gölgesi” “Hayat Kitabı”yla birlikte… Pegasus Yayınları’ndan çıkan kitabı hatırlayınca o eski yazımı da yayınlamayı uygun buldum. Şu sıralar yayıncılık dünyasındaki en popüler karakterler cadılar. Üstelik masallardan bildiğimiz cadıların […]

Read More

Günün trendi: Vampirler ve tekinsiz aşk romanları

Alacakaranlık. Şehir Ölüsü. Gündüz Ölüsü. Lanetli Sevgili. Uğursuz. Müthiş ve Korkunç Güzel. Vampir Akademisi. Kemikler Şehri. Ölümcül Oyuncaklar. Aşk ve Gurur ve Zombiler. Gaddar birkaç korku filmi diye mi düşünüyorsunuz? Fena halde yanıldınız. Bunlar, günümüz genç kızlarının iç geçirerek okuduğu, okuduktan sonra hayallere daldığı yeni jenerasyon aşk romanlarından sadece birkaçı. Gülenay Börekçi Kahramanları vampirler ve […]

Read More

Camilla Läckberg’den Polisiye Okulu 3: KARAKTER

Olay örgüsünü, entrikayı, suç unsurunu konuştuk. Bütün bunlar iyi, güzel ama eğer enteresan ve inandırıcı karakterler yaratamazsanız, romanınız bir şeye benzemez. İşin güzel yanı, polisiye roman yazmanın en eğlenceli yönlerinden bir tanesi de karakter yaratmaktır. Bu da kendi zihninizde yarattığınız bir dünyayı çeşitli ruhlar ve bedenlerle zenginleştireceksiniz demek oluyor.  Onları yeterince eğlenceli ve ikna edici […]

Read More