Egoist okur

Yiğit Değer Bengi: “Korku insanoğlunun en eski ve en güçlü duygusudur”

Yiğit Değer Bengi’nin bugüne dek çeşitli dergilerde öyküleri yayımlandı, ayrıca bir öyküsüyle Ithaki Yayınları’nın Jules Verne Yarışması’nda dereceye girdi. 1002. Gece Masalları adlı derlemesi Metis Yayınları’ndan çıktı. Gülenay Börekçi Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku türü çok farklı bir edebiyatı gerektiriyor sanki. Bir yapıtı korku romanı diye nitelemek için hangi özelliklere […]

Read More

Hikmet Hükümenoğlu: “Korku edebiyatı bizde ticari olarak ayakta duramaz”

Hikmet Hükümenoğlu, korku türündeki ilk romanı Kar Kuyusu’yla edebiyat dünyasında son günlerin ilginç isimlerinden biri oldu. Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku türü çok farklı bir edebiyatı gerektiriyor sanki. Bir yapıtı korku romanı diye nitelemek için hangi özelliklere sahip olması gerekir, ölçütleri ya da sınırları nelerdir? Bir korku romanının ayırıcı özelliği, […]

Read More

Mustafa Ziyalan: “Dünya, doğaüstüne dalmasak da ürkütücü bir yer”

Mustafa Ziyalan da hekim yazarlarımızdan biri, psikiyatrist. New York’un Arabı ve Su Kedileri adlı kitapları da var. Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku türü çok farklı bir edebiyatı gerektiriyor sanki. Bir yapıtı korku romanı diye nitelemek için hangi özelliklere sahip olması gerekir, ölçütleri ya da sınırları nelerdir? “Korkunun”, hele genelgeçer “ölçütleri […]

Read More

Hakan Bıçakcı: “Türk okuru korkularıyla yüzleşemeyecek kadar cesur!”

Romantik Korku, Rüya Günlüğü, Boş Zaman, Bir yaz Gecesi kabusu, Karanlık Oda ve son olarak Ben Tek Siz Hepiniz adlı kitaplarıyla tanınan Hakan Bıçakcı, korkuyu doğaüstü varlıklarda değil, gündelik hayatın sıradan ayrıntılarında arıyor ve okuru insan zihninin karanlık bölgelerinde tekinsiz gezintilere çıkarıyor. Gülenay Börekçi Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku türü […]

Read More

Atilla Şenkon: “Yaşadığımız kara zamanları haykıran yazarlar da oldu”

Her Gün Perşembe Olsa, Uykusuz Gece Düşleri, Ten Yükü, Bıyık İzi Yalanları ve Gökkuşağına İki Bilet adlı kitapların yazarı Atillâ Şenkon, Nazlı Eray’ın yaşam öyküsünden yola çıkarak yazdığı Bütün Düşler Nazlı’dır adlı bir de roman yazdı. Korku edebiyatı sevdiği ve önemsediği bir tür. Gülenay Börekçi Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku […]

Read More

Altay Öktem: “Aslında biz çok korkuncuz!”

Hekim yazarlarımızdan biri. Eski Bir Çocuk, Su Kuşu, Beni Yanlış Öptüler Aslında, Çamur Şiir ve Herşey; Oda Kırbaç Ayna adlı şiir kitaplarıyla tanıdığımız Altay Öktem, farklı türlere göz kırpan Tanrı Acıkınca ve Bu Kitaptan Kimse Sağ Çıkamayacak adlı kitapların da yazarı. Gülenay Börekçi Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya da korku türü çok […]

Read More

Sadık Yemni: “Dünya korku edebiyatında üst bir noktada duruyoruz”

Kendisinin “Tirildeme” adını verdiği korku-gerilim türünde yazdığı Öte Yer, Muska, Yatır gibi romanlarla bir “korku” eşiğini aşmamızı sağlayan Sadık Yemni, “Şeytanın toptan imhası için çabalayan kuralcı toplumlarda aşırılıklar da şiddetli olur. Bilinçaltları megaton patlayıcılarla yüklüdür. Avrupa ve Amerika’da böyledir. Türkiye’de şimdilerde bile yeterince değildir,” diyor. Gülenay Börekçi Bildiğimiz edebiyatın sınırları içinde korku edebiyatı yapılamıyor ya […]

Read More

Büyük kapışma: Dr. BEHZAT vs HOUSE Ç.

House’un yeni sezon posteriyle Behzat Ç.’nin pek yakında gösterime girecek sinema filmi ‘Seni Kalbime Gömdüm’ün afişlerinin benzerliği epey konuşuldu. Biz konuşmayacağız. Hem zaten, en hergele hekimle en arıza polis arasındaki benzerlikler, afişten öte. Dahası onlarda bize dair birtakım sırlar gizli. Neden bu kadar tutuldukları da sanki daha çok burada saklı. Gülenay Börekçi Hangisi daha iyi? […]

Read More

K. Aycan Aşkım Saroğlu’dan kan kırmızı bir tutku hikayesi

“Büyüklerin masallar, rüyalar anlattığı evlerde büyüdüm. Dünya acıttığında masallara kaçardım. Onlarda kötü cadılar, iyi kalpli kızlar, yakışıklı prensler, acımasız avcılar vardı. Sonunda iyilerin kazandığı, o büyülü dünya aslında bir tek şeyi öğretir insana: bilinçaltının derinliklerine yolculuğu. Bilinçaltı cadısı ise ‘gerçekler’le hareket eden bilincin aksine sembollerle çalışır. Kötülüğü resmetmek için bir ‘Kötülükçü’ uydurabilir, barış dolu bir […]

Read More

“Neden ağlıyordum, yoksa biri mi ölmüştü? Ben ölmüştüm!”

Ray Bradbury sevdiğim bir yazardı. Ama hayatımın en mutsuz günlerinden birinde internette karşıma çıkan üç beş satırıyla imdadıma koşacağı doğrusu aklımın ucundan bile geçmemişti. Onun kitapların ve tutkuların yok edilmek istendiği karanlık bir çağda insanları kitaba dönüştürmek gibi radikal bir eylem planı yarattığını unutmuş olmalıyım… İşte Ray Bradbury’nin bir hayranına yazdığı mektup ve benim için […]

Read More

Bronte Kardeşler’in çocukken yarattığı fantastik dünya

Nehirlerinden süt ve bal akan, zümrüt ağaçlarla bezeli harikulade bir dünya, sakin ve huzurlu Gondal… Bir de karşıtı var, Angria. Orada nehirler kan kırmızı sularla çağlıyor, yer altından gümbür gümbür sesler duyuluyor. Vahşi mi vahşi, acımasız mı acımasız bir yer. Gondal ile Angria, üçü sonradan çok ünlü olacak dört çocuk tarafından yaratıldı. Hem de 19. […]

Read More