Egoist okur

Atilla Dorsay: “Her iyi film bir devrimdir!”

Yönetmen değil, aktör değil, yapımcı değil ama gene de Atilla Dorsay, Türk sinemasının en önemli isimlerinden, aralarında benim de bulunduğum birçok kişinin beyazperdenin büyüsüne kapılmasında etkin rol oynamış biri hatta sinema yazarlığının starı… Aşağıda okuyacağınız da onunla sinemaya dair röportajlarımızdan biri… Gülenay Börekçi Atilla Dorsay: “Her iyi film bir devrimdir!” Sorulmasından sıkıldınız biliyorum ama gene […]

Read More

Elizabeth Taylor: Lezzetli, sulu, olgun bir meyve

İçimizdeki en ilkel güdüleri, çoktan medenileştirdiğimizi, öldürdüğümüzü sandığımız karanlık ve vahşi yanımızı edebiyat ve sinema sayesinde hâlâ uyanık tuttuğumuzu dile getirdiği Sexual Personae adlı kitabıyla adeta bir devrim yaratmıştı Camille Paglia. Kitabı bir solukta okumuş ve “bugüne dek niçin kimse bunları dile getirmedi?” diye düşünmüştüm. Anlattıkları o kadar yeni ve farklı, bir yanıyla da o […]

Read More

Senaryosunu Paul Auster’ın yazdığı “ağır erotik” film

The Center of the World’ü yıllar önce seyrettiğimde, çok şaşırmıştım. Zira jenerikte hikayenin Paul Auster’la karısı Siri Husvedt’e ait olduğu yazıyordu. Olabilirdi elbette, hem bu adam zaten epeydir sadece romancılığıyla değil, sinemacılığıyla da anılmıyor muydu? Lakin bu film, yani The Center of the World biraz değişikti. Sıkıcı oluşu bir yana, bana göre fazla erotik, fazla […]

Read More

Lady Gaga kimi taklit ediyor?

Lady Gaga’nın ilham kaynağının Madonna olduğunu söyleyenler yanılıyor. Onun 70’lerin acayip pop ikonu Klaus Nomi ve tutucu 1930’ların ortalık karıştıran seks ikonu Mae West gibi başka ilham kaynakları var. Bir vakitler sürrealist ressam Salvador Dali’ye cüretkarlığı, kimselere benzemezliği ve tabii kıpkırmızı dudaklarıyla ilham veren oyuncu, şarkıcı, yazar, yönetmen, nüktedan Mae West’in efsanevi ünü Lady Gaga […]

Read More

Ata Demirer: “Zeki Müren bülbüldür…”

Bu okuyacağınız en sevdiğim röportajlarımdandır. Kuş sesleri ve Zeki Müren şarkıları eşliğinde rengerenk, ‘ruhlu’ evinde konuşmuştuk Ata Demirer‘le… İçerisi, akla gelebilecek bin bir çeşit ilginç tutku nesnesiyle doluydu. Gemici aksesuarlarıyla döşenmiş gizemli yatak odası, çok sevdiği kuşları için yaptırdığı özel mekan, hatta pikabı, posterleri, saka kuşları ve kafesleriyle nevi şahsına münhasır meyhane; hepsi çok güzeldi… […]

Read More

Nur Sürer’le ÇOCUKLUK KIYAMETLERİ

“Kıstırılmışlık, hiç sevmediğim çocukluğumun özeti gibi. 1971 yılının sonunda ayrıldım Bursa’dan; demek ancak on sekiz yıl dayanabilmişim o şehre. Geçenlerde gittiğimde bir sürü şey hatırladım yine: Hava güzeldi, pikniğe çıkmış aileler gördüm yollarda. Çubuklu pijamalar, fanilasını üstüne çıkarmış adamlar, top oynayan çocuklar, salıncaklar… Bütün bunları yaşadım. Tekrar karşılaşınca nefretimin hiç geçmediğini bir kere daha anladım.” […]

Read More