Egoist okur

MIXTAPE: Adlarını romanlardan alan müzik grupları

William S. Burroughs’un Çıplak Şölen’de anlattığı yapay penis… Virginia Woolf’un fare renkli mütevazı insanları…  William Faulkner, Anais Nin, David Foster Wallace, Don DeLillo, Ranier Maria Rilke, Arthur Janov… Arada sıradan bir mide bulantısı ilacı bile var. İşte isimlerini romanlardan, yazarlardan, roman kahramanlarından hatta romanlarda geçen ayrıntılardan alan müzik grupları… Ve elbette parçaları. Gülenay Börekçi Fotoğraf […]

Read More

Edgar Allan Pooh’yla tanışmaya hazır mısınız?

Bana göre şu dünyada Winnie the Pooh’dan daha yakışıklı bir ayı olamaz. Daha iyi kalpli, daha tatlı, daha masum, daha sevgi dolu, daha eğlenceli bir ayı da yoktur. Şahsen, okumaktan bıkmayacağım çocuk kitapları arasında birinciliği tartışmasız onun maceralarına veririm. İlk altı öyküyü kastediyorum, sonradan yazılanları değil. Ve hazır internette rastlamışken, bu karikatürü benim gibi Winnie […]

Read More

Ayşe Kulin, Ayşe Kulin’i anlatıyor

Ayşe Kulin’in sihri, parıltısı, etkileyiciliği ve okur tarafından çok sevilmesinin sebeplerinden biri, edebiyatının merkezine hayatı yerleştirmesi, kahramanlarının gerçek, üslubunun alabildiğine sahici olması… Biliyorsunuz, Kulin belki de yazı hayatının en zor basamaklarından birine adım attı. Aynı anda çıkan son iki kitabı Hayat ve Hüzün’de ilk kez bizzat kendini; tanıklık ettiği hayatı ve acısıyla tatlısıyla yaşadıklarını anlatıyor… […]

Read More

Kadrajın dışında kalanlar

Füsun Saka’yı tanırsınız. Bazılarınız gazeteci olarak, bazılarınız yazdığı kitaplarla, bazılarınız da bir gün sergi açarak herkese göstermesini çok arzu ettiğim enfes fotoğraflarıyla… Güzel şeyleri tutkuyla seven arkadaşımın küçük ya da büyük, uysal ya da vahşi bütün kedilere duyduğu o büyük aşk ise apayrı bir hikaye konusudur. Füsun bundan sonra Egoist Okur için Zamansız Hikayeler başlıklı […]

Read More

Bronte Kardeşler’in çocukken yarattığı fantastik dünya

Nehirlerinden süt ve bal akan, zümrüt ağaçlarla bezeli harikulade bir dünya, sakin ve huzurlu Gondal… Bir de karşıtı var, Angria. Orada nehirler kan kırmızı sularla çağlıyor, yer altından gümbür gümbür sesler duyuluyor. Vahşi mi vahşi, acımasız mı acımasız bir yer. Gondal ile Angria, üçü sonradan çok ünlü olacak dört çocuk tarafından yaratıldı. Hem de 19. […]

Read More

Türkan Şoray olmayı kim istemez?

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük […]

Read More

Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa

“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Gülenay Börekçi Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş doğrusu. Görüyorsunuz ya; birileri […]

Read More

Bu kitap sizi gecenin en şık kadını yapacak

Bu Alice in Wonderland’li çantaya, gerçek adını bilmediğim, ama internette Smart Girl nickname’iyle arz-ı endam eden bir genç kadının sitesinde rastladım. Anladığım kadarıyla Smart Girl hem kitap okumayı seviyor, hem de el sanatlarıyla uğraşmayı… Sitesine göz atmanızı tavsiye ederim. Kendi tasarladığı özel üretim kitaplardan öyle cici çantalar yapmış ki. (İngilizce’de bu el yapımı kitaplara “altered books” deniyor, […]

Read More

Hayatımın Uriah Heep’leri

Çocukluğumun karabasanı. Benden epey büyük olan kuzenimin plakları arasında rastlamıştım Uriah Heep grubunun adına ilk kez. Dehşetten ürpermeme yol açan albüm kapakları şimdi çok komik geliyor. Halbuki o yıllarda kuzenimin odasının önünden geçerken bile başka tarafa bakardım, kapı açıksa gözüme ilişirler de gene ödüm kopar diye… Grubun adının Charles Dickens’ın David Copperfield adlı romanından geldiğini […]

Read More

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. Dudaklarınız sonsuz bir mühürle kilitli. Bir […]

Read More

Hangi roman hangi çayla iyi gider?

Novel Teas, yani ‘roman çayları’nın her paketinde 25 çay poşeti var. Ve bu poşetlerde büyük edebiyatçıların birer cümlesi yer alıyor. Güzel, değil mi? Çaysız yaşayamayanlardan biri olduğum için, bu buluşa bayıldım. Çay denen şeyin çeşidi de çok, lezzeti de… Siyah çay, yeşil çay, vanilyalı çay, portakal kabuğu aromalı çay, papatya nane anason çayı, zencefilli çay, […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Salman Rushdie’nin Kerem Işık’ın çevirisiyle yayımlanan “Ayaklarının Altındaki […]

Read More

Tennessee Williams’ın ölümü

Yönetmen Özüm Özgülgen’den The Death of Tennessee Williams. T.W. rolünde Barış Çakmak. Birlikte bir trajediyi yeniden yaratmışlar. “For all the beauty, struggle and pain he went through in the latter part of his life… with an imaginative perspective.”

Read More

Kötülük; bile isteye zalimlik!

Kötülüğün tarifini yapabilir miyim, bilemiyorum. Kötü, keskin hatlı ve net bir şey değildir çünkü. Bizi kendisine bir türlü alıştırmayandır. Her seferinde yeni tuzaklar, yeni masum yüzler edinendir. Oyunlarına kanıp faka bastığımızdır. Hele benim gibi kötücül karakterlere karşı bir çeşit zaafınız varsa, işiniz adamakıllı zordur. Gülenay Börekçi Bile isteye zalimlik Şimdilerde edebiyata sardıran hatta All Story […]

Read More

Alain de Botton: “Bizim okulda aşk öğretilmez fakat muhakkak yaşanır”

Okulda aritmetik öğretilir ama aşkı itiraf etmenin yolları öğretilmez. İnsan artık sevmediği birini nasıl terkedeceğini de okulda öğrenemez. Üzgün birini teselli etmek için söylenmesi gerekenleri anlatan bir ders kitabı da yoktur bildiğim kadarıyla. Düş kırıklığının ardından nasıl iyileşileceği, orta yaş krizini sağ salim atlatıp yola nasıl devam edileceği, utangaçlığın nasıl yenileceği ve toplum içinde nasıl […]

Read More