Egoist okur

Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa

“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Gülenay Börekçi Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş doğrusu. Görüyorsunuz ya; birileri […]

Read More

Bu kitap sizi gecenin en şık kadını yapacak

Bu Alice in Wonderland’li çantaya, gerçek adını bilmediğim, ama internette Smart Girl nickname’iyle arz-ı endam eden bir genç kadının sitesinde rastladım. Anladığım kadarıyla Smart Girl hem kitap okumayı seviyor, hem de el sanatlarıyla uğraşmayı… Sitesine göz atmanızı tavsiye ederim. Kendi tasarladığı özel üretim kitaplardan öyle cici çantalar yapmış ki. (İngilizce’de bu el yapımı kitaplara “altered books” deniyor, […]

Read More

Hayatımın Uriah Heep’leri

Çocukluğumun karabasanı. Benden epey büyük olan kuzenimin plakları arasında rastlamıştım Uriah Heep grubunun adına ilk kez. Dehşetten ürpermeme yol açan albüm kapakları şimdi çok komik geliyor. Halbuki o yıllarda kuzenimin odasının önünden geçerken bile başka tarafa bakardım, kapı açıksa gözüme ilişirler de gene ödüm kopar diye… Grubun adının Charles Dickens’ın David Copperfield adlı romanından geldiğini […]

Read More

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. Dudaklarınız sonsuz bir mühürle kilitli. Bir […]

Read More

Hangi roman hangi çayla iyi gider?

Novel Teas, yani ‘roman çayları’nın her paketinde 25 çay poşeti var. Ve bu poşetlerde büyük edebiyatçıların birer cümlesi yer alıyor. Güzel, değil mi? Çaysız yaşayamayanlardan biri olduğum için, bu buluşa bayıldım. Çay denen şeyin çeşidi de çok, lezzeti de… Siyah çay, yeşil çay, vanilyalı çay, portakal kabuğu aromalı çay, papatya nane anason çayı, zencefilli çay, […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Salman Rushdie’nin Kerem Işık’ın çevirisiyle yayımlanan “Ayaklarının Altındaki […]

Read More

Tennessee Williams’ın ölümü

Yönetmen Özüm Özgülgen’den The Death of Tennessee Williams. T.W. rolünde Barış Çakmak. Birlikte bir trajediyi yeniden yaratmışlar. “For all the beauty, struggle and pain he went through in the latter part of his life… with an imaginative perspective.”

Read More

Kötülük; bile isteye zalimlik!

Kötülüğün tarifini yapabilir miyim, bilemiyorum. Kötü, keskin hatlı ve net bir şey değildir çünkü. Bizi kendisine bir türlü alıştırmayandır. Her seferinde yeni tuzaklar, yeni masum yüzler edinendir. Oyunlarına kanıp faka bastığımızdır. Hele benim gibi kötücül karakterlere karşı bir çeşit zaafınız varsa, işiniz adamakıllı zordur. Gülenay Börekçi Bile isteye zalimlik Şimdilerde edebiyata sardıran hatta All Story […]

Read More

Yemez içmez, sevmez, sevişmez sultanlar

Tarihçi Halil İnalcık’ın işret alemlerini, yani sultanların eğlence kültürünu anlattığı Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab – Nedimler Şairler Mutripler kitabı çıktı. Hazır olun, yine kendilerini, nasıl oluyorsa hepimizden fazla ‘Osmanlı torunu’ sayanlar kıyamet koparacak ve bir büyük tarihçinin belgelerle ortaya koyduğu gerçekleri görmek istemeyecek. Oysa arkeolog yazar Emine Çaykara hatırlıyor ve hatırlatıyor: “Gerçekler çok hassastır, görmezden […]

Read More

Alain de Botton: “Bizim okulda aşk öğretilmez fakat muhakkak yaşanır”

Okulda aritmetik öğretilir ama aşkı itiraf etmenin yolları öğretilmez. İnsan artık sevmediği birini nasıl terkedeceğini de okulda öğrenemez. Üzgün birini teselli etmek için söylenmesi gerekenleri anlatan bir ders kitabı da yoktur bildiğim kadarıyla. Düş kırıklığının ardından nasıl iyileşileceği, orta yaş krizini sağ salim atlatıp yola nasıl devam edileceği, utangaçlığın nasıl yenileceği ve toplum içinde nasıl […]

Read More

Egoist okur, popüler bakar’a karşı

Arkadaşınız çok sevdiğiniz bir kitabı siz daha son sayfaya gelmemişken istese, verir misiniz? Ben vermem. Hem konu okumanın hazzı olunca, egoist olduğumu itiraf etmekten de hiç utanmam. Bu sitenin adı, başka sebeplerin yanı sıra, biraz da bu yüzden Egoist Okur. Kendi de bir “egoist okur” olan Toros Öztürk leziz yazısında okur egoizmini anlatıyor… Gülenay Börekçi […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More

Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar

Tolga Meriç, bu kez Behçet Çelik’in Diken Ucu adlı yeni öykü kitabını yazdı. Tolga’nın Diken Ucu hakkında bildiklerinin bazılarını siz de biliyor olabilirsiniz ama onları da ötekileri de okuyun, Behçet Çelik gibi iyi yazarların insanı nasıl her zaman tekinsiz alanlara sürüklemeyi başardığını bir kere daha görün. 1. Diken Ucu, Behçet Çelik’in Can Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

Kafkaesk porno

“Seninle seks yapmak, Kafkaesk bir deneyim” diyordu “Annie Hall” filminde Diane Keaton, Woody Allen’a… Filmdeki seksin neye benzediğini görmüştük. Pek bi’ şeye benzemiyordu. Yine de ‘Kafkaesk seks’ nedir diye merak etmiştik. “Pek bi’ şeye benzemeyen seks” olamazdı. Neydi peki, neydi? Gülenay Börekçi Kafkaesk Porno “Dönüşüm”, “Dava”, “Şato” gibi romanların yaratıcısı Franz Kafka’nın yıllardır British Library’de […]

Read More

CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu

Charles Dickens romanlarını, edebiyatta 19. yüzyıl kokusunu seviyorsanız CB I Hate Perfume’un parfüm, eau de toilette ve oda spreyinden oluşan yeni serisine bayılacaksınız. Yaratıcısı In the Library, yani “kütüphanede” adını taşıyan bu yeni serinin, Rus ve Fas işi deri ciltlerin, eski zaman kumaşlarının ve ahşap cilasının da katkısıyla tıpkı bir 19. yüzyıl İngiliz romanı gibi koktuğunu […]

Read More