Egoist okur

Arkeologlar, ağaçkakan, Cemal Amca ve diğerleri…

“İstanbul ah İstanbul… Pek çoğumuzun ne yazık ki bilmediği ama gerçekten hemen her köşesinde yüzlerce, binlerce hikâyeyi fısıldayan güzel kentim benim… Eskinin bilimi anlamına gelen, arkeos logos kelimelerinden türemiş arkeoloji, biliyorsunuz hem yazılı kaynaklar hem de kazılar aracılığıyla bu öyküleri okumaya, yani insanı anlamaya ve anlatmaya çalışıyor. Merak etmezsek bilmiyoruz, bir de önemsenmezse, bize anlatılmazsa […]

Read More

“Sağlıkta kullan hanımefendi, güzellikte ve mutlulukta bunu giy…”

Emine Çaykara’nın geçen hafta başladığı Yenikapı tefrikası sürüyor. Bu defa bu devasa alanın içinde zamanda yolculuk yapıp farklı dönemlere ışınlanıyoruz. Hazır olun, yolculuk başlıyor. Marmaray’la metro çalışmalarının iyice hızlandığı, mühendislerin ördüğü duvarların yükseldiği, iş makinelerinin daha da arttığı, gürültünün alandaki kuş seslerini bastırdığı, arkeologların alanlarının haliyle küçüldüğü 2011 mart ayındayız. Az kaldı, yakında aşık olduğum […]

Read More

Edebiyatçılara sordum: “Bir yazar en fazla kaç roman yazmalı?”

Soracağım soru başlangıçta tekti: “Bir romancı en fazla kaç roman yazmalı?” Fakat sonra, sorudaki abes tınıyı seyreltmek için alt sorular ekledim ve her yazar dilediği kadarına yanıt verir, diye düşündüm. Leyla Erbil, “gerçek romancı ya da yazar, zarfa değil mazrufa önem verir, kaç tane yazarsa yazsın” diye yanıtladı. Tahsin Yücel, “çok yazmak her zaman nitelikte bir […]

Read More

Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar

Tolga Meriç, bu kez Behçet Çelik’in Diken Ucu adlı yeni öykü kitabını yazdı. Tolga’nın Diken Ucu hakkında bildiklerinin bazılarını siz de biliyor olabilirsiniz ama onları da ötekileri de okuyun, Behçet Çelik gibi iyi yazarların insanı nasıl her zaman tekinsiz alanlara sürüklemeyi başardığını bir kere daha görün. 1. Diken Ucu, Behçet Çelik’in Can Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

İnsan yedikçe

Levi-Strauss’tan Selim İleri’ye edebiyatta şölenler, kurban etme törenleri, oburluk, açgözlülük, yasaklar ve hazlar… Yapısalcılığın kurucularından Claude Lévi-Strauss, Yaban Düşünce adlı yapıtında Gabon’da yaşayan Frag’ların sincabı gebe kadınlara yasaklamasının altında yatan nedeni şöyle aktarıyor: “Bu hayvan ağaç gövdelerinin oyuklarına sığınır ve onun etini yiyecek olan anne adayı, ceninin hayvana öykünmesi ve dölyatağını boşaltmaya yanaşması tehlikesiyle karşı […]

Read More