Egoist okur

“Damardan gerçekçi” bir cehennem kitabı: 2666

2666, kimilerinin 21. yüzyılın en büyük romancısı saydığı Şilili Roberto Bolaño’nun 2004’te, yani ölümünden bir yıl sonra yayınlanan son romanı. Bolaño, tedavisi güç hastalığının son aşamalarında bile inatla ve sabırla romanı üzerinde çalışmış, ilk taslaklarıysa yakında bu dünyadan göçüp gideceğini bilen bir adamın “Ya yetiştiremezsem” endişesi ve aceleciliğiyle yayıncısına teslim ettikten hemen sonra da ölmüştü. […]

Read More

Turgay Kantürk’ten Peri Çıkmazı: Benzerini arama o sensin!

Turgay Kantürk’ün bütün şiirleri, pardon bütün sihirlerinin toplandığı Peri Çıkmazı Sel Yayıncılık tarafından yayınlandı. Bütün Sihirler; Peri Çıkmazı adlı kitapta daha önce yayınlanmış şiirlerin yanı sıra, şairin ilk kez bu toplamda günışığına çıkan Alfabe Meleği, Alacakaranlık, Sis İçin Şarkı, Hepsi Bu!, Ay! İçim, Kent Kırıkları, Kışevi, Yaprakarası Sözleri, Yakın Tarih adlı çalışmaları da yer alıyor. Deniz […]

Read More

Burroughs, Ginsberg, Kerouac ve diğerleri: JUST BEAT IT!

“Aynı kitabın iki ayrı yayınevinden yayınlanmasına çok sık rastlamışızdır da, iki ayrı yayınevinin tek bir kitabı yayımlamak için bir araya gelmesi pek sık rastlanan bir durum değildir.” Sel Yayıncılık ile 6.45’in bir araya gelerek yayınladığı Beat Kuşağı Antolojisi bu açıdan da dikkate değer. Ama sadece o değil. “Beat” sözcüğü bizim ülkenin yasaklı sözcüklerinden biir artık. […]

Read More

Zekası, güzelliği, tekinsizliği, falları, cinleri, perileriyle şahane bir CADI

Şahane Bir Kitap başlıklı yazılarıyla tanıdığınız Oylum Yılmaz benim için kıymetlidir. Onun ilk romanı Cadı hakkındaki bu yazıyı kaleme alan Ceren Ünlü Ulutunçel de öyle… Ceren ve Oylum Picus döneminde beni yalnız bırakmayan, yazıları ve röportajlarıyla dergiyi güzelleştirenlerdendi. Geçenlerde aradı Oylum, romanının çıkacağını söylemek için. Önce onun adına sevindim elbette. Sonra romanın taslakları geldi önüme. Kapağına […]

Read More

Etgar Keret’in dünyası: Buzdolabının üstünde bir kız var!

Yoksa siz hâlâ bir Keret öyküsü okumadınız mı? Bu soruya cevabınız olumsuzsa işe İsrailli yazar Etgar Keret’in önceki ay çıkan ‘Buzdolabının Üstündeki Kız’ıyla başlayabilirsiniz. Şaşırtıcı, acımasız ama eğlenceli, kara mizaha bulanmış bir dünya sizi bekliyor. Etgar Keret’in dünyası: Buzdolabının üstünde bir kız var! Malum, devir roman devri. Sürükleyiciliğine kapılacağımız bir macerayı, zeka ürünü kurguyu, mizahı […]

Read More

Patti Smith’ten sihir dersi: “Zirveye çıkmaya çalışma, zirve sana gelsin”

Altay Öktem diyor ki: “Türkçe’ye çevrilmeseydi, şöyle çek-yata uzanıp sayfalarını yutarcasına okuyamasaydım gerçekten de gözüm açık giderdi, diye düşündüğüm iki kitap var. Şimdi aklınıza Shakespeare’den Kafka’ya kadar bir sürü isim gelmiştir ama değil. Hiçbiri değil. Kitaplardan biri ‘Barnabas Evangelium’, diğeri de Patti Smith’in ‘Just Kids’i… Yıllar önce dualarımın yarısını kabul edilmiş, ‘Barnabas İncili’ Türkçeleşmişti zaten. Sevgili […]

Read More

2012 için yeni bir dil önerisi: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun!

Olmayan Kelimeler’i 52 hafta boyunca elinizden düşüremeyeceksiniz. Her baktığınızda hangi kelimelere ihtiyaç duyduğumuzu görecek, edebiyatçıların uydurduğu kelimelerden bazılarını hayatınıza katmayı isteyeceksiniz. Şimdilik söyleyeceğim kısa ve öz: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun, akılyürek yolunuzu aydınlatsın…. Gülenay Börekçi 2012 için yeni bir dil önerisi: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun! Her yıl dikkat çekici […]

Read More

Barış Bıçakçı ve hayatı okumaya değer kılan manasız fazlalıklar

Bir okuyucu olarak kitap isimleri her zaman ilgimi çeker. Hayal dünyamın karmaşık yollarında dolaşma isteğinden ve kapıların ardında neler olabileceğine dair duyduğum gizli meraktan dolayı… “Şöyle bir silkelenmenin kimseye zararı yoktur” diye düşünürüm. Bu da beni, o kitabın sayfaları arasında nelerden bahsedildiğini tahmin etmeye sürükler. Kendime özel bir zaman yaratır ve orada dolaşır dururum. “Sinek […]

Read More

SİBER ÂLEM: Daha büyük, daha derin bir yalnızlık…

Demokrasi bütün görüşlerin açıkça ifade edilebildiği bir yönetim biçimi ya, dünya üzerinde de henüz bu tür bir sistemi eksiksiz bir biçimde oluşturup sürdürebilen bir ülke yok. En azından şimdilik. Bir ülke yok ama bir gezegen var, adına “Blogosfer” deniyor. Bizde kimsenin haberi olmasa da, blogosfer dünyanın şimdilik en büyük ve en kapsamlı medya gücü. Konuya […]

Read More

Berlin’de Nazım’a kavuşmak

Egoist Okur takipçilerinden Pınar Sönmez yazdı bu yazıyı. Nedim Gürsel’in Şeytan, Melek ve Komünist adlı romanı üzerine…  Teyzesinde gördüğü Vera imzalı Nazım kitabı ve o imza anının fotoğrafıyla başlıyor yazıya Pınar… Fotoğraflar, imgeler, birleştikleri yerler, anlamın çoğalması, dolulaşması… Bir fotoğraftan bir romana, o romandan bir resme atlayarak sürüyor yazı. Nedim Gürsel’in romanından Nazım Hikmet’in şiirine, Vera’nın fotoğrafından […]

Read More

En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacak!

Nobel Edebiyat Ödülünü bu yıl İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Ben de bu vesileyle “Nobel’den de Öte” adlı kitaptan söz etmek istedim. Kitap, İspanyol gazeteci Xavi Ayén’in 16 Nobelli yazarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk da var. Gülenay Börekçi En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacaksa… Nobel Edebiyat Ödülünü son olarak İsveçli […]

Read More

Selanik’te Sonbahar’da artık Amy Winehouse da var

Tuna Kiremitçi’nin hayaletlere karışıp yazdığı yeni romanı Selanik’te Sonbahar’ı okudunuz mu? Roman seviyorsanız okumamanız bir kayıp. Müzik seviyorsanız iki kat kayıp. Kitabı zaten okumuş olanlar karakterler arasında 27 yaşında ölüp giden dört büyük müzisyenin, yani Jim Morrison, Kurt Cobain, Jimi Hendrix ve Janis Joplin’in bulunduğunu zaten biliyorlardır. Bundan sonra okuyacaklara gelince; onlar adadaki çam ağaçlarının arasında bir […]

Read More

Sana gitme demeyeceğim ama gitme LAVINIA

‘Lavinia’ edebiyatımızın en ünlü şiirlerinden biri. Peki kimin için yazılmıştı? Özdemir Asaf’a “gitmek+durmak+bilmek+susmak” denklemini kim çözdürmüştü? “Sana gitme demeyeceğim, ama gitme Lavinia. Adını gizleyeceğim. Sen de bilme Lavinia” derken kime sesleniyordu? İşte hem Marilyn, hem Gilda olabilen müthiş bir kadının hayatı. Gülenay Börekçi Bir erkeğin günün en güzel saatlerini, gün batımından sonrasını geçirmek istediği kadındı, […]

Read More

42’nin gizemi: “Mutluluk karşına tesadüfen çıkar ama tesadüfü sen yaratırsın”

Alain de Botton’un ünlü Hayat Okulu’nun kurucularından Mark Vernon Sel Yayınları sayesinde artık Türkçe’de. Yazarın 42 Derin Düşünce adlı kitabı, mutluluk, politika, aşk, seks, evlilik, savaş, yemek, oyun, ölüm, uyku, kader, tatil gibi kavramlardan yola çıkarak hayatımızı nasıl güzelleştireceğimiz üzerine felsefi bir deneme kitabı… Gülenay Börekçi Otostopçunun şifreli rehberi Galaksinin ücra bir köşesinde tamamen önemsiz […]

Read More

Yazarlar ve ufak tefek rahatsızlıkları

Çevirisindeki ciddi sorunlara rağmen Javier Marias’ın kitabına bayılmıştım. Güzel tarafı, haklarında her şeyi bildiğimizi sandığımız bazı büyük yazarlara dair çok çekici bilgiler içermesiydi. Finalde yer alan Kusursuz Sanatçılar bölümü ve yazar fotoğrafları üzerine bir de yazı yazmayı planlamıştım; araya bir sürü başka şey girdiği için, kaldı. O yüzden Arzu Erol’dan bu yazının gelmesi şahane oldu. […]

Read More