Egoist okur

Gay romanı yazmak için ille gay mi olmalı? Ve akla gelen başka sorular…

Yazar Ayşe Kulin’in yeni romanı Gizli Anların Yolcusu tartışmaları da beraberinde getirdi. Şimdi twitter’da ve internetteki başka mekanlarda eşcinsel olmayan bir yazarın eşcinsel dünyayı anlatan bir roman yazmasının doğru olup olmadığı, daha doğrusu bilmediği bu dünyayı hakkıyla anlatıp anlatamayacağı konuşuluyor. Önce bu tartışmayı okuyun, sonra dünyadan benzer hadiseleri… Gülenay Börekçi İnternette Ayşe Kulin’in yeni romanı […]

Read More

A. Esra Yalazan: “Edebiyat insanı iyileştirir!”

“Ben öncelikle ‘edebiyatın’ insanı iyileştirdiğine inanıyorum. Kelimelerle çoğalan anlam katmanları arasında dolaşırken, şu koca evrende edebiyat sayesinde birbirimizi daha iyi anlayabiliyoruz. Aslında bu sanatın diğer türleri için de geçerlidir ama yazı sanatının bu manada daha etkin bir işlevi var sanki. İyi bir edebi metin, hayal gücünü esnetirken onunla bütünleşebileni tecrübesi ve kehanet gücüyle büyüler. Okuyanı […]

Read More

Umberto Eco, Prag Mezarlığı’nı niçin yazdı?

“Sevgiye adanmış sayısız roman var ama artık sevgiden çok daha yaygın bir duygu olan nefreti anlatmak için bir roman yazmanın zamanı gelmişti. Yaygın; çünkü nefret olmasaydı, savaş, suç ve ırkçılık da olmazdı. Sevgi, seçicidir (“Seni seviyorum, sen de beni seviyorsun, öyleyse dünyanın geri kalanı bizim ilişkimizin tamamen dışında.”) Nefretse tümüyle kolektif ve toplumsaldır. Mesela bir […]

Read More

Mario Levi: “Herkes kendi dilinde ölüyordu!”

“Tüm anlatılanların otobiyografik bir karakter taşıdığına inanıyorum. Bu keşfi durduk yerde yapmadım, sadece yıllar önce ifade edilmiş bir hakikatin izini sürdüm. Gustave Flaubert, ‘Madame Bovary benim’ lafını boşuna etmedi. Tüm bunlar bir yana, ancak yaşananın bize daha sahici bir edebiyatın yolunu açtığına hep inandım. Birileri bana hikâyelerini anlatmam için kendilerini gösterdi, hatta hayatıma girdi… Kim […]

Read More

“Amerikan rüyasını görmek istiyorsan, uyumayacaksın!”

Uyursanız rüya görürsünüz. Ama hayatınızın rüyasını görmek istiyorsanız eğer, sonuna kadar uyanık kalmanız şart. ABD’ye yerleştikten sonra adından çokça söz ettiren işlere imza atan, hatta sadece en iyilerin layık görüldüğü çizgi roman Oscar’larında da adı geçen M. Kutlukhan Perker, yeni kitabı Insomnia Cafe’yla (Uykusuzlar Kahvesi) kendisi gibi uykusuzları harikulade maceralar yaşamaya davet ediyor. Gülenay Börekçi […]

Read More

En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacak!

Nobel Edebiyat Ödülünü bu yıl İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Ben de bu vesileyle “Nobel’den de Öte” adlı kitaptan söz etmek istedim. Kitap, İspanyol gazeteci Xavi Ayén’in 16 Nobelli yazarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk da var. Gülenay Börekçi Nobel Edebiyat Ödülünü son olarak İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Hüzün Gondolu ve İzmir Saat Üç […]

Read More

Erkekliğin imkansız iktidarını konuşmanın tam zamanı

Erkek egemen toplumda hangi erkekler egemendir? Bütün erkekler bu erkek egemen düzenden memnun mudur? Reddeden, başarısız olan, diğerlerinden farklı olan erkekler ne yapar? Erkekleri değiştiren, “bozan” durumlar nelerdir? Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar “Erkeklik: İmkansız İktidar” adlı araştırmasında bu sorulara cevap arıyor. Bu […]

Read More

SON TOLSTOY: Zahar Prilepin

Hiçbir romanını okumadım ama yazılanlardan anladığım kadarıyla Ruslar bu yazarı bir rock yıldızını sever gibi seviyorlar. Sokaklarda posterleri satılıyor, imza günleri hınca hınç dolup taşıyor, dergiler, gazeteler boyuna ondan söz ediyor… Kısacası, son 10 yılda birçok önemli edebiyat ödülünü toplayan Zahar Prilepin, Rus gençliğinin yeni idolü. Rusların yazıyla ilişkilerinin sağlamlığı ortada. Edebiyatın en önemli yazarlarından […]

Read More

Zeki Müren; zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk

İspanyol Mery Questa’nın bir grup Türk çizerle birlikte İstanbul’un yeraltı dünyasını ve başlarını efsane şarkıcı Zeki Müren’in çektiği bir zombiler ordusunu anlattığı çizgi romanını biliyor musunuz? Tabii Zeki Müren zombi haline gelse de gene aynı Zeki Müren, yani hep sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk… Ayrıntılar aşağıda… Gülenay Börekçi İstanbul’a aşık Barselonalı yazar ve çizer Mery Questa; […]

Read More

“Medyada bariz bir şiir korkusu hüküm sürüyor”

*Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinin bir çeşit halk kahramanına dönüşen kahramanı Hikmet Karcı ya da daha sık kullanılan adıyla Balıkçı’yı canlandıran Orhan Alkaya, Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri. Alkaya ile yeni kitabı Altı’dan yola çıkarak bir söyleşi yaptık. Bize başkaldırıyı, aşkı, büyümeyi ve en çok da şiiri anlattı… Gülenay Börekçi “Aşkı yakaladığınız zaman […]

Read More

Žižek’in “kırmızı hap” dediği kitap

Sosyolog Bülent Diken’in Danimarkalı Carsten B. Laustsen’le birlikte kaleme aldığı Filmlerle Sosyoloji adlı kitap “Kültürel kuramın Elvis’i” lakaplı felsefeci Slavoj Žižek’in yazdığı önsözle dikkati çekiyor. Metis Yayınları’ndan çıkan kitabı Žižek, The Matrix filminde içene hakikati gösteren kırmızı hapa benzetiyor. Slovenyalı felsefeci Slavoj Žižek, Filmlerle Sosyoloji adlı kitabın önsözünde şunları yazıyor: “Hatırlarsanız, The Matrix’in o unutulmaz […]

Read More

“Islıkla çalınan bir melodi gibi, dalgacı ve hüzünlü…”

Melida Tüzünoğlu, ilk kitabı Ambulansla Dünya Turu’nu yazmaktan çok yayınlatmaya vakit harcamış ve yayınevi bulmakta epey zorlanmış. “Avangard metinlere inanmayan, cesarete ve tutkuya yüz vermeyen, risk almayan yayınevlerinin aksine” sonunda romanı basmayı April Yayınları kabul etmiş. Büyük bir heyecanla… Üstelik hiçbir zaman bir “çok satan” olamayacağını bile bile… Bana gelince; ben romanı okumakta bir parça […]

Read More