Egoist okur

ANGELOPOLIS: Naziler insan değil miydi?

Son yılların gözde canavarları Alacakaranlık dizisi dolayısıyla vampirlerdi. (Sadece canavarları değil tabii aynı zamanda arzu ve cazibe odakları da.) Danielle Trussoni‘nin Asi Melekler (Angelology) adlı tozu dumana katan romanıysa bizi yarı insan-yarı melek bir ırkla, yani nefillerle tanıştırmıştı. Fakat bu “yanrı insan-yarı melek” meselesine pek kanmayın derim; zira Trussoni’nin nefilleri Sevgililer Günü kartlarında görmeye alıştığınız pembe beyaz tenli, tombul […]

Read More

GOLEM VE CİN: Aynı yarayla bağlananların hikâyesi

Helene Wecker‘in romanı Golem ve Cin‘i arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu yazdı. Hem de nasıl bir hararetle… Golem Yahudi kültüründen alınma kilden yapılma bir varlıktı, Cin ise Arap kültüründen gelen ve ateşten oluşmuş bir mahluk… Biri kadındı, öteki erkek… Kaderleri 1899 New York’unda Küçük Suriye Mahallesi’nde kesişiyordu. Sonrası soluk kesen, sarsıcı bir fantastik maceraydı; içinde tarih, […]

Read More

ALBERTO MODIANO: “Kitabımın ana teması ÖTEKİ…”

“Alberto Modiano bir fotoğraf sanatçısı… Ancak bu kez yüreğinin ona hissettirdiklerini kaleminin ucuna gelen kelimelerle dile getiriyor. Bu fotoğraflar başka fotoğraflar. Ama tarih duygusu ve hep hatırlanması gereken hikayeler aynı. Metinlerde yakın geçmişin unutulmaz olaylarının hikayelere yansımış halini bulacaksınız. Duyarlılıkla ve incelikle” diyor ünlü Mario Levi, Alberto Modiano’nun öyküyle fotoğrafı birleştirdiği kitabı “Fotoğrafların Öteki Yüzü” […]

Read More

Hayatın anlamını Ayakkabı Takas Merkezi’nde öğrenin

Elimde On Derin Ayak İzi diye bir kitap var, işte okuduklarımdan bir bölümün özeti… Acı & Tatlı Sarmaşık adlı spiritüel yaşam merkezinde Endişe Arıtma Tesisi, Rüya Danışma Merkezi gibi bölümler var, en enteresanı da Ayakkabı Takas Merkezi. Bu, metaforik bir terim aslında. Zhuizm’e göre her birey, özel hazırlanmış bir çift ayakkabıyla gönderiliyor dünyaya. İnsanoğlu ona […]

Read More

USTAM VE BEN: Yakılan tüm kitaplar adına bir ağıt

Elif Şafak’ın yeni romanı Ustam ve Ben’in Jose Saramago’nun Filin Yolculuğu adlı kitabından ilhamla yazıp yazmadığı tartışılmaya başladı. Tartışılmasına itirazım yok ama intihal iddiasında bulunanlar da, karşı çıkanlar da iki romanı birden okumamıştı, o yüzden suçlamalar ve savunmalar havada kalıyor, kimse kimseyi ikna edemiyordu. Bana gelince; ben Saramago’nun romanını okumadığım için tartışmalara katılmadım. Bir yandan […]

Read More

İnsanlığın en eski muamması: 30.000 yıllık macera

İnsanoğlunun sanatla ilişkisi, kazıma yoluyla ya da doğal boyaları kullanarak kendisini ifade etmesi onları keşfedenleri hep merâka düşürmüştür. Dağların tepelerinde, vâdilerin en uç noktalarında, mağaraların derinliklerinde karşımıza çıkan bu resimler hangi amaçla yapılmışlardı? Binyıllar öncesinden bize ses veren bu resimler acaba bir medet ummayı mı ifade ediyordu? Bu ve benzeri sorular geçtiğimiz yüzyıldaki mağara sanatı […]

Read More

Noel Baba’nın ağzından mektup yazan adam: J.R.R. TOLKIEN

Dünyaca ünlü İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in, en önemli eserlerinden Hobbit için, üstelik kitap daha taslak halindeyken çizdiği resimler, “J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri” adlı kitapta okurla buluşuyor. Hobbit’in 75. yılını kutlamak üzere hazırlanan ve içinde Orta Dünya’ya dair 100’den fazla resim, eskiz, harita ve plan ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. İthaki Yayınları’nın sınırlı sayıda […]

Read More

Aile Çay Bahçesi: Kutsal aileler, deli kadınlar

“Yekta Kopan’ın bu romanda da dilin imkânlarını zorladığını, anlatacaklarını bazen doğrudan değil de semboller (yılan, akrep, salyangoz, gergedan) aracılığıyla anlattığını görüyoruz. ‘Çıkan Kısmın Özet’ başlıklı birkaç bölüm var. Yazar önceki bölümlerde anlattıklarını farklı bir tarzda yeniden sunuyor okuruna. Müzeyyen’in kırmızı bir salyangozla konuştuğu bölümse çok etkileyici. Okuyanlar hatırlayacaktır Kediler Güzel Uyanır kitabında da Salyangoz isimli […]

Read More

Venüs der ki: Kızlar istediklerini okuyabilmeli!

“Yekta Kopan ve Şebnem İşigüzel, yakın tarihlerde yayımlanmış kitaplarıyla bize aileyi ve kadının değişmeyen yazgısını anlatıyorlar. Birbirlerinden çok farklı tarzda yazsalar da kadının kaç çocuk yapması gerektiğinin, dekolte giyip giyemeyeceğinin sıkça tartışıldığı şu günlerde bu tartışmalardan bunalmış olanlara kadının özgürlüğünü savunan görüşleriyle en edebi cevabı veriyorlar aslında. Kızlar istediklerini okumalılar bir de. Öyle değil mi?” […]

Read More

Beyefendi’ler!

“Karanlık bir yatak odası var bu kadının. Duvarları aynalarla ve dizelerle kaplı. Bütün hesapları burada görecek sizinle. Rahatlatın kelimelerinizi. Lütfen sormayın neden karanlık diye. ‘Kelimelerimiz bizim’ diyor usulca. Bizim olan her şeyin değişmesi gibi. Yeni bir söz söylüyor. Modern bir dengbej gibi çöküyor erkekliğinizin başköşesine. Aşık olduğu tüm erkeklerle ilgili bir hikâye anlatıyor. Kışkırtıcı bir […]

Read More

Duru görü, kolektif bilinçaltı, gölge ve UYKUSUZLAR

Gülşah Elikbank çok sevdiğim bir arkadaşım. Onu bir yazar olarak benim için özel yapan şeyse fantastik edebiyata duyduğu aşkla karışık tutku. O kendini en çok bu dünyayla başka dünyalar arasında mekik dokurken özgür hissediyor. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğüm sürükleyici yeni kitabı Uykusuzlar’a gelince, Gülşah bu kez rüyalardan bahsediyor. Bir günün en esrarengiz sekiz saatinde olup […]

Read More

12.000 Kafka arasında en görkemli olanı

Kafka’ya dair olası sorularınızı şimdiden hazırlayın, çünkü galiba elimdeki kitapta hepsine bir cevap var: Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpmasının beklendiği günlerde Kafka bu konuda ne düşünüyordu? Titanik’in gemi tamamen batana kadar çalmaya devam eden yaylı çalgılar orkestrası niçin simgesel önem taşıyordu? Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa tablosunun Louvre’dan çalındığını öğrenince binlerce Parisliyle birlikte neden eskiden […]

Read More

YAŞAR KEMAL’den uçamayan, kaçamayan, yaşamayanlara

Yaşar Kemal’in 1960’ların sonunda yazdığı ama yayınlamaya yeni karar verdiği bir romandan, Tek Kanatlı Bir Kuş’tan epeydir bahsediliyordu. Merakla, heyecanla bekliyorduk biz de. İşte o roman nihayet yayınlandı. Gülenay Börekçi TEK KANATLI BİR KUŞ: Korkunun romanı “Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken […]

Read More

BEYEFENDİ: Erkeklere Methiye

Şen, kışkırtıcı ve ayarsız bir dilin yaratıcısı olarak edebiyatta kendine has bir yeri olan Hatice Meryem, Siftah, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar ve Aklımdaki Yılan gibi kitapların ardından Beyefendi: Erkeklere Methiye adlı tuhaf ve güzel metniyle yeniden okur karşısında. Beyefendi’yi herhangi bir türün sınırları içine dahil etmek güç. […]

Read More

Hüzünlü mağluplar için yazıldı: Olduğu Kadar Güzeldik!

“Memleketin, yüzü ışıldayan bütün çocukları gibi, hayatının bir dönemini devrimin, insanın sırtını ılık bir elle sıvazlayan ihtimaline inanarak geçirmişti. Devrim olurdu, olmazdı, orası ayrı mesele. Ama devrime yalnızca inanmanın bile, razı olmamakla doğrudan ilgili, vicdanı serinleten, en olmadık zamanda insanın içini yeşerten bir lezzeti var. Babam ona inanmıştı gençken. İnanılmayacak gibi değildi.” Burcu Yıldızer, hastası […]

Read More