Egoist okur

Çocuklar için harika bir DÜNYALI

M. Banu Aksoy ile Yıldıray Karakiya, sanat tarihi eğitimi almış birer çocuk kitabı okuru. Üniversitede tanışmışlar ve çocukken okudukları kitapları birbirlerine ballandıra ballandıra anlatırlarken bir gün akıllarına “Neden konuşmak yerine yazmıyoruz ki?” sorusu gelmiş. Böylece 2010’da Bir Dolap Kitap adlı internet sitesi kurulmuş. Bu arada kendileri de çocuk kitabı yazmaya başlamış. Banu’nun Hayy Kitap’tan “Moli ile Olaf Merak Ediyor” dizisi, Yıldıray’ın Redhouse Kidz’den “Şuşu” serisi çıkmış. 2013’te oğulları Tayga, ertesi yıl da aylık dergileri “Dünyalı” doğmuş. Onlarla Tudem Yayın Grubu çatısı altında çıkardıkları dergiyi konuştuk…

Gülenay Börekçi

Not: Birinci yaşını kutlayan “Dünyalı” dergi aylık olarak çıkıyor ve tüm gazete bayilerinde bulunabiliyor.

dunyali dergi tudem yayincilik egoistokur gulenay borekci
“Piyasadaki çocuk dergilerinin çoğu çocukları her şeyden önce ‘müşteri’ sayan kâğıt yığınları”

Siz hangi çocuk dergilerini okuyarak büyüdünüz, o günlerdeki dergileri şimdikilerle karşılaştırır mısınız?

Biz Milliyet Çocuk ve Doğan Kardeş okuyarak büyüdük. Bu iki derginin önemli ortak özellikleri vardı, ikisi de genel kültür dergisiydi ve her şeyden önce “içerik” sunuyorlardı. Televizyonun baskın medya olmadığı bir zamanda, biz dünyaya bu dergilerin penceresinden bakıyorduk. Sonra bir şey oldu; çocuklara yönelik dergilerin sayısı arttı ama içerik yok olup gitti. Bugün nitelikli dergilerin sayısı bir elimizin parmaklarıyla sayabileceğimiz kadar az. Gerisi çocukları her şeyden önce “müşteri” olarak gören kâğıt yığınlarından ibaret.

Dünyalı Dergi’yi yaratırken neler vardı zihninizde?

Daha derginin ilk sayfasını bile hazırlamadan önce belirlediğimiz bir ikemiz vardı; “okunacak” bir dergi hazırlayacaktık. Çünkü günümüzde çocuklara yönelik dergilerin büyük bölümünde çocuklara saygı duyan, onların kavrama ve yorumlama becerilerini önemseyen; bırakın birlikte düşünmeyi ve yeni bakış açıları aramayı, azıcık bilgi kırıntısı, eser miktarda yorum sunan bir içerik bile bulamazsınız. Bu dergilere bakınca insan, çocukların başka bir gezegende yaşayan ve içi boş tutulması gereken organik devreler olduğunu zannedebilir. “Dünyalı” dergiyi bu büyük içerik eksikliğini bir nebze olsun giderebilmek için yapıyoruz.

Adını neden Dünyalı kolduğunuzu da konuşalım mı?

Çocukların kendilerine özgü düşüncelere, duygulara, isteklere, bakış açılarına sahip bireyler olduklarının farkındayız. Onlara saygı duyuyoruz. Genel yetişkin alıklığına rağmen, bu dünyada olup biten her şeyden çocukların da bir biçimde haberdar olduklarını, bunları yorumladıklarını ve bu yorumlardan yola çıkarak yaşamlarını biçimlendirdiklerini görüyoruz. Bazı konuların çocuklara uygun, bazılarının uygun olmadığı görüşünün abesle iştigal olduğunu; uygun dili kurmak şartıyla çocuklara her şeyin anlatılabileceğini ve ancak bu yolla onların deneyim eksikliklerini giderebileceğimizi biliyoruz. Kısacası bu dünyada her ne oluyorsa çocuklara da oluyor; yani derginin adı bu nedenle “Dünyalı”.

2014 Mart’ında ilk sayınızı çıkardınız, yayımlanma sürecini anlatır mısınız, kimlere gittiniz ve neler oldu?

Bir Dolap Kitap deneyiminin de etkisiyle çocuklara yönelik bir dergi hayali kurmaya başladık. Çocuklara yönelik kitaplar her geçen gün çeşitlenirken, yayıncılar yayın niteliğini artırmaya çalışırken, dergiler yerinde sayıyordu. Belki de Milliyet Çocuk ve Doğan Kardeş okuyarak büyüdüğümüz için bu durumu sindiremedik, bizde gıcık yaptı. Kolları sıvadık ve hayal ettiğimiz derginin maketini oluşturduk. Sonra maketi koltuğumuzun altına sıkıştırıp yayıncılardan sivil toplum kuruluşlarına kadar herkese gittik ama kimse böyle bir dergi yapmaya yanaşmadı. Evet, dergicilik çok maliyetli, zahmetli ve büyük sorumluluk gerektiren bir iş; ama kabul etmeme nedenleri yalnızca bunlar değildir herhalde. Bu görüşmelerin peşinde iki sene geçti. Son olarak Tudem Yayın Grubu’nun kapısını çaldık. Bir kez daha olumsuz yanıt alırsak bırakmayı düşünüyorduk. Maketimizi genel yayın yönetmeni İlke Aykanat Çam ve genel müdür Sinan Çam’a sunduk. “Biz de ne zamandır böyle bir dergi yapmak istiyoruz,” dediler. Ne kadar sevindiğimizi tahmin edemezsiniz. Hemen kafa kafaya verdik ve yapacağımız dergiyi oluşturmaya başladık. Meğer çok benzer düşüncelerimiz, hayallerimiz varmış. Sonuçta kendi başımıza yaptığımız maketten çok farklı ama hayal ettiğimizden bile güzel bir dergi oldu Dünyalı.

Çocuk dergiciliğinin zor yanlarına dair ne söylersiniz?

Çocuk dergiciliğinin en zor yanı çok ama çok zevkli bir iş olması çünkü bir kere başladıktan sonra başka iş yapamaz oluyorsunuz, diğer işler cazip gelmemeye başlıyor. Düzenli aralıklarla ama her seferinde kısıtlı sürede, ele aldığınız konuyu etraflıca anlatacak, bakış açıları sunacak, yoruma müsait boşluklar açacak bir dil kurma gerekliliği de atlanmaması gereken bir diğer zorluk. Bunu her ay yapmanız gerekiyor. Çocuklara yönelik dergi hazırlamak yayıncılar için aynı zamanda büyük bir meydan okuma! Elbette bunlar çocuk dergiciliğinin zor yanları içinde en güzel olanları. İşin keyifsiz zorluklarının başında bu işe soyunmuş büyüklü küçüklü yayıncıların çocuk dergilerini promosyona indirgemiş olması geliyor. Öyle bir algı yaratmış durumdalar ki, eğer bir derginin armağanları çocukların aklını çelecek türden değilse, o dergiyi okura ulaştırmak mümkün olmuyor. En kötüsü, bu promosyon suiistimali sonucunda dergiciler içerik sunma gerekliliğinden kurtulduklarını düşünüyorlar. Promosyona alıştırılmış dergi alıcıları da aynı nedenle içerik aramıyor zaten. Dolayısıyla içerik sunmak üzere dergi hazırlıyorsanız, işiniz beklenenden daha zor.

“Dünyalı”nın dünyasında neler var?

“Dergide her ay bir dosya konumuz oluyor. Bazen ‘Savaş ve barış’ gibi çocuklara anlatmanın zor olduğu düşünülen konuları ele alıyoruz bazen de ‘Reklamlar bize ne yapıyor?’ sorusunun peşine düşüyoruz. ‘Genel kültür’ sayfalarımızda mümkün olduğu kadar farklı kültürlere, farklı yaşama biçimlerine göz atıyoruz. ‘Güncel Sanat’ bölümünde günümüzün sanat akımlarıyla, sanatçılarıyla tanışıyoruz. Çevre meselelerine her sayıda yer veriyoruz. ‘Kar Tanesi Bilimi’ gibi az bilinen bilim dallarına değiniyoruz. Etkinlik sayfalarımız var. El becerileri, deney, soru-cevap gibi içeriklerle eğlenmenin yanında genel kültür, bilim ve sanat konularına destek oluyoruz. Çizgi öyküleri ve sudoku sayfasını da unutmamak lazım. Okurlarımıza iki sayfa ayırdık ve onlardan gelen resimleri, şiirleri, mektupları ve sorduğumuz sorulara verdikleri yanıtları de yayınlıyoruz. Ayrıca çıkartmalı yapboz poster, masa oyunu gibi eklerin yanında eğlencenin öne çıktığı ‘Hayatta Kalma Kılavuzu’, ‘Günlük Yaşam Kılavuzu’ gibi kitaplar armağan ediyoruz.”

“Beyhan İslam, Nihal Elvan Erturan, Mercan Yurdakuler Uluengin ve Yeşilist ekibi bugüne kadar yazılarıyla düzenli olarak’ Dünyalı’da yer aldı. Origami sanatçısı Nazan Tacer her sayıda bir etkinlik sayfası hazırlıyor. Hüdayi Cilasun matematik ve fen bilimleri konusunda destek aldığımız bir isim. Çizer olarak ise Ezgi Keleş, Gökçe Yavaş, Mert Tugen, Ali Çetinkaya, Yasemin Ezberci, Şule Coşkun Balmumcu, Akif Kaynar gibi isimlerle çalıştık. Karikatürist Hicabi Demirci de her ay bir karikatürle o sayının dosya konusunu ele alıyor.”

Ekibin favorileri

“Seçim yapması çok zor. Her sayfa için o kadar emek veriyoruz ki, her birini okumak keyif veriyor. Ama her ikimiz için de ‘Dosya’, favorimiz sanırım. Hem çok derin bir araştırma sonucu süzülmüş bilgiler içerdiği için, hem de bir konuyu çok geniş çaplı ele aldığı için. Bunun yanında Banu origami ve el işleriyle ilgilendiği için ‘Origami’ ve ‘Kes-Yapıştır’ bölümlerini, bir de ‘Serbest Atölye’deki yaratıcı fikirleri seviyor. Ben ise galiba ‘Piko’ya karşı boş değilim. Tayga’ya gelince; o genel olarak görsellikle çok ilgilenen bir çocuk. O nedenle favorisi derginin içinden çıkan çıkartmalar, onun deyişiyle ‘yapıştırmalar’.”

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment