Egoist okur

Ev gibisi yok! Ama ya evimiz de yok olursa?

Acıklı bir hikaye “Eve Yolculuk”; o yüzden çocuklarla kitabı okurken biraz hüzünleneceğinizi baştan söyleyeyim. Umudumuzu yitirmek istemiyoruz tabii ama filleri, pandaları, kutup ayılarını ve orangutanları koruyabilecek miyiz gerçekten? Dodolar gibi mi olacak sonları? Şehirlerin büyümesi duracak mı, avlanma bitecek mi gerçekten? Yazar Frann Preston-Gannon, aslında açık ve net olarak bunun artık çok zor olduğunu söylemek istemiyor mu? Dilerim ben yanılıyorumdur…

Gökçe Gökçeer

eve yolculuk potikare yayinlari gokce gokceer

Dünyanın her yerinde soyu tükenmekte olan, eziyet gören, tutsak edilen hayvanları, yok olan ormanları, kirlenen denizleri, eriyen buzları ve her gün daha da üzerimize gelen gri binaları düşündükçe nasıl ruhumuz daralıyorsa, bu kitaptaki ve aslında tüm dünyadaki hayvanların da yaşam alanları öyle daralıyor.

İnsanın yok ediciliği üzerine yazılmış, son derece naif bir kitap “Eve Yolculuk”… Buzulların erimesiyle kendine yiyecek yemek ve yaşam alanı bulamayan, bu yüzden mecburen yola düşen Kutup Ayısı’nın sitemiyle başlıyor hikaye. Yüzemediği için bindiği kayığa, bir süre sonra şehrin göbeğinde mutsuzluktan kalakalmış Panda da dahil oluyor. Yolculukları sırasında, tırmanacağı ağaç kalmadığı için ne yapacağını bilemeyen Orangutan’ı da yanlarına alıyorlar. Son misafirleri ise, insanlar dişlerini avlamasın diye korku içinde saklanmaya çalışan zavallı bir fil!

Uzun ve yorucu bir yolculuk sonrasında vardıkları adada, onları bir Dodo kuşu karşılıyor. Evlerine dönüp dönemeyeceklerini soran dört arkadaş, Dodo’dan öyle bir cevap alıyorlar ki, söz burada bitiyor: ‘’Ağaçlar tekrar yeşerdiğinde, deniz tekrar donduğunda, şehirler büyümez olduğunda ve avlanma sona erdiğinde evinize dönebilirsiniz.’’

eve yolculuk potikare yayinlari gokce gokceer 2

Ona bu adı insanlardan kaçamadığı için verdiler

İşin en can acıtan kısmı ise, bu konuşmayı yapan Dodo kuşunun soyunun çoktan tükenmiş olması. 1700’lerin başında tamamen yok olan Dodolar iri cüsseli, minik kanatlı, uçamayan bir kuş türü. Ormanların yakılıp yıkılması ve yaşadıkları adaya domuz, fare ve köpeklerin getirilmesi yüzünden yüz yıldan kısa bir sürede yok olmuşlar. Portekizce dodo “budala” anlamına geliyor. Ona bu adı vermelerinin sebebi, insanlardan kaçmaması. Zavallı hayvan kaçmadığı için de kolaylıkla öldürülmüş ve acımasızca yok edilmiş! Nesli tükendikten sonra ilk kez, “Alice Harikalar Diyarında”da insanların karşısına çıkmış. Hatta kitaptaki Dodo’nun Lewis Carroll’ı resmettiği söylenir.

Acıklı bir hikaye “Eve Yolculuk”; o yüzden çocuklarla kitabı okurken biraz hüzünleneceğinizi baştan söyleyeyim. Umudumuzu yitirmek istemiyoruz tabii ama filleri, pandaları, kutup ayılarını ve orangutanları koruyabilecek miyiz gerçekten? Dodolar gibi mi olacak sonları? Şehirlerin büyümesi duracak mı, avlanma bitecek mi gerçekten? Yazar Frann Preston-Gannon, aslında açık ve net olarak bunun artık çok zor olduğunu söylemek istemiyor mu? Dilerim ben yanılıyorumdur…

Biraz geç keşfettiğim bir kitap oldu “Eve Yolculuk”… 2014’ün sonunda, genç ama şimdiden harika kitaplara imza atan Pötikare Yayıncılık’tan çıktı. Frann Preston-Gannon’ın diğer muhteşem kitaplarını da yayınlar mı acaba Pötikare? Özellikle de Sloth Slept On beni çok heyecanlandırıyor…

Eve Yolculuk. Yazan ve resimleyen: Frann Preston-Gannon. Çeviren: Eda Serdaroğlu Daş, Pötikare Yayıncılık

eve yolculuk potikare yayinlari gokce gokceer 1

Yaşasın yüzen kitaplar…

Pötikare’nin yüzen kitaplarına da değinmeden geçemeyeceğim. Bir çocuğun kitaplarla yolculuğu bence anne karnında başlamalı. Ona henüz doğmadan okuyacağınız kitapları emin olur duyacaktır… Bu şekilde başlayan macerayı, doğduktan sonra da aynı şekilde devam ettirmek mümkün. Bir süre sonra da banyosunu yaparken ya da denizde, havuzda oyun oynarken yanında taşıyacağı yüzen kitaplar, hayatın her anında yanı başında kitap olacağını ona öğretmek için güzel bir fırsat. İlk Kitaplarım serisinden çıkan yüzen kitaplar; Renkler, Orman, Zıtlıklar ve Taşıtlar başlıklarından oluşuyor. Hem eğlenmek hem suyla oynamak hem kitapları sevmek… Hepsi mümkün, hepsi şahane!

Gökçe Gökçeer

E-posta: gokce.gokceer@gmail.com

Twitter: @gokcegy

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment