Egoist okur

BİR SORU: Felaket haberleri neden moralimizi düzeltir?

Alain de Botton Sel Yayıncılık’tan çıkan “Haberler”de başkalarının başına gelen talihsizlikleri okumanın bizi neden rahatlattığını, Ergun Kocabıyık Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıkan “Dünyanın Fısıltısı”nda doğanın şifreli bir dille bize ne anlattığını araştırıyor. Modern edebiyatın dahilerinden Kurt Vonnegut ise April yayıncılık etiketli matrak bilimkurgu romanı “Şampiyonların Kahvaltısı”yla çıkıyor karşımıza…

Gülenay Börekçi

alain de botton kurt vonnegut egoistokur ergun kocabiyik

Alain de Botton’un sağındaki kolaj bu adresten alındı.

DENEME

Haberler

Gazete ve televizyonların bize yetmediği, dünyadan ahber almak için sosyal medyayı da yanımıza aldığımız bir dünyada bir tür “haber kullanma kılavuzu” olarak karşımıza çıkan “Haberler”, Alain de Botton’un son kitabı. Yazar Sel Yayıncılık’tan çıkan kitabında özetle, geleneksel toplumlarda dinin sahip olduğu o ayrıcalıklı konumun çağdaş toplumda haberlere ait hale geldiğini anlatıyor ve bu durumun bize yaptıklarından söz ediyor. Hem zaten her gün maruz kaldığımız haber bombardımanını o kadar kanıksamış durumdayız ki bu durumun üzerimizdeki etkilerini durup düşünmeye vaktimiz pek olmuyor. Alain de Botton, “Haberler”de bu boşluğu doldurmayı deniyor. Bu arada da okurla birlikte şu acayip sorulara cevap arıyor: Ünlülere neden bu kadar meraklıyız? Felaket haberleri neden moralimizi düzeltiyor, yolsuzluk ve skandal haberleri bize neden bu kadar ilgi çekici geliyor? Uzak ülkelerde yaşanan trajedileri niçin daha sıkıcı buluyoruz. Ve en acayibi: Haberler daha iyi bir insan olmamıza yardım edebilir mi?

DENEME

Dünyanın Fısıltısı

“Aynadaki Narcissos”, “Yazılı Yüz” ve “Dolaylı Hayvan”la tanıdığımız Ergun Kocabıyık, eserlerinde dinler tarihi, sanat tarihi, antropoloji, mitoloji ve psikanaliz gibi birçok farklı disiplinin alanına giriyor ve melez bir bakış açısı oluşturarak bizi biz yapan unsurları açıklamayı deniyor. Kocabıyık Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı “Dünyanın Fısıltısı”yla bir kez daha okur karşısında. “Bir Mecaz Olarak Doğa Kitabı” altbaşlığını taşıyan kitap, inanarak veya “yalan” olduğunu bile bile anlattığımız hikâyelerin kendimizi ve başkalarını anlamamızda, düşüncelerimizi biçimlendirmekte ne derece etkili olduğunu araştırıyor.

Yazara göre gizemciler insanın dünyayla iletişim halinde olduğunu, onunla aynı dili konuştuğunu öne sürüyor. Doğa bizimle yıldızları, bitkileri ve hayvanları, ırmakları, dağları taşları, mevsimleri, geceleri ve gündüzleri aracılığıyla iletişim kuruyor, böylece büyüsüne kapılabileceğimiz, kendi istediğimiz gibi yorumlayabileceğimiz hatta bizimle “konuşan” saydam bir metin haline geliyor.

BİLİMKURGU

Şampiyonların Kahvaltısı

Modern edebiyatın dahilerinden Kurt Vonnegut, çizgi roman “Batman”deki Joker’in iyi kalpli ikizi gibi. Beyne şerbet dökerken, kalbe kezzap saçıyor! Biliyorsunuz; yanlış gezegendesiniz. Kaybettiniz. Emekler boşa çıktı. İş işten geçti. Her şey kötüden betere gidiyor. Umut yok. Bu koşullarda gülebilir, espri yapabilir misiniz?

İşte Vonnegut, April Yayınları’ndan çıkan matrak bilimkurgu romanı “Şampiyonların Kahvaltısı”nda bir yandan delilikten ve küresel yok oluştan bahsediyor bir yandan da dur durak demeden arka arkaya can acıtıcı espriler patlatıyor. Yayıncısı, “Kıyamet öncesi sessizlik ile kıyamet sonrası sessizlik arasına sıkıştırılmış bir kahkaha fırtınası” demiş ki bence doğru. İnsanoğlunun zorlu meselelerine korkusuzca dalan Vonnegut’ın Bruce Willis, Albert Finney ve Nick Nolte’li bir film olarak sinemaya da uyarlanan bu ünlü ormanını dilimize hastası olduğumuz polisiye romanların yazarı Algan Sezgintüredi çevirmiş. Bize düşen yazarın kahvaltı davetini kabul ederek kitabı bir an evvel okumaya başlamak.

Gülenay Börekçi

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment