Egoist okur

Feride Çetin: “Erkekler için GODFATHER, kadınlar için AŞK VE GURUR vazgeçilmezdir”

Aktris Feride Çetin’le birkaç yıl önce, Aycan Aşkım Saroğlu aracılığıyla tanışmıştım. Yani hayatımdaki birçok tesadüfü olduğu gibi onunla tanışmamı da Aycan’a borçluyum. Feride o sıralar Hatırla Sevgili’de rol alıyordu. İlerleyen yıllarda başka dizilerde oynadı, filmleriyle ödül kazandı… Araya çok şey girdi; birlikte içtik, eğlendik, projeler yaptık, güldük, ağladık…

“En seksi roman karakteri hangisi?” sorusunu Feride’ye de sordum. İyi ki sormuşum. İki cevabı vardı. Birincisi adaşı Feride, yani Çalıkuşu… Ötekiyse, Jane Austen’ın “âşık ama gururlu” Elizabeth Benneth’ı. Feride Çetin’in yazısını okuyun. Kadınlarla erkeklerin birbirlerini çekici bulmalarının da temel sebebi olan farklılıklarına yaptığı vurguyu seveceksiniz.

Gülenay Börekçi

Feride Çetin

“Gençliğimden beri idealize ettiğim iki kadın kahraman var, ‘Çalıkuşu’ Feride ve Elizabeth Bennet”

Gençliğimden beri idealize ettiğim iki kadın kahraman var. Birincisi, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanındaki Feride. Edebiyat ögretmeni olan dedem, babamın adını Reşat benim adımı da Feride koyduğundan; günün birinde Güntekin’in Feride’siyle tanışmam kaçınılmazdı.

Lakin her yaşımda ondan farklı akıllar almama ne demeli?

Küçük bir kızken Feride’nin azmine ve öğretme tutkusuna hayran oldum. Sonraları aşkını kalbine gömüp yollara düşerkenki dikbaşlılığına… Büyüdükçe, onun gururu, hastalıklı Kâmran tutkusu bana biraz çocukca gelmeye basladı ama yine de onurlu duruşu ve vicdanlı ruhuyla Feride benim için her zaman seksi bir kadın olarak kaldı. Gittiği köylerde dudakları, teni ve göz alıcı güzelliğiyle ‘Gülbeşeker’ diye anılan bu kahraman, peçesinin ardına sakladığı kararlılığı ve yeryüzünde yetim bir gariban olarak tutunacak dalı kalmamasına rağmen bunu dert etmeyişiyle, gözümde daha da sağlam bir kadına dönüştü. Mizah yönü güçlü bir kadındı, erkekleri sadece kaşıyla gözüyle değil, kararlılığıyla da etkilerdi. Kurtuluş Savaşı yıllarında tek başına ‘ayakta durabilen’ bir kadın olarak örnek bir portre çiziyordu. Gerçi zaman zaman inatçılığın ve isyankârlığın dozunu tutturamadığı doğru… Tutkularına gem vurması da sanki seksapelini azıcık törpülüyordu.

İkinci kahramanım, Elizabeth Bennett… İnatçı, kibirli ve dikbaşlı olduğu için onu kendime yakın buluyorum. İlk görüşte etkilendiği Bay Darcy’e olan nefreti, bana aslında şehvetten doğan bir duyguymuş gibi geliyor.

Erkekler için Mario Puzo’nun ‘The Godfather’ı neyse, kadınlar için de Jane Austen’ın ‘Aşk ve Gurur’u odur. Şahsen ben, ‘Aşk ve Gurur’un kahramanı Elizabeth Benneth’ın aşk için kanatlarını indirip teslim oluşunu, kibrinden vazgeçerek önyargılarıyla yüzleşmesini her seferinde adeta kutsal bir kitapta yazılıymış gibi okuyorum…”

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment