Egoist okur

James Frey’in kıyameti, Fenerbahçe Stadı’nda başlıyor…

Adını ilk kez Bir Milyon Küçük Parça skandalıyla duyduğumuz Amerikalı romancı James Frey tüm dünyayı bir hazine avına davet ediyor… Endgame üçlemesinin ilk kitabı olan Çağrı’daki bilmeceyi çözene vaat edilen ödül 500,000 dolar. Devamı da var: Ödül ikinci kitapta 1 milyon, üçüncüde 1,5 milyon dolar. Yani bu kitapları okuyarak toplam 3 milyon dolar kazanabilirsiniz. Kitap bizde de -dünyayla aynı anda- raflarda yerini aldı.

Fotoğrafta sanırım yeni dönemin en popüler kitapları olan Açlık Oyunları ve benzerlerinden epeyce etkilenmiş görünen Frey’i görüyorsunuz. Soldaki fotoğraf ise, Fenerbahçe-Manisaspor maçından bir an. Neden? Çünkü roman bir kıyamet öyküsü anlatıyor ve dünyanın sonunu getirecek olan olaylar dizisi Fenerbahçe-Manisaspor maçı sırasında başlıyor.

Bir itiraf: Çağrı’nın ilk sayfasında verilen “Aziz Mahmut Hüdayi Mh., Hafız Ali Paşa Sk., İstanbul” adresine gidip bir şey bulabilir miyim diye bakınmayı düşündüm önce aslında. Sonra ünlü İngiliz yazar Geoffrey Chaucer’ı hatırladım; Canterbury Masalları’nda defineyi bulanlar sonunda birbirini gırtlaklıyordu. Robert Louis Stevenson’ın Define Adası romanında içi altın dolu bir sandıktan bahsediliyordu ama sandığa dokunan “yanıyor”, hayatı mahvoluyordu. Define avcılığı bugüne dek hiç kimseye mutluluk getirmemişti, ben de fazla uzatmadan maceradan vazgeçtim.

Ayrıntılar aşağıda…

Gülenay Börekçi

james frey endgame egoistokur gulenay borekci

Bu romanla 3 milyon dolar kazanabilirsiniz!

“Güç, yaşama arzusunu yener mi? Aptallık nezakete boyun eğdirir mi? Tembellik güzelliği alt edebilir mi? İyi olanlar mı kazanır, yoksa kötüler mi? Öğrenmenin tek yolu var: Oyna! Hayatta kal. Sırları çöz. Geleceğimiz belirsiz… Geleceğimiz senin geleceğin. O yüzden dinle. Takip et. Neşelen. Umut et. Dua et. İnanıyorsan, bütün gücünle dua et. Biz oyuncuyuz. Senin oyuncularınız ve senin için oynuyoruz. Gel, sen de bize katıl. Endgame başladı.”

Evet, şifre çözücüler iş başına: Bir Milyon Küçük Parça’dan tanıdığımız James Frey hepimizi define avına davet ediyor. Nils Johnson Shelton’la yazdığı Endgame üçlemesinin ilk kitabı Çağrı’daki bilmeceyi çözene vaat edilen ödül tam 500,000 dolar. Kitap, ekim başında Türkiye dahil 38 ülkede raflarda yerini aldı. Bu kadar da değil: İkinci kitapta 1 milyon, ardından gelecek üçüncüdeyse 1,5 milyon dolar kazanabilirsiniz. Toplam 3 milyon dolar… Açıkçası hiç fena değil! O halde belki gerçekten de James Frey’in çağrısına uyup oyunu oynamaya başlayabiliriz.

Endgame: Çağrı’da hikaye Fenerbahçe Stadı’nda, Fenerbahçe-Manisaspor maçı sırasında başlıyor. Ve çok acayip bir şeye şahit oluyoruz: Gökyüzü aydınlanıyor. Yazar bunu, “Gök tanrıları Fenerbahçe’ye yardım için sahaya iniyorlardı sanki” diye anlatıyor. İnen tanrılar değil, bir meteor. Dev ateş topu sahayı tam ortadan ikiye ayırıyor. İnsanlar kaçışırken birbirini eziyor, on binlerce kişi yanarak ölüyor, İstanbul’u sarsan büyük panik dalgası, aslında bir işaret, dünyanın sonunu getirecek felaketlerin ilki.

“Genç yetişkin” kategorisinde yayınlanan romanın 12 kahramanı var. Doğdukları günden beri dünyayı kurtarmak için yetiştirilmiş 12 genç. Aslında sadece bedenen gençler. “Kadim bir geçmişten geliyorlar. Binlerce yıl önce Uzay’ın bir köşesinde yaratılmış ve dünyaya ışınlanmışlar.” Yaşları 13 ile 20 arasında değişiyor ve farklı yetenekleri var. Amansız düşmanlarını alt ederek bir anahtar bulmaları gerekiyor. Seri tamamlandığında işler yolunda giderse dünyayı kurtaracak üç anahtar da bulunacak, huzur temin edilecek.

Olay şu mantıkla yürüyor: Bu 12 gencin yetenekleri bakımından bizden bir farkı yok, ne uçabiliyorlar, ne de kurşunu altına çevirebiliyorlar. Yapmaları gereken şey, ölüm gelmeden, dünya yok olmadan, Büyük Kurtuluş Bulmacası’nı çözmek. Onlar yapamazsa bunu bir başkası yapacak. Mesela biz, yani kitabın okurları…

Bu romanlar Endgame projesinin bir ayağı. Endgame, kitapların yanı sıra sinema filmleri, TV programları, bilgisayar oyunları, akıllı telefon aplikasyonları ve başka bir sürü interaktif uygulamayı içeren bir bütün. Yakında tanıtılacak oyun ve aplikasyon platformu Google’a bağlı Niantic Labs tarafından geliştirilmiş. Filmlerin ve TV programlarının yapımcısı ise Hollywood devi 20th Century Fox. Filmlerin teknik işleri, Alacakaranlık ve Labirent’i yaratan ekibe teslim edilmiş. Pazartesi gününden itibaren ise kitabın kahramanlarının sosyal medya profilleri açılacak ve okurlar onlara kafalarına takılan her türlü soruyu sorabilecek.

Hazine Las Vegas’ta bir otel lobisinde 

Kitaptaki ipuçları; sözcükler, matematik formülleri ve hikayenin geneline yedirilmiş bağlantılarla veriliyor. Hiç kolay değil ama eminim şifreyi çözmenin bir yolu vardır. Bunu yapabilen okurların, önce uçağa atlayıp dünyanın herhangi bir yerinde gizlenen anahtarı bulmaları, sonra da doğruca Las Vegas’a gitmeleri gerekiyor. Zira 500.000 dolar şu an orada, Caesars Palace Oteli’nin lobisinde duruyor.

Son bir not: “Edebiyat eserlerinin içinde bilmecelerin gizlenmesi” fikri çok da yeni sayılmaz. Borges’ten Shakespeare’e, Lewis Carroll’dan Jane Austen’a, James Joyce’tan J.R.R. Tolkien’e birçok edebiyatçı yapıtlarına okuru eğlendirecek, oyalayacak, çileden çıkaracak hatta delirtecek bilmeceler yerleştirdiler. Bu yüzden British Library’nin okuma odaları, sadece araştırmacılarla değil, “bilmece avcılarıyla” da dolup taşıyor.

Define aramaktan niçin vazgeçtim?

Bir itiraf: James Frey’in başta Nils Johnson Shelton olmak üzere dünyanın sayılı şifrecileri ve bulmaca uzmanlarıyla birlikte yarattığı Endgame’in ilk bölümü olan Çağrı’yı okurken, daha ilk sayfada verilen “Aziz Mahmut Hüdayi Mh., Hafız Ali Paşa Sk., İstanbul” adresine gidip bir şey bulabilir miyim diye bakınmayı düşündüm. Sonra ünlü İngiliz yazar Geoffrey Chaucer’ı hatırladım; Canterbury Masalları’nda defineyi bulanlar sonunda birbirini gırtlaklıyordu. Robert Louis Stevenson’ın Define Adası romanında içi altın dolu bir sandıktan bahsediliyordu ama sandığa dokunan “yanıyor”, hayatı mahvoluyordu. Define avcılığı bugüne dek hiç kimseye mutluluk getirmemişti, ben de fazla uzatmadan maceradan vazgeçtim. Bir de tabii aklıma 10 yıl kadar önceki Bir Milyon Küçük Parça skandalı geldi. (Frey romanda kendi hayatını ve uyuşturucuyla macerasını, uyuşturucudan nasıl kurtulduğunu yazdığını öne sürmüştü. satış rekorları kıran romanın tamamen kurgusal olduğu, anlatılanları uydurduğu sonradan ortaya çıktı.)

Bu arada; kitaptaki olayların hepsi gerçek mekanlarda geçiyor. Şahsen James Frey’in Türkiye’yi bu kadar iyi tanıdığını bilmiyordum. Şüpheci tabiatım yüzünden üşenmeyip orijinaline de baktım… Sırf İstanbul’da değil, E5 Otoyolu’nda, Kayseri’de, Göbeklitepe’de ve memleketin dört bir köşesinde süren macerada ayrıntılar, bilen biri tarafından yazılmış gibi, çok canlı. Gerçi 12 kahraman macerayı Peru’dan Şili’ye, Küba’dan Londra’ya, Paris’ten Moğolistan’a dünyanın farklı ülkelerinde eşzamanlı olarak yaşıyor. Yani Frey-Shelton ikilisi kabul edelim ki “sıkı” araştırmış.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment