Egoist okur

Kadının sesi, öyküsü, mizahı, sihri, gözyaşı…

Latin Amerika’dan çıkmış en yetenekli yazarlardan biri olan Valeria Luiselli’den küçük bir hazine; “Kalabalıkta Yüzler”… Norveçli Selma Lonning Aaro’dan hınzır bir roman; “Geliyorum”… “Acı Çikolata’nın yazarı Laura Esquivel’dan yine bir Meksika masalı; “Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu”… Mavis Gallant’tan küçük ama değerli birkaç öykü… Şebnem İşigüzel’den neşeli, aşk dolu, hayat dolu bir roman; “Gözyaşı Konağı”. Melida Tüzünoğl’dan soğuk ve sıcağın, aç ve tokun, kız ve oğlanın romanı; “Cimri Cömert”.

 Gülenay Börekçi

luiselli esquevel aaro gallant egoistokur gulenay borekci

Kalabalıkta Yüzler, Valeria Luiselli, Siren Yayınları

Çağdaş Latin Amerika edebiyatının özgün sesi Valeria Luiselli, ödüllü romanı “Kalabalıkta Yüzler”de kurmaca eylemini masaya yatırıyor ve bir yazar hakkında roman yazarken yaşamaya ve hayatıyla hesaplaşmaya çalışan bir kadının izini sürüyor, Meksika’nın arka sokaklarından Harlem’deki barlara, kitaplarla sabahlanan gecelerden metronun karanlık tünellerine, geçmişten bugüne uzanarak romancının masa başındaki yalnızlığını edebiyatın coşkun kalabalıklarıyla dolduruyor. Şairler kadehlerini kaldırıp hayaller kuruyor ve sayfalarda kendine yer açmaya çalışan anlatıcının hikâyesi, anlatılan hikâyeye karışıyor. Kurmaca ile düzmeceyi, mizah ile hüznü, edebiyat ile gerçeği birbirinden ayıran sınırları incelikle bulandıran “Kalabalıkta Yüzler”, okuru yazara, yazarı şaire, şairi ölümsüz bir roman kahramanına dönüştürüyor. “Kalabalıkta Yüzler”, kitaplardan başka sığınacak yer bulamayanlar için bir hazine niteliğinde. Bir vakitler dendiği gibi… “Sessiz bir roman, çocuklar uyanmasın diye.”

Geliyorum, Selma Lonning Aaro, Dante Kitap

“Ay’a bile gittik ama kendi vücudumuzu yeterince tanımıyoruz” diyen Emmanuele Janini çok haklı. Norveçli yazar Selma lonning Aaro da bunu iyi bildiği için romanının başına onun bu cümlesini almış.

“Geliyorum”, orgazm olamayan bir kadının romanı! Hınzır ve cesur. Kadın orgazmına odaklanmış kurgusuyla, bu tabunun üzerine gidiyor. Julia, kendisini seven adamla ve üç çocukla hayatını sürdürüyor. Bir gün yeni dostu Mr. Rabbit isimli vibratörü ve birkaç sebzeyle kendisini odasına kilitleyip farklı deneyimler yaşamaya başlıyor. Gündelik yaşamını, cinsel sırlarıyla beraber anlatıyor.

Siz de kendinize, 30 gün orgazm garantili bir Mr. Rabbit mi edinmelisiniz, bilemeyiz ama en azından kendinize özel bir zaman bulup kitabın içinden yükselen kendi sesinize kulak verebilirsiniz.

Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu, Laura Esquivel, Can Yayınları

“Büyükannesi ayın ışığının güneşinki kadar güçlü olduğunu, ay ışığına çıkmadan önce önlem almak gerektiğini söylemişti ona. Toprağın karanlığından hayat fışkırdığını bilmek hoşuna gidiyordu. İnsan toprağın içinde neler olup bittiğini bir bakışta göremiyor olsa da, filizlenen, açılan, büyüyen, bizlerin bir parçası olacak olan tohumlar vardı orada. Görünmeyen ama var olan şeyler…”

Kadın polis Lupita ütü yapmayı sever. Kafayı çekmeyi, çamaşır yıkamayı, kendine acımayı, çıngar çıkarmayı, dans etmeyi, yalnızlığı ve sessizliği, soru sormayı sever. Lupita sevişmeyi sever… Derken bir cinayete tanık olur ve her şey tersine döner. Kendini yolsuzluklardan uyuşturucu trafiğine uzanan bir gizem ağının ortasında bulan Lupita canını dişine takarak bu gizemi çözmeye uğraşırken özüyle, atalarıyla, benliğiyle de yüzleşecektir.

“Acı Çikolata”nın yazarı Laura Esquivel’dan enfes bir Meksika masalı. Esquivel “Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu”da sadece paranın, başarının ve güzelliğin geçerli olduğu yozlaşmış bir ülkeye umudu sıra dışı bir kadın kahramanla aşılıyor.

Paris Öyküleri, Mavis Gallant, Yüz Kitap

“Mavis Gallant’ın öyküleri, bıkmadan usanmadan, hayret verici insanlık durumumuz hakkında birkaç cevaplanamaz ama yine de vazgeçilmez soru sorar bizlere. Öykülerinden ayrıldığımızda kendimize dair daha güçlü ve derin bir bilgiye sahibizdir” diyor Alberto Manguel.

Kanadalı olmasına rağmen hayatının büyük bir kısmını Paris’te geçirmiş olan Gallant, öykülerinde bize 20. yüzyıl Avrupa’sının bir yeraltı haritasını çiziyor. Onun Avrupa’sı “gemi enkazlarıyla dolu” bir yer. Karakterleri karmaşık ve çeşit çeşit; mülteciler, savaştan dönen tutsaklar, figüran aktörler, çekirdek aileden veya düzenden kaçanlar geri dönebilmek için çırpınıp duruyor, ama bunu yapacak silahları yok. Kozmopolit bir dünya tasvir eden Gallant, dramatik açıdan aşikâr olana hiç yeltenmiyor ama okuru şaşırtmayı daima başarıyor.

“Paris Öyküleri”, ünlü yazar Michael Ondaatje’nin Gallant’ın yüzü aşkın öyküsü arasından seçtiği bir derleme.

Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel, İletişim Yayınları

“1876 yılı baharında gayrimeşru bebeğimi doğurmak üzere evin erkeklerinden habersiz Büyükada’ya gönderildim. Yanıma Bedriye Kalfa’yı verdiler. Evin kadınları baba ve ağabeyime küçük bir hikâye takdim ettiler. Para kazanma hırsıyla yaşayan babam yokluğumu dikkate alacak vaziyette değildi zaten. Sadece ağabeyim bir süre uzaklarda olacağımı duyunca şaşırmış. Sofrada kızılcık hoşafını kaşıklarken bir an donup kalmış. Ona öyle anlatıldığı üzere, güya, talihsiz bir kaza neticesinde saçlarım tutuşup yandığından, Bedriye Kalfa ile halamın Beyazıd’daki konağına gideceğime, bu sayede kendimi biraz olsun toparlayacağıma inanıvermiş.”

Böyle başlıyor “Gözyaşı Konağı”. Gencecik bir kadın, karnında bebeği; kederli ve mağrur, adaya geliyor. Kaderden, ayıp arayan gözlerden, hayata hükmeden erkeklerden uzağa… Bir yanda ahlâka hürmet ve fikri mukaddes masalları, diğer yanda kıpır kıpır hürriyet meseleleri… Şebnem İşigüzel, neşeli, aşk dolu, hayat dolu bir romanla yeni bir ses katıyor, sesine, edebiyata…

Cimri Cömert, Melida Tüzünoğlu, April Yayıncılık

Simge iki ateş arasında. Karşılıksız sevgi satın almak için tüm servetini vermeye hazır. Bir tarafta cebinde akrep sürüsüyle yaşamaya alışmış, gramaj hesabıyla peynir yiyen Moris, öte yanda etrafa banknotlar saçan, şampanyaları toprağa döken Mert.

Öyküleri ve yazıları 2002 yılından bu yana dergilerde yayınlanan Melida Tüzünoğlu, Türkçe edebiyatın sınır tanımaz kalemi. İlk romanı “Ambulansla Dünya Turu”nun öykü kitabı “Annem Bir Robot Doğurdu”yu ve “Size Müthiş Bir Yemek Hazırladım” adlı romanını yayınlamıştı. Şimdi dördüncü kitabı “Cimri Cömert”le okur karşısında. “Cimri Cömert”, siyah ve beyazın, soğuk ve sıcağın, aç ve tokun, kız ve oğlanın romanı.

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment