Egoist okur

My Twitter Feed

+ Bu durumda "merdümgiriz" de bir nevi "psikopat" oluyor haliyle @hikmeth @domingoKITAP http://t.co/ROj3LVc5Hv

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… EÄŸilmez olduÄŸumuz anlar olduÄŸu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliÄŸimizle yapabildiÄŸimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir baÅŸkasına hayat verebiliriz. AÅŸkın içinde kaybolurken köle, bir aÅŸkı bitirirken efendiyiz. Bazen aÅŸk için ölürüz, bazen aÅŸk bizi öldürür… Kimileri için muhteÅŸem imparator ya da imparatoriçeler, kimileri için sözü geçmez, adı bilinmez köleler oluruz. Ama hayatımızı yaÅŸarken hepimiz aslında tarih yaratıyoruzdur. Aycan AÅŸkım SaroÄŸlu,  Ruh Halleri adlı köşesinde olaÄŸanüstü bir kadını, Hurrem Sultan’ı yazdı…

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… EÄŸilmez olduÄŸumuz anlar olduÄŸu kadar; diz çöktüğümüz zamanlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliÄŸimizle yapabildiÄŸimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, bir gülüşle birine hayat da verebiliriz. AÅŸkın içinde kaybolurken köle, bir aÅŸkı bitirirken efendiyiz bazen, ya da tam tersi… Kimi zaman varoluÅŸumuzu sürdürebilmek için birilerinden kurtulmamız gerekir, bunu fiilen onları yok ederek yapmasak da ruhlarını öldürerek yapabiliriz… Bazen aÅŸk için ölürüz, bazen aÅŸk bizi öldürür… Kimileri için muhteÅŸem imparator ya da imparatoriçeler, kimileri için sözü geçmez, adı bilinmez köleler oluruz. ÇocuÄŸumuz için ne kadar ÅŸefkatli olursak olalım, onu tehdit eden için cellat kesilebiliriz… Eski bir kâğıt parçasına da yazılabilir adımız, külliyatlı kitaplarda geçen bir efsane de olabiliriz. Ama hayatımızı yaÅŸarken hepimiz aslında tarih yaratıyoruzdur.

SevdiÄŸi ve tarafından sevildiÄŸi erkeÄŸin çağırdığı ismi Farsça güldüren, neÅŸelendiren’ anlamına gelen Hurrem Sultan ya da henüz çiçeÄŸi burnunda minicik bir kız çocuÄŸu iken annesinin kucağından koparılan Alexandra da hepimiz gibi bir hayat yaÅŸadı… Kimilerince ‘lekeli’, ‘tehlikeli’ ve ‘entrikacı’ sayılan hayatında sayısız ‘kusur’ bulunabilir, imparatorluÄŸun bekası için kötü ÅŸeyler yaptığı da söylenebilir. Ama sonuçta o da herkes gibi bir insan olarak kendini tarihini yazdı.

Her ÅŸey bir yana, ikisinin yaÅŸadığı o tarihten en çok hatırda kalan bir erkekle bir kadının birbirini her ÅŸeyden çok sevmeseydi… Ender rastlanan türden bir aÅŸktı onlarınki.

Hurrem Sultan ile ve insan Sultan Süleyman’ın bir kadın ve erkek olarak aÅŸkla dolu bir hayat geçirdikleri inkar edilemez… Ve onları birer insan olarak gördüğümüzde, yaÅŸadıklarına pekala ‘onca acıya raÄŸmen saadet içinde geçmiÅŸ bir hayat’ denilebilir… Elbette, kocasının, rakibesi Mahidevran’dan olan oÄŸlu Åžehzade Mustafa’nın öldürülmesinde payı bulunan Hurrem Sultan’ın ürpertici ve dehÅŸet verici bir yanı var… Ama bütün imparatorlukların temeli olan Güç kavramı baÅŸka türlü icra edilemiyor maalesef. Gücün altında çokça acı ve kan bulunuyor, o gün de bugün de…

Bir yanıyla Hurrem’e hak bile verebiliriz. DoÄŸanın ‘büyük balık küçük balığı yutar’ kavramını iyi bilen genç kadın, son tahlilde, kendi yavrularını yaÅŸatabilmek için diÄŸer yavrulara kıyan mahlukattan farksızdı belki. Gücün olduÄŸu yerde güçsüzlükten, kazananın olduÄŸu yerde kaybedenden bahsetmek elzem herhalde… Åžehzade Mustafa öldürülmeseydi; imparatorluk duraklama devrine girer miydi girmez miydi, bilemeyiz…Tarihçiler bunu hâlâ ciddiyetle tartışıyor, ama hayat matematik problemi gibi de çalışmıyor ki… Bir deÄŸiÅŸkeni çıkarıp yerine baÅŸkasını eklediÄŸinizde her zaman beklediÄŸiniz sonucu alamayabiliyorsunuz.

Åžehzade Mustafa iyi bir imparator mu olacaktı mesela? Belki bir hastalığa yakalanacaktı, belki savaÅŸlar kaybedecekti… Onun ölümünün koca bir tarihi altüst ettiÄŸi tezinin doÄŸruluÄŸu tartışılır. Hurrem’in sebep olduÄŸu ölümü vahÅŸice buluyor ve onaylamıyorum elbette ama imparatorlukların tarihlerinin ölümle yazıldığını da inkar edecek deÄŸilim, yani taht söz konusu olduÄŸunda da ‘ilk taşı günahsız olan atsın’ kuralı geçerli… Bütün bir tarihi yargılamak yerine, bugün aynı yanlışları tekrarlamamaya çalışabiliriz. Dolayısıyla ‘cadı’ Hurrem’in bir imparatorluÄŸun yıkılışındaki parmağını geçelim. KeÅŸke hiç yaÅŸanmasaydı diyebileceÄŸimiz baÅŸka ÅŸeyler var. Mesela HiroÅŸima olmasaydı, mesela Hitler olmasaydı, mesela katliamlar olmasaydı, mesela Kerbela olmasaydı…

Avusturyalı besteci Joseph Haydn’ın 63. senfonisinin ilhamı, sayısız opera ve balenin baÅŸkahramanı olan Hurrem’e biraz daha tarafsızca bakabilirsek, özgür ve farklı bir kadının portresini de görebiliriz. Sultan Süleyman’ın “Hayatım, hasılım, ömrüm, ÅŸarab-ı kevserim… NeÅŸatım, iÅŸretim, bezmim, çerağım, neyyirim, ÅŸem’im” dediÄŸi bir kadının portresini…

Lehistan Krallığı’ndaki Rutenya’dan 14-15 yaşındayken Tatar akıncılar tarafından kaçırılarak, ihtiÅŸamlı bir kentin gölgeli yapısına, Harem’e getirilen bu genç kadın; tabiatındaki o boyun eÄŸmez tavırla belki sultanlar sultanı, her sözü kanun ama yazdığı gazellerden anladığımız kadarıyla içi bir hayli insan Süleyman’ın biricik aÅŸkı oluvermiÅŸtir… O Sultan Süleyman ki, sınırsız bir gücün peÅŸinde koÅŸsa da nihayetinde bir insandı ve belki de ara sıra kendisine Tanrı gibi deÄŸil, insan gibi davranılmasını özlüyordu.

Hurrem Sultan’da doÄŸuÅŸtan var olan o kendine güven, küçük yaÅŸta yaÅŸadıklarıyla yüreÄŸini çelik gibi güçlendirmiÅŸ, onu gözü pek bir kadına çevirmiÅŸti…. Belki de en çok cesareti, aÅŸktan ölürken bile kiÅŸiliÄŸini kaybetmeyiÅŸiydi onu Süleyman’ın gözünde ayrıcalıklı kılan… O döneme kadar ‘kadın’ fikrine alışmamış olanları bu özelliÄŸiydi ÅŸaşırtan… Hurrem ‘hiçkimse’ deÄŸildi, Harem’de bir kadın deÄŸildi, âşık bir kadın, bir bireydi. SevdiÄŸi adamla ‘neredeyse’ eÅŸit bir iliÅŸki kurabilmiÅŸ ve bunu yaparken ona sonradan öğrendiÄŸi bir lisanla aÅŸk mektupları yazabilmiÅŸti… Åžahsiyetli, özgür ruhlu, ona eÅŸiti gibi davranan bir kadınla yaÅŸamanın zevkini tattırmıştı padiÅŸaha… Ona oyun arkadaşı olmuÅŸ, muhabbetini sunmuÅŸtu.

Bir Osmanlı sultanının nikahla evlendiÄŸi ilk cariye olan Hurrem, özgür ruhunu hep koruduÄŸu için bir çeÅŸit devrimciydi. Bazılarının onu bir feminist ikon sayması da bundan… Strateji ustası bir kadın kendini, iktidarını kabul ettirmek için planlar yapıyor ve gözünü kırpmadan onları uyguluyordu.

Astrolojik açıdan bakarsak, bir Akrep arketipi olduÄŸunu söyleyebilirim. Yeraltından gidiyor, gücünü, cinselliÄŸini, kadınlığını kullanarak ördüğü aÄŸda düşmanlarını birer birer yok ediyor. Sonunda oÄŸullarından birinin tahta çıkmasını garantiliyor ama bunun hazzını yaÅŸamasına ölüm engel oluyor. İşte hayatın ders verici tarafı. Asıl gücün kime ait olduÄŸunu hayat bize hep hatırlatır…

Az bulunur bir aÅŸkla sevilmiÅŸ bir kadın olarak mutlu olmuÅŸ mudur, bilemeyiz. BildiÄŸimiz, Süleymaniye Camisi Külliyesi içinde iç duvarları bir cennet bahçesini andıran İznik çinileriyle kaplı bir türbede yatan Hurrem Sultan’ın ardından Süleyman’ın baÅŸka hiç kimseyi sevmediÄŸidir…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
7 Responses to “Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan”
  1. Sibel says:

    Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliÄŸimizle yapabildiÄŸimiz gibi… AÅŸkın içinde kaybolurken köle, bir aÅŸkı bitirirken efendiyiz… çok güzel çok….

    • aycan aÅŸkım says:

      TeÅŸekkür ederim Sibel… BeÄŸenmen benim için çok kıymetli ve heyecan verici…:)

  2. benam ates says:

    Aycan’in yazisi çok güzel. Siteyi de çok begendim, ellerine saglik gülenay, burdaki arkadaslara siteni tavsiye edecegim. selamlar, benam

    • aycan aÅŸkım says:

      Benan’cım saÄŸol desteklerinizi bekliyoruz… Site çok güzel gerçekten…

      Nermin senden bunları duymak beni çok mutlu etti…

  3. nermin says:

    bir süre sonra sesli okumaya baÅŸladığımı farkettim… öyle haklı, öyle akıcı ve dolu ki. tebrik ederim.

  4. “EÄŸilmez olduÄŸumuz anlar olduÄŸu kadar; diz çöktüğümüz zamanlar da bize ait.”
    Ay-can’ım Kanuni bu yazıyı okusa bir kez daha aşık olurdu Hürrem Sultan’a diye düşündüm:)
    Gözlemin de, tesbitlerin de kalemin de çok keyifli; gönlüne saÄŸlık bi tanem…

    • aycan aÅŸkım says:

      Göksel’im Göksu’m, :) Tam bir Akrep kadını gibi sessiz ve derinden… Senin iltifatına mazhar olmak büyük keyif, cesur yürek, karizmatik ve keskin kalemli arkadaşım :)

Leave A Comment