Egoist okur

Köprüleri, gölgeleri ve gizemli atmosferiyle Prag’ı geziyoruz

Praha, yani Prag “kapı eşiği” anlamına geliyor. Zaten Çekoslovakya’nın başkenti olan bu “ruhlu” şehirde 13 devasa kapı bulunuyor. Geçen ay Çek birası Kozel’in davetlisi olarak iki günlüğüne yüksek kuleleri, sivri çatıları ve gotik yapılarıyla bu gölgeli ve çok güzel şehre gitmiştim ya; orada öğrendim. Ne yaptığımı, neler gördüğümü da hiçbir ayrıntıyı unutmamaya çalışarak yazdım. Böylece ortaya 24 saatlik bir mini Prag gezi rehberi çıktı…

İşte ünlü kalesi, üzerinde bir yeniçeri heykeli bulunan IV. Charles Köprüsü, 600 yıllık ve üzerinde gene bir Osmanlı figürü bulunan astroloji kulesi, müdavimleri arasında Nazım Hikmet’in de bulunduğu meşhur Café Slavia’sı, irili ufaklı her meydanda karşıma çıkan rengarenk pazarları, parke taşlı dar sokakları ve sabaha kadar açık cosy pub’larıyla Prag…

Gülenay Börekçi

Kafka’nın çorbası

prag gezi gulenay borekci egoistokur 1

24 saatte Prag gezi rehberi

08:00 Güne zinde başlamak için sıkı bir kahvaltı

Burada hava en güzel olduğu zamanda bile soğuk. O yüzden Otel odalarında termoslu bardaklar oluyor. Siz de elinize bir bardak kahve alıp otelden çıkın ve eski şehir merkezinde yürüyerek sabah saatlerinin tadını çıkarın. Fazla değil, yarım saat… Peki sonra? Eh, madem Prag’ın buz gibi soğuğunda dolaşmayı göze aldınız, tereyağlı ekmekler, dilim dilim peynirler ve füme etlerle donatılmış geleneksel bir Çek kahvaltısını da hak ettiniz demektir. Ben öyle yaptım.

prag gezi gulenay borekci egoistokur 3

10:00 Prag Kalesi ve Aslan Avlusu’nda sakin bir sabah

Prag Kale’sine çıkmanın tam zamanı. Emin olun, şehrin kırmızı çatılı evleri, tarihi binaları, parke taşlı sokakları ve gölgeli meydanları yüksekten baktığınızda daha da şahane görünecek. Ulusal Müze’den başlayıp Prag Kalesi’ne uzanan yolda şehrin en önemli tarihi eserleri teker teker karşınıza çıkacak. Işıltılı vitraylarıyla da göz alan St. Vitus Katedrali ise haşmetiyle sizi büyüleyecek.

prag gezi gulenay borekci egoistokur 6

Kadetralin hemen yanında, sarıya boyalı bir yapı var, Çekler ona “Aslan Avlusu” diyor. Hikayesi enteresan: 16. yüzyılda yaşamış Çek İmparatoru II. Rudolph hayvanları çok seviyormuş; kalenin yakınlarında onlar için ayrı bir yapı tahsis etmiş. Bahçesinde egzotik papağanların tünediği meyve ağaçları bulunan yapıda yok, yokmuş; Rus Çarı’nın hediye ettiği leoparlar, Floransa Dükası’nın gönderdiği kaplanlar, orangutanlar, ayılar… Günün birinde Osmanlı Sultanı, II. Rudolph’a bir aslan armağan etmiş. Ve İmparator da adını Muhammed koyduğu bu aslanı çok sevmiş. Fakat astrologu Tycho de Brahe, yıldız haritasında gördüğü uğursuz bir işaret üzerine imparatoru acilen uyarmış. Güya aslanla imparatorun kaderi birmiş ve biri öldüğü gün öteki de ölecekmiş. Gerçekten de öyle olmuş. Aslan Muhammed öldükten bir gün sonra imparator da son nefesini vermiş. Bugün bu mekan 16. yüzyıldan kalma lezzetlerin tadılabildiği bir restorana dönüştürülmüş durumda.

prag gezi gulenay borekci egoistokur 5

12:00 Cafe Slavia’da Nazım Hikmet’le göz göze gelmek

Tarihi yerleri gezip gördükten sonra aşağıya epey üşümüş ineceksiniz. Çeklere özgü bir yemek olan gulaş, soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak tek şey olabilir. Çek ekmeklerinin ve tereyağının leziz ötesi olduğunu söylemiş miyim? Kavanoz içinde marine ederek ikram ettikleri peynirlere gelince; açıkçası giderken birçok arkadaşım ısrarla tadına bakmamı istedi ama doğrusu pek bana göre değildi. Yemekten sonra Narodni meydanını çevreleyen küçük kafelerden birinde kahve içebilir, bir yandan da etrafı seyredebilirsiniz. Arkadaşlarımla ben, aylaklık etmek için meşhur Café Slavia’yı seçtik. Geniş mi geniş, aydınlık mı aydınlık bir mekandı. Kekleri, turtalarıysa çok lezizdi… 110 yıllık bu tarihi mekanın eski müdavimleri arasında sürgün yıllarının bir kısmını Prag’da geçiren Nazım Hikmet de varmış. Nazım’ın duvardaki fotoğrafıyla göz göze gelmek güzeldi.

prag seyahat gulenay borekci egoistokur 7

14:00 Köprünün üstünde Paşa’yla buluştuk

Artık müzeleri gezmeye başlayabilirsiniz. Gerçi ben, sadece Kafka Müzesi’ni görmekle yetindim. Gastronomi, oyuncak ve çizgi roman müzelerini görmeyi de istedim ama vaktim yoktu. Bunlar yerine kuleleri, köprüleri, meydanları görmeyi tercih ettim, Prag’a gidip IV. Charles Köprüsü’nden geçmemek olmazdı çünkü. Buraya Karel Köprüsü de diyorlar. Geniş ve sakin Vltava Nehri’nin üzerine inşa edilmiş sayısız köprüden biri aslında ama en güzeli. Üzerinde sağlı sollu 30-40 heykel var. Bazılarına dokunanın dilekleri gerçekleşiyormuş, onlar ellene ellene daha parlak, daha ışıltılı hale gelmişler. Fırsatı kaçırır mıyım, teker teker dokunup dileklerimi diledim. Köprünün Kafka Müzesi tarafında bir Osmanlı askeri yani yeniçeri heykeli de vardı. Ona “Paşa” adını taktım. Pala bıyıkları, koca göbeği, belinde kılıcıyla ve öfkeli mi, sarkastik mi, bıkkın mı, yoksa hepsinin tuhaf bir karışımı mı olduğunu çözemediğim yüz ifadesiyle çok matrak görünüyordu.

prag seyahat gulenay borekci egoistokur 8

15:30 Avrupa Birliği Baklavası da ne ola?

İstanbul’a dönerken sevdiklerinize birkaç hediye alacaksınız elbette. IV. Charles Köprüsü civarındaki hediyelik eşya dükkanlarına bakabilirsiniz. Burada kuklacılar, camcılar ve bir sürü “şeyciler” var. Anneme ve arkadaşlarıma çok güzel goblen çantalar ve kedili emaye mug’lar aldım. Kitapçılara bakmak da iyi fikir sayılabilir, zaten Prag’da envai çeşit kitapçı bulunuyor. Etrafta bir sürü de pazar vardı. Ne satıldığını merak ediyorsanız, “yok yoktu” diyebilirim. Yiyecek içecekler, ev yapımı güzellik ve bakım ürünleri, pastalar, kekler, şekerlemeler, görünüşü kokoreçe benzeyen Çek şekerlemeleri, mumlar, kavanoz kavanoz ballar, el yapımı sabunlar, danteller, bez bebekler, ottan ayılar, tığ işi şallar, dekoratif nesneler; gerçekten her şey ama her şey vardı. Dünya güzeli bir kuzuyla annesi ise Prag sokaklarında rastladığım en şeker arkadaşlarım oldu. (Şaka değil gerçek!)

prag gezi gulenay borekci egoistokur

Çok sevdiğim apfelstrudel tatlısı ilk kez 17. yüzyılda Avusturya’da üretilmiş. Daha doğrusu, Prag’da tanıştığım Ludmilla Hanım’ın anlattıklarına bakılırsa, Avusturyalılar Viyana kapılarına dayanan Osmanlıların, içine et koyarak pişirdikleri ince sac ekmeklerine farklı bir yorum katmışlar. Et yerine elma, tuz yerine şeker…

Gerçi şehrin kuytu sahaf dükkanlarından birinde bulduğum illüstrasyonlu Prag rehberinde, hikaye bambaşka bir şekilde anlatılıyordu. Apfelstrudel’in ilham kaynağı baklavaymış. Bu sade tatlı o yıllarda birbiriyle etkileşim halinde olan her memleketten azıcık bir şey almış ve böylece ortaya Osmanlı, Moravya, İsviçre, Fransa, Hollanda, İtalya, Almanya, Bohemya, Macaristan, Polonya ve Yahudi mutfaklarının bir karışımı olan şahane bir dünya lezzeti çıkmış. Bir bakıma “Avrupa Birliği Baklavası”…

prag gezi gulenay borekci egoistokur 2

18:00 Huzurlarınızda astrolojik saat!

Akşama doğru eski şehir merkezindeki Staromestske Namesti meydanına, saat kulesini görmeye gittim. 1420’de inşa edilen kulenin üst tarafında miniminnacık iki pencere var ve saat başlarında Hz. İsa’nın 12 havarisi şehri selamlıyor. Bir süre daha dolaştıktan sonra da yemek yemeye karar verdik. Fakat açıkçası Çeklerin aşırı yağlı etleri ve peynirlerini pek sevemediğim için benim yemeğim biraz kısa sürdü. İmdadıma da Kafka’nın ünlü çorbası yetişti. Hemen ardından sokak aralarında gizlenmiş küçük barları dolaşmaya başladık. Kendi adıma ben hem ucuz hem de kaliteli kokteyller ve biralar sunan mekanların her birini çok sevdim. En çok da Ernest Hemingway’in romanlarının ilk baskılarının ve bir sürü fotoğrafının bulunduğu Pub Hemingway’i…

prag gezi gulenay borekci egoistokur 4

Sonrası rüya gibiydi… Hatırladıklarımı anlatayım. Saat 24’e yaklaşmış… Daracık bir sokak arasındayım. Ayışığında parlayan parke taşlar. Köşe başlarındaki eski moda sokak lambaları. Ağaçların üzerinde uyuklayan kuşlar hatta tombul martılar. Eski yapıların gölgeleri uzadıkça uzuyor, atmosfer gizemli bir hal alıyor. Prag’ın güzelliğine bir kez daha vurulurken bu şehirden niçin bu kadar çok sayıda büyük edebiyatçının çıktığını anlıyorum. Barların kapanma saati çoktan geçti, otele dönme saati. Ama biliyor musunuz, ilk kez gidilen bir şehirde uyuyakalmak da güzel.

prag seyahat gulenay borekci egoistokur 1

Prag’da başka ne yapılır?

♠ La Degustation Bohême Bourgeoise adlı restoran, sıkıcı ve yağlı Çek yemeklerinden farklı alternatifler sunacak.

♠ Charles Bridge gerçek ve gölgeli Prague ruhunu hem de günün her saatinde keşfetmenizi sağlayacak.

♠ Grafittileri ve tuhaf tasarımıyla Bunkr Parukarka adlı gece kulübü size savaş sırasındaki Prague’ın atmosferiyle tanıştıracak.

♠ U Medvidku Beer Hall and Restaurant’ta inanılmaz bira çeşitleri tadacaksınız.

♠ Komünizm Müzesi’nde nice rüyalara ve kabuslara şahit olacaksınız.

♠ Zizkov civarındaki 300 barda sabaha kadar eğlenebileceksiniz.

♠ Petrin Hill mini Eiffel Kulesi, manzaralı bahçeleri ve aynalı salonlarıyla size çok farklı bir eğlence vaat edecek.

♠ David Cerny’nin etkileyici heykellerini şehrin dört bir yanında arayıp bulma oyunu oynayacaksınız.

♠ Prag Kalesi’ne hayran kalacaksınız.

♠ Eski şehir meydanında alışverişe çıkacaksınız.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment