Egoist okur

Müren Beykan: “Okumadığımız kitap yeni kitaptır”

Kışın zorunlu okumalar çocukları kuşatmışken, işte artık gönüllerince eğlenceli, hayaller dünyasına fütursuzca dalan kitapları da sere serpe okuyabilirler; yıl içinde okuyamadıkları kitapları da. Bu her dem “yeni” kitaplardan bir demet analım burada, çeşitli edebiyat türlerini selamlayalım.

Müren Beykan

muren beykan temmuz egoistokur

Günışığı Kitaplığı’ndan: Deniz Olsun Adı, Adil İzci +Muhteşem İkili, İsmet Bertan +Mutsuz Palyaçolar Örgütü, Neslihan Önderoğlu +Bolbadim Günlükleri: Kıyamet Kapısı, Aslı Tohumcu + Gülümseten Öyküler: Havva ile Kaplumbağa, Behiç Ak

“Okumadığımız kitap yeni kitaptır”

Böyle diyor ne-yazsa-okurum-çekmecemin müdavimi Onur Caymaz! Oh, nihayet edebiyata dair gerçek bir cümle! Bir şair tarafından dillendirildi. Ne bulursak hızla tüketip geride bırakmayı, çağa ayak uydurma sandığımız bu zamanda öyle iyi geldi ki. Zaten has edebiyatın eskidiği falan yoktur, her zaman okunabilir, keyif alınabilir. Biz yetişkinler için de, çocuklar için de böyle. Gençler demedim, çünkü hızla tüketme alışkanlığının en sadık yaş grubu onlar.

Yaz geldi, okullar kapanıyor, farklı anlamlarda tatiller kapıda. Kimimize göre tembellik zamanı, kimimize göre fırsat bulamadığımız keyiflere kavuşma zamanı. Ama kimimize göre de çeşitli nedenlerle hâlâ ve hâlâ çalışmaya devam zamanı. Çünkü çalışmak illaki gerekir.

Kışın zorunlu okumalar çocukları kuşatmışken, işte artık gönüllerince eğlenceli, hayaller dünyasına fütursuzca dalan kitapları da sere serpe okuyabilirler; yıl içinde okuyamadıkları kitapları da. Bu her dem “yeni” kitaplardan bir demet analım burada, çeşitli edebiyat türlerini selamlayalım.

Öncelikle şiir. Olmazsa olmazımızdır. Son yıllarda çocuklar için seçenekler de çoğaldı. Henüz eli değmeyen varsa diye 4 kitabı analım: Ayla Çınaroğlu‘nun, desenlerini de kendisinin yaptığı “Şiir Gemisi”, Adil İzci‘nin Sadi Güran imzalı desenleriyle “Deniz Olsun Adı”, Necdet Neydim‘in Suzan Aral’ın desenlediği “İki Gözüm Üzümüm” ve Yalvaç Ural‘ın Betül Sayın desenleriyle raflara yeni çıkan “Sincap” adlı şiir kitapları. Bir sen bir ben usulü, çocuklarla en eşsiz birlikte-okuma olanağı sunuyorlar. “Sonunda yaz geldi işte / Şimdi her yerde güneş var / Havada, toprakta, suda / Gözlerimde güneş var…” Ayla Çınaroğlu’nun bu dizeleriyle çocuk şiirinden öyküye atlayalım.

Öykü, aysberg etkili bir edebiyat türüdür aslında, ama sayfa sayısına aldanıp “kısa” sanır çocuklar genelde. Olsun varsın, bir öykünün zihinde devam ettiğini, hatta yaşam boyu sizi terk etmediğini bilmediklerinden, bol öykü okuyabilirler. Ve yazın bin bir oyun sevdası arasında pek güzel gider öykü soluklanmalar. 4 nefis öykü kitabını da analım: İsmet Bertan‘ın “Muhteşem İkili”, Nihat Ziyalan‘ın “Kısa Pantolonlu Sevda”, Tolga Gümüşay‘ın “Geleceği Görme Ortaklığı” ve Neslihan Önderoğlu‘nun “Mutsuz Palyaçolar Örgütü” adlı öykü kitaplarından biri ikisi çocukların yakınında bulundurulsa, illaki eli uzanan olur.

Dijitalleşen modern dünya, çocukları gelgeç gönüllü yapsa da, buluştukları kitaplar sayesinde körpe zihinlere akanlar mutlaka iz bırakıyor. İlerki yaşamlarında, bu zihin denilen milyon çeşit ayrıntılar ortamı, diptekileri yüzeye itiveriyor. Kitaplar bu yüzden de vazgeçilmez. Eğlendirirken içimize akanları çocuklar kadar yetişkinler de okusa, çoktandır yitirdiğimiz neşe yüzeye çıkmak için fırsat yakalacak.

Dizi kitapların peşine takılmak, kitapları arkadaşlarla değiş tokuş etmek, yazın başka keyifli. Birkaç diziyi de özellikle analım: Aslı Tohumcu‘nun “Bolbadim Günlükleri”, Cemil Kavukçu‘nun “Bopato”, Francesca Simon‘un “Felaket Henry” (çev. Bahar Siber, Seda Aroymak) ve Behiç Ak‘ın “Gülümseten Öyküler” başlığı altında toplanmış birbirinden keyifli kitapları yaz sıcaklarına burun kıvırıyor.

İki usta yazarın kitaplarını da hatırlatmadan noktalamak olmaz. Fantazyanın üstadı Nazlı Eray‘ın çocuk kitapları koleksiyonundan “Bir Böcek Sevdim” okuru şaşkınlıktan şaşkınlığa düşürüyor, kahramanı Nazlı’nın işin içinden nasıl çıkacağını bir türlü ele vermiyor. Çocukların böceğe meraklısı çoktur. Bazımız da, Kafka’nın “Dönüşüm”ünden beri edebiyatta böceği “severiz”, malum. Eray’ın bu böcekli öyküsünde bir aynadan yansıyanlar da var, matrak bir uzay yolculuğu da.

Ahmet Ümit çocuklar için de yazmayı önemseyen ustalardan. Annesinden dinlemiş olduğu masalları kitaplaştırmıştı: “Masal Masal İçinde”. E ama yazarımız polisiye kurgu üstadı olduğundan, kitaptaki 5 masal da polisiye tadında kaleme alınmış, birbirine bağlanmış. Merakla yutuluyor satırlar. Yeni baskının desenleri de karikatürcü Oğuz Demir’e ait. Yani, çoluk çocuk okumaya çok uygun. Yaz aylarının en güzel yanı da bu değil mi, eski yeni demeden, gönlümüze değen kitapları, çoluk çocuk sere serpe okuyabilmek, yüksek sesle hem de!

Müren Beykan

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment