Egoist okur

Sansürsüz Dorian Gray

Oscar Wilde romandaki üç karakterle ilgili şunları söylemişti: “Basil Hallward benim. Lord Henry Wotton herkesin olduğumu sandığı kişi… Dorian Gray ise keşke benzeseydim dediğim…”

Dorian Gray’in Portresi’nden bahsediyorum. Zekası, yeteneği, cüretkârlığıyla yıllar önce kalbimi çalmış bulunan büyük şair, denemeci, masalcı, oyun yazarı ve nüktedan Oscar Wilde’ın tek romanından. Dünyanın en tuhaf, en sihirli, en tekinsiz hikâyesinden. Everest Yayınları’ndan çıkan sansürsüz nüshasını tavsiye ederim…

Gülenay Börekçi

oscar wilde egoistokur dorian gray everest yayınlari

Solda Oscar Wilde’ı görüyorsunuz. Sağ üsttekiyse kısa süre öncesine kadar Oscar Wilde sanılan aktris Alice Guszalewicz. Burada yüzyıllık hatayı düzeltiyor ama fotoğrafı değiştirmiyorum :) Sağ altta da moda fotoğrafçısı Vincent Alvarez’in Dorian Gray temalı çekiminden bir kare var.

Oscar Wilde 120 yıl sonra sansürsüz

Hedonist Lord Henry Wotton can sıkıntısından kıvrandığı bir gün ressam arkadaşı Basil Hallward’u ziyarete gider. Stüdyoda daha önce hiç görmediği eşsiz güzellikte bir genç adam vardır. “Hazinesini” sadece kendine saklamak isteyen ressam, arkadaşının habersiz gelişinden pek hoşlanmaz. Genç Dorian ikisi arasındaki tartışmaya tanık olup gençliğine, ışıltısına, masumiyetine düzülen methiyeleri işittikçe önce heyecanlanır, sonra kederle mırıldanır: “Ne acı! Yaşlanıp çirkinleşecek, iğrenç biri olacağım. Ama beni resmeden şu tablo hep genç kalacak. İçinde bulunduğumuz bu haziran günü kaç yaşındaysa, hep o yaşta duracak. Ah keşke tersi olsaydı! Genç kalan ben olsaydım da resim yaşlansaydı! Bunun için neler vermezdim!”

Dorian Gray’in Portresi’nden bahsediyorum. Zekası, yeteneği, cüretkârlığıyla yıllar önce kalbimi çalmış bulunan büyük şair, denemeci, masalcı, oyun yazarı ve nüktedan Oscar Wilde’ın tek romanından. Dünyanın en tuhaf, en sihirli, en tekinsiz hikâyesinden.

Ruhun portresi neye benzer?

Hikâyenin devamında ürpertici bir şeyi okuyoruz; Dorian’ın dileğinin gerçekleşmesini. O hep yakıcı derecede genç ve güzel kalıp kışkırtıcı bir biçimde masum görünürken, portresine olanları. Dorian kendiyle yüzleşmenin en dehşet veren halini yaşıyor. Kendisi hep aynı gibi. Ama yıllar geçtikçe portresi çirkinleşiyor; zalim, kötü kalpli ve sefih birini göstermeye başlıyor. Dorian’ın yaptığı her hareket, işlediği her cürüm, kırdığı her kalp portreye yeni bir fırça darbesi ekliyor. Renkler dağılıyor, şekiller bulanıklaşıyor… O artık Dorian’ın değil, ruhunun portresi.

Oscar Wilde’ın nefis romanı ilk kez edebiyat dergisi Lippincott’da tefrika edilmiş ve yayınlandığı günden itibaren İngiliz edebiyat eleştirmenleri tarafından yerden yere vurulmuştu. Biri tanesi romanı, “sıkıcı ve kirli” diye tanımladı; bir diğeri “Fransız sefihlerinin hastalık saçan zırvalarına benziyor” yazdı. “Ahlaki ve ruhsal çürümenin zehirli kanıtı” diyenler oldu.

“Herkes öldürür sevdiğini”

Gerçekte katlanamadıkları, Wilde’ın eşcinsellikten açıkça bahsetmesiydi. Hatırlayalım; İngilizce’de “eşcinsellik” terimi, ilk kez bu romanın yayınlanmasından iki yıl sonra kullanılabildi.

Her neyse, neticede yazarın izniyle roman kısaltıldı ve cinsellikle ilgili cümlelerden “arındırılarak” kitaplaştırıldı. Ve Dorian’ın Gray’in Portresi’ni herkes 120 yıldır hep sansürlenmiş haliyle okudu.

Oscar Wilde’a dönersek; o dönem kendisine yönelik saldırılar arttıkça arttı, sonunda Wilde eşcinsel olduğu gerekçesiyle hapse mahkum edildi. Reading Zindanı’ndaki cezası bittiğinde artık yaşlı ve yorgun bir adamdı. Büyük aşkı Lord Alfred Douglas’ın da ihanetine uğramış olarak Fransa’ya yerleşti, ismini değiştirdi ve beş parasız öldü. En ünlü şiiri Reading Zindanı Baladı’nın şu dizeleri unutulmaz:

“Oysa herkes öldürür sevdiğini, bu böylece bilinsin. Kimi bir bakışıyla yapar bunu, kimi okşayıcı sözlerle. Korkak, öpücükle öldürür, yürekli olan kılıçla!”

Hatırladınız değil mi, Ezel dizisinde Tuncel Kurtiz’den dinlemiştik.

Neyse ki romanın 120 yıldır bekleyen sansürsüz nüshası bizde de çıktı. Hem de Ülker İnce’nin kusursuz çevirisiyle. Everest Yayınları masraftan kaçmamış, romanı açıklamalı notlar, fotoğraf ve illüstrasyonlarla zenginleştirerek yayınlamış. Dorian Gray’in Portresi’nin yeni baskısı cildi ve kağıt kalitesiyle de müthiş.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
2 Responses to “Sansürsüz Dorian Gray”
  1. edincer says:

    Sn. Gülenay Börekçi,
    yazınız çok hoş olmuş ancak bu sansürsüz kopyanın hangi yayınevinden ve ne zaman yayınlandığından bahsetmemişsiniz. asıl merak uyandıran kısım boş kalmış yani, bizi bilgilendirirseniz sevinirim.

Leave A Comment