Egoist okur

Orhan Pamuk’un resim sanatından aldığı 5 ders

Resmetmek ve romancılık acaba hakikaten birbirine çok mu uzak sanatlar? İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan -ya da bazı kitaplarında ortaya çıkan alçakgönüllü karakterden ödünç alarak kullandığı mahlası tercih edenler için- Ahmet Işıkçı’dan öğrendikleri… Gülenay Börekçi “Zihnin niyetlenmediği, elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikler” “Otobiyografik kitabım ‘Istanbul: Hatıralar ve Şehir’de ve daha sonra yazdığım ‘Şeylerin […]

Read More

Hayao Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda bize neyi anlatıyor?

Alfa Yayınları’nın gri kapaklı sinema kitapları serisinde son yayınlananlardan biri Hayao Miyazaki’nin en güzel filmlerinden “Ruhların Kaçışı”nı konu ediyor. “Rüzgârlı Vadi”, “Gökteki Kale”, “Küçük Cadı Kiki” ve “Howl’un Yürüyen Şatosu” başta olmak üzere birçok önemli animasyona imza atan Miyazaki, “Ruhların Kaçışı”nda, Japon mitolojisini hem kendi ülkesinin gençlerine hem de dünyanın diğer taraflarında yaşayanlara son derece […]

Read More

Neil Gaiman bu kez çocuklar için yazdı: BİJBİDTEG

Okuduğum en tatlı hikayelerden biri. Üstelik Neil Gaiman yazmış.”Babamı İki Japon Balığı ile Değiş Tokuş Ettiğim Gün” ya da kısaca BİJBİDTEG için, çocukların çok renkli, benzersiz hayal alemiyle yetişkinlerin miskin, ruhsuz dünyasının çatışması da diyebilirsiniz. Aşağıdaki yazı Sima Özkan Yıldırım’ın imzasını taşıyor. Kendisi editör ve çevirmen, aynı zamanda çocuk kitapları tanıtımları, eleştirileri kaleme alıyor. Kendi […]

Read More

“Hayatta aşka düşmek de mümkün, aşkla yükselmek de”

Tuna Kiremitçi’nin Destek Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Kendi Seven Ağlamaz” okuru sert içki gibi çarpan, yani trajediyle komediyi ya da yakınla uzağı aynı potada eriten bir roman. “Alkolik eski çocuk yıldız” Sitare’nin, aşkı “düşüşteki yükseliş”te keşfedişinin kendini soluk soluğa okutan serüveni… Tolga Meriç Gerçek aşk peşinde koşarken ruhunu ve bedenini savurganca açan Sitare’nin romanı Charlie […]

Read More

Nurdan Gürbilek: “Şölen sofrasından dışlananlar için”

“Eğer yazılanlar melodramdan, romantik bir acı kutsamasından ya da hamasetten ibaret kalsın istemiyorsak, güçlü edebiyatçıların önümüzde açtığı ufku, örneğin Dostoyevski’nin hem gerçekçi hem çoksesli hem de trajik ufkunu önemsememiz gerekir. Yani mağdurun karanlığına bakabilmemiz, başkalarının iktidarıyla olduğu kadar kendi iktidarsızlığımızla da yüzleşebilmemiz gerekir.” Tolga Meriç’in Nurdan Gürbilek’le yaptığı “Mağdurun Dili” röportajını yeniden okuyunca, siz de […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskının gölgesi hep var

Umberto Eco’nun Doğan Kitap’tan çıkan kitabı “Efsanevi Yerlerin Tarihi” vesilesiyle, bu dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile toplum mühendisliğinin, baskıcı bir gücün gölgesi hep mevcut. Bu kitaplarda birilerinin ideali ötekilerin yıkımı, birilerinin aydınlığı her zaman ötekilerin karanlığı oluyor. Kolektif Kitap’tan çıkan […]

Read More

Kapılarını açmayan cennetin canı cehenneme!

Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan ve “F*ck America”, “Gece”, “Son Düşüncenin Masalı”, “Nazi ve Berber” adlı romanları bizde de yayımlanan Edgar Hilsenrath’la yapılmış bu röportaj dün geldi. Yazarla, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “F*ck America”nın çevirmeni Feza Şişman konuşmuştu; soluğum kesilerek okudum. Nazi Almanyası’nı terk edip Amerika’ya yerleşen ve ülkesine ancak yıllar sonra dönebilen […]

Read More

Picasso, Sait Faik ve Barselona’nın fötr şapkalı serçesi

İçiniz içinize sığmıyorsa, bunun sebebi ne olabilir? Barselona’nın canlılığı, 1820’den beri ayakta duran meşhur çikolatacısı Escriba’nın kışkırtıcı atmosferi ya da siz yoğun kıvamlı çikolatalı kekinizi yerken masanıza gelen davetsiz misafirin anlattıkları mı? Fötr şapkalı bir serçe omzunuza konup sevgilinizle sizi Picasso Müzesi’ne davet ederse, onunla gider misiniz? Hele Feridüddin-i ve Sait Faik’i biliyor, hayallerinden bahsediyorsa, […]

Read More

Eğlenceli bir alternatif tarih kitabı: BİR NEFESTE CİNSELLİK

Tarihin savaşlardan, devrimlerden ve büyük ihanet ve kahramanlık hikâyelerinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, size Karen Dolby’nin “Bir Nefeste Cinsellik Tarihi” adlı kitabını tavsiye ederim. Gülenay Börekçi Geçmişin çeşitliliği ve yaratıcılığı hayret verici Kelli felli mizah yazarı Mark Twain’in “1601” adında erotizm sınırlarını aşan bir roman yazdığını biliyor muydunuz? Kraliçe II. Elizabeth’in nedimelerinden birinin ağzından günlük formunda […]

Read More

Gertrude Stein ve Alice B. Toklas’tan KUSURSUZ AŞK

Yaygın bir klişedir; yazarların, edebiyatçıların, çok içtiği, alkole düşkün olduğu söylenir. (Önyargılarımız!) Ama ya yemekle ilişkileri? İşte bu kısım, o kadar da iyi bilinmez. (Nedense, bir süredir bu da bilinsin diye uğraşıyorum.) Mesela dünyanın en zorlu metinlerinden birkaçını yazmış olan Gertrude Stein’ın hayranlık uyandıracak kadar usta bir aşçı olduğunu şahsen bilmiyordum. Hele yaptığı yemeklere, tatlılara […]

Read More

İlk aşkın komik ve hüzünlü öyküsü: ELEANOR & PARK

Güzel aşk romanları başka dünyalardan gelen benzer ruhların buluşmasıdır. Satürn’den, Plüton’dan değil, zengin-yoksul, güzel-çirkin, iyi-kötü, genç-yaşlı, Doğulu-Batılı, ne bileyim, yeraltı-yer üstü gibi farklılıklardan bahsediyorum. Klişeleri arttırabilir, işin içine orijinal buluşlar da katabilirsiniz ama değişen bir şey olmaz. Romanlarda âşıklar hep “uzaklardan” bulur birbirlerini. “Çalıkuşu” Feride ile sinir kuzeni Kâmran gibi aynı evde büyümüş olsalar bile… […]

Read More

5 ÇAYI: Eleştirmen zaafları

Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]

Read More

Godard ve Moravia’yı buluşturan roman: KÜÇÜMSEME

“Küçümseme”yi bana Destek Yayınları’nın primadonnası Yelda Cumalıoğlu tavsiye etti. Karlı bir sabah vakti kahvaltı için buluştuğumuzda o canlandırıcı enerjisiyle “Bu kitabı seneler önce okumuş ve bir daha unutamamıştım. Godard’ın uyarlamasını da sevmiştim. Türkçe haklarını aldığım gün ofiste resmen havalara zıpladım. Sen de oku, fikrini merak ediyorum” diyerek konuştu da konuştu. “Küçümseme”, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından […]

Read More