Egoist okur

En fiyakalı final ya da Doğu Ekspresi’nde şiirsel adalet

Film iyi ama ne yalan söyleyeyim, kitabıyla yarışamaz. “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, “Roger Ackroyd Cinayeti” kadar çığır açıcı bir roman sayılmasa da manyak bir hikayesi, müthiş bir finali var. En güzel yanı da, Poirot’nun çözüm anındaki şu ünlü konuşması. Gerçekten ama gerçekten bir polisiye finali olarak daha iyisini, daha adaletlisini, daha fiyakalısını hatırlamıyorum. “Şiirsel adalet” dedikleri […]

Read More

Leonardo ile Michelangelo’nun öldürücü rekabeti

Leonardo da Vinci ve Michelangelo… Mona Lisa tablosu ile Davut heykeli… İtalyan Rönesans’ına saplantılı bir ilgi duyan televizyon yapımcısı Stephanie Storey ilk romanı “Yağ ve Mermer”de dönemin iki büyük ustasını amansız bir rekabet savaşının ortasında karşı karşıya getiriyor. Sürükleyici ve çok eğlenceli. Gülenay Börekçi YAĞ VE MERMER: Leonardo ile Michelangelo’nun öldürücü rekabeti Stephanie Storey’nin romanı […]

Read More

Şebnem Burcuoğlu: “Şehirde ya da köyde fark etmez; aşk emek ister!”

“Kocan Kadar Konuş” serisi ve “Şekerfare” adlı romanla tanıdığımız Şebnem Burcuoğlu’nun son kitabını çok sevdim. O kadar sevdim ki bir akşamüstü başladım okumaya, gece yarısını biraz geçmişti ki bitirdim. Hatta insan bir roman kahramanını kıskanır mı diyeceksiniz, ben bu kitabın şaşkın kahramanını çok kıskandım. Öyle olunca da yazarını çektim karşıma konuştum… “Kimdir bu Kumru, neden […]

Read More

“Masal dinlerken hepimiz hafif bir transa giriyoruz…”

Judith Malika Liberman’ın adını eminim duydunuz. Hani şu şehrin şurasında burasında masal geceleri düzenleyen ve anlattığı masallar aracılığıyla zihnimizin en derininde gizlenenlerle yüzleşmemizi sağlayan güzel kadın… Arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun tavsiyesiyle, düzenlediği bu masal gecelerinden birine birkaç hafta önce ben de katıldım ve dışarı hafiflemiş olarak, adeta mutluluktan uçarak çıktım. Açıkçası, “Uyuyan Güzel” masalını daha önce hiç kimse […]

Read More

İrlanda, alkol ve edebiyat: Glenn Meade röportajı

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Sekizinci Gün”, “Romanov Komplosu”, “Sakara’nın Kumları” gibi soluk kesen gerilim romanlarının İrlandalı yazarı Glenn Meade, enteresan bir karakter. Pilotken gazeteci olmaya karar vermiş, Irish Times ve Irish Independent gibi gazetelerde uzun yıllar çalıştıktan sonra da tiyatroya geçerek yönetmenlik yapmaya başlamış. İçindeki yazma aşkına karşı koyamaz hale gelince de oturup ilk romanını […]

Read More

“Ayrılığın acısını unutacağız sadece, birbirimizi ne çok sevdiğimizi değil”

Tolga Meriç’in bir anne kediyle yavrusunun ayrılığını anlatan “Pati İzleri” adlı kitabı, sert bir konuyu çırılçıplak bırakıp sevgiyle örüyor.  Tolga, Epsilon Yayınevi’nden çıkan kitabını bu kez Volkan Varlıker’e anlattı. PATİ İZLERİ’nde ayrılığın şifresi çözülüyor Çıplak sevgi “Pati İzleri” nasıl doğdu? İki yıl kadar önce, 22 yıl yaşadığım ve çok sevdiğim İstanbul’dan ayrılıp Seferihisar’a yerleştim. Düşlediğim […]

Read More

Mehmet Açar: “Demokrasiler ayakta durdukça çok karamsar olamam”

Arkadaşım Mehmet Açar, en sevdiğim sinema eleştirmenlerinden. Ayrıca “Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları” ve “Siyah Hatıralar Denizi” gibi romanların yazarı. Yeni kitabı “Kayıp Hasta”ya gelince; bence büyük bir şey. Kahramanı Ali Z. adında biri. Olaylar bir hastanede geçiyor ve bunun dışında her şey müphem. Ali Z.’nin sırt çantası kayıp zaten, kimliği ve […]

Read More

Romanlarıyla okura şeytani düzenekler kuran Gombrowicz

Filozof, dahi, kültürel şeytan avcısı Witold Gombrowicz’in külliyatı ilk kez toplu olarak yayınlanıyor. Everest’ten çıkan ilk kitap, otobiyografik roman “Trans-Atlantik” ve ardından gelen “Kosmos”. Sırada Gombrowicz’in 1952-69 arasında bir dergide yayımladığı “Günlükler” var. Sürgündeki bir edebiyatçının tıpkı günümüz bloggerları gibi hayatının en mahrem ayrıntılarını okurlarıyla paylaşması heyecan verici. Gülenay Börekçi “İstiyorsanız, kesin gırtlağımı. Ama böyle […]

Read More

Galeano: “Yazarlar dürüst olmalı, politik olmaları gerekmez”

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan bir hikâye anlatılıyor. Kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler… Daldan dala atlıyor Galeano ve değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Okudukça […]

Read More

Kendi gremlin’lerimizi fark etmek

Kişisel gelişimi çocuk edebiyatına taşıyan Gülenbilge Ersan, ikinci kitabı “B.A.K.”ta hem çocukları hem de yetişkinleri yepyeni bir göz edinmeye çağırıyor. Tolga Meriç Gülenbilge Ersan’dan B.A.K.: Ya da kendi gremlin’lerimizi fark etmek Hem ilk kitabınız “Beş Dakikalık Upuzun Bir Yolculuk” hem de yeni kitabınız “B.A.K.”la çocuk edebiyatında yeni bir sayfa açtınız. Kişisel gelişim öğretilerini çocuk kitaplarına […]

Read More

Balıklar da boğulur, insanlar gibi

“Tatlı sudan tuzlu suya geçtiklerinde balıklar, boğulmadan önce vurgun yemiş gibi zihinleri bulanır. Bu süre boyunca asla bir şey yemezler, o an var oldukları sudan kaçmayı hiç mi hiç istemezler. Sonra da ölürler.” Hatırlamanın içinde her zaman korkunç kâbuslar vardır… Roman türünün tüm imkânlarıyla, öykülerinden aşina olduğumuz o büyülü anlatımıyla bu kez ülkemizin en küçük […]

Read More

“Acıdan uzak durarak değil, hazza yaklaşarak mutlu ol”

“Zaaf” ve “Gertrude 2’ye Nasıl Bölündü” adlı kitapları aracılığıyla Şule Öncü’nün edebiyatçı yönünü epey zaman önce tanımıştık. Şimdi elimizde onun psikoterapist olarak yazdığı ilk kitap var. Doğan Novus etiketli “Yatıyorum Bir Şey Diyor Musun”da Öncü, bağlanma korkusu, ayrılık travması, çevrimiçi ilişkiler ve kimsenin gerçek anlamda karşılaşamadığı, tanışamadığı, buluşamadığı ıssız hayatlar etrafında aşk ve ilişkilere dair […]

Read More

Tanpınar’ın bir sinema tutkunu olarak portresi

Sinema dergisi Rabarba’nın Ekim sayısı okurları büyük romancımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yayınlanmamış senaryolarıyla buluşturuyor. Dergiyi edinmenizi hararetle tavsiye ederim ama öncesinde Tanpınar’ın araştırmacı yazar Handan İnci ve ekibi tarafından gün ışığına çıkarılan senaryolarına, film eleştirilerine kısaca bir göz atmaya ne dersiniz? Gülenay Börekçi Bu sayısıyla arşivinizde bulunması gereken Rabarba Dergisi’ne teşekkürler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın film eleştirilerinden […]

Read More