Egoist okur

Rocio Bonilla’ya sordum: Öpücük ne renktir?

Küçük kahramanımız akıllı. Kırmızı uğurböceklerini, mavi gökyüzünü ve sarı muzları nasıl resimleyeceğini çok iyi biliyor. Penguenlerin, gorillerin hatta havai fişeklerin resmini yaparken de bin çeşit renk kullanıyor. Fakat sıra bir öpücük çizmeye gelince, işler karışıyor… Çünkü öpücüğün ne renk olduğunu bilmiyor! İspanyol yazar-illüstratör Rocio Bonilla’nın farklı renklerin duygularımız üzerindeki etkilerini anlattığı şiirsel kitabının konusu bu. […]

Read More

Kevin Dutton: “İnsan sahip olamadığı şeyi kaybedemez ki!”

Okuyacağınız röportaj aslında bambaşka bir şeyi anlatıyor ama ben içinde en çok bu cümleyi sevdim, o yüzden başlığa aldım. Buradan devam edelim… Kevin Dutton, Oxford Üniversitesi’ne bağlı Magdalen Ko­leji ile Calleva Evrim ve İnsan Bilimleri Araştırma Merkezi’nde araştırmacı psikolog olarak çalışıyor. Kraliyet Tıp Derneği ve Psikopati Bilimsel Araştırma Cemiyeti’nin de üyesi. Yazıları ve araştırmaları, Scientific […]

Read More

Wittgenstein’ın Metresi: 54 kez reddedilen başyapıt

Kısa ve öz anlatayım: David Foster Wallace’ın “Amerikan edebiyatında bundan büyük roman yazılmadı” dediği “Wittgenstein’ın Metresi”, Jaguar Yayınları’nın mücevherlerinden biri ve tarafınızdan okunmayı bekliyor. Gülenay Börekçi Jaguar Yayınları’ndan yeni bir şahanelik Wittgenstein’ın Metresi Jaguar Yayınları’ndan çıkan “Wittgenstein’ın Metresi”, David Markson’ın leziz mi leziz deneysel eseri. Biraz Samuel Beckett biraz da Wittgenstein’ı andıran bir üslupla yazılmış […]

Read More

Periler dünyasında Jane Austen-vâri gizemler

Peri Diyarı düşündüğünüz kadar uzakta olmayabilir. Bazen bir de bakmışsınız zerre farkında olmadan görünmez bir sınırı geçmişsiniz ve huysuz prenseslerle, intikam peşinde koşan baykuşlarla, korkunç yazgılar işleyerek vakit geçiren hanımlarla ya da karanlık, sık bir ormandaki sonu olmayan patikalarla ve ikinci defa baktığınızda asla aynı görünmeyen evlerle boğuşmak zorunda kalmışsınız… “Jonathan Strange ve Bay Norrell”in […]

Read More

Ransom Riggs: Acayip fotoğraflar ve tuhaf çocukların yazarı

Bugünlerde çoğu kişi gibi siz de başka yerlere ve zamanlara hatta belki başka dünyalara kaçabilmeyi hayal ediyorsanız, Tim Burton’un nihayet gösterime giren yeni filmi “Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları”, tam size uygun bir seçim olabilir. Hem zaten Ransom Riggs’in bizde İthaki Yayınları etiketiyle çıkan üç kitaplık ünlü serisini okuduysanız, siz de filmi aylardır sabırsızlıkla beklenlerden olmalısınız. […]

Read More

Nabokov, Calvino, Brautigan, hepsi bilimkurgu yazdı…

Düzelteyim; “Bu yazarların hepsi bilimkurgu da yazdı” demeliydim. Bu kez başka dünyaların ve başka hayat biçimlerinin mümkün olduğu fikrinden hareketle yaratılan bu türe ve onun önemli edebiyatçılar tarafından nasıl yorumlandığına bakıyoruz. Ve görüyoruz ki “Bilimkurgudan edebiyat çıkmaz” diyen tutucular fena halde yanılıyor… Üstelik bu türün Batı kökenli olduğu konusunda da yanılıyor olabiliriz. Bakalım… Gülenay Börekçi […]

Read More

Eski iyi kalpli dünyayı göğsüne yaslamış küçük kız

Yatılı okul Hailsham’ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez, Hailsham’dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları hiç yoktur. Spora ve sanata büyük önem veren gözetmenleri onlara sürekli ‘özel’ olduklarını hatırlatarak bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini söyler. Peki ama neden? Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo İshiguro, “Beni Asla […]

Read More

Perilere inananların, büyücülerin ve DRAKULA’nın ülkesi

Geçen hafta Pronto Tour’un Edebiyat Gezileri kapsamında, Gülşah Elikbank’ın “Yalancılar ve Sevgililer” romanının izlerini takip ederek Romanya ve Transilvanya’yı dolaştım, bu güzel toprakların sadece edebiyatını değil, eşsiz doğasını, mimarisini, kültürünü, tarihini, lezzetlerini tanıdım. İşte bu çok farklı, deyim yerindeyse şahsiyetli ülkeye, Eliade ve İstrati’nin ülkesine dair izlenimlerim… Gülenay Börekçi ROMANYA’da yaşanacak 5 ilginç deneyim + Romanya’yı […]

Read More

Transilvanya rehberimiz Gülşah Elikbank anlatıyor

“Yalancılar ve Sevgililer”in izlerini Romanya’da takip edebilir, “Sevdalinka”yı tam da olayların geçtiği Saraybosna’da yaşayabilir, “Selanik’te Sonbahar” için yollara düşebilirsiniz. Yahut “Dönüşüm”ün içine girmeyi seçersiniz… Üstelik Pronto Tour’un düzenlediği Edebiyat Turları’na katılanlara bu romanların yazarları, yani Gülşah Elikbank, Ayşe Kulin ve Tuna Kiremitçi eşlik edecek. Kafka hariç!  Onu Yekta Kopan’ın rehberliğinde keşfedeceğiz. Dahası 2017’de projeye başka […]

Read More

Yeni masalımız: Veda eden menekşe

“Hepsi bir rüya gibi değil mi? Neden burada olduğumuza dair ufacık bir kanıtın var mı? Neden bunca adaletsizliğin olduğunu çözebilen var mı? Herkesin her şeyi bildiği ve aceleyle tükettiği bir dünyanın kime ne faydası var?” Yeni masallarını dört gözle beklediğim sevgili masalcımız Hande Şarman bu kez küskün, kırgın, hırçın bir menekşenin öyküsünü yazdı. Hem menekşelerin […]

Read More

İstanbul’da ondan başka dolmakalem tamircisi yok!

Dolmakalem, günümüzde nostaljik bir aksesuvara dönüştü. Avrupa’da dolmakalem üretimi, tüketimi, satıcısı, tamircisi hâlâ çok fazla ama bizde bu işi yapan sadece bir usta var. Arkadaşım Mehmet Emin Demirezen, Sirkeci’deki  küçük dükkanında bulduğu tek dolmakalem tamircimiz Murat Usta’ya ve en hatırlı müşterisi Murat Bardakçı’ya dolmakalemleri sordu… Gülenay Börekçi “Kendinize nasıl bakıyorsanız, dolmakaleme de o şekilde bakmalısınız” […]

Read More

Dünyanın 1658 tarihli ilk çocuk kitabı, Egoist Okur’da

Haberi Open Culture’dan aldım; dünyanın ilk çocuk kitabını artık internetten okumak mümkünmüş. Hatta başka yere gitmeye gerek yok, doğrudan Egoist Okur’da bile okuyabilirsiniz. Biraz aşağıya inin, kitabınızı göreceksiniz… Gülenay Börekçi Not: archive.org’a giriş yasağı sürüyor. Yine de yazıyı ve linki silmedim. Bulunsun. 1658 tarihli ilk çocuk kitabı, üstelik bir megahit Brittannica Ansiklopedisi’ne göre “ilk çocuk […]

Read More

Güzel Yaramazlık: Görünmeyen manzaraya hazırlanırken

“Yitirdiğimiz zamanlar ve insanlar niçin peşimizi bırakmaz? Niçin hayatımız zenginleştikçe geçmiş bize garip bir şekilde daha çekici gelmeye başlar? Hayal gücünü sahip olduklarımız mı ateşler, hiçlik mi? Yeni bir defter aldığımızda neden ona yazmaya kıyamayıp boş sayfaları çeviririz? Yüzümüzdeki yaşanmışlık izlerinden niçin kurtulmaya çalışırız? Orson Welles’in her şeye sahip kahramanı Kane’in son sözleri niçin ‘rosebud’dı?” […]

Read More