Egoist okur

D.H. Lawrence: Müstehcenlik ve pornografiyle suçlanan yazar

Aşağıdaki yazının sahibi İpek Akyel benim İstanbul Üniversitesi’nin İngiliz Filolojisi’nden arkadaşım. Klasik Arkeoloji de tahsil etti ve uzun süre üniversitede ders verdi. Kendi deyişiyle, yaşanan groteskliklere yüreği dayanmadığı için de genç yaşta kendi isteğiyle emekli oldu. İstanbul’daki plastik ve robotik yaşantıya daha fazla uyum sağlayamayacağını hissettiğinde ise kuzey Akdeniz’de bir dağ köyünde inzivaya çekildi. Şimdi […]

Read More

UYUMADAN: Asi kızlara gerçek masallar

Masal okumayı bütün çocuklar sever. Ama emin olun bu kitaptakileri daha çok sevecekler. Üstelik anlatılanların hepsi gerçek. Denizlerin derinliğinden ormanların kuytusuna, savaş meydanlarından şaşaalı saraylara, hastanelerden gökyüzünün sonsuz maviliğine, dünyanın ve zamanın her köşesinden kendilerine dayatılan kurallara ve geleneklere isyan etme gücü bulan güçlü, güzel, yetenekli, akıllı, yürekli ve ve en önemlisi yaptıklarıyla tarihin akışını […]

Read More

Alp Gökalp’e sordum: Harfler ve kelimeler kaybolsa, dünya durur mu?

Alp Gökalp’in Alfabe Bulutu serisinin ilk kitabı “S Sessizce Mırıldandı: Ya Başkası Olsaydım?”ın çıkışı üzerinden epey zaman geçti ama serinin yeni bölümleri arka arkaya çıkmaya devam ediyor. Benim gibi bir “Struwwelpeter” hastası olduğunu öğrenince daha da sevdiğim Alp Gökalp, Alfabe Bulutu serisinde, harflerin, noktalama işaretlerinin de hikayeleri olabileceği fikrinden yola çıkarak enteresan bir şey yapıyor. […]

Read More

Elif Nuray’dan beklenen O KORKUNÇ MAHÂRET

“Şiir kitapları içeriğinde barındırdıkları evrensel, ulusal, kültürel, kültürlerarası, sosyolojik, psikolojik, mitolojik, tarih, felsefe, din, dil gibi öğelerle çok katmanlı okumaya ve yorumlamaya müsait eserlerdir.  Elif Nuray’ın İz Yayıncılık tarafından yayımlanan ilk şiir kitabı ‘O Korkunç Mahâret’ için ‘ilk dizeden itibaren çok katmanlı üslubu ve şiir sesinin saflığı ile okurlarını eşikte karşılıyor’ diyebiliriz.” Şiir, deneme ve […]

Read More

VAHŞİ ORMAN serisi: “Ama bizim kalbimiz kırık”

Bu haftanın kitabını çocuklar için yazan ünlü bir müzisyenden seçtim. “Vahşi Orman”, The Decemberists grubunun kurucusu ve solisti Colin Meloy’dan nefis bir fantastik seri. İllüstrasyonlar şahane karısı Carson Ellis’e ait. Yazıyı okuyanları, bonus olarak yeni bir efkar karması bekliyor. Gülenay Börekçi “Sevgili Prue, harikulade bir dünyanın sakinleriyiz; güzel dünyamızda hayat ve gizem, iyilik ve acı […]

Read More

İlk ısırıktan bugüne saadet kitapları

Sıkı bir yemek kitabı okuruyum. Tarif kitaplarından bahsetmiyorum, benim sevdiklerim yemek kültürüne dair kitaplar. Bu leziz görünen tabloyu bozan küçük ayrıntıyı söylemem lazım: İflah olmaz yemek kitabı tutkunu olan ben, söylerken biraz yüzüm kızarıyor ama ne yazık ki yemek yapmayı pek bilmiyorum! Öte yandan, mutfaktaki yeteneğime övgü beklemiyorum fakat kitap konusundaki tercihlerime güvenebilirsiniz. Hem unutmayalım; […]

Read More

Hundertwasser’in şekerden evleri, renkli dünyası

Gökkuşağının en güzel renkleriyle bezeli tablolar yapan bir ressam, insanın içini ilkbahar neşesiyle dolduran binalar yapan bir mimar… Ve tabiat aşığı bir çevreci. Çok yönlü sanatçı Friedensreich Hundertwasser ve şekerden yapılmışa benzeyen güzel evleriyle tanışmak ister misiniz? Bunun için arkadaşım İpek Akyel’in yazısını okumalısınız. Hundertwasser’in renkli dünyası Friedensreich Hundertwasser, gerçek adıyla Friedrich Stowasser, 1928 doğumlu […]

Read More

İzzet Yasar: Şehit Çocuklar Cumhuriyeti

Eksikliğini en çok hissettiğim kişi şair, hikayeci İzzet Yasar. Çünkü bu sıralar onu tweetlerini okuyamıyorum. Nedenini açıkladı aslında ama yine de merak eden, “Neler oluyor?” diye soran çok. İzzet Bey, bu sabah aldığım e-mailinde, sosyal medyadan ayrılma kararının sebeplerini anlatıyor. Ama tabii yazısı bundan ibaret değil; içinde birkaç çok önemli mesaj var, o yüzden -iznini […]

Read More

Leziz hayat kitabı: KURUYEMİŞ ANSİKLOPEDİSİ

“Leyla ile Mecnun” dizisinin kahramanları niçin durmadan üzüm, incir, erik yiyordu? Ahmet Mithat Efendi’nin taze cevizden, Atatürk’ün beyaz leblebiden vazgeçemeyişi nedendi? Sorular, sorular… Antik çağlardan beri varlığını sürdüren besinlerden olan ve on binlerce yıllık yiyecek-içecek tarihimizin en önemli maddesini oluşturan kuruyemişlerin kökeni, mitolojisi, kültürel önemi ve gündelik hayatımızdaki yeri benzersiz bir ansiklopedide biraraya geliyor. Overteam […]

Read More

Ahmet Cemal: ‘Şiir çeviren kişi bir nevi şair olmalı’

“Şiir çevirmek için öncelikle besteci olmak, sözün bestecisi olmak gerek” demişti Rilke, Bachmann, Goethe, Kafka ve daha birçok büyük yazar ve şairin çevirmeni Ahmet Cemal. Nesli tükenenlerdendi, kaybı o yüzden derinden hissedildi, acı verdi… Geçen hafta ölen bu çok önemli çevirmen yazarımızı, Egoist Okur olarak ben de anmak istedim. İşte “sözün bestecisiyle” birkaç yıl önceki […]

Read More

PATİ İZLERİ’nde ayrılığın şifresi çözülüyor

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan biri. Siz onu gazeteci ve editör olarak tanıyorsunuz. Ayrıca romancı İnci Aral’la, oyuncu-yazar İclal Aydın’la, şarkıcı Zerrin Özer’le ve ünlü ya da ünsüz daha birçok kişiyle kitaplar yaptı; kendi deyişiyle “sahneye koyucu” oldu, yazıyla yönetmenlik yaptı. Ve şimdi onu tanıyan herkesi şaşırtacak bir işle çıktı okur karşısına. İlk kitabını […]

Read More

Gizli geçitlerle bağlı olduğumuz o geniş ailenin romanı

İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, 60’ların müge çiçekleriyle bezeli Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar… İclal Aydın’ın romanı “Unutursun”dan anlar, karakterler. Hiçbiri unutulmasın diye… Gülenay Börekçi “Buradan göçüp gitsek […]

Read More

Ayşen B. Çamlıca’dan hayali yıllarca kurulmuş bir GİTMEK

“Bitmek bilmeyen trafik, gürültü, kirlilik, stres, aslında sebebi belli bir koşturmaca, acele, telaş üzerimize gelirdi. Gece gündüz çalışmalar, mücadele, rekabet. Çalışmayı sevmediğimizden değil, son derece mutlu, hatta hırslı ve isteyerek yaptık bunları tabii ki. Etrafımızda insanlar, insanlar ve daha çok insanlar… Uzun uzun toplantılar, iş yemekleri, müşteriler, aileden yakın hale gelen iş arkadaşları, ortaklar, patronlar. […]

Read More