Egoist okur

Suat Yalaz: “Çizgi Roman: 50 milyon dolar harcamadan film çekmenin kestirme yolu”

Pullara basılan, filmleri çekilen, televizyon dizisi olan, Fransa’da Kebir adıyla yayınlanan kült çizgi roman serisi Karaoğlan bu ay 50 yaşına basıyor. Emperyalist ideolojiye karşı olduğu için bazı konular ele almayı reddeden Suat Yalaz’la hem kahramanını, hem de çekilmesi planlanan yeni Karaoğlan filmini konuştuk.  Bir dönem sadece çocukların, gençlerin değil, devlet adamlarının, bakanların, gazetecilerin, Mesela Münir […]

Read More

Vampirler ve lunatikler için “Efkar Karması”

Beethoven’ın Ayışığı Sonatı ya da Debussy’nin Au Clair de Lune’unu biliyoruz elbette. Klasik Türk müziğinin içinde ay geçen şarkılarını da… Ama popüler müzik bize çok daha fazlasını sunuyor ayla ilgili olarak. İşte “Efkar Karması”nın lunatik versiyonu, yani birkaç ay şarkısı… Şarkıların sahipleri arasında Sezen Aksu, Sertab Erener, Şebnem Ferah ve İhtiyaç Molası da var, Pink […]

Read More

AY: Güneşten bunalan ruhların tesellisi

Önemli bir karar alacaksan, yeni ayı bekle ama eğer ilişkini bitireceksen veya kilolarından kurtulmaya karar verdiysen, dolunay zamanını seç… Bilinçdışının yöneticisi aydır, onun hareketlerine dikkat et… Yüzeyinde dikkate değer miktarda su bulunduğu için yeryüzünün geleceğini tamamen değiştirebileceği söylenen ay, bazı arkadaşlarımdan durmadan işittiğim bu sözlere bakılırsa aynı zamanda başka birçok şey… Ruhumuzun aynası. Çılgınlığımızın sebebi. […]

Read More

Gay romanı yazmak için ille gay mi olmalı? Ve akla gelen başka sorular…

Yazar Ayşe Kulin’in yeni romanı Gizli Anların Yolcusu tartışmaları da beraberinde getirdi. Şimdi twitter’da ve internetteki başka mekanlarda eşcinsel olmayan bir yazarın eşcinsel dünyayı anlatan bir roman yazmasının doğru olup olmadığı, daha doğrusu bilmediği bu dünyayı hakkıyla anlatıp anlatamayacağı konuşuluyor. Önce bu tartışmayı okuyun, sonra dünyadan benzer hadiseleri… Gülenay Börekçi Gay romanı yazmak için ille […]

Read More

Tolstoy’un büyük aşkı Elisabeth bir Türk’le evlenmiş

Sermet Sami Uysal’ın Eşlerine Göre Ediplerimiz adlı kitabından öğreniyorum. 1950’lerde yazılan kmitaba göre hikaye şöyle… Gencecik bir delikanlı olan Uysal ilk romanını Cumhuriyet’in o dönemdeki genel yayın yönetmeni Cevat Fehmi’ye götürmüş. Romandaki karakterlerden biri de Tolstoy’muş. Üstelik anlaşılan, romanda anlatılan her şey gerçekten yaşanmış. Gülenay Börekçi Tolstoy’un büyük aşkı Elisabeth bir Türk’le evlenmiş Sonya’yla evli […]

Read More

Berlin’de Nazım’a kavuşmak

Egoist Okur takipçilerinden Pınar Sönmez yazdı bu yazıyı. Nedim Gürsel’in Şeytan, Melek ve Komünist adlı romanı üzerine…  Teyzesinde gördüğü Vera imzalı Nazım kitabı ve o imza anının fotoğrafıyla başlıyor yazıya Pınar… Fotoğraflar, imgeler, birleştikleri yerler, anlamın çoğalması, dolulaşması… Bir fotoğraftan bir romana, o romandan bir resme atlayarak sürüyor yazı. Nedim Gürsel’in romanından Nazım Hikmet’in şiirine, Vera’nın fotoğrafından […]

Read More

Ahmet Büke’den ekmek, zeytin ve “iyi palavra atma yeteneği” üzerine

Ahmet Büke’nin yeni kitabı “Ekmek ve Zeytin” çıktı. Kendine has bir dili, dünyası olan bir yazar Ahmet Büke. “Ruhlu” derim ben bazı kitaplara, onunkiler öyle. Hikayelerini özetle deseniz özetleyemem; onlarda küçük ayrıntılar büyür, zaman durur, dil güzelleşir… Bir de ne anlatsa, sanki ben kendime anlatmışım onu daha önce de şimdi kendimden dinliyormuşum duygusu olur. Açıkçası […]

Read More

Küçük Prens’in iPod’unu karıştırdım: Tilkinin öğrettiği şarkılar…

Alice’in, günümüzde yaşasaydı eğer hangi müzikleri dinleyeceğini tahmin etmeyi denemiştik. (işte burada) New Yorklu webzine Flavorpill bu ay aynısını edebiyat dünyasının en sevilen karakterlerinden Küçük Prens için yapmış. Antoine de Saint-Exupéry’nin mücevher değerindeki romanını bir kez daha anlatmaya gerek var mı? Üç küçük yanardağ, bir gül ve birkaç baobab ağacından başka bir şey bulunmayan miniminnacık bir […]

Read More

Umberto Eco, Prag Mezarlığı’nı niçin yazdı?

“Sevgiye adanmış sayısız roman var ama artık sevgiden çok daha yaygın bir duygu olan nefreti anlatmak için bir roman yazmanın zamanı gelmişti. Yaygın; çünkü nefret olmasaydı, savaş, suç ve ırkçılık da olmazdı. Sevgi, seçicidir (“Seni seviyorum, sen de beni seviyorsun, öyleyse dünyanın geri kalanı bizim ilişkimizin tamamen dışında.”) Nefretse tümüyle kolektif ve toplumsaldır. Mesela bir […]

Read More

Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların çatışması

Behçet Çelik’in yazdığı Diken Ucu, Türk edebiyatının hikaye birikimini duyurup zenginleştiren kitaplardandı. Behçet Çelik anlatmayarak anlatıyor, boşlukların kıymetini biliyor ve hikayelerini suskunluklarda zenginleştiriyordu. Onunla yaptığımız söyleşide yazıyla macerasını anlattı, bu maceranın ne zaman macera olmaktan çıktığını anlattı… Ve tabii her kitapla yeniden çıktığı yolu, ruh göçünü… Gülenay Börekçi Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların […]

Read More

Mario Levi: “Herkes kendi dilinde ölüyordu!”

“Tüm anlatılanların otobiyografik bir karakter taşıdığına inanıyorum. Bu keşfi durduk yerde yapmadım, sadece yıllar önce ifade edilmiş bir hakikatin izini sürdüm. Gustave Flaubert, ‘Madame Bovary benim’ lafını boşuna etmedi. Tüm bunlar bir yana, ancak yaşananın bize daha sahici bir edebiyatın yolunu açtığına hep inandım. Birileri bana hikâyelerini anlatmam için kendilerini gösterdi, hatta hayatıma girdi… Kim […]

Read More

Goncagül Sunar’la Janis Joplin’den Adele’e hüzünlü şarkılar

Egoist Okur için hüzünlü ama aynı zamanda coşkulu ve umutlu şarkılardan oluşan bir “Efkâr Karması” hazırlayan Goncagül Sunar, bugüne dek seyrettiğim en iyi, en şahsiyetli oyunculardan biridir. Son yıllarda bebeği Aksel’in etkisiyle ekranlardan uzak kalmayı tercih etse de… Onu Asmalı Konak, Çemberimde Gül Oya gibi dizilerden hatırlayabilirsiniz. Müthiş bir şarkıcı olduğunu ise sanıyorum daha az […]

Read More

“O öldü! Senin artık bir baban yok”

Yekta Kopan hazırlayıp sunduğu televizyon programlarıyla popüler kültürde de yeri olan isimlerden. Fakat televizyonculukla yazarlığını birbirine karıştırmamaya özen gösteriyor. “Ben yazan bir insanım. Ama hayatımı yazarak kazanamam” diyor. “Bunun için başka bir iş daha yapmak zorundayım. Para kazanmak için yaptığım işi giyip çıkarabiliyorum. Yazmak meselesi ise değişik, onu giyip çıkaramıyorum. Çünkü zaten en çıplak halim […]

Read More