Egoist okur

Gülse Birsel de ayakkabı fırlatmıştı…

Gülse Birsel, geçen yıl çıkan Velev ki Ciddiyim adlı kitabının kapağında sivri topuklu kırmızı bir ayakkabıyı fırlatıyordu kameraya doğru. Ve şöyle diyordu: “O ayakkabı, kimseye zarar vermeden çalışıp daha iyi yaşamayı hayal ederek hayatını sürdürenlerin suçlulara attığı bir ayakkabı. Adi suçlular değil; birbirimizden nefret etmemize yol açan karar vericiler, yediğimiz besinlerin genetiğini değiştirenler, denizlere balık […]

Read More

Yağmur damlalarını izliyordu

Bir zamanlar Cat Stevens mı söylemişti, ilk yaranın aynı zamanda en derin yara olduğunu? Füsun Saka da öyle bir yarayı anlatıyor yazısında, asırlar önce açılan, gene de üzerini kaplayan kalın kabuğa rağmen bir türlü kurumayan, içten içe acıyan ve acıtan… Daha doğrusu Füsun değil de, onun hikayesine misafir olan yağmur damlası anlatıyor. O yağmur damlası az […]

Read More

Ahmet Hakan: “Bir Rosebud’ım varsa bile, çoktan unutmuşumdur”

Ahmet Hakan’la bir öğleden sonra kendini en rahat hissettiği ama farklılığını ve yabancılığını hâlâ koruduğu yerde, Nişantaşı’nda buluşup siyaset ve inanç üzerine konuştuk. Tabii başka şeyler üzerine de… Şüpheyi ve tevekkülü, yalnızlığı ve huzur kaçırma yöntemlerini, kadınlarda arayıp bulamadığı şeyi, yitirdiği mutluluk hayallerini ve ehlileşme sürecini… Edindiğim izlenim şuydu: Onu adeta bir pop star haline […]

Read More

File çoraplı kırmızı başlıklı kız

“Masallar Diyarı tehlikelidir” diyordu Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R. Tolkien. “Orada ihtiyatsızlar için tuzaklar, küstahlar için zindanlar vardır. O diyarda dolanan bir gezginin fazla soru sorması da tehlikelidir, yoksa kapılar kapanır, anahtarlar kaybolur.” Oysa en acımasız masal bile bizim dünyamıza kıyasla masum. Kötülük arayanların ilk bakacağı yer artık masallar değil… İnsanlarla karşılaştırılınca cadılar iyi kalpli, ejderhalar […]

Read More

Dünyayı tanımanın yolu gezi kitapları değil, roman okumaktır

Geçen yılın patlayan trendi, edebiyat turizmiydi. Kültürel turizmin bu yeni biçimi, edebiyatla bir biçimde alakalı şehirlere, kasabalara ya da mekanlara seyahat anlamına geliyor. Yani yazarların yaşadığı ya da romanların geçtiği yerlere… Bu trendi parlatanlar, “Dünyayı hakikaten tanımanın yolu gezi kitapları okumak değil, roman okumaktır” diyor. Ve bence çok haklılar… Gülenay Börekçi Edebiyat turizmi için hazır […]

Read More

Kendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat…

Yazdığınız kitaba yayınevi aramaktan bıkıp usandınız mı? Kitabınızı bir türlü yayınlatamıyor musunuz? Dert etmeyin; İnternet sayesinde artık kendi kitabınızı kendiniz tasarlayabilir, hatta bastırabilirsiniz bile. Ama tabii okurunuzun sizi nasıl bulacağına onlar karışmıyor. Gülenay Börekçi Kısaca DIY olarak geçen “do it yourself”  (kendi işini kendin yap) akımı kimilerine göre, 21. yüzyılın en büyük sanat hareketi. Zira […]

Read More

David Foster Wallace’a göre hayat

2008’de intihar eden yazar David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler adlı kitabı bir süre önce çıktı. Kapakta, kafasına koskoca bir kesekağıdı geçirdiği için ne derece iğrenç olduğunu kestiremediğimiz bir adam var. Bu adamın ve diğerlerinin iğrençlik seviyesini anlamak için Wallace’ın öykülerini okumanız gerekiyor. Gülenay Börekçi Okuduysanız bilirsiniz, David Foster Wallace’ın romanlarını ve öykülerini özetlemek […]

Read More

Ne güzel kitap kapakları bunlar!

İşte böyleleri de var… Kitapları sabırla ve üşenmeden seven. Bir de tabii nakış işlemeyi iyi bilen. Jillian Tamaki gibi… Patchwork yorgan ve nakış ustası Jillian, Penguen Yayınevi’nden bir davet almış ve onları için üç klasik romanı kumaşa nakşetmiş. Kitaplar şimdi özel baskı halinde piyasada… Gülenay Börekçi Önce şu adrese girin… Bakın, görün, çok sevdiyseniz sipariş […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More

Lanetli bir edebi sır: Ünlü yazar B. TRAVEN gerçekte kimdi?

İlkokulu bitirdikten hemen sonra babamın arkadaşlarından biri hediye etmişti romanlarını. Okudum, hatta hatırlıyorum, sevdim de… Ama sonra unuttum gitti. Meğer Altına Hücum ve Köprü gibi romanların yazarı B. Traven, henüz çözülememiş karmakarışık bir edebi sırrın da kahramanıymış. Bunun üzerine biraz araştırdım. Ve öğrendim ki, B. Traven hakkında bilinen pek az şey var. Yazmak ve yaşamak […]

Read More

“Yaraların iyileştiğinde hatırladığın hikaye güzelse, yeter”

Kadınsan, tercih yapman gerekiyor. Sana mı şiir yazılacak, yoksa sen mi şiir yazacaksın? 15 yaşındayken Sait Faik okumak için eve koşarak gittiği yıllarda kendi şiirini kendi yazmaya karar vermiş Ece Temelkuran. “Kitabın arasına tek sigara sıkıştırırdım” dedi, “Sait Faik okurken sigara içebilmek dünyanın en güzel şeyiydi. Öyle kitaplara rastlamıyorum pek, artık az okuyorsam sebebi bu. […]

Read More

Trapez ve Beyaz Tavşan

Hayatta ilk olan hiçbir şey unutulmuyor; ilk yolculuk, ilk başkaldırı, ilk büyük keşif, ilk aşk, ilk günah, ilk kalp kırıklığı… İnsan bir bunları unutmuyor, bir de ilk kitaplarını. Lewis Carroll’ın şahane kitabı ‘Alice Harikalar Diyarında’ benim ilk kitabım değildi ama ona rastlayışım kesinlikle aşka yakın bir şeydi. Okumaya başladım ve bir daha hiçbir şey aynı […]

Read More

Yazıyla müzik yapan adam: Teoman

Teoman’ı şarkılarıyla, sevgilileriyle, serserilikleriyle hatta skandallarıyla ele almalarına alıştık. Ama o aslında matruşka bebek gibi, açtıkça içinden başka ve her biri bir öncekinden daha renkli Teoman’lar çıkan biri. Bu yazıda, son albümü Aşk ve Gurur’un da kanıtladığı gibi, onun edebiyatla, yazıyla ilişkisini okuyacaksınız… Hayır, Aşk ve Gurur, Jane Austen’ın en iyi romanının, edebiyatseverlerin göz bebeğinin […]

Read More